Esat Oktay Yıldıran Kimdir? Diyarbakır Cezaevinde Yaşananlar

34Yorumlarınız

12 eylül karanlığında diyarbakır cezaevi iç emniyet komutanıydı. yüzbaşıydı. 22 ekim 1988'de ümraniye'de otobüste öldürüldüğünde binbaşıydı. aksaray'da anıtı vardır. o anıtı dikenleri merak ediyorum.
12 eylül'ün sistematik bir işkence ve hak ihlalinin ötesinde daha da beter bir kıyım ve halkın-ideolojilerin-bireylerin meşru haklarına tecavüz etmek olduğunun ispatıdır kendisi. sadece bast bir sadist değildir yani. bunun ötesinde kanlı bir projenin neferidir. yaptıkları kocaman bir bütüne hizmet eden bir parçadır. bu kanlı projenin işkence ayağını yürüten sayısız isimden biri.

anlatılanlara göre, koğuşlarda 24 saat işkence prenisibiyle terör estirmiş, mahkumlara "ben türküm" dedirtmiş, demeyenlerin ciğerleri parçalanıncaya kadar işkenceler sürmüş. işkencelerin çoğu yapanlar yorulunca bitiyormuş. yaptırdığı işkencelerle onlarca insanın ölümüne neden olmuştur. yaptığı işkenceleri protesto etmek içi bazı mahkumlar kendini asarak canlarına kıymıştır. sayısız 12 eylül failinden biridir. 

(üstün hizmetlerinden dolayı) binbaşı olarak istanbul'a atanmıştır. (88 ekiminde olsa gerek) gayet mesut bir şekilde karısı ve çocuğuyla seyahat ederken bindiği otobüs durdurulmuş, kendisi aşağı indirilmiş, kafasına bir silah dayanmış ve kafatası bir daha hiçbir işkence emri veremeyecek biçimde dağıtılmıştır. 

yıllar sonra bu eylemden abdullah kanat adlı pkk militanı sorumlu tutulmuş ve idama mahkum edilmiştir.


Esat Oktay, biz tutuklulara yemek vermiyordu, açlık ve susuzluktan verem hastalığına yakalanıyorduk.

Dr. Orhan Özcanlı biz veremlilerin balgamlarını tahlil için toplar, matfağa götürüp yemeklere karıştırır ve o gün bol miktarda yemeği bütün koğuşlara dağıttırırdı.

Bir araştırma yapılırsa 1983 Yılında Diyarbakır Cezaevi’ndeki veremli sayısı, bütün Türkiye’deki veremli sayısı kadar olduğu anlaşılacaktır ve bu da Dr. Orhan Özcanlı’nın ’başarı’sıdır. 




Diyarbakır sıcağında, yazın ortasında vanadan suyu keserdi; beş veya altı gün tek damla su akmazdı. Tutuklular ardarda düşer bayılırdı. Koğuş gardiyanları Dr. Orhan Özcanlı`ya koşarlardı. Koğuş kapısına kadar gelen Dr. Orhan ile gardiyan arasında tiyatro başlardı.



Doktor Orhan: (yerde yatan tutuklulara bakar)

- Yavrum ne oldu bunlara?
- Komutanım bilmiyorum, hastalar!
- Vah vah vah! Ayaklarından çekip koridora çıkarın yavrum.
Gardiyanlar baygın olan tutukluları tek tek ayaklarından çekerek koridorda üst üste atarlar.

Tiyatro devam eder.

“Yavrum bu adamlar susuz, bidonarla su getirin!”

Bidonlarla taşınan sular tutukluların üzerine dökülür, koridorda beş santim derinlikte su yükselir, baygınlar yavaş yavaş ayılır, dökülen suları kana kana içer ve herkes Doktoru alkışlayınca tutuklular içeri alınırdı.

Benim bir arkadaşım vardı. Adı Fevzi Yetkin`di.

Fevzi`nin arka dişlerinden biri ağrıyor, bu yüzden gece gündüz inliyordu.

Gardiyanlar alıp götürdüler. Dış salonda hangi dişinin ağrıdığını sormuşlar.

Fevzi ağrıyan dişini göstermiş, “hayır” bu dişin ağrımıyor, sağlam bir dişini işaret ediyorlar.

“Bu dişim ağrıyor diyeceksin !”diyorlar.

