Home
All posts
Pitbull feat. Akon & David Rush – Everybody Fucks
Pitbull yeni albümü bu ay ( Kasım ) ayında yayınlıyor. İşte o albümden şarkı Everybody Fucks yayınlandı.Şarkıda Akon ve David Rush vokalleride yer alıyor.
Read more
Murat Dalkılıç - Lüzumsuz Savaş [ Şarkı Sözleri ]
Kendimize lüzumsuz bir savaş yarattık
Haliyle sağ salim çıkamadık
Deli ruh hali bazen iyi gelir ama
Biz çok abarttık
Yolumuzun üstündeki kötü yükleri
Hep sırtımıza çıkardık
Aldığımız hasarları ziyansız saydık
Zor gibi gelmedi oyundu bize tabi
Demlenmedi ki ruhumuzun teri
Büyümeyecektik itiraf et hadi
Tek iyi olduğumuz sevişmeler de bitti
Yok oldu tutku ve ten uyumu
Sahte hikayenin sahte hazin sonu
Oooff
Kendimize lüzumsuz bir savaş yarattık
Haliyle sağ salim çıkamadık
Deli ruh hali bazen iyi gelir ama
Biz çok abarttık
Yolumuzun üstündeki kötü yükleri
Hep sırtımıza çıkardık
Aldığımız hasarları ziyansız saydık
Zor gibi gelmedi oyundu bize tabi
Demlenmedi ki ruhumuzun teri
Büyümeyecektik itiraf et hadi
Tek iyi olduğumuz sevişmeler de bitti
Yok oldu tutku ve ten uyumu
Sahte hikayenin sahte hazin sonu
Oooff
Zor gibi gelmedi oyundu bize tabi
Demlenmedi ki ruhumuzun feri
Büyümeyecektik itiraf et hadi
Tek iyi olduğumuz sevişmeler de bitti
Yok oldu tutku ve ten uyumu
Sahte hikayenin sahte hazin sonu
Zor gibi gelmedi oyundu bize tabi
Demlenmedi ki ruhumuzun teri
Büyümeyecektik itiraf et hadi
İtiraf et hadi
Tek iyi olduğumuz sevişmeler de bitti
Yok oldu tutku ve ten uyumu
Sahte hikayenin sahte hazin sonu
Oooff
Katy Perry Los Angeles Lakers Maçını İzledi
Katy Perry Geçtiğimiz gün oynana Laker Maçını izledi. Bir süredir stüdyoda vakit geçtirdiği için bunalan Katy bu maçı izleyerek stres attık, çok iyi geldi yorumunu yaptı. Maç sonrası Katy tekrar stüdyoya giderek yeni şarkılarını kaydetmeye devam etti.

More pics from the Lakers game:










Read more
More pics from the Lakers game:
büyük değil
müzik haberi
Nicki Minaj
nicki minajın kalçaları
nicki minajın poposu
sahne
yapay popo kullanıyor
Nicki Minaj'ın Kalçaları Sahte Mi?
Nicki Minajın Poposu Yapay mı ? Nicki Minaj sesiyle ve marjinal kişiliğiyle olduğu kadar kalçalarıyla da çok konuşuluyor.
Ama geçtigimiz zgünlerde çekilen bir fotoğraf Nicki Minajın kalçalarının gerçekten büyük olmadığı yapay olarak büyüttüğünü açıklar gibi.
İşte fotoğraflar yorum sizin :)

Read more
Ama geçtigimiz zgünlerde çekilen bir fotoğraf Nicki Minajın kalçalarının gerçekten büyük olmadığı yapay olarak büyüttüğünü açıklar gibi.
İşte fotoğraflar yorum sizin :)
Adele
adele doğum sonrası fotoğrafları
adele makyajsız
adele ve sevgilisi
doğum sonrası ilk kez görüntülendi
Adele Doğum Sonrası İlk Kez Görtünledi
İngiliz sanatcı Adele doğumdan sonra ilk kez sevgilisiyle birlikte görüntülendi. 24 yaşındaki yeni anne adaymız Adele makyajsız ve sadece bir görünümle Londra sokaklarında dolaştı. Bebekleri yanlarında onlara eşlik etti
Read more
41 Oyuncu Kadrosu, Show TV 41 Dizisi
Türkiye genelinde yayın yapan özel kanallar arasındaki Dizi reytingleri yarışı devam ediyor. Yeni 2012 2013 sezonu itibarıyla bir çok dizi elenerek sezon finali yaparken bir çok dizi de bir üst sezonda yayın hayatına devam etme şansı kazandı.Bir çok popüler televizyon kanalında başlayan ve bir çoğu sevilerek izlenen dizinin sezon finali yaptığı ve ardından da bazılarının yetersiz izleyici ve reklam gelirini olumsuz etkileyen reyting sonucu nedeniyle tamamen yayından kaldırıldı. İşte bu boşluklar arasında farklı konularla yeni diziler yayın hayatına başladı bunlardan biri yakın zamanda yayına girecek olan Beren Saat dizisi İntikam ve şu anda paylaşımını yaptılımız Show TV ekranlarında yayına başlayacak olan Kırbir 41 Dizisi. Merakla beklenen 41 Dizisinin konusu, 41 Oyuncu kadrosu hakkında edindiğimiz bilgiler dahilinde sizleri aydınlatmak istedik. İlerleyen zamanlarda dizi kadrosu ve oyuncuları hakkında yeni bilgiler edindiğimizde sizler için güncellemeye devam edeceğiz.
Kırk bir 41 Dizi Oyuncuları İsimleri Resimleri Fotoğrafları
Serenay Sarıkaya Fotoğrafları
Burak Özçivit Fotoğrafları
Kuzey Güney Dizisi Ağlıyorsam Yaşıyorum Ben Şarkısını Dinle
Kuzey Güney 37. Bölümde çalan şarkıyı kim söylüyor? Kuzey Güney dizisinde heyecan devam ediyor. Kuzey Güney 31 10 2012′de çalan Mutluluk gönlüme bir düşman gibi, Dertliyim inleyen bir keman gibi şeklinde başlayan parçayı siz değerli takipçilerimiz için yayınladık. Kuzey Güney son bölümde yayınlan şarkının adını ve sözlerini yazımızın devamında bulabilirsiniz. Kanal D’nin sevilen dizisinde dinlediginiz şarkıyı Gülden Karaböcek söylemektedir.
Ağlıyorsam Yaşıyorum
Bakarsan anlarsın gözlerime sen
Eğer ağlıyorsam yaşıyorum ben
Bu benim kaderim doğduğum günden
Eğer ağlıyorsam yaşıyorum ben
Eğer ağlıyorsam yaşıyorum ben
Bu benim kaderim doğduğum günden
Eğer ağlıyorsam yaşıyorum ben
Dertliyim inleyen bir keman gibi
Mutluluk gönlüme bir düşman gibi
Hayatım ağlatan bir roman gibi
Eğer ağlıyorsam yaşıyorum ben
Mutluluk gönlüme bir düşman gibi
Hayatım ağlatan bir roman gibi
Eğer ağlıyorsam yaşıyorum ben
En acı dertleri attım içime
Ümitsiz aşkımı gömdüm kalbime
Çaresiz ağlarım kendi halime
Bilki ağlıyorsam yaşıyorum ben
Ümitsiz aşkımı gömdüm kalbime
Çaresiz ağlarım kendi halime
Bilki ağlıyorsam yaşıyorum ben
Dertliyim inleyen bir keman gibi
Mutluluk gönlüme bir düşman gibi
Hayatım ağlatan bir roman gibi
Eğer ağlıyorsam yaşıyorum ben
Mutluluk gönlüme bir düşman gibi
Hayatım ağlatan bir roman gibi
Eğer ağlıyorsam yaşıyorum ben
Kuzey Güney 37. Bölüm Ağlıyorsam Yaşıyorum Dinle
Ludacris ft. Usher & David Guetta – Rest Of My Life
Daha önce bir çok kez birlikte çalışan üçlü Ludacris Usher ve David guetta üçlüsünden yepyeni bir dans klasigi Rest Of My Life.
Biyografi
elbisesi yırtıldı
emmy ödüllü
fotoğrafları
Hayatı
nereli
öz geçmiş
Sofia Vergara
Sofia Vergara kimdir
Sofia Vergara Kimdir? Hayatı, Fotoğrafları
Adı Soyadı: Sofia VergaraSofía Margarita Vergara 10 Temmuz 1972'de dünyaya gelmiş Kolombiyalı manken ve oyuncudur. Annesi ev hanımı olup Sofía'nın beş kardeşi bulunmaktadır. Barranquilla Atlantico'da büyümüştür ve özel bir okula gitmiştir. 18 yaşında evlenmiş, 1991'de oğlu Manolo doğmuş, ancak evliliği uzun sürmemiştir. Sonrasında Sofía üniversitede dişçilik okumuştur.
Ülke: Kolombiya
Doğum Tarihi: 10-07-1972
Resmi sitesi: Sofia Vergara Official Website
Sofia Vergara Kolombiya plajlarında bir fotoğrafçı tarafından keşfedilmiş, 17 yaşında ilk reklam filminde oynamıştır. Ancak Sofía dindar ve muhafazakar bir çevrede yetişmiş olması sebebiyle ancak Katolik okulundaki öğretmenlerinin onayını aldıktan sonra reklamda oynamayı kabul ettiğini Ocak 2001 Maxim dergisine verdiği röpörtajında belirtir.
Sofia Vergara 20 yaşında Bogota'ya taşınır ve burada defilelerde mankenlik yapmaya başlar, 1995'ten 1999 yılına kadar Fuera de Serie adlı programın (Tara Reid'in Wild On! Şovu formatındaki dizi dünyanın egzotik yerlerini gösteren bir yapım) sunuculuğunu yapar. Program onu tüm Latin Amerika'da bir star yapar. Sofía daha sonra A que no te atreves (I Dare You) adlı programı da sunar. Ünü A.B.D.'ye taşınan Vergara HBO dizisi Entourage'da konuk oyuncu olur. Katalog ve defile modelliği yanısıra Sofia Vergara bağımsız çalışmalarda da yer alır. 1998, 2000, 2002 yıllarında mayo takvimleri için poz verir. Miller Lite bira reklamında rol alır. Sofia Vergara 1.70 boyunda olup doğal sarışındır. ABC kanalı için Hot Properties ve The Knights of Prosperity dizilerinde de rol alır. Ayrıca Desperate Housewives dizisinin Kolombiya versiyonunda Mary Alice Young adlı karakteri canlandırır.
başbakanın çılgın projesi
ne işe yarar
TL zone
tl zone nedir
türk parası değişecek mi
yeni para birimi
TL Zone Nedir? Başbakanın Çılgın Projesi
Çılgın Proje 2: TL Zone
Başbakan Tayyip Erdoğan, Almanya seyahatinde “İngilizler öneriyor, zaten ben de söylüyorum” diyerek “TLzone” önerisini ortaya attı. Türk parası parasal bir bölge yaratabilir mi? Ünlü ekonomistlere sorduk: Ortak yanıt, şimdilik hayır...
