Breaking News
Fetching data...

1. Dünya Savaşından Sonra Almanya'da Yaşanan Krizler

1918 yılında savaş bittiğinde, Almanya kaybeden ülkeler tarafındaydı. İtalya ise kazanan tarafta olmasına rağmen aslında eline pek bir şey geçmemişti. Ancak Almanya için durum daha da vahimdi çünkü savaştan zaferle çıkan İngiltere ve Fransa, Almanya’yı oldukça ağır şartlar içeren Versailles Anlaşmasın’ı imzalamaya zorlamışlardı.

Birinci ve İkinci Dünya Savaşları arasındaki sürece baktığımızda, Versailles Anlaşması’nın Almanya’nın ve dünyanın geleceğini ne kadar çok etkilediği ortaya çıkmaktadır.
Versailles Anlaşması’ndan Sonra Almanya’nın Durumu:
1-Almanya’nın silahlı kuvvetlerinin mevcudu 100.000 kişiye indirilmişti. Ayrıca bu ordunun ağır ve stratejik silahlara sahip olma hakkı yoktu. Bu sadece Almanya’nın saldırı ve savunma gücünü azaltmıyor aynı zamanda işsiz kalan askerlerin, işsizliği de arttırmasını sağlıyordu. 
2-Almanya’nın sınırları değiştirilmiş ve bazı toprakları elinden alınmıştı. Bunun ekonomik bir sonucu olarak, Almanya tarım yapılabilir ve değerli madenlere sahip arazisinin bir kısmını ve bu arazide yaşayan halkını, yani iç pazarının bir kısmını, yitirmişti.
3- Anlaşmanın getirdiği bir başka ekonomik yük, savaş zararlarının faturasının Almanya’ya kesilmesiydi. İlk çıkarılan hesap, 269 milyar altın paraydı (Goldmark). Bu Almanya için ödenmesi imkansız bir meblağ idi. İlerleyen yıllarda önce enflasyon, daha sonra da işsizlik ve 1929’daki büyük ekonomik kriz Almanya’nın sosyal, ekonomik ve politik hayatını ve geleceğini belirleyen önemli faktörler oldular. Bu ortam 1933 yılında Nazi Partisi’nin iktidara gelişinde ve 1939 yılında İkinci Dünya Savaşı’nın çıkmasında çok önemli bir pay sahibi oldu.
Almanya ekonomisinde 1914-1923 yılları arasındaki enflasyon:
Savaş öncesi ve savaş sonrası Almanya’yı kıyaslamamız gerekirse, Almanya savaş öncesinde borç veren bir devletken, savaş sonrasında borç alan bir devlet olmaya başlamıştır. Almanya’nın savaş sonrasında ekonomik açıdan yaşadığı problemli dönemin ilk beş yılına damgasını vuran kavram enflasyondur. Enflasyon dönemini, üç zaman aralığında inceleyebiliriz.

1) 1914 – 1918
Birinci Dünya Savaşı’nın yapıldığı dönemdir. Almanya için enflasyon, savaşla beraber başladı. İngiltere ve Fransa gibi büyük güçlerle yapılacak olan savaşı finanse edebilmek için, Almanya vergileri arttırmak veya ek vergi koymak yerine para basma yolunu seçti. Ağustos 1914 tarihine kadar kağıt para merkez bankasındaki (Reichsbank) altın rezervleriyle destekleniyordu. Bu tarihten itibaren bu uygulama durduruldu. Böylece altın rezervlerinin azalmaması hedefleniyordu. Hatta daha da öteye gidilerek, Alman halkı elindeki altın paraları banknotlarla değiştirmeye teşvik edildi. Böylece Almanya’nın elindeki altın rezervi artacak ve Almanya uluslararası ticaretini sürdürebilecekti. Savaşın ilerleyen yıllarında paranın değeri düşmeye devam etti ve dereceli bir şekilde altın paranın da değeri düşürülerek sonunda tamamen piyasadan kalktı. En çok kullanılan para, kağıt para yani Papiermark oldu.

Almanya savaş sürerken hiçbir zaman savaşı kendi kaynaklarıyla finanse etmeyi düşünmedi. Asıl niyet savaş bittikten sonra savaş zararlarını mağlup olan devletlere ödettirmekti. Tabii bu planın olmazsa olmaz şartı Almanya’nın savaşı kazanmasıydı ancak yapılan hesaplar tutmayınca ilerde görüleceği gibi büyük sorunlar çıktı.

Para arzındaki bu yükseliş, üretimde bir yükseliş olmadığı için fiyatların yükselmesine yol açtı.

Fiyatlardaki bu değişimin yanısıra, halkın yiyecek gibi temel maddeleri edinmekte zorlanması ve son olarak savaşın olumsuz gidişatı, sosyal huzursuzluğu beraberinde getirdi. Kasım 1918’de donanmada çıkan isyan bütün ülkeye yayıldı ve bunun sonucunda İmparator tahtı bırakarak Almanya’dan kaçtı. Böylece Weimar Cumhuriyeti dönemi başladı. Weimar Cumhuriyeti’nin Versailles Anlaşması’nı imzalaması halkın büyük bir bölümünün antipatisini beraberinde getirdi. Hatta cephedeki askerlerin bir bölümü “arkadan vurulduklarını” düşünüyorlardı. Böylece ekonomik krizden önce siyasi açıdan negatif bir çok faktör hazırdı.