Sürükleyip Dr. Orhan Özcanlı’nın yanına götürüyorlar. Onun gözlerinin önünde.
Çenelerini yumrukluyorlar. Dr. Özcanlı da diyor ki:

„Bağırma yavrum, burası mahrumiyet bölgesi, uyuşturucu iğne yok ki“

Ve yumruk darbeleriyle Fevzi Yetkin`in çeneleri uyuşturulunca Dr. Orhan`a teslim edilir.

„Hangi dişin ağrıyor yavrum?“ diyen Doktor Orhan`a Fevzi ağrıyan dişini gösterir.

Dr. Orhan „Hayır yavrum o dişin değil bu dişin ağrıyor; benim kadar mı bileceksin!“

Diyor ve Fevzi`nin sağlam dişini çekerek eline verince koğuşa gönderiyor.

Fevzi bu dişini koğuşta betona sürterek zar haline getirmiş, onunla uzun süre tavla oynamıştı.

Bir ara aynı koğuşta karşılaştık; bu öyküyü bana anlattı ve cebinden zarı çıkardı; aynı zarla ben de tavla oynadım.. 



ceza alan olmadı 
hiçbir görevlinin ceza almadığı bu dehşet süreciyle ilgili duyduklarını 1987'de bir kez de yaşayanlardan dinlemek isteyen yazar aziz nesin'le ilgili bir anekdotu, iki yılını bu cezaevinde geçiren nuri sınır şöyle aktarıyor: 
"aziz nesin, 'çocuklar' dedi, 'bu cezaeviyle ilgili çok şey söylendi, ancak siz orada yaşadınız, sizden dinlemek istiyorum.' 28 olay anlattık. aziz nesin çok dalmıştı, pencereden yağan karı seyrederken bir ara dönüp baktı ve şunu söyledi: 'yahu çocuklar, kendi hayal dünyamı çok geniş biliyordum. ama kürtlerinki daha çok genişmiş.' aziz nesin, bizim anlattıklarımıza inanmadı." 
işte tanıklardan birinin, "durduğumuz yerde 16 saat diz çökerek bütün sesimizle ırkçı-turancı marşlar söylüyorduk" diye özetlediği 'türkiye'nin aushwitz'inden günlük yaşam manzaraları: 

banyolu mu tv'li mi? 
haluk yıldızhan (diyarbakır doğumlu): gözaltından gelenleri genel olarak sinema salonuna değil de, o zaman 37 olarak adlandırılan, daha sonra 36 adını alan hücrelere götürürlerdi. burada, "banyolu mu televizyonlu koğuş mu istersin?" diye sorup, cevap ne olursa olsun her iki durumda da alt katlardaki tuvaletleri tıkanmış ve pislik içindeki lağım sularının ve insan dışkılarının yüzdüğü bir yerde süründürülür, günlerce işkence ve kaba dayakla hoş geldin safhasında yıldırdıktan, tamamen teslim aldıklarına inandıktan sonra koğuşa gönderirlerdi. 

yoruluncaya dek dayak 
osman karavil (diyarbakır doğumlu): koridorda sıra dayağından geçirildikten sonra hücrelere dağıtıldık. tek kişilik bu yere yedi kişi sığdırıldık. askerler göründü, 'ellerinizi uzatın' dediler. hücrenin, kapı ve penceresinden ellerimizi uzattık. yoruluncaya kadar dövüp gittiler. bu dayaklar, tahminen her yarım saatte bir tekrarlandı. sonra hücre dayağı düzenine geçildi. günde üç fasıl, sabah, öğlen, akşam... 

garabet'e sünnet 
k.y. (diyarbakır doğumlu, 16 yaşında tutuklandı): bana cop sokmaya çalıştılar, çok direndim, kafamı duvarlara vurdum, kendime büyük zarar vereceğimi gördüler, benden vazgeçtiler. ama arkadaşlarımdan yaklaşık 200-250 insana cop soktular. aslen ermeni olan garabet demircioğlu arkadaşımız vardı. maşallahlı sünnet elbisesi giydirerek, törenle sünnet ettirdiler, ismini de ahmet olarak değiştirdiler. 

koç mu kuzu mu? 
nazif kaleli (şanlıurfa doğumlu): üzerinde 40 çivi olan bir sopa vardı, onunla vuruyorlardı. bir tane 'kuzu' dedikleri sopa vardı, bir de 'koç'. biz her zaman copu tercih ediyorduk. cop korkunç acıtıyordu, ödem oluşturuyordu, ama daha sonra geçiyordu. ancak sopalar kemikleri eziyordu. 