SONGÜL HATISARU
Başbakan Tayyip Erdoğan önceki gün euro’ya geçmeyen İngiltere’ye atıfta bulunarak, “TLzone” önerisini ortaya attı. İngiltere’nin halinden memnun olduğuna vurgu yapan Başbakan, “Hatta bize de tavsiyede bulunuyorlar. ‘Sakın’ diyorlar ‘Eurozone’a girmeyin. Siz de TLzone yaparsınız’ diyorlar. ‘Zaten ben de öyle düşünüyorum’ diyorum” dedi. ‘Zone’ kelimesi Türkçe’de “bölge” anlamına geliyor. Başbakan bu sözlerle “TL” kullanan ülkelerden oluşan bir para birliği isteğini paylaşmış oluyor. Bu çıkış TL’yi bölgesel bir para birimi haline getirir mi? Suriye gerçeğinde yaşananlar gözönüne alındığında hangi ülkeler TL altında birleşmeye razı olacak sorusu soruluyor. Suriye, İran, Rusya ile çok yakın olmadığımız ortada. Azerbeycan, Türki Cumhuriyetler, Ürdün, Irak seçenekleri kalıyor. Ancak ekonomik gerçekler bunu da havada bırakıyor. Çünkü TLzone’un ekonomik bir fayda yaratması için karşılıklı ticaretin yoğun olması şart. Türk Lirası bir “zone” yaratabilir mi? Ekonomistlere sorduk. Cevap ortak: Hayır, yaratamaz.
EGE CANSEN
Çin’e bile yeni güven geldi
TL, bölgesel bir para olabilir mi? Maalesef hayır. TLzone fantezi. Bir paranın bölgesel bir para birimi haline gelmesi çok zor bir hadisedir. Son dönemde yuan için (Çin parası) böyle birşeyden bahsediliyor. Çin dünyanın ikinci büyük ekonomisi. Sürekli cari fazla veriyor, borcu olmayan, herkesten alacağı olan bir ülke. Düşünün ki bu ülke için bile yeni yeni; artık yuan da bir bölgesel ödeme aracı olsun, deniyor.
Eskiden İngiltere’nin böyle bir ‘Sterlinzone’u vardı. Eski İngiliz sömürgeleri: Ürdün, Mısır sterlinzone’a dahildiler. Rezervlerini sterlin olarak tutarlardı. Ama TL için böyle bir şeyden bahsetmek fantezi. Bugün için mümkün değil.
TANER BERKSOY
Egemenliği verirler mi?
Eurozone gibi bir para birliği oluşturmanın ciddi kuralları var. İktisat politikası, maliye politikası uyumu, ortak merkez bankası lazım. ‘TLzone’ olabilmesi için kimle yapacaksanız, ortak bir maliye, borçlanma politikasını nasıl oluşturacaksınız. Para, biliyorsunuz en önemli egemenlik unsuru. İngiltere parası üzerindeki egemenlik hakkını birliğe aktarmak istemediği için eurozona girmedi. Kiminle yapacaksınız. Suriye, İran, Rusya, hatta Irak. Ortadoğu’da böyle bırakın egemenlik hakkından vazgeçip onu Merkez Bankası’na aktarmayı, millet birbirinin gırtlağını kesiyor. Bu ülkeler arasında ortaklık bile zor da, TL’de ortaklık daha da zor.
DENİZ GÖKÇE
Uzun vadede olabilir
Bir ülkenin parasının dünyada kabul edilen para olması için dünya ticaretinde payınızın büyük, paranın değerinin sağlam olması lazım. Bu parayı tutanların ziyan etmemesi için ülkelerin, o para cinsinden çok yüksek hacimde kendi kamu menkul kıymetlerinin olması lazım. Öte yandan paranızın konvertbıl olması lazım.
Bu şartların sağlanması için epeyce uzun zaman geçmesi lazım. Dolayısıyla TL belli bir bölgede kabul edilen bir para olabilir. Yani komşularımızla Azerbeycan, Irak, belki Ürdün gibi yerlerde kabul edilen bir para olabilir. Ama dünya çapında, yani dolar, euro ve Çin parasıyla rekabet edebilecek duruma gelmesi oldukça zor.
Başbakan güçlü TL’yi mi kastetti?
TLzone ile ilgili Milliyet’e konuşan dış ticaret yetkilileri, Eurozone’a bire bir benzeyen “TLzone” uygulaması için, para dolaşımını TL üzerinden yapan ülkelere ihtiyaç olduğunu belirterek, Erdoğan’ın bu ifade ile “AB’ye girilse bile güçlü TL” vurgusu yaptığını ifade etti.
TİM’den destek
Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkanı Mehmet Büyükekşi, Euro bölgesindeki istikrarsızlığın aşikar olduğunu belirterek, Erdoğan’ın, Eurozone dışındaki İngiltere’yi örnek gösterdiğini söyledi. Erdoğan’ın para birimlerini tekleştirmekten çok TL üzerinden ticareti kastettiğini belirten Büyükekşi, “İran, Rusya ve Çin ile TL ve onların parası üzerinden kısmen ticaret yapılıyor. Eskiden TL’nin komşu ülkeler üzerinde kambiyo değeri yoktu. Şimdi bu ülkelerde TL kullanılabiliyor. Zone değil de kasıtın TL üzerinden ticaret olduğunu düşünüyoruz” dedi. Suriye, Irak, Mısır ve Suudi Arabistan gibi ülkelerde TL’nin etkili olduğunu anlatan Büyükekşi, ihracatçı olarak yerel parayla ticareti desteklediklerini kaydederek, “Kısa değil belki ama orta vadede olabilir” diye konuştu.
MİTHAT YURDAKUL Ankara
Eurozone garip karşıladı!
Başbakan Erdoğan’ın “TLzone” atfında bulunması dikkat çekse de bu yaklaşımın uygulanabilirliği tartışmalı. Euro Bölgesi’ne dahil olmamakla, “TL zone” oluşturma konseptinin tamamen farklı olduğuna dikkat çeken AB yetkilileri, ilkinin belli şartlar altında mümkün olduğunu belirtirken, detaylarını bilmemekle birlikte ikincisinin hayata geçirilmesinin pek mümkün olmadığını düşünüyorlar.
AB’den bir yetkili, “Üyelik aşamasına gelmeden bu tür bir tartışma yapılmasının dikkat çekici olduğunu söylemek gerek” dedi. “TL zone” fikri Brüksel’de biraz “garip” karşılandı. Verilen ortak mesajı, “Uygulanabileceğini pek ihtimal dahilinde görmüyoruz” şeklinde özetlemek mümkün. Euro Bölgesi üyeliği tüm üyelerden beklenen bir adım. İngiltere ve Danimarka istisna. İsveç de yasal düzenlemeyi yapmadığı için bölge dışında. 2004 ve 2007’deki son genişleme dalgalarında üye olan ülkeler de katılım antlaşmaları gereği gerekli kriterleri karşıladıklarında Euro Bölgesi’ne dahil olma taahhüdü altındalar.
GÜVEN ÖZALP Brüksel
Kaynak; http://ekonomi.milliyet.com.tr/cilgin-proje-2-tl-zone/ekonomi/ekonomidetay/01.11.2012/1620092/default.htm
Berna Arıcı kaç yaşında
berna arıcı kimdir
Berna Arıcı nereli
Berna Arıcı özgeçmişi
Berna Arıcı resimleri
Biyografi
boyu
kilosu
Berna Arıcı Kimdir? Hayatı, Fotoğrafları
Berna Arıcı, 1981 İstanbul doğumludur.
Berna Arıcı ilk, orta ve lise eğitimini Ahmet Şimşek kolejinde tamamladı. Daha sonra Müjdat Gezen eğitim merkezinden şan dersleri aldı. 19 yaşında ilk Cüneyt Arkın’la ”Güneşe Doğru” adlı dizide oynadı ve daha sonra kısa bir dönem modellik yaptı.
Berna Arıcı,, 1.80 cm boyunda ve 55 kilo civarındadır.
resmi twitter hesabı; https://twitter.com/bernaarici
Genelde profesyonel ve amatör fotoğraf tutkunlarının çektikleri fotoğrafları paylaştığı Instagram adlı sosyal paylaşım sitesinde şarkıcı Berna Arıcı rüzgarı esiyor. Seksi şarkıcı sitede genelde çektiği değil verdiği seksi pozları paylaşıyor. Berna Arıcı, kısa süre önce girdiği Instagram'da paylaştığı seksi fotoğraflarla binlerce takipçi kazandı. Özellikle Arap erkekleri arasında büyük bir fan grubu oluştu.
Robert Pattinson Sinemaya Geri Döndü
Robert Pattinson fırtınasına hazır mısınız
Alacakaranlık serisinin son filmiyle beyazperdeye dönen aktör, tanıtım çalışmalarına Sidney'de başladı
Kristen Stewart'la olan beraberliğinde zor günler geçirenPattinson, geçtiğimiz günlerde sevgilisiyle barışarak hayranlarını şaşırttı. Ünlü çifti, gelecek ay Alacakaranlık serisinin son galasında birlikte göreceğimiz günü de merakla bekliyoruz. (BRK)
Songül Karlı Kocası Kızınca Seksi Kıyafetini Değiştirdi
Songül Karlı kocası kızınca kıyafetini değiştirdi
'Su Gibi' adlı programın sunucularından Songül Karlı, kocasının kızdığını söyleyerek programda giydiği kıyafeti değiştirdi.
'Su Gibi' isimli evlilik programının sunuculuğunu yapan Songül Karlı, canlı yayında giyinmiş olduğu seksi kıyafete kocasının kızdığını dile getirip 'Ben bi gidip üstümü değiştireyim. Rahat edemedim. Kocam çok kızıyormuş, kocam bu boşar moşar" deyip programın diğer sunucusu Uğur Aslan'a programa devam etmesini söyledi ve kıyafetini değiştirmek için ayrıldı.
Daha sonra siyah ve sade bir kıyafetle programa kaldığı yerden devam etti.
Daha sonra siyah ve sade bir kıyafetle programa kaldığı yerden devam etti.
70 Bin Memur Alımı
başvuru
devlet memur alımı
kasım 2012 memur alımı
ne zaman
nerede
Tercihleri Ne Zaman
70 Bin Memur Alımı Tercihleri Ne Zaman Olacak?
2012 Memur Alımları
Kasım 2012 Kaç Memur Alınacak
Kasım 2012 Kaç Memur Alınacak
Devlet Personel Başkanlığı açıkladı.
Milyonlarca lise ve üniversite mezununun beklediği memur atama tarihi netleşti.
Milyonlarca lise ve üniversite mezununun beklediği memur atama tarihi netleşti.
Devlet Personel Başkanlığı; ’2012 yılı ikinci yerleştirme için 19 Kasım – 28 Kasım 2012 tarihlerinde ÖSYM Başkanlığınca tercihlerin alınacağını’ bildirdi.
Bu yıl için öngörülen 70 bin memur alımı kapsamında yılsonuna kadar da 20 bine yakın alım gerçekleşecek.
Kaynak Ferit DEMİR/TUNCELİ, (DHA)
9.Sınıf Dil ve Anlatım Ders Notları ( İletişim Dil ve Kültür )
ÜNİTE I İLETİŞİM DİL VE KÜLTÜR
1. İLETİŞİM
Hiçbir şey yazmadan, okumadan ya da herhangi bir şey yapmadan bir süre bekleyiniz. Bu hâle ne kadar katlanabilirsiniz?