Versailles Anlaşması’nın ekonomik açıdan etkileri: 
1-Almanya, savaş öncesindeki topraklarının % 13.05’ini kaybetti.
2-Demir açısından oldukça önemli Lorraine bölgesinin Almanya’nın elinden çıkması demir-çelik endüstrisi için büyük bir darbe oldu.
3-Saar ve Yukarı Silezya bölgelerinin elden çıkması da benzer etkiler yarattı.
4- Ayrıca tarım yapılabilir alanın %15.5’i elden çıktı.
Bütün bunların sonucu olarak Almanya birçok açıdan dış dünyaya bağımlı bir ülke haline gelmişti. Bunun yanında tarım yapılabilir arazinin azalması Almanya’yı endüstriyel hammaddeleri dışardan almaya yöneltti. Almanya ekonomisini savaş sonrasında etkileyen faktörler de doğal olarak bu alanlarla ilgili olacaktı.
5-Bütün bunlara ek olarak Versailles anlaşması, 269 milyar altın Mark gibi ödenmesi zor bir savaş tazminatı da getirmişti. Bir sene sonra yapılan görüşmelerle bu miktar 132 milyara düşürüldü. Yine de bu ödenmesi neredeyse imkansız bir meblağ idi. Zafer kazanan devletlerin istediği bu tazminat ekonomik krizin önemli bir etkenidir ve bu tazminata bağlı olaylar dolaylı olarak ekonominin gidişatını etkilemiştir, ancak bu tazminat tek başına olayların kötü gidişinin sebebi değildir. Hatta daha da ileri gidip, savaş tazminatı ekonomik değil psikolojik bir sorun olmuştur bile denilebilir.

2) 1919-1922:
II.Wilhelm’in Hollanda’ya kaçmasından sonra yapılan Ocak 1919 seçimlerinde, sosyal demokratların önderlik ettiği bir koalisyon hükümeti kuruldu. Hükümetin başına gelen Friedrich Ebert ve koalisyon hükümeti bir çok sorunla baş etmek zorundaydılar.
BU SORUNLAR: 
1-ordunun mevcudu 100.000 kişiye indirildiği için işsiz kalan askerlere bir şekilde iş bulunması gerekiyordu. 
2-hükümetin hedeflediği veya söz verdiği projeler oldukça fazla kaynak gerektiriyordu. Mesela gazilere ve eşleri savaşta öldüğü için dul kalanlara parasal yardım yapmaya söz verilmişti. Yine bürokrasinin iyi bir şekilde işlemesi için yeterli derecede maaşverilmeliydi ancak bu maaşın nasıl finanse edileceği büyük bir soru işaretiydi çünkü yeni hükümetin eski dönemden üstlendiği 175 milyar Mark’lık borç zaten tek başına büyük bir mali yükümlülük getiriyordu. 
3-Son olarak İngiltere ve Fransa tarafından ödenmesi istenen tazminat mali durumu olukça zorlaştırıyordu.

Savaş sonrasında ekonomik sıkıntı yaşayan tek ülke Almanya değildi. İngiltere ve Fransa gibi ülkeler de ekonomik sıkıntı içindeydiler. Amerika savaş sonrasında ekonomik küçülmeye ve bu yolla fiyatları düşürmeye yöneldi. Almanya ise para basmayı sürdürme yoluna gitti. Başka bir deyişle hükümet altından kalkması zor olan finansal durumunu para basarak çözmeye karar verdi. Bir bakıma bu, Almanya’nın içinde bulunduğu koşullar arasında yapılabilecek en mantıklı şeylerden biriydi. Yeni Alman cumhuriyetinin anayasası demokrasi ilkesine göre hazırlanmıştı. herkes kendi kısa vadeli çıkarlarını korumanın peşindeydi ve kimse vergi ödemek istemiyordu. Böylece vergi toplama konusunda etkinliği azalan hükümet için para basmak tek çözüm olmuştu. Kısa vadede bu politika Almanya için oldukça faydalı oldu. Diğer ülkeler ekonomik küçülmeye giderken, Almanya para arzını devamlı arttırarak ekonomide büyümeye gitti. Ancak kısa vadede oldukça başarılı olan bu politika uzun vadede daha büyük bir ekonomik kriz getirecekti.

Alman ekonomisi, sürekli para basarak finanse edildiği için bir süreliğine işsizlik oldukça azaldı. Ülkenin bir çok yerinde yeni fabrikalar açıldı ve yeni zenginler ortaya çıktı. 
Almanya’nın kısa bir dönem için ekonomik refaha ulaştığı bu dönemde Karl Helfferich ve Mathias Erzberger üzerinde biraz durmak gerekmektedir. Matthias Erzberger ekonomik alanda Helfferich gibi önde gelen bir kişi değildi. Versailles Anlaşması’nı imzalayan delegelerden biri olduğu için özellikle milliyetçiler tarafından sevilmeyen birisiydi. Ancak ekonomiyi düzeltme açısında başarılı bir performans göstermişti. Erzberger ilk olarak vergileri yükseltti. Bunu sıkı para politikası izledi. Böylece 1920 yılına gelindiğinde hızlı bir şekilde yükselmekte olan fiyatlar duruldu ve dengeye oturdu. Yaklaşık bir yıl için enflasyon oldukça azaldı. Yine bu dönemde Almanya’nın ekonomik büyümesi başladı. Ancak bunu yaparken Erzberger yoğun baskı altındaydı. Özellikle Helfferich ve enflasyondan kârı olan kişiler Erzberger’in yaptıklarından memnun değildiler. Helfferich, Erzberger’i yolsuzluk yapmakla suçladı ve yargının Erzberger’i suçlu bulması üzerine Erzberger istifa etti. Bunun sonucunda vergiler azaltıldı ve bütçe açığı artmaya başladı. Ayrıca Merkez Bankası yeniden para basmaya başladı. Böylece 1921 yazına gelindiğinde enflasyon yeniden yükselmeye başladı. Almanya, enflasyon deneyiminde artık son dönemece gelmişti.