'ağzına işeyeceksin' 
cevdet baran (diyarbakır doğumlu): bişar akbaş adında bir arkadaş vardı. gardiyanların emrine karşı çıkıyordu, yürümüyordu, hem rahatsızdı hem de inat ediyordu. bir gün gardiyan kolumdan tuttu ve "çık" dedi. bişar'ın yanına götürdüler. onu karın içine yatırmışlardı ve bana dediler ki, "ağzına işeyeceksin." 
"yapmıyorum" demedim. "gelmiyor komutanım" dedim. beni dövmeye başladı. epey dövdü, karın içinde sürdürdü, tabanlarıma vurmaya başladı. ne yaptıysa "gelmiyor" dedim. sonunda beni de bişar'ın yanına yatırdı. 

kelime başı 150 sopa 
hasan daş (mardin doğumlu): hücreler kötü, koğuşa gitsem rahat ederim, diye düşünüyordum ki, 6'ncı koğuş'a götürdüler. gardiyan geldi, 'yeni gelenler öne çıksın' dedi. elinde bir değnek, değneğin adı haydar. 
bana, 'kaç gün hücrede kaldın' dedi. 'bir ay' dedim. 'atatürk'ün gençliğe hitabesini ve andımızı da mı ezberleyemedin?' 'hayır, okumam-yazmam yok komutanım' dedim. haydarla bayıltıncaya kadar dövdü. 53 tane marş ezberledim. her bir kelimesi için yüz ellinin üzerinde cop yedim desem, asla mübalağa olmaz. 

copu dişlettiler 
mehmet ece (van doğumlu): bir gün gardiyan çağırıp dövdükten sonra ağzıma cop sokup "dişle" dedi. copu dişlediğimde hızla çekti ve önden iki dişim kırıldı. kırılan dişlerimin kökleri kaldı. bir hafta sonra yüzüm, gözüm balon gibi şişti. aynı gardiyan, "niye yüzün şiş" diye soruyordu. 
"ranzadan düşerken dişlerim kırıldı komutanım" diyordum. 

'ranzadan düştüm' 
mehmet emin kardeş (mardin doğumlu): dövüyorlar, muhakkak dövdüğü kişinin bir tarafını da kırıyorlardı. "ne oldu sana" diyorlar, "ranzadan düştüm komutanım" diyorduk. herkese avuç avuç bok yediriyorlardı, bu çok sıradandı. 23'üncü koğuş'ta y.a. adında bir arkadaşımız vardı. herkesin gözü önünde ona cop soktular. cop sokma, bok yedirme çok adettendi.

köpeğe tekmil 
paşa akdoğan (diyarbakır doğumlu): tıraş kremini, kalın çizgiler şeklinde yüzümüze sürdüler, sonra upuzun ince bir ip getirerek, "tren yapacağız" dediler. 
herkesin kamışına ip bağladıktan sonra "koş" dediler. koşuyoruz ama en ufak bir şekilde geride kalmak herkesi gerdiriyordu ve aynı zamanda hep birlikte oturup hep birlikte kalkmak zorundaydık. bir süre o şekilde koşturup yat-kalk yaptırdılar. sonra alt hücrelere indirdiler. banyo dedikleri de lağımdı. köpeği öyle alıştırmışlardı ki, tekmil vermediğin zaman saldırırdı. üzerimizdeki elbiseleri parçalardı ve hiçbir şekilde ona karşı bir şey yapamazdık. 

'kanlı karavana yedik' 
selahattin bulut (mardin doğumlu): kapı açılıp karavanayı içeriye getirmeden önce gardiyan bizi çok döverdi. "verdiğim yemeğin hakkını istiyorum" derdi, ta ki bir tarafımızdan karavanaya kan akana dek döverdi. o işkence döneminde günde üç öğün, kanlı karavana yerdik. diş macunu, deterjan, çöp gibi şeyleri yediriyorlardı. cezaevine türkçe bilmeyen ziyaretçi alınmazdı. 
türkçe bilmeyen nenem, dilsiz taklidiyle görüşe girdi. ağzından bir kelime çıkmadı. sadece hıçkırıyor, yaşlı gözlerle bana bakıyordu. ben çıkmadan da öldü. 