Kuşkusuz sosyal bir çevre içerisinde yaşayan insan çevresindeki varlıklarla iletişim kurmak zorundadır. İnsan çevresindeki insanlarla konuşmak, onlardan bir bilgi almak, bilgi vermek ihtiyacı duyar ve bunun için de iletişim kurar.
Peki iletişim nedir?
Duygu, düşünce ve isteklerin yazı, konuşma ve görsel işitsel araçlarla iletilmesine iletişim denir.
İletişim, ilk çağlardan günümüze gelinceye kadar pek çok aşamalardan geçmiştir. İlkel insanlar birtakım sesler çıkararak, işaretleşerek iletişim kurmuşlardır. Hatta ilkel kabilelerin ateş yakarak, duman çıkartarak kendi aralarında iletişim kurdukları bilinir.Günümüzde ise trafik işaretleri ile parti, dernek vakıfların vb. kullandıkları flama, amblem, sembol gibi işaretler birer iletişim aracıdır. Ancak bu araçlar sınırlı sayıdaki bireyler arasında iletişim sağlar. Radyo, televizyon telefon, faks, gazete, dergi vb. araçların hepsi birer iletişim aracıdır. Ancak iletişimin en güçlü olanı dil ile yapılanıdır. Dille gerçekleştirilen iletişim resim, şekil, işaret ve vücut diliyle yapılan iletişimden daha güçlüdür. Bu bakımdan duygu, düşünce ve istekler dil ile aktarılır. İletişimin kurulmasında dört temel öge kullanılır. Duygu düşünce ve isteğin aktarılmasında sözü söyleyen kişi kaynak, söylenen bir söz (mesaj, ileti), iletilen sözü alan alıcı ve bir de iletişimin yapıldığı iletişim aracı (ortamı) vardır. Bu kaynak, alıcı, ileti ve iletişim aracı (ortamdan) oluşan düzeneğe iletişim sistemi ya da bağlam adı verilir.
2. İNSAN, İLETİŞİM VE DİL
İletişim aracı olan dilin bir geniş, bir de dar anlamı vardır. Geniş anlamıyla dil insanlar arasında anlaşmayı sağlayan bir takım işaretleri (flama, bayrak, amblemden jest mimik, beden dili, müzik dili, raks dili ile trafik dili vb.) kapsayan bir sistemdir.Dar anlamda ise dil, insanların duygu, düşünce ve isteklerini karşısındakine aktarmak için kullandığı bir iletişim aracıdır. Bu bakımdan iletişim araçları içerisinde en etkili ve güçlü olanı dildir.Geniş anlamlı dilin görülen, koklanan, işitilen bir dış yönü; bir de o nesnenin anlamı olan iç yönü vardır. Geniş anlamlı dilde dış yön ile iç yön birbirine sıkı sıkıya bağlıdır.Dar anlamıyla kullanılan iletişim aracı olan dilin de bir ses ya da seslerin görülen işaretleri; bir de o ses ve sesleri oluşturan işaretlerden çıkan anlam yönü vardır.Ağaç sözcüğünde, a-ğ-a-ç seslerinin oluşturduğu bir dış yön; bir de bir nesnenin karşılığı olan, bir varlığı tanımlayan (ağacı tanımlayan) anlam yönü bulunmaktadır.Ağaç denildiği zaman gözümüzün önüne elma, armut, çam, kavak vb. ağaçlardan biri gelir. Bu bakımdan dilin görme, koklama, tat alma organlarıyla sıkı bir bağlantısı bulunmaktadır.Dil insanlara özgü bir iletişim aracıdır. Çevremizde gördüğümüz canlı varlıklar birtakım sesler çıkartırlar. Örneğin köpekler havlayarak, koklayarak, kediler miyavlayarak, atlar kişneyerek kendi aralarında anlaşırlar. İnsanlar ise kendi aralarında konuşarak, yazarak iletişim kurarlar. İnsan beyni, duyu organları yoluyla çevresinden edindiği izlenimleri kendi içerisinde yoğurarak sese ve birtakım kavramlara dönüştürecek yapıya sahiptir. Gerektiğinde çevreden edindiği izlenimleri ses ya da yazı ile çevresine aktarabilir.
Örneğin çiçek dediğimiz zaman ilk önce gözümüzün önüne birtakım çiçek türleri gelir. Gül, papatya, karanfil, leylak vb. Beyin bunlar arasında bir ayırma ve çözümleme yapar. Bu ayırma ve çözümlemeden sonra duygu, düşünce ve isteğini karşısındakine
konuşarak ya da yazarak anlatır.
3. DİL- KÜLTÜR İLİŞKİSİ
Kültürün çeşitli tanımları yapılmaktadır. En genel anlamıyla kültür bir toplumun maddi ve manevi alanda ortaya koyduğu tüm eserlerdir. Toplumların yaşam biçimleri, gelenek-görenekleri kullandıkları araç gereçleri, inançları, dili, sanat anlayışı vb. kültürü oluşturur. Toplumlar yüzyıllar boyu maddi ve manevi alanda çok değerli eserler üretmişlerdir. Bu eserler gelecek kuşaklara dil sayesinde aktarılır. Örneğin İslâmiyet’ten önceki döneme ait destan, koşuk, sağu, savlar, Orhun Yazıtları, Dede Korkut Hikâyeleri, Yunus Emre’nin şiirleri dil sayesinde günümüze dek yaşamışlardır. Günümüz gençleri o eserleri okuyarak o dönemle ilgili bilgi sahibi olabilirler. Bu bilgilenme dil sayesinde olmaktadır. Bu bakımdan dil önemli bir kültür taşıyıcısıdır. Dilin kültürle olan ilişkisini Mehmet Kaplan şöyle açıklamaktadır:
DİL VE KÜLTÜR
Ziya Gökalp, dili kültürün temel unsuru sayar. O, bu görüşünde haklıdır. Zira dil, duygu ve düşüncenin âdeta kabıdır. Bir milletin bütün duygu ve düşünce hazinesi, dil kabına veya kalıbına dökülür ve bu dil kabı ile yerden yere, nesilden nesile aktarılır. Yazı, dilin sesini kaybeden bir vasıta olarak dilin bir parçasıdır. Fakat kültür, söz ile de bir millet arasına yayılır. Dil, kültürün temeli olduğuna göre, bir milletin dil ile ifade ettiği sözlü, yazılı her şey kültür kavr***** girer. Sabahtan akşama kadar evde, sokakta, çarşıda, iş yerinde konuşan halk, farkında olmadan dil tarlasını eker biçer. Dilin duygu ve düşünce ile dolmasının sebebi, günlük hayata çok yakın olmasıdır.Aslında dili yaratan hayat, daha doğrusu sosyal hayattır. Anne çocuğuna bir oyuncak verir. “Bak sana otomobil getirdim.” der. Böylece çocuk, oyuncak otomobil ile beraber “otomobil” kelimesini öğrenir. Fakat dil her zaman böyle bir eşya gösterilerek öğrenilmez. Bebek etrafında manasını anlamadığı birtakım sesler duyar. Zamanla onların bir şeye tekabül ettiğini öğrenir.Dil deyince, konuşulan ve yazılan bütün kelime ve cümleleri anlamak lazımdır. Halk günlük hayatında kelimeleri menşelerine göre ayırmaz. Onu ilgilendiren, kelimelerin manası, işe yaramasıdır. Bir bakkal dükkanında on dakika oturup halkı dinleyerek hangi kelimeleri kullandığını tespit edebilirsiniz.
Bir ülke sınırları içerisinde dil farklı biçimlerde kullanılabilir. Bu farklılığın başında konuşma dili ile yazı dili gelir. Konuşma dili: Günlük yaşamda, evde, sokakta, çarşı pazarda kullanılan dile konuşma dili denir. Konuşma dilinde el, yüz ve vücut hareketlerine, ses tonuna, vurguya ve tonlamaya dikkat edilir. Yani bu öğeler konuşmada sözün anlatım gücünü etkiler. Konuşma dili işitme duyumuza hitap eder. Konuşma dili kişilerin kültür düzeylerine ve bölgeden bölgeye farklılıklar gösterir. Okuma yazma oranı düştükçe dili kullanmada yöresel özellikler çoğalır. Böylece konuşmada ağız, şive ve lehçe farklılıkları görülür. Bu farklılaşmada yöresel konuşma biçimlerinden biri yazı dili olarak kabul edilir. Bugün Türkiye’de İstanbul ağzı yazı dili olarak kullanılmaktadır. Çünkü İstanbul yüzyıllardan beri Osmanlı İmparatorluğu’na başkentlik yapmış bir kentimizdir. İnsanlar yüzyıllardan beri imparatorluğun pek çok yöresinden buraya göç etmişler ve işleyip geliştirerek bir dil oluşturmuşlardır. Dillerde coğrafya ve toplumsal ayrılıklar nedeniyle farklılaşmalar olur. Sözcükler, bölgeden bölgeye farklı biçimlerde söylenir. Bu farklılaşmadan lehçeler meydana gelir: Çağatay lehçesi, Azeri lehçesi, Anadolu lehçesi gibi. Bir lehçeye bağlı kentler,
ilçeler ve hatta köyler arasında dahi söyleyiş farklılıkları görülür. Bu farklılıklardan şiveler, ağızlar oluşur.
Yazı dili: Yazı dili resmî yazışmalarda, gazete ve dergi yazılarında kullanılan dildir. Yazı dili görme duyusuna hitap eden bir dildir. Yazı dilinde noktalama işaretlerine ve yazım kurallarına dikkat edilir. Konuşma diline göre uzun cümleler kullanılır.
ÖZET
Duygu, düşünce ve isteklerin anlaşılması için yazı, konuşma, görsel ve işitsel araçlarla iletilmesine iletişim denir. İletişimin kurulmasında dört temel öge kullanılır. Sözü söyleyen kişi kaynak, söylenen söz (mesaj, ileti), sözü alan bir alıcı ve iletişimin kurulduğu ortam vardır. İletişimin en güçlü olanı dille yapılan iletişimdir. Dil; duygu, düşünce ve istekleri karşımızdaki kişiye aktarmak için kullandığımız bir iletişim aracıdır. Dil insanlara özgü bir iletişim aracıdır. Doğadaki canlılar birtakım sesler çıkartarak anlaşırlar. İnsanlar da kendi aralarında konuşarak yazarak iletişim kurarlar. Dilin kültürle güçlü bir ilişkisi vardır. Bir toplumun maddi ve manevi alanda ortaya koyduğu eserlerin tümüne kültür denir. Kültürel varlıklar dil sayesinde aktarılır. Bir ülke sınırları içerisinde dil farklı biçimlerde kullanılabilir. Bu farklılık konuşma dili ile yazı dilinde görülür. Konuşma dili de lehçe, şive ve ağız gibi bölümlere ayrılır.
1. İLETİŞİM
Hiçbir şey yazmadan, okumadan ya da herhangi bir şey yapmadan bir süre bekleyiniz. Bu hâle ne kadar katlanabilirsiniz?