3) 1922-1923
Bu dönem Almanya’da enflasyonun son dönemidir. Bu dönemde enflasyonun hiperenflasyona dönüştüğünü görüyoruz. Aslında bu anormal bir durum değildi çünkü Erzberger’in ekonomi üzerindeki kontrolünün sona ermesinden sonra artık Merkez Bankası’nın devamlı para arzını arttırması önlenemez bir hale geldi. Hiperenflasyonun oluşmasında bunun gibi ekonomik sebeplerin yanı sıra politik sebepler de vardı. Mesela Alman Merkez Bankası (Reicshbank) başkanı Dr. Rudolf Havenstein, sürekli olarak, para arzının ne fiyatları ne de döviz kurlarını etkileyemeceğine dair olan görüşünü savunuyordu. Kendisine göre asıl görevi, ekonomiye olabildiğince fazla para pompalamaktı. Görüldüğü gibi para arzı konusunda doğrudan yetkili bir kişinin para arzını ve dolayısıyla enflasyonu sürekli arttırması, hiperenflasyonu Almanya’nın kaderi haline getirmişti. Ayrıca devamlı ertelenen savaş tazminatı konusu bu dönemde artık ciddi bir problem haline geldi. Almanya’nın bu tazminatı ödememesi üzerine, Fransa Almanya için çok önemli olan Ruhr bölgesini işgal etti. Bu bölge Almanya sanayisi açısından çok önemli bir bölgeydi ve Fransa tarafından işgal edilmesi çok ciddi sorunlar yarattı.Almanya’nın neredeyse sanayi merkezi olan Ruhr bölgesinin elden çıkmasıyla dış ticaret dengesi iyice bozulmuş, sanayinin aldığı bu darbeyle Alman parasına olan güven iyice azalmıştı. Artık Alman ekonomisi sadece para basılarak devam ettiriliyordu. Paraya olan güvenin azalmasıyla fiyatların artışı hızlandı. Tarımla geçimini sağlayan kişilerden esnafa kadar herkes, kağıt paraya karşılık mallarını satmaktan kaçıyordu. Bu durum temel gıda maddelerinin sağlanmasında zorluklar çıkardı. Öte yandan Fransız hükümeti de Ruhr’daki pasif direniş sona ermediği sürece savaş tazminatı konusunda bir anlaşmaya varamayacaklarını bildirince sürdürülen ekonomi politikasının faydasız olacağı ortaya çıktı.. Ardından Ruhr bölgesindeki yerel halk direnişine son verdi. Böylece Ruhr’da ekonomik hayat tekrar başladı. Ancak Almanya’nın ekonomisinin kurtulabilmesi için radikal kararlar almak gerekiyordu.

15 Ekim 1923 tarihinde Reichsbank’ın yerine Rentenbank adında yeni bir kuruluş devreye girdi. Bu bankanın para arzı 3.200.000.000 altın Mark seviyesinde sabit tutulacaktı. Ayrıca 1 Rentenmark, 1 trilyon değerinde kağıt paraya (Papiermark) sabitlendi. Bunun dışında İngiltere ve İngiltere’nin baskısıyla Fransa, uluslararası bir komitenin Almanya’nın tazminatları ödeme kapasitesini saptamasını ve savaş tazminatının buna göre yeniden düzenlenmesini kabul etti.

Sonuç olarak enflasyon, geldiği gibi hızlı bir şekilde Alman ekonomisini terk etti. Enflasyon zamanında hızla ortaya çıkan yeni zenginler ve yeni fabrikalar, enflasyonla beraber ortadan kayboldular. Enflasyon bittiğinde Almanya’nın aslında sanayi kapasitesi olarak Avrupa’nın çok gerisinde kaldığı ortaya çıktı. Doğal olarak, ekonominin büyümesinin sebebi olan devamlı artan para arzı ortadan kalkınca, işsizlik devasa boyutlara ulaştı. Böylece Almanya’nın enflasyon dönemi son buluyor, ekonomik krizin bir sonraki dönemi olan stabilizasyon ve işsizlik başlıyordu.

2-ALMANYA'NIN YENİDEN YÜKSELİŞİ

Adolf Hitler’in iktidara gelişi, işsizlik probleminin çözülmesi ve yeni ekonomik düzen:
1923 yılında başarısız bir darbe girişiminde bulunduktan sonra Landesberg hapishanesine hapsedilen Adolf Hitler, iktidara ulaşmak için kafasında kurduğu bütün planları ortadan kaldırıp yepyeni bir plan yapmıştı: İktidarı zorla değil, demokrasi yoluyla, halkın isteğiyle ele geçirecekti.Hapisten çıktıktan sonra bu planını başarıyla uygulayan Adolf Hitler, iktidara gelene kadar, partisinin parlamentodaki koltuk sayısını genel olarak hep yükseltti. 1933 yılına gelindiğinde ise Adolf Hitler, Almanya başbakanı olmaya hak kazandı. Ülkedeki karışıklığı ileri sürerek kendisine neredeyse sınırsız yetkiler veren bir kararname çıkartılmasını sağladı. Nazi Partisi’nin parlamentodaki koltuk sayısı istedikleri kararları almalarını sağlayacak kadar fazlaydı. Adolf Hitler bu aşamadan sonra ülkedeki bütün partileri sırayla, belli nedenler bularak, kapattı. Böylece Almanya 1945 yılına kadar sürecek tek partili bir politik yaşama başladı. Başta bulunan kişi ise Almanya’nın yeni diktatörü oluyordu. Hitler, kendisine bağlı SS, Gestapo gibi polis örgütleriyle ülke içerisinde muhalefet çıkmasını önlüyor, çıkan herhangi bir muhalifi de ortadan kaldırıyordu. Kısacası Hitler bütün gücü elinde tutuyordu.