çıplak koridor temizliği 
behlül yavuz (diyarbakır doğumlu): bir gün, "sizi hamama götüreceğiz" dediler. iki ayda bir yarım kova soğuk su bize ya düşüyor ya düşmüyor. bu hamam nereden çıktı diye endişelenmeye başladık. hamama gittik, "soyunun" dediler. herkes çırılçıplak soyundu. "su dök", biraz su döküldü. "sabun sür", sabun sürüldü. 
"su dök", biraz su döküldü ve "giyin, çık dışarı" dediler. o ıslak ve sabunlu halimizle, atlet ve külotları giydik. büyük koridorda, "tek kol sıra halinde dizilin" dediler. o koridor, dayaklar nedeniyle hep kan ve irindi. birinci sıra kaba kirleri sildi, ikinci sıradakiler arta kalan ince tabakayı siliyorduk, üçüncü sıra da tertemiz siliyordu ve o halde bizi koğuşa geri getirdiler. o pislikle yatmak zorundaydık. her taraf kan ve irindi. aşırı bir bitlenme vardı. sekiz saat sürekli dayak yiyorduk. dayak yemediğimiz yemek aralarında ve molalarda da birisi atatürk'ün nutukları ve yaşamını okur, biz de tekrarlardık.  

Bu Haberi Paylaşın :

+ Yorumlarınız + 34 Yorumlarınız

Adsız
11 Ocak 2013 02:21

az bile yapmışlar neden başka ceza evlerinde yapılmadı bu hainliğin cezası budur

11 Ocak 2013 08:02

Vay seni insanlık düşmanı vay seni cani vay seni yaratık seni! Seni de hainliğini de!! Seni yaratık seni iblis! Daha adını yazamayacak kadar korkağın yazdığı şeylere bak! Seni kansız seni!

Adsız
11 Ocak 2013 09:00

Bencede az yapılmış. Bem 4 sene şırnakta kaldım oraları iyi bilirim sayılır. Herşeyi devletten bekleyip bu ülkeye ihanet eden başka bir topluluk yoktur. Kendileride bunun farkındalar. Bana biri çıkıpta devletten yardım almadığını söyleyebilir mi? Sanmıyorum...

11 Ocak 2013 15:55

diyarbakırda yapılanlar insanlık dışıdır faşistlikdir köpeklikdir ne kadar zulumde etseler işkencede etseler baskıyla şiddetle insan kimliğinden dilinden vazgeçmez faşist köpeklere boyun eğmediler eğmicezde hiç bi zaman

Adsız
12 Ocak 2013 04:58

aynısı ülkücülere de ooldu kimsenin sesi çıktımı

Adsız
13 Ocak 2013 01:21

Bir gün herkes bu yapılanların bedelini ödeyecek. Kim olursa olsun,hanki kurum olursa olsun.Bu işkencecilerin,faili meçhul cineyetlerin zamanı gelince tek tek hesabı sorulacak.Asla hiçbir şey unutulmamıştır.

Adsız
15 Ocak 2013 00:03

iyi yapmıs diyenler insan oglu degılsiniz hangi insan oglu kabul eder bu işkenceler hiçbir insanın hakkı degıl kı bu gün iyi yapılmıs dıyen ler insan degılsiniz bu yapılan işkencelerin hakkı kalmaz yapanlarda KEMAL PİR de bir türktü cokta asıl bır insandı asaletiyle de boyun egmeden öldü ama o orda verilen işkencenın kıme neden yapıldıgını kımın haklı kımın haksık oldugunu bılerek yaşadı sizde bıraz insan olun bunların elbet hakkı alınacak.

Adsız
15 Ocak 2013 14:53

ulan ne serefsiz insanlar var bu topraklarda allah korkusu yok bundan ziyade insanliktan nasip almamis hayvanlar bu topraklarda türklerden cok önce baris icinde yasamis ve kültürünü dilini geleneklerinden övün vermek istemeyen kürt halkina yapilan bu vahseti destekleyen soysuzlar insanim nasil diyebiliyorsunuz kendinize yazik yazik yazik

amedli
15 Ocak 2013 19:31

barbarlık!..siz barbarsızı..bunu reva görüyorsanız bu ülkede barış istemeyen alçalarsınız..bunların hesabı sorulur..ALLAH büyüktür.