Kuşkusuz sosyal bir çevre içerisinde yaşayan insan çevresindeki varlıklarla iletişim kurmak zorundadır. İnsan çevresindeki insanlarla konuşmak, onlardan bir bilgi almak, bilgi vermek ihtiyacı duyar ve bunun için de iletişim kurar.
Peki iletişim nedir?
Duygu, düşünce ve isteklerin yazı, konuşma ve görsel işitsel araçlarla iletilmesine iletişim denir.
İletişim, ilk çağlardan günümüze gelinceye kadar pek çok aşamalardan geçmiştir. İlkel insanlar birtakım sesler çıkararak, işaretleşerek iletişim kurmuşlardır. Hatta ilkel kabilelerin ateş yakarak, duman çıkartarak kendi aralarında iletişim kurdukları bilinir.Günümüzde ise trafik işaretleri ile parti, dernek vakıfların vb. kullandıkları flama, amblem, sembol gibi işaretler birer iletişim aracıdır. Ancak bu araçlar sınırlı sayıdaki bireyler arasında iletişim sağlar. Radyo, televizyon telefon, faks, gazete, dergi vb. araçların hepsi birer iletişim aracıdır. Ancak iletişimin en güçlü olanı dil ile yapılanıdır. Dille gerçekleştirilen iletişim resim, şekil, işaret ve vücut diliyle yapılan iletişimden daha güçlüdür. Bu bakımdan duygu, düşünce ve istekler dil ile aktarılır. İletişimin kurulmasında dört temel öge kullanılır. Duygu düşünce ve isteğin aktarılmasında sözü söyleyen kişi kaynak, söylenen bir söz (mesaj, ileti), iletilen sözü alan alıcı ve bir de iletişimin yapıldığı iletişim aracı (ortamı) vardır. Bu kaynak, alıcı, ileti ve iletişim aracı (ortamdan) oluşan düzeneğe iletişim sistemi ya da bağlam adı verilir.
2. İNSAN, İLETİŞİM VE DİL
İletişim aracı olan dilin bir geniş, bir de dar anlamı vardır. Geniş anlamıyla dil insanlar arasında anlaşmayı sağlayan bir takım işaretleri (flama, bayrak, amblemden jest mimik, beden dili, müzik dili, raks dili ile trafik dili vb.) kapsayan bir sistemdir.Dar anlamda ise dil, insanların duygu, düşünce ve isteklerini karşısındakine aktarmak için kullandığı bir iletişim aracıdır. Bu bakımdan iletişim araçları içerisinde en etkili ve güçlü olanı dildir.Geniş anlamlı dilin görülen, koklanan, işitilen bir dış yönü; bir de o nesnenin anlamı olan iç yönü vardır. Geniş anlamlı dilde dış yön ile iç yön birbirine sıkı sıkıya bağlıdır.Dar anlamıyla kullanılan iletişim aracı olan dilin de bir ses ya da seslerin görülen işaretleri; bir de o ses ve sesleri oluşturan işaretlerden çıkan anlam yönü vardır.Ağaç sözcüğünde, a-ğ-a-ç seslerinin oluşturduğu bir dış yön; bir de bir nesnenin karşılığı olan, bir varlığı tanımlayan (ağacı tanımlayan) anlam yönü bulunmaktadır.Ağaç denildiği zaman gözümüzün önüne elma, armut, çam, kavak vb. ağaçlardan biri gelir. Bu bakımdan dilin görme, koklama, tat alma organlarıyla sıkı bir bağlantısı bulunmaktadır.Dil insanlara özgü bir iletişim aracıdır. Çevremizde gördüğümüz canlı varlıklar birtakım sesler çıkartırlar. Örneğin köpekler havlayarak, koklayarak, kediler miyavlayarak, atlar kişneyerek kendi aralarında anlaşırlar. İnsanlar ise kendi aralarında konuşarak, yazarak iletişim kurarlar. İnsan beyni, duyu organları yoluyla çevresinden edindiği izlenimleri kendi içerisinde yoğurarak sese ve birtakım kavramlara dönüştürecek yapıya sahiptir. Gerektiğinde çevreden edindiği izlenimleri ses ya da yazı ile çevresine aktarabilir.
Örneğin çiçek dediğimiz zaman ilk önce gözümüzün önüne birtakım çiçek türleri gelir. Gül, papatya, karanfil, leylak vb. Beyin bunlar arasında bir ayırma ve çözümleme yapar. Bu ayırma ve çözümlemeden sonra duygu, düşünce ve isteğini karşısındakine
konuşarak ya da yazarak anlatır.
3. DİL- KÜLTÜR İLİŞKİSİ
Kültürün çeşitli tanımları yapılmaktadır. En genel anlamıyla kültür bir toplumun maddi ve manevi alanda ortaya koyduğu tüm eserlerdir. Toplumların yaşam biçimleri, gelenek-görenekleri kullandıkları araç gereçleri, inançları, dili, sanat anlayışı vb. kültürü oluşturur. Toplumlar yüzyıllar boyu maddi ve manevi alanda çok değerli eserler üretmişlerdir. Bu eserler gelecek kuşaklara dil sayesinde aktarılır. Örneğin İslâmiyet’ten önceki döneme ait destan, koşuk, sağu, savlar, Orhun Yazıtları, Dede Korkut Hikâyeleri, Yunus Emre’nin şiirleri dil sayesinde günümüze dek yaşamışlardır. Günümüz gençleri o eserleri okuyarak o dönemle ilgili bilgi sahibi olabilirler. Bu bilgilenme dil sayesinde olmaktadır. Bu bakımdan dil önemli bir kültür taşıyıcısıdır. Dilin kültürle olan ilişkisini Mehmet Kaplan şöyle açıklamaktadır:
DİL VE KÜLTÜR
Ziya Gökalp, dili kültürün temel unsuru sayar. O, bu görüşünde haklıdır. Zira dil, duygu ve düşüncenin âdeta kabıdır. Bir milletin bütün duygu ve düşünce hazinesi, dil kabına veya kalıbına dökülür ve bu dil kabı ile yerden yere, nesilden nesile aktarılır. Yazı, dilin sesini kaybeden bir vasıta olarak dilin bir parçasıdır. Fakat kültür, söz ile de bir millet arasına yayılır. Dil, kültürün temeli olduğuna göre, bir milletin dil ile ifade ettiği sözlü, yazılı her şey kültür kavr***** girer. Sabahtan akşama kadar evde, sokakta, çarşıda, iş yerinde konuşan halk, farkında olmadan dil tarlasını eker biçer. Dilin duygu ve düşünce ile dolmasının sebebi, günlük hayata çok yakın olmasıdır.Aslında dili yaratan hayat, daha doğrusu sosyal hayattır. Anne çocuğuna bir oyuncak verir. “Bak sana otomobil getirdim.” der. Böylece çocuk, oyuncak otomobil ile beraber “otomobil” kelimesini öğrenir. Fakat dil her zaman böyle bir eşya gösterilerek öğrenilmez. Bebek etrafında manasını anlamadığı birtakım sesler duyar. Zamanla onların bir şeye tekabül ettiğini öğrenir.Dil deyince, konuşulan ve yazılan bütün kelime ve cümleleri anlamak lazımdır. Halk günlük hayatında kelimeleri menşelerine göre ayırmaz. Onu ilgilendiren, kelimelerin manası, işe yaramasıdır. Bir bakkal dükkanında on dakika oturup halkı dinleyerek hangi kelimeleri kullandığını tespit edebilirsiniz.
Bir ülke sınırları içerisinde dil farklı biçimlerde kullanılabilir. Bu farklılığın başında konuşma dili ile yazı dili gelir. Konuşma dili: Günlük yaşamda, evde, sokakta, çarşı pazarda kullanılan dile konuşma dili denir. Konuşma dilinde el, yüz ve vücut hareketlerine, ses tonuna, vurguya ve tonlamaya dikkat edilir. Yani bu öğeler konuşmada sözün anlatım gücünü etkiler. Konuşma dili işitme duyumuza hitap eder. Konuşma dili kişilerin kültür düzeylerine ve bölgeden bölgeye farklılıklar gösterir. Okuma yazma oranı düştükçe dili kullanmada yöresel özellikler çoğalır. Böylece konuşmada ağız, şive ve lehçe farklılıkları görülür. Bu farklılaşmada yöresel konuşma biçimlerinden biri yazı dili olarak kabul edilir. Bugün Türkiye’de İstanbul ağzı yazı dili olarak kullanılmaktadır. Çünkü İstanbul yüzyıllardan beri Osmanlı İmparatorluğu’na başkentlik yapmış bir kentimizdir. İnsanlar yüzyıllardan beri imparatorluğun pek çok yöresinden buraya göç etmişler ve işleyip geliştirerek bir dil oluşturmuşlardır. Dillerde coğrafya ve toplumsal ayrılıklar nedeniyle farklılaşmalar olur. Sözcükler, bölgeden bölgeye farklı biçimlerde söylenir. Bu farklılaşmadan lehçeler meydana gelir: Çağatay lehçesi, Azeri lehçesi, Anadolu lehçesi gibi. Bir lehçeye bağlı kentler,
ilçeler ve hatta köyler arasında dahi söyleyiş farklılıkları görülür. Bu farklılıklardan şiveler, ağızlar oluşur.
Yazı dili: Yazı dili resmî yazışmalarda, gazete ve dergi yazılarında kullanılan dildir. Yazı dili görme duyusuna hitap eden bir dildir. Yazı dilinde noktalama işaretlerine ve yazım kurallarına dikkat edilir. Konuşma diline göre uzun cümleler kullanılır.
ÖZET
Duygu, düşünce ve isteklerin anlaşılması için yazı, konuşma, görsel ve işitsel araçlarla iletilmesine iletişim denir. İletişimin kurulmasında dört temel öge kullanılır. Sözü söyleyen kişi kaynak, söylenen söz (mesaj, ileti), sözü alan bir alıcı ve iletişimin kurulduğu ortam vardır. İletişimin en güçlü olanı dille yapılan iletişimdir. Dil; duygu, düşünce ve istekleri karşımızdaki kişiye aktarmak için kullandığımız bir iletişim aracıdır. Dil insanlara özgü bir iletişim aracıdır. Doğadaki canlılar birtakım sesler çıkartarak anlaşırlar. İnsanlar da kendi aralarında konuşarak yazarak iletişim kurarlar. Dilin kültürle güçlü bir ilişkisi vardır. Bir toplumun maddi ve manevi alanda ortaya koyduğu eserlerin tümüne kültür denir. Kültürel varlıklar dil sayesinde aktarılır. Bir ülke sınırları içerisinde dil farklı biçimlerde kullanılabilir. Bu farklılık konuşma dili ile yazı dilinde görülür. Konuşma dili de lehçe, şive ve ağız gibi bölümlere ayrılır.
Sözcük Bilgisi Hakkında Ders Notları - Dil bilgisi Ders Notları
D. NOKTALAMA İŞARETLERİYazıda duygu, düşünce ve isteklerin kolayca anlaşılması için birtakım işaretler kullanılır. Bu işaretlere noktalama işaretleri denir. Noktalama işaretleri yazıda sözün anlam gücünü artırmak ve sözün vurgu, ton gibi özelliklerini belirtmek üzere kullanılır.
