Dönüklük Nedir? Cinsel Sapmalar Nelerdir?


DÖNÜKLÜK
A)Kesin Dönükler: Yani öbür cinsten kimselere karşı ilgisiz kalanlar,öbür cins kendilerinde cinsel nefret uyandırır.Bunlar ancak kendi cinsinden olanı cinsel nesne olarak alırlar.Eğer dönük erkekse,bu nefretten dolayı normal cinsel eylemde bulunma gücüne sahip olamaz ya da yapsa bile hiçbir tat alamaz.
B) Çift Yaşayışlı Dönükler (psikoseksüel hermafrodizm): Yani nesne olarak ayırt etmeksizin cinslerden birini ya da ötekini alanlar.Bu tip dönüklerde tek yanlı olmak karakteri yoktur.
C) Fırsat Düştüğünde Dönük Olanlar:): Bu tip dönükler,belirli koşullar içinde (özellikle normal cinsel birleşme için gerekli nesneyi bulamadıklarında) ya da taklitçiliğe kapıldıkları için,kendi cinslerinden bir kimseyi cinsel nesne olarak kabul eder ve cinsel gereksinimlerini giderirler.
Cinselliklerinin özelliği üzerine kendi taşıdıkları yargıya gelince, dönükler değişik biçimde davranırlar.Kimilerince dönüklük,libidosuna yön verme kadar doğaldır.Kimileri kendi dönüklükleri olgusuna karşı isyan halindedirler,bunu da marazi bir zorlama olarak duyarlar.
Bu cinsel gösterilerin ortaya çıktığı yaşam dönemlerine göre de iki tip dönüklük ayırt edilir.Kimilerinde dönüklük belleğin eişebileceği kadar uzun bir zaman var olmuş görünür; kimilerinde ise erginlikten önce ya da sonra, belli bir zamanda kendini göstermiştir.Bu cinsel karakteristik,bütün yaşam boyunca kalabilir ya da bir anda kaybolabilir; normal bir evrime doğru,sadece geçici bir süre için kendini gösterebilir.Nihayet uzun bir normal cinsellik döneminden sonra geç olarak görünebilir.Hatta normal cinsel nesne ile dönük cinsel nesne arasında zaman zaman salınım halleri de görülmüştür.Normal cinsel nesne üzerinde yapılan acılı bir deneyden sonra libidonun dönüklüğe yönelmesi özellikle ilgi çekicidir.
Bu farklı dizilere genel olarak birbirinden bağımsız olarak rastlanmaktadır.En aşırı biçimlerde,tüm dönüklükte, cinsel özelliğin yaşam süresince geç göründüğü ve kişinin onunla iyi anlaşma halinde yaşadığı kabul edilebilir.
Birçok yazar,kuşkusuz ki,saydığımız bu çeşitli durumları bir bütün içinde toplamaktan kaçınacaktır.Onlar bu gruplar arasındaki benzerlikleri değil,ayrılıkları belirtmek isteyeceklerdir; bu tutum,onların dönüklük konusundaki görüşlerine uygun düşer.Fakat,bölünmeler ne denli akla yakın olursa olsun,ara derecelere bol bol rastlandığı için,grupları biraraya toplamak gerektiği düşüncesine yüz çevirmemek doğru olur.
Dönüklük Kuramı: Dönüklük ilk önce doğuştan gelen bir sinir soysuzlaşması(dejenarasyon) belirtisi olarak kabul edilmiştir.Bu,hekimlerin dönüklük gözlemledikleri ilk kimselerin sinir hastaları(nevropat) ya da hiç değilse sinir hastalarının bütün görünüşlerine sahip kimseler olmaları ile açıklanmaktadır.Bu tez ayrı ayrı yargılanması gereken iki savı içine almaktadır:Birincisi dönüklük doğuştan gelmedir; ikincisi,dönüklük bir soysuzlaşma belirtisidir.