Adsız
16 Ocak 2013 16:30

Esat Oktay Yıldıran şimdi ecdadları olan Hitler, Mussolini, Franco, Hirohito, saddam, İran Şahı Rıza Pehlewi, Kimyasal Ali ve digerlerinin yanında cehennemin esfelessafilin bölümünde azapta yanmaktadır. Amed cezaevinde şehid edilenler,halklarımızın onuru ve kahramanlarıdırlar ama Esat Oktay yıldıran ve benzeeri alçaklar kendi ailelerinin bile yüzkarasıdırlar. Zalimler için yaşasın cehennem.Sen de dahil Nihal Adsızın torunu adsız...

Adsız
27 Ocak 2013 15:56

Yiyiorsa ismini yaz lan...adsiz degil imansiz kopeksin sen...ülkücüyede olsa kürde'de olsa.yapilan tum bu serefsizlikler vahsetler insanlikla alakasi yoktur....allah bunlari yapanlarin cezasini verecek ve destekleyenlerinde....INSANLIKTAN NASIBININ.ALMAMIS.HAYVAN BILE DENILMEYECEK O.COCUKLARI..BASTA ESAD ITI OLMAK UZRE..

6 Şubat 2013 09:55

Arkadaşlar bu yazıyı okuyanlar yorum yazanlar ve okuyacak olanlar inanın sabahtan beri araştırma yapıyorum bu konu hakkında gerçekten bir haksızlık var allah kimseyi zalimin eline düşürmesin haksızlığa uğramış insanlırn yardımcısı olsun cenabı allah kürt kardeşlerime ve haksızlığa uğramış herkese söyleyeceğim sizin acınızı paylaşıyorum askerliğimi çatışmaların yoğun olduğu yerde yaptım inanın bu ortamlara girmeyi hiç istemezdim biraz muğlak konuştum farkındayım ama inşallah elele verirsek bu ülkeyi cennete çevirebiliriz. herkes selam ederim Ben Malatyadan Gökhan Çelik

şu videoyu zaman ayırıp izlerseniz bana hak vereceksiniz

http://www.youtube.com/watch?v=d15_4TYZu5U

Adsız
25 Şubat 2013 11:43

esat oktay yıldıran piçi gıbı tam bır mılyon tane var bu ülkede ama ne oldu yıne içkence taptığı bır kürt tarafından bır daha içkence yapamayacağı şekılde beynı dağıldı cehennemı boyladı.mezarını bılsem gıder her gün işerdım üstüne.

Adsız
1 Mart 2013 09:14

az bile olmuş diyen veleti zinaları çok iyi tanıyanlardanım.evindeki anasından bacısından bi haber,asker polis yalakaları korkak kansızlar.Vatansever kimliklerini öne çıkarmak için bildikleri tek şey ya allah bismillah allahu ekber,atam kalk yerinde ben yatam.sizi bilenler iyi bilir anadan bacıdan babadan bozuklar.ülkücüyede doğuluyada yada amerikalı bile olsa bunu yapanın ecdadını araştırmak lazım

Adsız
1 Mart 2013 09:57

TARİHTEN BUGÜNE DEK TARİFİ OLMAYAN ACILAR YAŞAMIŞ BİR MİLLETİN MENSUBU OLARAK TÜRK BİR KARDEŞİNİZ ABİNİZ DOSTUNUZ OLARAK SÖYLÜYORUM HAİNLİK SADECE VATANA GÖZ DİKMEK DEĞİLDİR HAİNLİK VATANIN VE MİLLETİN BÜTÜNLÜĞÜNÜ BOZAN BOZMAYA ÇALIŞAN VE ÇALIŞTIRAN KİŞİLİKLERİN EYLEM BÜTÜNÜDÜR ZALİM TÜRK OLSUN , KÜRT OLSUN , ERMENİ , LAZ VEYA CERKEZ OLSUN ZULMU VARSA HALA KALBİNDE ALLAH ASKI OLAN BİZLERDE VARIZ VİCDANINIZA ELİNİZİ KOYUN İNSANLIĞA EDİLMİŞ HER TÜRLÜ ZULMÜ VE BU DEVLETLE MİLLETİ BİRBİRİNE DÜŞMAN ETMİŞ VE ETMEK İSTEYEN HER SAHSI KURUMU ÖRGÜTÜ LANETLİYORUM .