EKONOMİYİ DÜZELTMEK İÇİN ALINAN TEDBİRLER:

1-Hitler’in Almanya’nın başına geçmesi ekonomik açıdan bir çok önemli sonuç doğurdu. Hitler’in yaptığı en önemli şeylerden biri Versailles Anlaşması’nı “yırtmak” oldu. Bu anlaşmayla gururu kırılmış olan Alman halkı, açıkçası Hitler’i bu noktada destekliyordu. Bu aynı zamanda savaş tazminatlarının ödenmemesi ve ordunun tekrar büyümesi anlamına geliyordu, ki bu da orduyu memnun ediyordu.

2-Hitler’in ekonomi bakanı, Dr. Hjamar Schacht, öncelikle ithalatı belli bir seviyenin altında tutmak için bazı önlemler aldı. Ayrıca dış ticareti de değiş-tokuş (barter) anlaşmalaralıyla sınırlandırmaya çalıştı. Bunu yaparken amacı, Almanya’nın servetini Almanya içinde tutabilmekti. 
3-Öte yandan devlet harcamalarında önemli bir artış yaşandı. En önemli proje bütün Almanya’yı kapsayan otoban projesiydi. Elektrik hizmetinin yaygınlaştırılması da bir başka projeydi. Kısacası devlet hem yatırım yaptı hem de özel sektörü belli yatırımlara kanalize etti.

4-Almanya’da ücretler ve yaşam standartı çok yüksek değildi. Ancak hükümetin amaçladığı da yaşam standartını değil üretimi yükseltmek olmuştu. Doğal olarak düşük ücretler daha fazla işçinin iş bulmasını sağlıyor ve üretimi arttırıyordu. Ancak burada işçiler tamamen haklarından arınmış, karın tokluğuna çalışan bir kesimin üyeleri değildiler. Örneğin işçiler, işverenlerinin kendilerini sömürmelerini önleyebilmek için mahkemeye başvurup işverenlerini dava edebiliyorlardı. Bu işle ilgilenecek bir mahkeme kurulmuştu. Ayrıca Almanya’da işçiler arasındaki görüş “belki az maaş alıyoruz ama en azından artık açlıktan ölme ihtimalimiz yok” şeklindeydi.

5-Alman kadınlarını, geleneksel Alman kadınının yaptığı şeylere (mutfak, çocuk ve kilise – küche, kinder und kirche ) çekmek için, Alman kadınlarını iş gücünden çıkarıcı önlemler alındı. Mesela çalışmayan Alman kadınları, çalışanlara göre daha az vergi ödeyeceklerdi. Bu da işsizliği göreceli olarak azaltan bir durum oldu.

Almanya’da, işsizliğe dair rakamlara baktığımızda, 1939 yılına kadar işsizliğin neredeyse mucizevi bir şekilde azaldığını görüyoruz:



Ocak 1933 tarihindeki işsizlik, Alman işgücünün neredeyse % 50’sine denk geliyordu. İşsizlikteki bu azalmada bir çok etken rol oynadı. Yukarda da belirtildiği gibi kadınların dolaylı olarak iş gücünden çıkarılması, işsizliği önemli ölçüde azaltan bir faktördü. 
6-Ayrıca Yahudiler’e karşı artan düşmanlığın bir sonucu olarak, 1935 yılında Yahudilerin Alman vatandaşlığından çıkarılması, işsizlik istatistiklerini aşağıya çeken diğer bir faktör oldu.

7-İşçilere ödenen ortalama ücret, önceki senelere göre daha azdı. Bu konuda işçilerin seslerini yükseltmeleri biraz zordu. Bir kere işçi haklarını savunabilecek bir sendika yoktu. Ayrıca Nazi Almanya’sında sisteme başkaldıran bir kişi, kendini bir toplama kampında bulabilirdi. Özellikle İkinci Dünya Savaşı’nın ilerleyen dönemlerinde artan Bolşevizm düşmanlığı göz önünde tutulursa, işçi haklarını savunmaya çalışacak bir hareketin ne gibi sonuçlarla karşılaşacağını kestirmek zor değildir. Zaten Nazi Partisi iktidara geldiği dönemden itibaren komünistlere karşı bilinçli bir temizleme politikası uygulamaya başlamıştı. Son olarak da, yoğun bir politik belirsizlik yaşamış ve açlıktan ölme seviyesine gelmiş olan Alman halkı, düşük maaş almayı pek de önemsemiyordu. En azından artık açlıktan ölme tehlikesi ortadan kalkmıştı.

8-Bir başka önemli etken de, 1935 yılında askere almanın yeniden başlatılması oldu. Askere almanın tekrar başlamasıyla, işsiz olan erkek nüfusun önemli bir kısmı silah altına alınarak, işsizlik daha da azaltılmış oldu. Burada gözden kaçmaması gereken bir diğer nokta da, Versailles anlaşmasını tanımayan Almanya’nın, top, tank, uçak gibi silahlara olan artan ihtiyacı ve de bunun Alman sanayisine olan olumlu etkisidir. Alman ordusunun bütün donanımı Alman fabrikaları tarafından sağlanıyordu. Bu da sanayi için oldukça olumlu bir etki oldu.