Soysuzlaşma: Soysuzlaşma teriminin düşüncesizce kullanılması,her yerde olduğu gibi burda da itirazlara neden olmaktadır.Hastalık nedenleri açıkca travmatik ve bulaşıcı olmayan her patolojik gösteriye,soysuzlaşma demeye azar azar alışılmıştır.Mangnan’ın soysuzlaşmışlar sınıflamasına göre,sinir sisteminin çalışmasının kusursuz olduğu hallere soysuzlaşma terimi uygulamak mümkün olmuştur.Öyleyse bu yeni soysuzlaşma kavramını değeri ve kapsamı ne olabilir? Şu iki durumda soysuzlaşmadan söz etmemek tercih edilebilir gibi görünmektedir:
1-) Birlikte başka dönükler de bn ulunmuyorsa,
2-) Kişinin işlerinin ve etkinliklerinin tamamı ağır bozukluklara uğramamışsa.
Öyle ki,dönüklerin bu anlamda soysuzlaşmış kimseler olmadıkları şu olgular topluluğundan da bellidir:
1-) Başka ağır sapıtmalar göstermeyen öznelerde dönüklüğe rastlanır.
2-) Genel etkinliği bozulmamış,ahlak ve zeka gelişimleri pek yüksek bir dereceye erişmiş öznelerde de dönüklük bulunabilir.
3-) Klinikçilerinkinden daha daha genel bir görüş noktasından alınınca dönüklüğü bir soysuzlaşma belirtisi olarak anlamayı yasaklayan iki olgu kategorisiyle karşılaşılır:
a-) Dönüklüğün sık sık görülmüş olan bir pratik olduğunu unutmamak gerekir,eskiçağ uluslarında,uygarlıklarının en yüksek olduğu dönemde,dönüklüğün hemen hemen önemli bir kurum olduğu söylenebilir.
b-) Dönüklülk ilkel, vahşi kavimler arasında da son derece yaygındır;oysa soysuzlaşma terimi genel olarak ileri uygarlıklar için kullanılır.Hatta Avrupa’nın çeşitli uygar uluslarında bile,ırk ve iklim farklılıklarının,dönüklüğü sıklığı ya da azlığı konusunda ve ahlaki davranış üzerinde pek büyük bir etkisi vardır.
Dönüklüğün Doğuştan Gelen Karakteri— Dönüklük yalnız kesin dönüklerde doğuştan gelme kabul edilmiştir.Bunu belirtmek için,cinsel dürtünün başka bir yöne çevrilmesini yaşamlarının hiçbir anında asla tanımamış olduklarını ileri süren hastaların kendi tanıkları üzerine dayanılmıştır.Ne var ki , çiftyaşayışlı dönüklerin ve özellikle fırsat düştüğünde dönüklük gösterenlerin bulunduğu olgusu,dönüklüğün doğuştan gelme karaktere sahip olduğu varsayımı ile uzlaşmamaktadır.İşte bunun için böyle bir vasayımın savunucuları kesin dönükler kategorisini ayırmak için belli bir eğilim gösterirler ki bu dönüklüğün tek ve genel açıklamasını redde götürecektir.Böylece kimi durumlarda dönüklüğün doğuştan gelme bir karaktere sahip olduğunu ve kimi durumlarda da kaynağının değişik nedenlere dayandığını kabul etmek gerekecektir.
Dönüklüğün,cinsel dürtünün sonradan edinilmiş bir karakteri olduğunu ileri süren anlayış,yukarıdaki anlayışın tam karşıtıdır.Bu anlayış şu olgulara dayanır:
1-) Çok sayıda dönükte,hatta kesin dönüklerde,yaşamın başlangıcında bir cinsel izlenim bulunabilmektedir ki,cinsellik bunun uzaması ve sonucudur.