Adsız
26 Mayıs 2013 14:17

d

Adsız
25 Haziran 2013 13:38

Bu yapılanlar karsısında "az bile yapmıslar" demek en hafif tabiriyle vicdansizliktır. Insanlıktan nasibini alamamıs zavallı bir yaratıgın verebilecegi bir tepki olabilir bu ancak. Ben bir turk olarak dogmusum. Kendi secimim ya da gurur duymam gereken bir sey goremiyorum bunda. Bir irki digerine ustun kilan hicbir sey yoktur yer yuzunde. Turklugum hicbir zaman insanligimin onune gecmedi, gecemez. Kürt kardeslerimi selamliyor, butun bu korkunc iskencelere maruz birakilmis insanlara sabir diliyorum. Bu sekilde yasam devam etmenin zorlugunu hayal bile edemem.

Ne turk ne de kurt milliyetciligi asla baris getirmeyecektir. Iki halk arasindaki baris kardeslik icin once etnik kimliklerimizden siyrilmamiz gerekir. Birlesme bir din, irk ya da dil temelinde degil, dayanisma ile, insanlik ile olmalidir.

Ozgurluk, demokrasi ve adalet ancak o zaman gelecektir.

Asli Canan

Adsız
27 Temmuz 2013 08:23

ülkücülere yapılan içkencenin sebebi ne bilmiyorum ama açın 5 nolu cezaevinin belgeselini izleyin kürtleri türkleştirme sevdasını görün allah zalimlere zulüm yağdırır. dyarbakır new times dergisinin en kötü işkencelerin olduğu dünyada ilk 5 arasında utanın zalimler şü kürtlerden ne istiyorsunuz utanın zalimler için yaşasın cehennem bu ırkçılları gördükçe daha bi kürd oluyorum....

Adsız
12 Eylül 2013 11:59

az bile diyen hayvanlar..Okuduğunuzu anlamayacak kadar geri zekalısınız..Şu yapılanları görünce Türklüğümden utandım..Böyle piçler nasıl yetişti bu ülkede..Bu işkenceciler için yaşasın cehennem diyorum..Allah ın azabını tadacaksınız pislikler..Onları alkışlayan densizler, siz de o azaptan tatmak istemiyorsanız tövbe edin..

Adsız
10 Ekim 2013 18:12

Burada yorum yapanlar hakaret edenler kürt,Türk olduğunu söyleyenlerde İslamcı akpli tövbe edin gibi dini kelimeleri kullanmalarından belli
İşkence meselesine gelince o olay çok karışık büyük ihtimalle doğrudur yapmıştır ama yalnız şunuda sorgulamak lazım oradaki adamlar durup dururkenmi oraya düştüler otelden veya tatil köyünden oraya geldiklerini hiç sanmıyorum.
Biraz modern yaşamaya çalışsaydınız bunların hiçbiri olmazdı tabi hala feodalizmi öven bununla sosyalist olduğunu zanneden bir kitleden ne bekliyorum ki.