9-Alman hükümeti, İmparatorluk Çalışma Servisi (Reicsharbeitsdienst – RAD) adında bir kurum kurdu. Bu kurumlarda çalışan kişiler, hep beraber kamplarda yaşıyor, ve de sulama kanallarının yapımı veya otoban projesi gibi işlerde çalıştırılıyorlardı. Hükümet bu kurumda çalışan kişiler için belli çalışma programları hazırlamıştı. Burada çalışan kişilerin aldığı ücret pek yüksek değildi ama en azından işleri vardı ve hükümetin yaptığı bu uygulamaları ekonomik durumu düzeltmek için gösterilen çabalar olarak görüyorlar ve olumlu karşılıyorlardı.
10- Almanya’da yasaklanan sendikaların yerine, devlet tarafından Alman İşçi Cephesi adı altında bir kurum kuruldu ve başına Robert Ley adında bir kişi getirildi. Doğal olarak bu kurum sendikaların yaptığı şeyleri yapmıyordu. Ancak işçileri korumak için belli önlemler alınmıştı. Mesela bir işçi, rasgele işten çıkarılamıyordu. Buna karşın bir işçi de istediği zaman işi bırakamıyor ve işinden memnun değilse veya başka bir iş yapmak istiyorsa, gerekli düzenlemeler devlet tarafından yapılıyordu ve bu süreçte, çalışanlar normal işlerine devam ediyorlardı.
11- Bir başka önemli nokta da artan iş saatleriydi. Eskiden haftada 60 saat olan çalışma süresi, 1939 yılında 72 saate çıkmıştı. 
12-Hem işçiler hem de sıradan insanlar için ucuz tatiller ve geziler düzenleniyordu. Her ne kadar bu gezilerde yer bulmak zor olsa da, halkta olumlu bir etki yarattı. 
13-Bütün işçilerin bir arabaya sahip olabilmesi için haftalık ücretlerinden belli bir miktar bir fona yatırıldı. Volkswagen otomobillerinin doğuşu bu olayla olmuştur. Ancak toplanan fonlara rağmen hiçbir işçiye araba verilmedi ve bütün para Alman savaş ekonomisine akıtıldı. 
14-Öte yandan işçilerin boş zamanlarında yapacakları şeyler de önceden ayarlanıyordu. Her Alman işçisinin yılda 3.740 saat dinlenme süresi vardı. Bu dinlenme süresinde yapacakları aktivitelerin hepsi devlet tarafından düzenleniyordu. 
Sonuç olarak baktığımızda, Alman işçisi düşük ücretle daha fazla çalışıyor ve belki biraz da kandırılıyordu. Yine de işçiler buna karşı çıkmıyorlardı; veya çıkamıyorlardı çünkü Alman toplumuna hakim olan korku herkes gibi onları da sindirmişti.

Sonuç:, 
Alman ekonomisinin 1933’ten itibaren savaş yıllarına kadar olan performansına baktığımızda, en önemli gelişme işsizlikte görülmektedir. Şu veya bu nedenle işsizlik neredeyse tamamen ortadan kaldırılmıştır. Özellikle 1935 yılından itibaren başlayan silahlanmanın da olumlu etkisiyle üretim arttırılmıştır. Ancak işçilerin aldığı ortalama maaşa ve Alman halkının yaşam standartına baktığımızda önemli bir gelişme olmamıştır. Bunun önemli bir sorun çıkarmamasının en önemli sebepleri, muhalefetin sert bir şekilde bastırılması ve çok kötü günler görmüş olan Alman halkının artık azla yetinmeye alışmış olmasıdır. Bu nedenle Hitler’in Alman ekonomisini düzeltme açısından gösterdiği performansta, bir diktatör olmasının ve elinin altında önemli baskı ve sindirme mekanizmalarının bulunmasının, yadsınamaz ve işini kolaylaştırıcı bir etkisi olduğu sonucuna varmaktayız.
Read more

Albert Einstein Kimdir? Bilim Dünyasına Katkıları Nelerdir?

Einstein'ın fizik alanındaki çalışmaları modern bilimi büyük ölçüde etkiledi.
Bu teori üç bölüme ayrılır:
Newton mekaniğinin yasalarını değiştiren ve kütle ile enerjinin eşdeğerli olduğunu öne süren Özel Görelilik (1905);
Eğrisel ve sonlu olarak düşünülen dört boyutlu bir evrene ait çekim teorisini veren Genel Görelilik (1916);
Elektro-manyetizma ve yerçekimini aynı alanda birleştiren daha geniş kapsamlı teori denemeleri.
İlk iki teorinin geçerliliği atom fiziği ve astronomi alanında yapılan deneylerle çok başarılı bir biçimde sınanmıştır; çağdaş fiziğin temel taşları arasında yer alırlar. Einstein atom ile ilgili olarak: "Ben atomu iyi bir şey için keşfettim,ama insanlar atomla birbirlerini öldürüyorlar." demiştir. Ayrıca birçok kişinin ilgisini çeken "Neden Sosyalizm?" adlı yazısı Monthly Review adlı aylık dergisinin, ilk sayısının, ilk yazısıydı



Read more

Giulia Albini'nin İntiharı, Fatih Sultan Mehmet Köprüsünden Atladı

İtalya B1 Voleybol Ligi’nin şampiyon takımında oynayan voleybolcu Giulia Albini, Fatih Sultan Mehmet köprüsünden atladı. 30 yaşındaki başarılı sporcu Albini’nin intiharı spor dünyasını şoke etti

Fatih Sultan Mehmet Köprüsü üzerine kiralık bir araçla gelen bir kadın, köprü korkuluklarından kendisini Boğaz’ın sularına bıraktı. Köprüye gece 01.00 sıralarında 34 HL 4887 plakalı kiralık bir otomobille saat gelen Giulia Albini, aracını park etti. Köprü koruma polisleri olay yerine gelmeden korkulukları aşan 30 yaşındaki İtalyan Giulia Albini kendini boşluğa bıraktı. Deniz polisinin yaptığı bütün aramalara rağmen genç kadının cesedi bulunamadı.