2-) Aynı şekilde çok sayıda olan başkalarında,dönüklüğü, az çok geç olarak elverişli ya da elverişsiz koşullar saptamışlardır.( Yalnız aynı cinsten olanlar arasındaki alışveriş,savaş zamanındaki karışıklık,hapishanede yatmalar,heteroseksüel ilişkilerin sunduğu tehlikelerden korkma,bekarlık,iktidarsızlık v.b)
3-)İpnotik telkin,dönüklüğü yok edebilir;eğer dönüklük doğuştan gelseydi bu sonuç pek şaşırtıcı görünürdü.
Bu görüşlere katılınca insan, doğuştan gelme dönüklüğü tümüyle yadsımaya gidebilir.Böylece,doğuştan dönük olduğunu söyleyenlerin,dikkatlice incelendiklerinde,belki de çocukluk çağında karşılaştıkları bir olaydan dolayı libidoları belirlenmiş olan ve bu olayı unutmuş bulunan kimseler olduklarını göstermenin olası olduğu ileri sürülerek( Havelock Ellis) tartışma açılabilir.Böyle bir anlayışın savunucuları için dönüklük,cinsel dürtünün koşullarını dış rastlaması ile belirlenmiş değişiklerinden başka birşey değildir.
Açıkca pek akla yakın görünen bu sav,kontrolü kolay şu olgu önünde ayakta duramaz: İlk gençlikte bu cinsel deneyileri(ayartılma,karşılıklı onanizm) tanımış olan kimseler çoktur,ama bu yüzden dönükleşmemişler,ya da hiç değilse dönük kalmamışlardır.Bu da bizi,doğuştan gelme karakterle ,edinilmiş karakter arasındaki alternatifin,olguların tamamını yok etmediğini ya da dönüklüğün çeşitli tarzlarına uymadığını kabule götürür.
Dönüklüğün Açıklanması:Bu kuramlardan biri ya da öteki kabul edilse,yani doğuştan gelme ya da sonradan edinilmiş de olsa dönüklüğün özünü açıklayamaz.Birinci varsayım doğrudur dersek, dönüklükte doğuştan gelen şeyin ne olduğunu belirtmemiz gerekir.Ya da bir kimsenin,belli bir cinsel nesneye yönelen bir dürtüyü doğuştan getirdiğini söylemekten ibaret olan kabaca bir açıklamayla yetiniriz.İkinci varsayımda sorun,çeşitli etkilerin herhangi bir kişisel yatkınlığı araya sokturması gerekmeden edinilmiş karakteri açıklamaya yetip yetmediğini öğrenmek için konulur ki bu, bildiğimize göre hiç de mümkün değildir.
Çift Cinselliğin Rolü:Frank Lydston,Kiernan ve Chevalier’den bu yana dönüklük olgusunu açıklamak için,insan ya bir kadın ya da erkek olmalıdır,diyen halk görüşüyle çelişen bir kuram ileri sürmüştür.Bilim bize bütün cinsel karakterlerinin birbirine karıştığı,bundan dolayı kesin bir cinsel belirleme yapmanın özellikle anatomi bakımından güçleştiği haller göstermiştir.Bu kişilerde üreme organları hem dişil,hem erildir( hermafrodizm).Kimi durumlarda her iki cinsin üreme organları yan yana,birlikte bulunurlar( hakiki hermafroditizm); en sık olarak birinin ya da öbürünün duruma uğraması görülür.Normal anatomi üzerine ışık serpmek bakımından bu anormallikler ilgi çekicidir.Hermafrodizmin belli bir derecesi normaldir.Erkek olsun,dişi olsun, her kişide karşıt cinsin üreme organlarının izleri bulunur.Bunlar ya ilkel durumda ve her işlevden yoksundurlar.
…….
Dönüklerin Cinsel Nesnesi: Psişik erdişilik kuramı,dönüklerin cinsel nesnesinin,normal nesnenin karşıtı olduğunu sandırır.
Dönükler tam kadınmış gibi,bedenin erkek karakteri,erkek ruhu tarafından çekilir.Dönük kendini kadın hisseder ve erkek arar.