Belli başlı noktalama işaretleri şunlardır:
a. Nokta (.) :
*Nokta bir duygu, düşünce ve isteği tam olarak anlatan cümlenin sonuna konur.
Cumhuriyet 29 Ekim 1923’te ilân edildi.
Ak akçe kara gün içindir.
Hepsinin gözleri güzeldir.
* Kısaltmalardan sonra kullanılır. Prof. (profesör), Dr. (Doktor), Cad. (Cadde), Alb. (Albay) T. (Türkçe), Fr. (Fransızca) vb.
Ancak bazı kısatmalardan sonra nokta kullanılmaz.
TDK (Türk Dil Kurumu) TBMM (Türkiye Büyük Millet Meclisi) MEB (Millî Eğitim Bakanlığı) vb.
* (i)nci anlamında sayılardan sonra sıra bildirmek için kullanılır.
IV. Murat, II. Mehmet (Fatih Sultan Mehmet), 20. cadde, 21. yüzyıl
* Tarihlerin yazılışında gün, ay ve yılı gösteren sayıları ayırmak için kullanılır.
1.6.2006, 19.5.1919, 1.10.2006
Tarihlerde ay adı yazıyla gösterildiğinde araya nokta konmaz.
1 Haziran 2006, 19 Mayıs 1919, 1 Ekim 2006
* Bir yazıda madde numaralarından sonra konur.
I. 1. A. a.
II. 2. B. b.
b. Virgül (,) :
*Bir cümlede arka arkaya sıralanan eş görevli sözcükleri ve sözcük gruplarını ayırmak için kullanılır.
Nedir o elmaslar, yakutlar, akikler, zümrütler, şunlar bunlar?
Sait Faik Abasıyanık
* Sıralı cümleleri birbirinden ayırmak için kullanılır.
O gün bu gündür dülger balığı, denizlerin görünüşü pek dehşetli, fakat huyu pek uysal, pek zavallı bir yaratığıdır.
Sait Faik Abasıyanık
* Uzun cümlelerde yüklemden uzak kalan ögeleri belirtmek için kullanılır.
* Cümle içinde ara sözleri ayırmak için kullanılır.
Şimdi, efendiler, müsade buyurursanız, size bir sual sorayım.
Atatürk
* Hitap için kullanılan sözcüklerden sonra kullanılır.
Sayın Başkan,
Değerli arkadaşım,
Sevgili kardeşim,
Efendiler,
* Anlama güç katmak amacıyla kullanılan sözcükler arasında kullanılır.
Kanun diye, kanun diye kanun tepelerdi.
Tevfik Fikret
c. Noktalı virgül (
:
*Cümle içinde virgül bulunan eşit bölümleri, türleri birbirinden ayırmak için kullanılır.
Türkçeden, tarihten yedişer; fizikten, kimyadan beşer numara aldı.
*Biçimce aynı, anlamca birbirine bağlı cümleler arasında kullanılır.
Vatan için ölmek de var;
Fakat borcun yaşamaktır.
Tevfik Fikret
Çok çalışmalıyız; çünkü başarının anahtarı çalışmaktır.
d. İki nokta (
:
*Açıklanacak cümlelerden sonra kullanılır.
Halk şiirinin türleri şunlardır: Koşma, semai, mani, türkü vb.
* Yazıda karşılıklı konuşmanın başlayacağını, birisinin söze başlayacağını belirtmek için kulanılır.
Dizdarbaşı:
- Ali Usta dükkanı arayacağız, dedi.
Koca Ali cevap verdi:
- Niçin?
Ömer Seyfettin
* Edebî eserlerde karşılıklı konuşma bölümlerinde konuşan kişinin adından sonra kullanılır.
Kavuklu: Anlayamadım
Pişekar: Canım beni tanımadığına hayret ediyorum.
e. Üç nokta (...) :
*Tamamlanmamış cümlelerin sonunda kullanılır. Cümleye susma anlamı katar.
- Anneniz nasıl oldu?
- Onu dün...
* Kaba sayıldığı için veya bir başka nedenden dolayı açıklanmak istenmeyen sözlerin yerine üç nokta konur.
* Bir metinde alınmayan cümle veya bölümlerin yerine kullanılır.
* Sözün bir yerde kesilerek geri kalan bölümün okuyucunun hayaline bırakıldığını göstermek için kullanılır.
Gök sarı, toprak sarı, çıplak ağaçlar sarı...
Faruk Nafiz Çamlıbel
Onlarda neler neler var: Atlar,arabalar, uşaklar...
f. Soru işareti (?) :
*Soru anlamı bildiren cümlelerin sonunda kullanılır.
– Beyim, dedi. Bunu satmıyor musunuz?
– Hangisini?
– Şu keçeyi canım!
Kenan Hulusi Koray
* Bilinmeyen yer, tarih vb. durumları belirtmek için kullanılır.
* Bir bilginin kuşkuyla karşılandığı durumlarda kullanılır.
Ankara’ya üç(?) saatte gelmiş.
g. Ünlem işareti (!) :
*Sevinç, coşku, heyecan, şaşma gibi duyguları anlatan cümlelerden sonra kullanılır.
Ey Türk Gençliği!
Yaşa! Varol!
– Nasıl yaparsın bunu!
* Seslenme ve hitap sözlerinden sonra kullanılır.
– Ak tolgalı Beylerbeyi haykırdı: İlerle!
Yahya Kemal Beyatlı
* Bir söze alay, kinaye ve küçümseme anlamı kazandırmak içinde kullanılır.
Çok bilgili (!) olduğunu söylüyor.
Evi biriktirdiği (!) parayla almış.
h. Kısa çizgi (-) :
*Sözcükler bölünürken satır sonunda kullanılır.
* Dil bilgisinde sözcüklerde kök ve ekleri ayırmak için kullanılır.
baş-kan “başkan” baş-ar-mak “başarmak” baş-ak “başak”
* Eski harflerle yazılmış metinlerdeki tamlama ve bileşik sözcüklerin Latin harflerine çevrilmesinde ögeleri ayırmak için kullanılır.
Divanü Lûgati’t - Türk
bi-çâre
Hakimiyet-i Milliye
menfaat-perest vb.
* Bazı terim, kuruluş ve şehir adları arasında kullanılır.
Eğitim-öğretim, ad-soyad
Fen-Edebiyat Fakültesi vb.
Türkçe- Fransızca Sözlük
Ankara- İstanbul yolu vb.
* Matematikte çıkartma işareti olarak kullanılır.
27 - 17 = 10
ı. Uzun çizgi (–) :
*Satır başında konuşmaları göstermek için kullanılır.
– Buraya yeni mi taşındınız?
– Kaç yaşındasın?
* Tiyatro eserlerinde konuşanın adından sonra kullanılır.
SÜTÇÜ– Hanım abla kaç litre süt alacaksın?
PİŞEKAR– Sana oraya git demedim, zihninden orasını bir geçir.
KAVUKLU– Zihnimin gözü ufaktır geçmez efendim.
i. Tırnak işareti (“...”) :
*Herhangi bir metinden ya da başka bir kişiden alınan bölümleri ve sözleri göstermek için kullanılır.
Deveye, “Neden boynun eğri?” diye sormuşlar. O da “Nerem doğru ki?” demiş.
* Özel olarak belirtilmek istenen sözleri göstermek için kullanılır.
Tam bir cümlenin sonuna “nokta” konur.
j. Ayraç (Parantez) ( ( ) ) :
*Cümlenin yapısıyla ilgili olmayan açıklama ve sözler ayraç içine alınır.
Bilim, teknik (uygulayım) alanındaki yayınlar...
* Tiyatro eserlerinde konuşanın hareketlerini, durumunu açıklamak için kullanılır.
Kavuklu- Pekâla (Düşünür.) Buldum, ne olacak?
k. Kesme işareti ( , ) :
*Özel adlardan sonra getirilen iyelik ve hâl eklerini ayırmak için kullanılır.
Atatürk’ün doğduğu ev.
Ankara’nın kuzeyinde
Çankaya Köşkü’ne
Çalıkuşu’nda
Ancak kurum ve kuruluş adlarında; akım çağ ve dönem adlarında; ay ve gün adlarında ve deyimlerde geçen özel adlarda kesme işareti kullanılmaz.
Türk Dil Kurumuna Açıköğretim Lisesi Müdürlüğüne, Türk Halk Edebiyatının, Millî Edebiyat Akımının, 23 Nisanda, Alinin külahını Veliye (giydirmek) vb.
Özel adlar yerine kullanılan “o” zamiri cümle içinde büyük harfle yazılmaz ve kendisinden sonra gelen ekle kesme işaretiyle ayrılmaz.
*Yabancı özel adlardan sonra getirilen çokluk ve yapım ekleri kesme işaretiyle ayrılır.
Nice’ler (Nisler) Bordeaux’lu (Bordokslu)
*Kısaltmalara getirilen ekleri ayırmak için kullanılır.
MEB’in, TDK’nin, TV’ye kğ’dan, mm’yi, cm’den
*Cümlede rakamları ayırmada kullanılır.
Cumhuriyet 29 Ekim 1923’te ilân edildi.
2’inci kat,
1972’de doğdum.
1966’dan 2002’ye kadar İstanbul’da oturduk.
* Manzum yazılarda ölçü gereği düşürülen harfin yerine kullanılır.
Şu karşıki yüce dağlar
Acep bizim dağlar m’ola?
Kara yaslı benim anam
Oğul der de ağlar m’ola?
Sümmani
Belli başlı noktalama işaretleri şunlardır:
a. Nokta (.) :
*Nokta bir duygu, düşünce ve isteği tam olarak anlatan cümlenin sonuna konur.
Cumhuriyet 29 Ekim 1923’te ilân edildi.
Ak akçe kara gün içindir.
Hepsinin gözleri güzeldir.
* Kısaltmalardan sonra kullanılır. Prof. (profesör), Dr. (Doktor), Cad. (Cadde), Alb. (Albay) T. (Türkçe), Fr. (Fransızca) vb.
Ancak bazı kısatmalardan sonra nokta kullanılmaz.
TDK (Türk Dil Kurumu) TBMM (Türkiye Büyük Millet Meclisi) MEB (Millî Eğitim Bakanlığı) vb.
* (i)nci anlamında sayılardan sonra sıra bildirmek için kullanılır.
IV. Murat, II. Mehmet (Fatih Sultan Mehmet), 20. cadde, 21. yüzyıl
* Tarihlerin yazılışında gün, ay ve yılı gösteren sayıları ayırmak için kullanılır.
1.6.2006, 19.5.1919, 1.10.2006
Tarihlerde ay adı yazıyla gösterildiğinde araya nokta konmaz.
1 Haziran 2006, 19 Mayıs 1919, 1 Ekim 2006
* Bir yazıda madde numaralarından sonra konur.
I. 1. A. a.
II. 2. B. b.
b. Virgül (,) :
*Bir cümlede arka arkaya sıralanan eş görevli sözcükleri ve sözcük gruplarını ayırmak için kullanılır.
Nedir o elmaslar, yakutlar, akikler, zümrütler, şunlar bunlar?
Sait Faik Abasıyanık
* Sıralı cümleleri birbirinden ayırmak için kullanılır.