Sabah saatlerinde İtalyan kadının cesedi saat 06.00 sıralarında Kandilli Akıntı Burnu’nda sahile vurdu.




Köprüden intihar eden Giulia Albini’nin İtanlan bir voleybolcu olduğu ve İtalya seri B1 Voleybol Ligi’nin lider takımı Matia Ornovasso takımında forma giydiği öğrenildi. Otomobilde ve üzerinden herhangi bir belge çıkmayan İtalyan kadının neden intihar ettiği hakkında bir bilgi edinilemedi. Olayla ilgili polis soruşturma başlatırken Giulia Albini köprüden atlayarak intihar eden ilk yabancı oldu.

Read more

Katy Perry Makyajsız

Katy Perry yeni filmi için makyajsız bir fotoğrafını yayınladı.


Read more

Fun - We Are Young [Türkçe Çeviri]


Give me a second I 
Bana bir saniye ver 
I need to get my story straight 
Hikayemin üzerinden geçem gerekiyor 
My friends are in the bathroom 
Arkadaşlarım banyoda 
Getting higher than the Empire State 
Empire State'den daha yukarı çıkıyorlar 
My lover she's waiting for me 
Aşığım beni bekliyor 
Just across the bar 
Karşıdaki barda 
My seats been taken by some sunglasses 
Yerimde güneş gözlükleri var 
Asking 'bout a scar 
Yara izini soruyorlar 
And I know I gave it to you months ago 
Ve biliyorum ki onu sana aylar önce ben yaptım 
I know you're trying to forget 
Biliyorum unutmaya çalışıyorsun 
But between the drinks and subtle things 
Ancak içki ve usta yaklaşımlar arasında 
The holes in my apologies 
Özrümdeki boşluklar 
You know I'm trying hard to take it back 
Biliyorsun bunları geri almak için çok çabalıyorum 
So if by the time the bar closes 
Barın kapanma saatinde 
And you feel like falling down 
Düşüyor gibi hissediyorsun 
I'll carry you home 
Seni eve taşırım 

Tonight 
Bu gece 
We are young 
Biz genciz 
So let's set the world on fire 
O halde dünyayı yakalım 
We can burn brighter Than the sun 
Güneşten daha parlak yakabiliriz 

Tonight 
Bu gece 
We are young 
Biz genciz 
So let's set the world on fire 
O halde dünyayı yakalım 
We can burn brighter Than the sun 
Güneşten daha parlak yakabiliriz 
Now I know that I'm not All that you got
Biliyorum artık ben sahip olduğun her şey değilim 
I guess that I 
Sanırım 
I just thought maybe we could find new ways to fall apart 
Düşündüm ki belki ayrı kalmak için yeni yollar bulabiliriz 
But our friends are back 
Ama arkadaşlarımız geri geldi 
So let's raise a cup 
O halde hadi bardak kaldıralım 
Cause I found someone to carry me home 
Çünkü beni eve taşıyacak birisini buldum 

Tonight 
Bu gece 
We are young 
Biz genciz 
So let's set the world on fire 
O halde dünyayı yakalım 
We can burn brighter Than the sun 
Güneşten daha parlak yakabiliriz 

Carry me home tonight 
Bu gece beni eve taşı 
Just carry me home tonight 
Bu gece beni eve taşı 
Carry me home tonight 
Bu gece beni eve taşı 
Just carry me home tonight 
Bu gece beni eve taşı 

The world is on my side 
Dünya benim tarafımda 
I have no reason to run 
Kaçmak için bir sebebim yok 
So will someone come and carry me home tonight 
O halde birisi gelip beni bu gece eve taşıyacak mı 
The angels never arrived 
Melekler hiç gelmedi 
But I can hear the choir 
Ama onların korosunu duyabiliyorum 
So will someone come and carry me home 
O halde birisi gelip beni bu gece eve taşıyacak mı 

Tonight 
Bu gece 
We are young 
Biz genciz 
So let's set the world on fire 
O halde dünyayı yakalım 
We can burn brighter Than the sun 
Güneşten daha parlak yakabiliriz

Fun-We-are-young

Read more

Lmfao - One Day [Türkçe Çeviri]


Sipping on this drink, have some time to think 
içkimden yudumlarken düşünme fırsatım oldu 
About where I was, and where I'm at today 
neydim ve bugün ne oldum 
I'm getting everything I ask for 
istediğim herşeye sahip oluyorum 
Flying the world, filling up my passport 
dünyayı dolaşıyorum, pasaportumu dolduruyorum 
I'm in the zone, martini's strong, my tall is short, but my money long 
mekandayım, martini sert, boyum kısa ama param uzun 
I'm getting everything I ask for, in the club, always keep my glass full 
istediğim herşeye sahip oluyorum, klupte her zaman bardağım dolu 

Money in the bank, my car brand new 
bankada para, arabam yepyeni 
I got everything I want, but you 
istediğim herşeye sahip oluyorum sen hariç 
I might get you one day, I might get you one day 
senide birgün elde edebilirim, senide birgün elde edebilirim 
House on a hill, hollywood view, got everything I want but you 
evim tepede hollywood manzaralı, senide birgün elde edebilirim 
I might get you one day, I might get you one day 
senide birgün elde edebilirim, senide birgün elde edebilirim 

Hey, everybody came to play 
hey, herkes oynamaya geldi 
I love it when the dj, plays all my favourite songs
dj in sevdiğim şarkıyı çalmasını seviyorum 
And everybody sings along, I see the pretty babies in the pool 
ve herkes şarkıya eşlik ediyor, havuzda güzel kızları görüyorum 
But all I can think about is you 
ama tek düşünebildiğim sensin 