Fakat çok sayıda dönük erkeklerde bu doğru olmakla birlikte dönüklüğün genel bir karakterini kurmaktan pek uzaktır.Birçok erkek dönüklerinin cinslerinin psişik karakterlerini yitirmediği,karşıt cinsin ikinci derecede karakterlerinin pek azını sunduğu ve aslında cinsel nesnede kadınlığın psişik karakterlerini aradığı tartışma götürmez.Eğer öyle olmasaydı kendini dönüklüğe sunan erkek fahişelerin,ekisçağlarda olduğu gibi bugün de dış görünüş ve giyimi ile kadını kopya etmesi anlaşılmazdı.Eğer başka türlü olsaydı,bu taklit dönük adamın idealinin zıddına giderdi.En erkek kimselerin dönük olduğu Eski Yunan’da,erkeklerin isteğini kamçılayan şeyin genç oğlanlardaki erkeklik olmadığı; fakat vucutlarının kadınsı nitelikleri,ürkeklikleri,çekingenlikleri,bilgisizlikleri,güçsüzlükleri olduğu apaçıktır.Oğlan,bir erkek olur olmaz,erkeklerin gözünde cinsel nesne olmaktan hemen çıkıyor ve artık oğlan arama sırası ona geliyordu.Bu durumda,daha birçok durumda olduğu gibi dönük erkek,kendi cinsine ait bir nesne ardında değil,fakat kendinde her iki cinsi birleştiren nesne ardında koşuyordu;bu, biri erkeğe,öteki kadına yönelen iki eğilim arasında bir uzlaşmadır; ama şu açık koşulla ki,cinselliğin nesnesi erkeğin anatomik karakterlerini( erkek üreme aygıtı) taşımaktadır; bu denilebilir ki,çift cinselliğe sahi doğanın bir tasviridir.
Kadında dönüklük daha az karmaşık karakterler sunar.Etkin kadın dönükler,genel olarak somatik(bedensel) ve psişik erkek karakterine sahiptirler ve cinsel nesnelerinde kadınlık ararlar; ama daha derin incelemelerde bulunulursa,bu konuna da değişiklerin bulunduğu ortaya çıkar.
Dönüklerin Cinsel Amacı: Özellikle unutulmaması gereken şey,dönüklerdeki amacın tekdüze karakterler göstermekten çok uzak olduğudur.Erkeklerde anüs yoluyla cinsel birleşme biricik biçim değildir.Mastürbasyon çoğu zaman tek amaçtır ve cinsel amaçtan basit bir duygusal kaynaşmadan başka birşey kalmayıncaya kadar birbiri arkasından gelen eksilmeleri heteroseksüel aşktakinden daha sıktır.Aynı şekilde kadınlarda dönüklüğün cinsel amaçları pek çeşitlidir,bu amaçlar arasında ağız mukozası ile dokunma en çok aranılanıdır.
Sonuç: Sahip olduğumuz verilerde dönüklüğün açıklamasını bulmamız mümkün olmamışsa da,konulan sorunun çözümünün bizim için taşıdğı önemden daha önemli olan görüş noktalarına varabilmişizdir.Şimdi cinsel dürtü ile cinsel amaç arasında bağlar kurmakta yapmış olduğumuz yanlışı öğrenmiş buluyoruz.Deney bize gösteriyor ki,anormal saydığımız durumlarda,cinsel dürtü ile cinsel nesne arasında normal cinsel yaşamda görmek tehlikesini göze alamadığı,bir ilinti vardır; bunda cinsel dürtü,nesnesinin çoktan kendi kendine,içine alır gibi görünmektedir.Bu bizi bir noktaya kadar dürtüyü ve nesneyi birbirinden ayırmaya yöneltmektedir.Cinsel dürtünün nesnesinden bağımsız ve görünmesinin nesnesinden gelen uyarmalarla belirlenmiş olduğuna inanmamıza olanak vermiştir.
SİGMUND Freud-Cinsiyet Üzerine
SAY YAYINLARI Çeviren:A.AVNİ ÖNEŞ
Load disqus comments

0 Yorumlarınız