O gün bu gündür dülger balığı, denizlerin görünüşü pek dehşetli, fakat huyu pek uysal, pek zavallı bir yaratığıdır.
Sait Faik Abasıyanık
* Uzun cümlelerde yüklemden uzak kalan ögeleri belirtmek için kullanılır.
* Cümle içinde ara sözleri ayırmak için kullanılır.
Şimdi, efendiler, müsade buyurursanız, size bir sual sorayım.
Atatürk
* Hitap için kullanılan sözcüklerden sonra kullanılır.
Sayın Başkan,
Değerli arkadaşım,
Sevgili kardeşim,
Efendiler,
* Anlama güç katmak amacıyla kullanılan sözcükler arasında kullanılır.
Kanun diye, kanun diye kanun tepelerdi.
Tevfik Fikret
c. Noktalı virgül (
*Cümle içinde virgül bulunan eşit bölümleri, türleri birbirinden ayırmak için kullanılır.
Türkçeden, tarihten yedişer; fizikten, kimyadan beşer numara aldı.
*Biçimce aynı, anlamca birbirine bağlı cümleler arasında kullanılır.
Vatan için ölmek de var;
Fakat borcun yaşamaktır.
Tevfik Fikret
Çok çalışmalıyız; çünkü başarının anahtarı çalışmaktır.
d. İki nokta (
*Açıklanacak cümlelerden sonra kullanılır.
Halk şiirinin türleri şunlardır: Koşma, semai, mani, türkü vb.
* Yazıda karşılıklı konuşmanın başlayacağını, birisinin söze başlayacağını belirtmek için kulanılır.
Dizdarbaşı:
- Ali Usta dükkanı arayacağız, dedi.
Koca Ali cevap verdi:
- Niçin?
Ömer Seyfettin
* Edebî eserlerde karşılıklı konuşma bölümlerinde konuşan kişinin adından sonra kullanılır.
Kavuklu: Anlayamadım
Pişekar: Canım beni tanımadığına hayret ediyorum.
e. Üç nokta (...) :
*Tamamlanmamış cümlelerin sonunda kullanılır. Cümleye susma anlamı katar.
- Anneniz nasıl oldu?
- Onu dün...
* Kaba sayıldığı için veya bir başka nedenden dolayı açıklanmak istenmeyen sözlerin yerine üç nokta konur.
* Bir metinde alınmayan cümle veya bölümlerin yerine kullanılır.
* Sözün bir yerde kesilerek geri kalan bölümün okuyucunun hayaline bırakıldığını göstermek için kullanılır.
Gök sarı, toprak sarı, çıplak ağaçlar sarı...
Faruk Nafiz Çamlıbel
Onlarda neler neler var: Atlar,arabalar, uşaklar...
f. Soru işareti (?) :
*Soru anlamı bildiren cümlelerin sonunda kullanılır.
– Beyim, dedi. Bunu satmıyor musunuz?
– Hangisini?
– Şu keçeyi canım!
Kenan Hulusi Koray
* Bilinmeyen yer, tarih vb. durumları belirtmek için kullanılır.
* Bir bilginin kuşkuyla karşılandığı durumlarda kullanılır.
Ankara’ya üç(?) saatte gelmiş.
g. Ünlem işareti (!) :
*Sevinç, coşku, heyecan, şaşma gibi duyguları anlatan cümlelerden sonra kullanılır.
Ey Türk Gençliği!
Yaşa! Varol!
– Nasıl yaparsın bunu!
* Seslenme ve hitap sözlerinden sonra kullanılır.
– Ak tolgalı Beylerbeyi haykırdı: İlerle!
Yahya Kemal Beyatlı
* Bir söze alay, kinaye ve küçümseme anlamı kazandırmak içinde kullanılır.
Çok bilgili (!) olduğunu söylüyor.
Evi biriktirdiği (!) parayla almış.
h. Kısa çizgi (-) :
*Sözcükler bölünürken satır sonunda kullanılır.
* Dil bilgisinde sözcüklerde kök ve ekleri ayırmak için kullanılır.
baş-kan “başkan” baş-ar-mak “başarmak” baş-ak “başak”
* Eski harflerle yazılmış metinlerdeki tamlama ve bileşik sözcüklerin Latin harflerine çevrilmesinde ögeleri ayırmak için kullanılır.
Divanü Lûgati’t - Türk
bi-çâre
Hakimiyet-i Milliye
menfaat-perest vb.
* Bazı terim, kuruluş ve şehir adları arasında kullanılır.
Eğitim-öğretim, ad-soyad
Fen-Edebiyat Fakültesi vb.
Türkçe- Fransızca Sözlük
Ankara- İstanbul yolu vb.
* Matematikte çıkartma işareti olarak kullanılır.
27 - 17 = 10
ı. Uzun çizgi (–) :
*Satır başında konuşmaları göstermek için kullanılır.
– Buraya yeni mi taşındınız?
– Kaç yaşındasın?
* Tiyatro eserlerinde konuşanın adından sonra kullanılır.
SÜTÇÜ– Hanım abla kaç litre süt alacaksın?
PİŞEKAR– Sana oraya git demedim, zihninden orasını bir geçir.
KAVUKLU– Zihnimin gözü ufaktır geçmez efendim.
i. Tırnak işareti (“...”) :
*Herhangi bir metinden ya da başka bir kişiden alınan bölümleri ve sözleri göstermek için kullanılır.
Deveye, “Neden boynun eğri?” diye sormuşlar. O da “Nerem doğru ki?” demiş.
* Özel olarak belirtilmek istenen sözleri göstermek için kullanılır.
Tam bir cümlenin sonuna “nokta” konur.
j. Ayraç (Parantez) ( ( ) ) :
*Cümlenin yapısıyla ilgili olmayan açıklama ve sözler ayraç içine alınır.
Bilim, teknik (uygulayım) alanındaki yayınlar...
* Tiyatro eserlerinde konuşanın hareketlerini, durumunu açıklamak için kullanılır.
Kavuklu- Pekâla (Düşünür.) Buldum, ne olacak?
k. Kesme işareti ( , ) :
*Özel adlardan sonra getirilen iyelik ve hâl eklerini ayırmak için kullanılır.
Atatürk’ün doğduğu ev.
Ankara’nın kuzeyinde
Çankaya Köşkü’ne
Çalıkuşu’nda
Ancak kurum ve kuruluş adlarında; akım çağ ve dönem adlarında; ay ve gün adlarında ve deyimlerde geçen özel adlarda kesme işareti kullanılmaz.
Türk Dil Kurumuna Açıköğretim Lisesi Müdürlüğüne, Türk Halk Edebiyatının, Millî Edebiyat Akımının, 23 Nisanda, Alinin külahını Veliye (giydirmek) vb.
Özel adlar yerine kullanılan “o” zamiri cümle içinde büyük harfle yazılmaz ve kendisinden sonra gelen ekle kesme işaretiyle ayrılmaz.
*Yabancı özel adlardan sonra getirilen çokluk ve yapım ekleri kesme işaretiyle ayrılır.
Nice’ler (Nisler) Bordeaux’lu (Bordokslu)
*Kısaltmalara getirilen ekleri ayırmak için kullanılır.
MEB’in, TDK’nin, TV’ye kğ’dan, mm’yi, cm’den
*Cümlede rakamları ayırmada kullanılır.
Cumhuriyet 29 Ekim 1923’te ilân edildi.
2’inci kat,
1972’de doğdum.
1966’dan 2002’ye kadar İstanbul’da oturduk.
* Manzum yazılarda ölçü gereği düşürülen harfin yerine kullanılır.
Şu karşıki yüce dağlar
Acep bizim dağlar m’ola?
Kara yaslı benim anam
Oğul der de ağlar m’ola?
Sümmani
ÜNİTE IV SÖZCÜK (KELİME) BİLGİSİ
A. SÖZCÜKTE YAPIYukarıdaki metni inceleyiniz. Metinde her bir sözcüğün bir anlamı, bir kısmının da görevi olduğunu göreceksiniz. Uyan, bak, vur, iç sözcüklerinin bir anlamı, ki sözcüğünün de bir görevi vardır. Yukarıdaki metinde görüldüğü gibi sözcüğün yapısında hem kök hem de ekler yer almaktadır. Kök sözcük: Sözcüğün ek almamış, başka bir sözcükle birleşmemiş ya da türetilmemiş yalın durumudur. Yukarıda incelediğiniz metinde, ağaç, yaprak, iç, güneş, uyan, bak sözcükleri kök durumundadır. Sözcüğün ek almış durumuna gövde denir.
Türkçede kendi başına anlamı olan ya da cümle kuruluşuna yarayan sözlere sözcük denir.
Yukarıdaki metinde uyan, bak, bir, sabah güneş, vur, iç sözcüklerinin her birinin anlamı vardır. “ki” sözcüğü ise uyandım, baktım ile bir sabah arasında bağ kurmaktadır. Yani sözcüğün cümlede bir bağlama görevi vardır. Bu sözcükler uyan-dım, bak-tım, vur-muş, iç -ime vb. ekler ile birleşerek cümleyi anlamlı bir hâle getirmiştir. Uyan-dım sözcüğünde; uyanma eylemi,eylemin zamanı ve eylemi yapan kişi belirtilmektedir. Baktım sözcüğünde de aynı şekilde eylem, eylemin zamanı ve kişisi bellidir. Metinde güneş bir varlığı, kuş-lar, ağaç-lar da bu varlıkların çoğulunu göstermektedir.Türkçede iki türlü kök sözcük vardır: İsim kökü ve fiil kökü. İsim soyundan gelen sözcük köklerine isim kökü; fiil soyundan gelen sözcük köklerine de fiil kökü denir. El, göz, ok, taş, dış, ağaç, tepe, deniz sözcükleri isim kökü; gülmek, içmek, bilmek, taşmak, vb. fiil köküdür. Türkçede hem isim hem de fiil kökü olan sözcükler de vardır. Bu durum daha çok sesteş (eş sesli) sözcüklerde görülür.
iç- içmek
dil- dilmek
acı- acımak
taş- taşmak vb.
Siz de hem isim hem fiil kökü olarak kullanılan sözcüklere örnekler bulunuz. Aşağıdaki metni inceleyiniz. Fiil ve isim köküne örnek sözcükler bulunuz.
Aşağıdaki metinde hem isim hem de fiil kökü durumunda olan sözcükleri gösteriniz. Anlamlarını söyleyiniz.
Yarsana
Çağlar sular yarsana
Gam çekme **** gönül
Bulunmaz mı yar sana
Çünkü Ferhat’ım dersin
Su dağları yarsana
(Cinaslı Mâni)
EKLER
Sözcük türetmeye veya sözcüklerin görevlerini belirtmeye yarayan parçalara (takılara) ek denir. Türkçede eklerden bir kısmı eklendiği sözcüğün anlamını değiştirerek yeni anlamda sözcükler türetir. Bir kısmı da sözcüğün cümledeki görevini belirler. Türkçede yapım ekleri ve çekim ekleri olmak üzere iki tür ek vardır.
A. YAPIM EKLERİ
İsim ya da fiil köklerine eklenerek yeni anlamda sözcükler türeten eklere yapım ekleri denir. Yapım ekleri dört türlüdür.