Adsız
9 Kasım 2013 09:57

1981 Yılının 21 Haziranında Seyrantepe 5 no.lu E tipi Askeri ceza evine girdiğim zaman balans ayarı vermek için bizi koydukları hücrede şahitlik için mevcutlu olarak daha sonra 34 kişinin uçaktan atılan bombalarla öldürüldüğü ROBOSKİ'den iki kişi vardı. Biri yaşının 85 olduğunu söyleyen ŞEFİK ENCÜ, diğeri onun yeğeni yaklaşık 25-30 yaş arasında şimdi ismini unuttuğum yeğeniydi. Aynı zamanda yanımızdaki hücrelerde SN.Tarık Ziya Ekinci ve BUCAK'lardan Celal Bucak bulunuyordu. Açlık grevi ise yeni sonlandırılmıştı. Sayım için esas duruşta bulunduğumuz esnada ŞEFİK ENCÜ yaşlılığından dolayı ayakta hareketsiz duramıyordu. O yaştaki bir insanın ayakta sallanmaması zaten mümkün değildi. Vay senmisin sallanan, o zavallı yaşlı adamı hücrenin içinde arka üstü yatırıp ayaklarını demir parmaklıkların arasından çıkarıp önce yaşını sordular. 85 diyince "öyle ise bende sana 85 tane cop vuracam" diyerek hiç bir suçu olmayan, sadece şahitlik için o kadar mesafeden gelmeye ama parası ama gücü yetmeyen ve mevcutlu olarak getirilen zavallıyı önce ağlatana, sonra bayıltana kadar dövdüler. Daha sonra kaldığım süre içinde gördüğüm işkence ve hakaretler inanın bana o adama yapılanlar kadar koymadı. Esat Oktay Yıldıran'a bir şey demiyeceğim. Çünkü ALLAH belasını zaten ziyadesi ile verdi. Ben o 20 ay askerliğini yapmaya gelmiş, çoğumuzun oğlu, bazılarımızın torunu yaştaki askerlerin bu kadar insanlıktan nasıl çıktığını anlamakta zorluk çekiyorum. Nasıl topladılar bu kadar aynı kalıptan çıkmış gibi 20-21 yaşındaki insanları da bir araya getirdiler. Ben Dağkapı-Dörtyol çocuğuyum. Şu anda yaşım 69. Benim çocukluğumda Dağkapı esnafı inzibata yakalanmış bir askeri kesinlikle bırakmazlardı Merkez'e götürsünler. Aç ise karnını doyurur, parasızsa cebine ne kadar gerekiyorsa kor, sonra salarlardı.

Adsız
22 Kasım 2013 07:19

nnklcxvxckbncxlvmxckxclvmxlc

Adsız
4 Aralık 2013 07:13

Devamini bekliyoruz Esat, yanimizda olsanda gorsen kopekler yine kudurmus. Neyse, en gec 2020, az kaldi gencler simdiden sicmaya baslayin bir kovaya, ileride karniniz aciktiginda ihtiyaciniz olacak o boklara.

Adsız
30 Aralık 2013 07:39

her ne olursa olsun hiçkimseye bu işkenceler yapılamaz gerek kürt olsun gerek türk gerek alevi gerek sünni hiçkimse böyle şeyleri hak etmes. Ben bir ülkücü olarak sağ ve sol görüşlülerin yani her iki tarafın da işkence gördüğünü biliyorum. işkenceyle kavga ve kanla hiçbirşey düzelmez. olması gereken şet kürt ve türk kardesliğini benimsemek ve herkesin gelenek göreneğine saygılı olmak.haa adam kürtçe konusmak ister konuşur.nasıl ki ingilizce konusmak sıkıntı değilse kürtçe de oyle olmalı ki eşitlik olsun. Amaaa sen gelir de yok ben bu devleti bu toprakları bölecem ''kürdistan'' kuracam dersen Daha sana çoook jop girer.

Adsız
11 Ocak 2014 19:01

kardeşler pkk yı bu işkence evleri doğurdu bu insanlığa sığmayan korkunç cinayetleri bizim eli kanlı yüreği lağımlaşmış insanımız yaptı evet burada anlatılmayan o kadar çok mazi varki bu işkenceyi destekleyenlere bakmayın karacahil milliyetçi desem milliyetçiye hakaret olur.Bunlar korkak insanlar düşüncelerini asla ve katha ortalıkta dile getiremezler senin benim gözümün içine bakarak bunların hiçbir tanesini savunamaz onlarda yürek yok rahat olsun herkez çoluk çocuk bunlar. Tarihimize bakalım Osmanlı bize ne bıraktı diye sorsam bir tek çöküş tarihini bıraktı bir ton borç bıraktı birde bu ırkçı zihniyeti bıraktı sağolsun çok hakikatli devletmiş islam ülkeleri yada İslamla yönetilen ülkeler gelişmemeye mahkumdurlar çünkü bunlar demokrasiden yoksun sahte hadislere inanan kuranın bir yanına kelle koyup diğer yanına roket atar koyan üstünede allahu akber diyen köpekler bu zihniyet en geri kalmış en tehlikeli zihniyet bakınız EL NUSRA EL KAİDE BİMMEMNE BİMMENE BİR SÜRÜ VAR AKP de destekliyor işte silah veriyor yardım ediyor ama ne yapıyorlar bir İHH alevi yada şafi köyüne açlıktan ölseler yardım göndermiyor sadece ve sadece SÜNNİ olan yerlere yardım eden köpekler bunlar mezhepçi köpekler bende sünni yim erzurumlu bir dadaş kardeşinizim kürtlerde benim canım cigerim şafiside ermeniside yahudiside aleviside ,inançsızıda bu toprakta yaşayan ekmeğini yiyen şükretmeyi bilen herkez bizim kardeşimizdir şu buna inanıyo kötü yada şu buna inanmıyo bundan kötülük gelir en yanlış şeydir veya bu adamın alnı secdeye değiyor bundan kötülük gelmez en tehlikeliside budur alnı seccadeye değiyor diye ne bok yese böyle düşünen insanların gözünde aklanır çalarda çalar ogluda çalar bakanıda çalar müsteşarıda çalar belediye başkanıda çalar bknz Recep Tayyip Erdogan HUKUMUZ BUGÜNLERDE 12 EYLÜL DARBESİNDEN BİR FARK KALMAMIŞTIR.HSYK YI TEK ADAM O PİS ADALET BAKANINA GEÇİREREK BÜTÜN YOLSUZLUKLARINI BİR GÜZEL AKLAYACAKTIR ŞEREFSİZLER.

