11. Sınıf Dil ve Anlatım Sayfa 209 - 221 Soruları ve Cevapları

Evrensel-İletişim 11. Sınıf Dil ve Anlatım Kitabı Cevapları Söylev Türü (sayfa 209-219)

SAYFA 209

1. Farklı konularda söylenmiş söylev metinleri bularak okuyunuz. Beğendiğiniz metin­leri sınıfınıza getiriniz.
2. Atatürk’ün “Nutuk” adlı eseri hakkında bir araştırma yapınız.
3. Söylev türünün Türk ve dünya edebiyatındaki önemli temsilcilerini araştırınız.
4. Vatan sevgisi ve Türk gençliğinin görev ve sorumlulukları konularında söylenmiş söylevler bulunuz. Bulduğunuz metinleri sınıfınıza getiriniz.
SAYFA 212

1.ETKİNLİK
“Lise Öğretmen ve Öğrencileri İle Konuşma” adlı metni ve sınıfa getirdiğiniz söylevler­den birkaçını okuyunuz. Metinleri yazılış amaçları, dil-anlatım ve şekil özellikleri bakımın­dan inceleyiniz. Bu tür metinlerin ortak özelliklerini problem çözme yöntemiyle belirlemeye çalışınız. Kendinizce tespit ettiğiniz özellikleri sınıf tahtasına yazınız.
Söylev türü hakkında bilgi:
SÖYLEV (HİTABET, NUTUK)
Bir konuşmacının belli bir topluluğa hitaben yaptığı etkileyici ve coşkulu söyleve "hitabet" denir. Hitabette konuşmacı ve dinleyici iki önemli unsurdur. Kendine hitap edi­len topluluğa dinleyici, hitap eden kimseye de konuşmacı (hatip) denir. Hitabette amaç; dinleyicilere bir düşünce­yi aşılamak, bir konu hakkında açıklama yapmak veya bir fikir etrafında toplanan dinleyicileri coşturmak, harekete geçirmektir.
Söylev türünde yazılmış metinlerin ortak özellikleri:
Sözlü anlatıma dayalı bir türdür.
Söylev metinlerinin temel amacı bir düşünceyi, bilgiyi, kanaati heyecan uyandıracak bir şekilde anlatmak veya benimsetmektir.
Söylevin insanlar üzerinde etkili olan bir türdür.
Söylevlerde ünlem cümlelerinde sıkça yer verilir.
Söylev, konuşmacının hitabet yeteneğine göre etkili olan bir türdür. (konuşmacının vurgu ve tonlamaları, jest ve mimikleri)
Söylevler hazırlanırken hitap edilecek topluluğun eğitim ve kültür seviyesi göz önünde bulundurulur.
Söylevlerde dil, alıcıyı harekete geçirme ve heyecana bağlı işlevde kullanılır.
Söylev metinlerinde genellikle söyleşmeye bağlı anlatım türü kullanılır. Konuya göre emredici anlatım, destansı anlatım, coşku ve heyecana bağlı anlatı türlerinden yararlanılabilir.
Söylevlerde inandırıcılık önemlidir. Anlatılanların gerçeğe ve mantığa uygun olması gerekir.
Farklı konularda söylev verilebilir. Ancak en etkili söylevler din, siyaset, askerlik, milli duyarlılık konularında verilen söylevlerdir.
2.ETKİNLİK
Mustafa Kemal Atatürk’ün lise öğretmenleri ve öğrencilerine hitaben yaptığı konuşma­nın konusunu belirtiniz.
Atatürk’ün bu konuşmasının konusu, eğitimde bilgili ve idealist olmak üzerinedir.
3.ETKİNLİK
Mustafa Kemal Atatürk’ün lise öğretmenleri ve öğrencilerine hitaben yaptığı konuşma­da sizleri heyecanlandıran ifadelerin altını çiziniz. Konuşurken dinleyiciyi heyecanlandır­mak için nelere dikkat edilmesi gerektiğini tartışınız. Ulaştığınız sonuçları açıklayınız.
4.ETKİNLİK
Savunduğu düşünceye inanmayan, söylediklerinde samimi olmayan bir konuşmacının başarılı bir nutuk vermesi sizce mümkün müdür? Düşüncelerinizi nedenleriyle anlatınız.
Savunduğu düşünceye inanmayan bir insanın konuşmalarında başarılı ve etkili olması mümkün değildir. İnsan, inanmadığı, benimsemediği düşünceleri samimiyetle savunamaz.

5.ETKİNLİK
İncelediğiniz nutukta Atatürk’ ün samimiyetini gösteren ifadeleri belirtiniz.
Atatürk’ün, “Bütün İslam dünyasının övünç nedeni olan Ibni Rüşdler, İbni Sinalar, İmamı Gazaliler, Farabiler gibi yük­sek düşünceli kişilerin milletimizin bilginler sınıfı içinde nurlu beyinleriyle varlık göstereceklerine eminim” sözü düşüncelerindeki samimiyetini gösteriyor.
SAYFA 214
6.ETKİNLİK
Halide Edip Adıvar’ın “Sultanahmet Mitingi Nutku”nun konusunu söyleyiniz. İncele­diğiniz metinlerden ve söylev türü hakkında yaptığınız araştırmalardan hareketle hangi ko­nularda söylev yapılabileceğini, konuları bakımından söylevlerin nasıl adlandırıldığını açık­layınız.
Sultanahmet Mitingi Nutku’nun konusu birlik, beraberlik ve mücadeledir.
8.ETKİNLİK