Money in the bank, my car brand new 
bankada para, arabam yepyeni 
I got everything I want, but you 
istediğim herşeye sahip oluyorum sen hariç 
I might get you one day, I might get you one day 
senide birgün elde edebilirim, senide birgün elde edebilirim 
House on a hill, hollywood view, got everything I want but you 
evim tepede hollywood manzaralı, senide birgün elde edebilirim 
I might get you one day, I might get you one day 
senide birgün elde edebilirim, senide birgün elde edebilirim 

When I get you girl, you're gonna be so in love with me 
seni elde ettiğimde kızım bana deliler gibi aşık olacaksın 
Everyday, we're gonna play, what's your fantasy? 
hergün, oynayacağız, fantazin ne? 
Every night I think of you in every way 
her gece seni farklı şekillerde düşünüyorum 
And when it get ya, imma celebrate 
ve bu gerçekleştiğinde, kutlayacağın 

Imma celebrate! imma celebrate! 
kutlayacağım! kutlayacağım! 

I'm gonna celebrate, cuz I'mma get you one day 
kutlayacağım, çünkü bir benim olacaksın
Read more

Justin Bieber – Die In Your Arms [Türkçe Çeviri]


We feel, uh-huh yeah yeah
Hissediyoruz evet
Alright, we feel, uh-huh
İyi hissediyoruz
Yeah yeah, alright
Evet iyi

So you love me
Sen beni seviyorsun
As much as I love you yeah
Benim seni sevdiğim kadar, evet
Would you hurt me baby
Beni incitir misin bebek
Could you do that to me yeah
bunu bana yapabilir misin
Would you lie to me baby
bana yalan söyler misin bebek
Cause the truth hurts so much more
çünkü gerçekler çok daha fazla acıtıyor
Would you do the things that drive me crazy
beni deli eden şeyleri yapar mısın
Be my heart still at the door
kapıda bile benim kalbim olur musun
Oh, I can’t help it I’m just selfish
buna bir şey yapamam sadece bencillik yapıyorum
There’s no way that I could share you
seninle paylaşmamın bir yolu yok
That would break my heart to pieces
bu kalbimi parçalara ayırır
Honestly the truth is
dürüstçe gerçek şu ki

If I could just die in your arms
Eğer kolların ölseydim
I wouln’t mind
bunu önemsemezdim
Cause everytime you touch me
çünkü bana her dokunuşunda
I just die in your arms
kollarında ölüyorum
Oooh, it feels so right
doğru hissettiriyor
So baby baby please don’t stop girl
bebek, bebeğim lütfen durma

Ooh, baby I know loving you ain’t easy
oh bebek biliyorum seni sevmek kolay değil
It sure is worth a try
tabi ki denemeye değer

Ooh, if there is a reason to call me a fool
eğer bana aptal demek için bir sebep olsaydı
Cause I love too hard
bu çok fazla sevdiğim için olurdu
Are there any rules baby
Hiç kural var mı bebek
This is the last time
bu son defa
And baby teach me to behave
ve bebek davranmasını öğret bana
Just tell me what I gotta do
sadece bana ne yapmam gerektiğini söyle
Just to stay right next to you
sadece benim yanımda kal

Oh, I can’t help it I’m just selfish
buna bir şey yapamam sadece bencillik yapıyorum
There’s no way that I could share you
seninle paylaşmamın bir yolu yok
That would break my heart to pieces
bu kalbimi parçalara ayırır
Honestly the truth is
dürüstçe gerçek şu ki

If I could just die in your arms
Eğer kolların ölseydim
I wouln’t mind
bunu önemsemezdim
Cause everytime you touch me
çünkü bana her dokunuşunda
I just die in your arms
kollarında ölüyorum
Oooh, it feels so right
doğru hissettiriyor
So baby baby please don’t stop girl
bebek, bebeğim lütfen durma

Basically i’m staying here
Aslında ben burada kalıyorum
I can’t live without my baby
Sensiz yaşayamam bebeğim
Loving you is so damn easy for me yeah
Seni sevmek benim için çok kolay
Ain’t no need for contemplating
Şikayet etmeye gerek yok
Promise you won’t keep me waiting
Söz ver beni bekletmeyeceksin
Tell me baby, i’m all that you need
Söyle bebek, tüm ihtiyacın olan benim

If I could just die in your arms
Eğer kolların ölseydim
I wouln’t mind
bunu önemsemezdim
Cause everytime you touch me
çünkü bana her dokunuşunda
I just die in your arms
kollarında ölüyorum
Oooh, it feels so right
doğru hissettiriyor
So baby baby please don’t stop girl
bebek, bebeğim lütfen durma

Read more

Far East Movement Feat Justin Bieber – Live My Life [Türkçe Çeviri]


I’m gonna live my life
Hayatımı yaşayacağım
No matter what, we party tonight
Ne olursa oldun bu gece parti yapıyoruz
I’m gonna li-li-live my life
Hayatımı yaşayacağım
I know that we gon’ be alright
Biliyorum iyi olacağız

Yo, hell yeah, dirty bass
Kahretsin evet , yaramaz bas
Ghetto girl, you drive me cray
Geto kız, beni deli ediyorsun
Hell yeah, dirty bass
Kahretsin evet , yaramaz bas
Yo, yo

This beat make me go wow
Bu ritim bana vav dedirtiyor
This drink make me fall down
Bu içki beni düşürüyor
I party hard like carnival
Karnaval gibi parti yapıyorum
Let’s burn this motha down
Hadi mothayı yakalım
This bass make me go ache (go ache)
Bu bas ağrıtıyor
This girl circus so late
Sirk kızı gecikti
You’re that telly cake with a cali shake
Sen sallanan bir tele pastasın
I got dough, who’s down to fake
Bende para var, kim numara yapacak