Adsız
14 Ocak 2014 08:22

inanca saygı düşünceye özgürlük.. mesele budur gözüm. pkk itlerini doğuran da tsk'nın o dönem ki itleridir önyargılı olmayın bildiklerinizi yüzleştirin.

Adsız
4 Şubat 2014 00:45

BÖYLE SADİSTLER ETKİSİZ HALE GELMEDİKÇE DÜNYA DÜZENİ HEP BOZUK OLACAKTIR...

Adsız
11 Mart 2014 16:06

lann boş konuşan aciz insanlar siz kürtlere kurban olun siz kimsiniz ki ? tabi sizin için konuşmak kolay demii siz nerden bileceksinizki sizin daha hiç bişey bildiğiniz yok savunduğunuz insana dikkat edin bi lan kürtlerde insan niye onlara bişey yapılınca böyle rahat konuşuyosunuz yok iyi olmuş falan sizin hiçmi vicdanınız yok hiçmi ? Ama şunu unutmayın kürtlere haksızlık yapan her insann bu dünyada olmasada siz hiç merak etmeyin öbür dünyada cezanızı çekeceksinizz allah çok büyük göreceksiniz !

16 Mart 2014 10:52

Esat köpeğini geberten insanin eli öpülmeli. Ve Diyarbakır meydanina heykeli dikilip milli kahraman ilan edilmeli

Adsız
13 Nisan 2014 00:20

Otobüste ensesine silahı yedi şerefsiz it hem de son olarak "sana laz Kemal'in selamını getirdim" sözlerini duyarak.

Adsız
24 Eylül 2014 07:26

ben asla askere gidene kadar Türk kürt ayrımı yapmazdım ama hakkarinin derecik mevkiinde 15 ayımı geçirince anladım neyin ne olduğunu yav arkadaşlar bilmeden yorum yapmayın 15 ayım bunların dağdaki leşlerinin arasında geçti çarşı izninde öğlen kahvede çay içtiğim insan bile demiyorum kişi gece bana keleşle ateş etti şehit olan canım mehmetçik kardeşlerimin oasını burasını kesip bir çöp gibi attılar ben bu şartlarda insanlıktan çıktım yalan yok sizler görmediniz şehitlerime yapılan pislikleri sizler görmediniz

özgürlük
30 Eylül 2014 06:22

Sen insan misin gerizekali senin esat picinden ne farkin var ki sikiysa adini yaz.benimki sadece kulaktan duyma ama geceleri uyuyamiyorum.onlar bizim olulerimizi kesip bicerken yerlerde suruklerken iyi.ne yapalim hakkimi ariyoruz basimiza gelmeyen kalmadi.yeter artik ya yeter.

Adsız
29 Kasım 2014 15:55

esat oktay yıldıran ismndeki yaratığın, kenan evren ve dört arkadaşı faşist general köpeklerinin ve benzeri diğer işkenceci mahlukların eşleri, çocukları ve yakın akrabaları hiçbir suçları olmadığı halde toplum içinde kimliklerini gizlemeden dolaşabiliyorlar mı acaba!!!!!

Yorum Gönder

 
Support : Creating Website | Johny Template | Mas Template
Copyright © 2011. Nette Buldum - All Rights Reserved
Template Created by Creating Website Published by Mas Template
Proudly powered by Blogger