1. İsimden isim yapma ekleri: İsim kök veya gövdelerine eklenerek yeni anlamda sözcükler türeten eklerdir.
-ak eki; başak,
-kan eki; başkan
-çı eki; bin işçi, bir başçı vb.
-lık eki; ağaç-lık, odun-luk, zeytin-lik, göz-lük, kitap-lık, şeker-lik boş-luk vb.
-ci/-çi eki; şeker- ci, göz-cü, av-cı
-li eki; şeker-li, tat-lı, tuz-lu, akıl-lı, us-lu vb.
-lik eki; genç-lik, bek-çi-lik, pazar-lık vb.
-suz/-suz eki; su-suz, ana-sız, baba-sız, tatsız, kol-suz ölçü-süz
-daş eki; arka-daş karın-daş (kardeş) soy-daş, yol-daş, meslek-taş, sır-daş vb.
2. İsimden fiil yapma ekleri: İsim kök veya gövdelerine getirilerek fiil türeten eklerdir.
-lan/-len eki; canlanmak, hastalanmak, hoşlanmak. can-la-n-, hasta-la-n-, hoş-la-n-,
-lamak/-lemek, eki; taşla-mak, sula-mak, karşıla-mak temizle-mek, üf-le-mek, vb.
-l eki; ince- ince-l-, -kısa- kısa-l-kısalmak, doğrulmak doğru- doğru-l-
-al/-el eki; az- az-al-mak ; çok- çoğ-al-mak, düz- düz-el-mek, kör- el- mek, bun-bun-al-mak, azalmak, düzelmek, çoğalmak, kinelmek, bunalmak vb.
- ak- ağar-, boz- bozar- yaş-ar-
-ar/-er eki; ağarmak, bozarmak, yaşarmak, başarmak, morarmak vb.
baş-ar- mor-morar-, gök-göker-
-damak eki; fısıldamak, şırıldamak, fısıl-fısılda- (şırıl) şırıl- şırılda-
-ık/-ik eki; ac-ık- geç- gecik- acukmak, gecçikmek, gözükmek, birikmek, vb.
3. Fiilden isim yapma ekleri: Fiil kök ve gövdelerinden isim yapmak için kullanılan eklerdir. Bu eklerin belli başlıları şunlardır:
- mak/mek eki; aç-mak, yazmak, okumak, beklemek, başlat-mak, düşün-mek vb.
-ma/-me eki; yazma, okuma, duruşma, uzama, gelme, gitme.
-ış/-iş eki;alış-veriş, çekil-iş, otur-uş, dur-uş, gül-üş, yürü-yüş, gör-üş vb.
-mek eki; alım- satım, geçim, takım, yazım, ölüm, uçur-um, doğum, yudum
(yut-um) giy-im, bil-im, sev-im, düğ-üm vb.
- gi/ - gı eki; vergi, görgü, sil-gi, al-gı, bilgi
duygu-, sor-gu, sar-gı, sez-gi, çizgi vb.
gın/-gin eki; dal-gın, salgın, bilgin, olgun
gir-gin, azgın, kes-kin, dur-gun vb.
Bu örnekleri çoğaltmak mümkündür. Siz de başka örnekler bulunuz.
-gar/-gen eki; alıngan, çekin-gen, üret-ken, çalış-kan
-gın-/gin- eki; ol-gun, er-gin yor-gun, dur-gun vb.
bez-gin vb.
-ıcı/-ici eki; yap-ıcı, sat-ıcı besle-y-ici, ver-ici
geç-ici, yüz-ücü uç-ucu kur-ucu vb.
-ç eki; kıskan-ç, iğren-ç, inan-ç, sevin-ç gülün-ç
-ak /-ek eki; açık, yatık, çökük, döşek, dilek, dönek, tapınak, durak, sıgınak oturak
-n eki; tütün, yığın, bütün uzun, ekin, akın, gelin vb.
- a/-e eki; yar-a, oy-a, öt-e, “öte yaka”
-tı/-ti; -tu/-tü eki; ak-ın-tı, gez-in-ti, süprüntü, çöküntü, üzüntü, görüntü
-anak/- enek eki; görenek, gelenek, yığınak, olanak, seçenek, değnek vb.
4. Fiilden fiil yapma ekleri: Fiil kök ve gövdelerinden fiil yapmak için kullanılan eklerdir.
-ma- /-me- (olumsuzluk eki); olmamak, gezmemek, gezinmemek, başlamamak, eritmemek, bilmemek
-n- eki; al-ınmak, öğren-mek, gezin-mek, tutun-mak, sürünmek, aran-mak, tıkan-mak, taşın-mak, söylen-mek
- l eki; düşül-mek, seçil-mek, görül-mek, korkul-mak, eğlenil-mek, yatıl-mak
-ş eki; dövüş-mek, tanış-mak, atış-mak, uçuşmak, gülüş-mek, ağlaş-mak, koşuş-mak, bölüş-mek vb.
- r eki; düşürmek, pişirmek, yatırmak, göçürmek, doyurmak, duyurmak
-t eki; aratmak, düzeltmek, yükseltmek, yürütmek, akıtmak, sapıtmak, acıtmak, darıtmak, kızartmak, söyletmek vb.
- d ı r- / - d i r-; -dur/-dür- eki; yedirmek, açtırmak, buldurmak, döndürmek, yatıştırmak, geciktirmek, yazdırmak, sevdirmek, öptürmek, artırmak vb.
-ar- /-er eki; koparmak, çıkarmak, gidermek vb.E ANLATIM 2
B. ÇEKİM EKLERİÇekim ekleri bağlandığı sözcükle diğer sözcükler arasında ilgi kuran eklerdir.
Bu ekler sözcüğün anlamını, çeşidini değiştirmez, görevini belirler.
“Türkçe ağzımda annemin sütüdür.”
Yahya Kemal Beyatlı
Yukarıdaki cümlede, “Türkçe, ağız, anne, süt” sözcükleri kendi başlarına bir anlam ifade etmezler. Bu sözcükler arasında bağ kuran “-mda, -min, -üdür” ekleri sözü anlamlı hâle getirmektedir.
Çekim ekleri şunlardır:
1. Çokluk ekleri: Tekil olan varlıklara eklenen -lar/-ler ekleridir.
ağaç-lar, kuş-lar, çiçek-ler, kalem-ler, dağlar, okul-lar vb.
2. İyelik ekleri: İyelik ekleri eklendiği ismin karşılığı olan varlığın kime ait olduğunu gösteren eklerdir.İLVE ANLATIM 2
Tekil 1. kişi - m
2. kişi - n
3. kişi - ı, i, u, -ü, -sı, -si, -su, sü
Çoğul 1. kişi -mız, -miz, -muz, -müz
2. kişi -nız, -niz, -nuz, -nüz
3. kişi - ları, -leri
çamta-m ev-im kardeş-im
çanta-n ev-in kardeş-in
çanta-sı ev-i kardeş-i
çanta-mız ev-imiz kardeş-imiz
çanta-nız ev-iniz kardeş-iniz
çanta-ları ev-leri kardeş-leri
3. Aitlik eki: - ki
yerde-ki (yerdeki taş)
dolapta-ki (dolaptaki yiyecek)
elbisede-ki leke (elbisedeki leke)
4. Durum ekleri: Cümlede isimlerin yüklendiği görevi belirleyen; ismin cümle içerisinde öteki sözcüklerlerle olan ilişkisini belirleyen eklerdir. Durum ekleri şunlardır:
a. Yalın durum (hâl): ağaç, çiçek, okul, sıra dağlar, taşlar vb.
b. Yönelme durumu (-e, durumu): ağaç-a, sıra-ya, okul-a, dağlar-a, taşlar-a
c. Belirtme durumu (- i durumu): ağaç-ı, sıra-yı, çiçeğ-i, okul-u, dağlar-ı, taşlar-ı
ç. Kalma durumu (-de durumu): ağaç-ta, sıra-da, çiçek-te, okul-da, dağlar-da, taşlar- da
d. Çıkma durumu (-den durumu): ağaç-tan, sıra-dan, çiçek-ten, okul-dan, dağlar-dan, taşlar-dan vb.İLVE ANLATIM 2
5. Tamlama ekleri: okul-un kapı-sı, bahçe-nin ağaçlar-ı, Türk bayrağ-ı Ayşe’nin baba-sı vb.
6. Fiil çekiminde kullanılan kip ve kişi ekleri
gidiyor-um, okul açıl-dı çalış-acak-ım, söyle-di-m görecek-sin vb
A. SÖZCÜKTE YAPIYukarıdaki metni inceleyiniz. Metinde her bir sözcüğün bir anlamı, bir kısmının da görevi olduğunu göreceksiniz. Uyan, bak, vur, iç sözcüklerinin bir anlamı, ki sözcüğünün de bir görevi vardır. Yukarıdaki metinde görüldüğü gibi sözcüğün yapısında hem kök hem de ekler yer almaktadır. Kök sözcük: Sözcüğün ek almamış, başka bir sözcükle birleşmemiş ya da türetilmemiş yalın durumudur. Yukarıda incelediğiniz metinde, ağaç, yaprak, iç, güneş, uyan, bak sözcükleri kök durumundadır. Sözcüğün ek almış durumuna gövde denir.
Türkçede kendi başına anlamı olan ya da cümle kuruluşuna yarayan sözlere sözcük denir.
Yukarıdaki metinde uyan, bak, bir, sabah güneş, vur, iç sözcüklerinin her birinin anlamı vardır. “ki” sözcüğü ise uyandım, baktım ile bir sabah arasında bağ kurmaktadır. Yani sözcüğün cümlede bir bağlama görevi vardır. Bu sözcükler uyan-dım, bak-tım, vur-muş, iç -ime vb. ekler ile birleşerek cümleyi anlamlı bir hâle getirmiştir. Uyan-dım sözcüğünde; uyanma eylemi,eylemin zamanı ve eylemi yapan kişi belirtilmektedir. Baktım sözcüğünde de aynı şekilde eylem, eylemin zamanı ve kişisi bellidir. Metinde güneş bir varlığı, kuş-lar, ağaç-lar da bu varlıkların çoğulunu göstermektedir.Türkçede iki türlü kök sözcük vardır: İsim kökü ve fiil kökü. İsim soyundan gelen sözcük köklerine isim kökü; fiil soyundan gelen sözcük köklerine de fiil kökü denir. El, göz, ok, taş, dış, ağaç, tepe, deniz sözcükleri isim kökü; gülmek, içmek, bilmek, taşmak, vb. fiil köküdür. Türkçede hem isim hem de fiil kökü olan sözcükler de vardır. Bu durum daha çok sesteş (eş sesli) sözcüklerde görülür.
iç- içmek
dil- dilmek
acı- acımak
taş- taşmak vb.
Siz de hem isim hem fiil kökü olarak kullanılan sözcüklere örnekler bulunuz. Aşağıdaki metni inceleyiniz. Fiil ve isim köküne örnek sözcükler bulunuz.
Aşağıdaki metinde hem isim hem de fiil kökü durumunda olan sözcükleri gösteriniz. Anlamlarını söyleyiniz.