Oh my, dirty bass
Oh benim yaramaz basım
Oh you got it like that
onu öyle elde ettin
I can work that bad
o kadar kötü çalışabilirim
Let me get that
bırak alayım onu
(get your a*s on the floor)
kı*ını yerden kaldırayım
Oh my, dirty bass
Oh benim yaramaz basım
Oh you got that small
o kadar küçük alıyorsun
I can break that off
ben onu kırabilirim
Let me get that
bırak alayım onu
(get your a*s on the floor)
kı*ını yerden kaldırayım

I’m gonna live my life
Hayatımı yaşayacağım
No matter what, we party tonight
Ne olursa oldun bu gece parti yapıyoruz
I’m gonna li-li-live my life
Hayatımı yaşayacağım
I know that we gon’ be alright
Biliyorum iyi olacağız

Wo-oh oh, wo-oh oh,
I know that we gon’ be alright
Biliyorum iyi olacağız
Wo-oh oh, wo-oh oh
I know that we gon’ be alright
Biliyorum iyi olacağız

Yo, hell yeah, dirty bass
Kahretsin evet , yaramaz bas
Ghetto girl, you drive me cray
Geto kız, beni deli ediyorsun
Hell yeah, dirty bass
Kahretsin evet , yaramaz bas
Yo, yo

No matter where we be at VIP, or in the ceiling
Nerede olduğumuz önemli değil VIP de yada tavanda
All we need to start it is the speakers in my chit-chat
Tek yapmamız gereken hoparlörleri açmak
I spot a couple hotties
Bir çift ateşliyi işaretliyorum
Holla, we’re the party, we that
Merhaba, biz partiyiz
Girl move it like pilates
Kız, onu pilates gibi hareket ettir
Put your head where you knee at
Başını dizinin oraya koy

Oh my, dirty bass
Oh benim yaramaz basım
Oh you got it like that
onu öyle elde ettin
I can work that bad
o kadar kötü çalışabilirim
Let me get that
bırak alayım onu
(get your a*s on the floor)
kı*ını yerden kaldırayım
Oh my, dirty bass
Oh benim yaramaz basım
Oh you got that small
o kadar küçük alıyorsun
I can break that off
ben onu kırabilirim
Let me get that
bırak alayım onu
(get your a*s on the floor)
kı*ını yerden kaldırayım

I’m gonna live my life
Hayatımı yaşayacağım
No matter what, we party tonight
Ne olursa oldun bu gece parti yapıyoruz
I’m gonna li-li-live my life
Hayatımı yaşayacağım
I know that we gon’ be alright
Biliyorum iyi olacağız

This is my moment tonight
Bu gece benim hareketim
Hell yeah we doing it right
Evet bunu doğru yapıyoruz
So get your hands up in the air
O halde ellerinizi havaya kaldırın
Like we living your life
Hayatımızı yaşadığımız gibi
This is my moment tonight
Bu benim hareketim bu gece
Hell yeah we doing it right
Evet bunu doğru yapıyoruz
So get your hands up in the air
O halde ellerinizi havaya kaldırın
Like we living your life
Hayatımızı yaşadığımız gibi

I’m gonna live my life
Hayatımı yaşayacağım
No matter what, we party tonight
Ne olursa oldun bu gece parti yapıyoruz
I’m gonna li-li-live my life
Hayatımı yaşayacağım
I know that we gon’ be alright
Biliyorum iyi olacağız
Far East Movement's 'Live My Life' Ft. Justin Bieber Comes Out in Full
Read more

Justin Hapse Girebilir


Polis Justin'i arıyor.


18 yaşındaki genç şarkıcı Justin Bieber'ın geçtiğimiz gün bir gazeteciyle yaşadığı kavga sonucu hapse girme ihtimali ortaya çıktı.

Soruşturma için Justin'in Norveç'ten dönmesini bekleyen polis, kararını Justin'i de dinledikten sonra verecek.

Justin suçlu bulunması durumunda 6 ay hapis yatacak.


Read more

Beşiktaş Avrupa'dan Neden Men Edildi ?


Beşiktaşın yerine avrupaya ESKİŞEHİRSPOR gidecek

UEFA, mali konularla ilgili olarak Disiplin Komitesi'ne sevk edilen Beşiktaş'a 1 yıl Avrupa kupalarından men cezası verdi
Beşiktaş'a Avrupa'dan men!























UEFA Disiplin Komitesi, daha önce Beşiktaş'a 500.000 euro para cezası vermiş, aynı durumun 5 yıl içinde tekrarlanması durumunda siyah beyazlıların 2 yıl Avrupa kupalarından men edileceğini açıklamıştı. 
 
Ancak dosyaya bakan müfettiş, Disiplin Komitesi'nin bu kararını temyiz etmişti. 
  
Beşiktaş Başkanı Fikret Orman, bugün ikinci kez UEFA Merkezi'nde savunma verdi. Orman, yeni bir yönetim olduklarını ve aksaklıkları gidereceklerini ifade etti. Ancak UEFA'nın kararı siyah beyazlılar için iyi çıkmadı. Disiplin Komitesi önceki kararın aksine Beşiktaş'ı Avrupa kupalarından 1 yıl men etti.
 
Toplantıya girişte her türlü kararın çıkabileceğini belirten Orman, ancak Beşiktaş'a ceza vermenin kimseye hiçbir şey kazandıramayacağını da söylemişti.
 
Beşiktaş'ın bu kararı, UEFA Tahkim Kurulu'na taşıması bekleniyor.


Kaynak: NTVSPOR

Read more