Yarsana
Çağlar sular yarsana
Gam çekme **** gönül
Bulunmaz mı yar sana
Çünkü Ferhat’ım dersin
Su dağları yarsana
(Cinaslı Mâni)
EKLER
Sözcük türetmeye veya sözcüklerin görevlerini belirtmeye yarayan parçalara (takılara) ek denir. Türkçede eklerden bir kısmı eklendiği sözcüğün anlamını değiştirerek yeni anlamda sözcükler türetir. Bir kısmı da sözcüğün cümledeki görevini belirler. Türkçede yapım ekleri ve çekim ekleri olmak üzere iki tür ek vardır.
A. YAPIM EKLERİ
İsim ya da fiil köklerine eklenerek yeni anlamda sözcükler türeten eklere yapım ekleri denir. Yapım ekleri dört türlüdür.
1. İsimden isim yapma ekleri: İsim kök veya gövdelerine eklenerek yeni anlamda sözcükler türeten eklerdir.
-ak eki; başak,
-kan eki; başkan
-çı eki; bin işçi, bir başçı vb.
-lık eki; ağaç-lık, odun-luk, zeytin-lik, göz-lük, kitap-lık, şeker-lik boş-luk vb.
-ci/-çi eki; şeker- ci, göz-cü, av-cı
-li eki; şeker-li, tat-lı, tuz-lu, akıl-lı, us-lu vb.
-lik eki; genç-lik, bek-çi-lik, pazar-lık vb.
-suz/-suz eki; su-suz, ana-sız, baba-sız, tatsız, kol-suz ölçü-süz
-daş eki; arka-daş karın-daş (kardeş) soy-daş, yol-daş, meslek-taş, sır-daş vb.
2. İsimden fiil yapma ekleri: İsim kök veya gövdelerine getirilerek fiil türeten eklerdir.
-lan/-len eki; canlanmak, hastalanmak, hoşlanmak. can-la-n-, hasta-la-n-, hoş-la-n-,
-lamak/-lemek, eki; taşla-mak, sula-mak, karşıla-mak temizle-mek, üf-le-mek, vb.
-l eki; ince- ince-l-, -kısa- kısa-l-kısalmak, doğrulmak doğru- doğru-l-
-al/-el eki; az- az-al-mak ; çok- çoğ-al-mak, düz- düz-el-mek, kör- el- mek, bun-bun-al-mak, azalmak, düzelmek, çoğalmak, kinelmek, bunalmak vb.
- ak- ağar-, boz- bozar- yaş-ar-
-ar/-er eki; ağarmak, bozarmak, yaşarmak, başarmak, morarmak vb.
baş-ar- mor-morar-, gök-göker-
-damak eki; fısıldamak, şırıldamak, fısıl-fısılda- (şırıl) şırıl- şırılda-
-ık/-ik eki; ac-ık- geç- gecik- acukmak, gecçikmek, gözükmek, birikmek, vb.
3. Fiilden isim yapma ekleri: Fiil kök ve gövdelerinden isim yapmak için kullanılan eklerdir. Bu eklerin belli başlıları şunlardır:
- mak/mek eki; aç-mak, yazmak, okumak, beklemek, başlat-mak, düşün-mek vb.
-ma/-me eki; yazma, okuma, duruşma, uzama, gelme, gitme.
-ış/-iş eki;alış-veriş, çekil-iş, otur-uş, dur-uş, gül-üş, yürü-yüş, gör-üş vb.
-mek eki; alım- satım, geçim, takım, yazım, ölüm, uçur-um, doğum, yudum
(yut-um) giy-im, bil-im, sev-im, düğ-üm vb.
- gi/ - gı eki; vergi, görgü, sil-gi, al-gı, bilgi
duygu-, sor-gu, sar-gı, sez-gi, çizgi vb.
gın/-gin eki; dal-gın, salgın, bilgin, olgun
gir-gin, azgın, kes-kin, dur-gun vb.
Bu örnekleri çoğaltmak mümkündür. Siz de başka örnekler bulunuz.
-gar/-gen eki; alıngan, çekin-gen, üret-ken, çalış-kan
-gın-/gin- eki; ol-gun, er-gin yor-gun, dur-gun vb.
bez-gin vb.
-ıcı/-ici eki; yap-ıcı, sat-ıcı besle-y-ici, ver-ici
geç-ici, yüz-ücü uç-ucu kur-ucu vb.
-ç eki; kıskan-ç, iğren-ç, inan-ç, sevin-ç gülün-ç
-ak /-ek eki; açık, yatık, çökük, döşek, dilek, dönek, tapınak, durak, sıgınak oturak
-n eki; tütün, yığın, bütün uzun, ekin, akın, gelin vb.
- a/-e eki; yar-a, oy-a, öt-e, “öte yaka”
-tı/-ti; -tu/-tü eki; ak-ın-tı, gez-in-ti, süprüntü, çöküntü, üzüntü, görüntü
-anak/- enek eki; görenek, gelenek, yığınak, olanak, seçenek, değnek vb.
4. Fiilden fiil yapma ekleri: Fiil kök ve gövdelerinden fiil yapmak için kullanılan eklerdir.
-ma- /-me- (olumsuzluk eki); olmamak, gezmemek, gezinmemek, başlamamak, eritmemek, bilmemek
-n- eki; al-ınmak, öğren-mek, gezin-mek, tutun-mak, sürünmek, aran-mak, tıkan-mak, taşın-mak, söylen-mek
- l eki; düşül-mek, seçil-mek, görül-mek, korkul-mak, eğlenil-mek, yatıl-mak
-ş eki; dövüş-mek, tanış-mak, atış-mak, uçuşmak, gülüş-mek, ağlaş-mak, koşuş-mak, bölüş-mek vb.
- r eki; düşürmek, pişirmek, yatırmak, göçürmek, doyurmak, duyurmak
-t eki; aratmak, düzeltmek, yükseltmek, yürütmek, akıtmak, sapıtmak, acıtmak, darıtmak, kızartmak, söyletmek vb.
- d ı r- / - d i r-; -dur/-dür- eki; yedirmek, açtırmak, buldurmak, döndürmek, yatıştırmak, geciktirmek, yazdırmak, sevdirmek, öptürmek, artırmak vb.
-ar- /-er eki; koparmak, çıkarmak, gidermek vb.E ANLATIM 2
B. ÇEKİM EKLERİÇekim ekleri bağlandığı sözcükle diğer sözcükler arasında ilgi kuran eklerdir.
Bu ekler sözcüğün anlamını, çeşidini değiştirmez, görevini belirler.
“Türkçe ağzımda annemin sütüdür.”
Yahya Kemal Beyatlı
Yukarıdaki cümlede, “Türkçe, ağız, anne, süt” sözcükleri kendi başlarına bir anlam ifade etmezler. Bu sözcükler arasında bağ kuran “-mda, -min, -üdür” ekleri sözü anlamlı hâle getirmektedir.
Çekim ekleri şunlardır:
1. Çokluk ekleri: Tekil olan varlıklara eklenen -lar/-ler ekleridir.
ağaç-lar, kuş-lar, çiçek-ler, kalem-ler, dağlar, okul-lar vb.
2. İyelik ekleri: İyelik ekleri eklendiği ismin karşılığı olan varlığın kime ait olduğunu gösteren eklerdir.İLVE ANLATIM 2
Tekil 1. kişi - m
2. kişi - n
3. kişi - ı, i, u, -ü, -sı, -si, -su, sü
Çoğul 1. kişi -mız, -miz, -muz, -müz
2. kişi -nız, -niz, -nuz, -nüz
3. kişi - ları, -leri
çamta-m ev-im kardeş-im
çanta-n ev-in kardeş-in
çanta-sı ev-i kardeş-i
çanta-mız ev-imiz kardeş-imiz
çanta-nız ev-iniz kardeş-iniz
çanta-ları ev-leri kardeş-leri
3. Aitlik eki: - ki
yerde-ki (yerdeki taş)
dolapta-ki (dolaptaki yiyecek)
elbisede-ki leke (elbisedeki leke)
4. Durum ekleri: Cümlede isimlerin yüklendiği görevi belirleyen; ismin cümle içerisinde öteki sözcüklerlerle olan ilişkisini belirleyen eklerdir. Durum ekleri şunlardır:
a. Yalın durum (hâl): ağaç, çiçek, okul, sıra dağlar, taşlar vb.
b. Yönelme durumu (-e, durumu): ağaç-a, sıra-ya, okul-a, dağlar-a, taşlar-a
c. Belirtme durumu (- i durumu): ağaç-ı, sıra-yı, çiçeğ-i, okul-u, dağlar-ı, taşlar-ı
ç. Kalma durumu (-de durumu): ağaç-ta, sıra-da, çiçek-te, okul-da, dağlar-da, taşlar- da
d. Çıkma durumu (-den durumu): ağaç-tan, sıra-dan, çiçek-ten, okul-dan, dağlar-dan, taşlar-dan vb.İLVE ANLATIM 2
5. Tamlama ekleri: okul-un kapı-sı, bahçe-nin ağaçlar-ı, Türk bayrağ-ı Ayşe’nin baba-sı vb.
6. Fiil çekiminde kullanılan kip ve kişi ekleri
gidiyor-um, okul açıl-dı çalış-acak-ım, söyle-di-m görecek-sin vb
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Popular Posts
-
Dale duro a ese pilon, Ver şu sert direği Que se acabe de romper, Bu ara bitti Que en el monte hay mucho palo, Bu ağız çok birikti Y papa...
-
n elemanlı bir kümesin r elemanlı bir alt kümesine n nin r li bir kombinasyonu denir. Örneğin A = {a, b, c, d} 4 elemanlı bir kümeni...
-
Çift ve tek tamsayılar n Î Z olmak üzere Ç = {..., -6, -4, -2, 0, 2, 4, 6, ... } kümesinin elemanlarına çift tam sayılar denir. Çift ...
-
Bu yasa, eşit hacimdeki gazlar, eşit sıcaklıklarda aynı sayıda parçacık ya da molekül olduğunu öne sürer. Buna göre, belirli bir hacimdeki g...
-
a ve b gerçel (reel) sayılar ve a 0 olmak üzere, ax + b = 0 eşitliğine birinci dereceden bir bilinmeyenli denklem denir. Bu denklemi s...
-
EBOB NE DEMEKTİR? En Büyük Ortak Bölendir.Büyük parçalardan küçük küçük parçalar elde ediliyorsa yani büyükten küçüğe gidiliyorsa ebob bul...
-
ORTALAMA HIZ Hızın bir vektör olduğu bilindiğinden, ortalama hız, bir nesnenin başlangıç noktasından bitiş noktasına kadar yer d...
-
Gta San Andreas Çiş Yapma Şifresi, Sigara İçme, Sarhoş Olma İçki İçme Hile Kodları Gta San Andreas oyununda oturmanıza, duvara yaslanmanıza,...
-
SORU-1- B noktası O º boylamı yani başlangıç meridyeni üstü, D noktası 75 º Doğu boylamındadır. Aralarındaki zaman farkı ne kadardır? Çözüm:...
-
Soru41: log1656 = a, log2 = b, log3 = c olduğuna göre, log23 ün değeri nedir? Çözüm: Gerekli Kavram ve Bilgiler log(a.b.c) = lo...