7. etkinlikte yaptığınız çalışmayı dikkate alarak söylevin sesle gerçekleşen bir sanat ola­rak değerlendirilip değerlendirilemeyeceğini tartışınız. Ulaştığınız sonuçları açıklayınız.
Söylev, sözlü anlatım türlerindendir. Söylevlerde sesin etkili kullanılması önemlidir. 7.etkinlikte olduğu gibi farklı kişilerin söylev metnini okuması dinleyicide farklı etkiler bırakacaktır. Konuşmacı, etkili bir konuşmayla dinleyicileri coşturabilir, böylece amacına ulaşmış olur.
SAYFA 215
1. Aşağıdaki tabloda söylev hazırlarken dikkat edilmesi gereken hususlar verilmiştir. Halide Edip Adıvar’ın "Sultanahmet Mitingi Nutku'nu bu hususlara göre değerlendiriniz. Metinle ilgili düşüncelerimizi örnekler vererek tabloya yazınız.
Söyleve Hazırlarken Dikkat Edilecek Hususlar
Sultanahmet Mitingi Nutku
Konunun çeşitli yönleriyle bilinmesi
Konuşmacı milletin içinde bulunduğu durumu bilmektedir.
Söylev verenin söyleyeceklerinize inanması
Konuşmacının Türk milletinin gücüne inancı tamdır.
İleri sürülen düşüncelerin içselleştirilmesi
Milli mücadeleyi, bağımsızlığı içselleştirmiştir.
Etkili ve kısa cümlelerle güven içinde söze başlaması
Konuşmacıda güven duygusu vardır. Etkili ifadelerle dinleyicilerin dikkatini topladığı anlaşılıyor.
Hemen asıl konuya gelişmesi
Asıl konuya hemen geçmemiş, aşamalı olarak geçmiştir.
Dinleyici kitlesiyle sürdürülen iletişimin kesil­meden konuşmaya devam edilmesi
Dinleyicilerle iletişimi kesmeden konuşmayı sürdürmüştür. Bunun için arada hitaplara yer vermiştir.
Toplayıcı ve zihinde kalabilecek heyacanlı ve açık cümlelerle söylevin bitirilmesi
Söylev, zihinde kalabilecek heyecanlı ve etkili sözlerle bitirilmiş.
2. Bilinmeyen, içselleştirilmeyen konularda söylev hazırlamanın nasıl sakıncaları olabile­ceğini aşağıya yazınız.
Söylev veren kişi söylediklerine yürekten inanmalı, konuyu içselleştirmelidir. Yoksa anlattıkları etkili olmaz, heyecansız, etkisiz, yapmacık bir konuşma olur.
10.ETKİNLİK
Topluluk karşısında yapılacak bir konuşma için ne tür ön hazırlıklar yapılmalıdır? Dü­şüncelerinizi açıklayınız.
11.ETKİNLİK
“Lise Öğretmen ve Öğrencileri ile Konuşma” ve “Sultan Ahmet Mitingi Nutku” adlı me­tinlerde dinleyicilere benimsetilmek, aşılanmak istenen fikirler nelerdir? İncelediğiniz metin­lerden hareketle söylevlerin temel işlevini açıklayınız.
Lise öğretmen ve Öğrencileri ile Konuşma adlı metinde öğrencilere ve öğretmenlere daha çok çalışma ve bilime daha fazla önem verme konusunda telkinler vardır.
Sultanahmet Mitingi Nutku: Halide Edip, İstanbul halkı­nın düşman işgaline karşı ayaklanmasını sağlamak için bu nutku vermiştir.
12.ETKİNLİK
Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi’ni okuyunuz. “Lise Öğretmen ve Öğrencileri ile Konuş­ma” adlı söylevi de dikkate alarak Atatürk’ün Türk gençlerinden neler beklediğini, Türk gençliğine niçin önem verdiğini ve Türk gençlerinin görev ve sorumluluklarının neler oldu­ğunu belirtiniz.
Atatürk, Gençliğe Hitabe’de gençlerin, ilk olarak cumhuriyete sahip çıkıp onu korumalarını istiyor. Atatürk, Cumhuriyet’i koruyup kalkındıracak gücün gençlikte olduğunu bildiği için Türkiye Cumhuriyet’ini gençlere emanet etmiştir.

14.ETKİNLİK
Atatürk, Gençliğe Hitabe’de gençlerin, ilk olarak cumhuriyete sahip çıkıp onu korumalarını istiyor. Atatürk, Cumhuriyet’i koruyup kalkındıracak gücün gençlikte olduğunu bildiği için Türkiye Cumhuriyet’ini gençlere emanet etmiştir.
Ey Türk gençliği!
Ey Türk istikbalinin evladı!
Büyük Türk milleti!
Ne mutlu Türküm diyene!
• 10. sınıf dil ve anlatım dersi, “Ünlem” konusundan öğrendiklerinizden hareket­le “Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi” ve “Onuncu Yıl Nutku”ndan alınan yukarıdaki cümlele­rin anlamları bakımından ne tür cümleler olduğunu belirtiniz. Atatürk’ün Konya Sultanisin­de öğretmenlere ve öğrencilere yaptığı söylev ile Halide Edip Adıvar’ın “Sultanahmet Mitingi Nutku”ndaki benzer cümleleri gösteriniz. Bu tür cümlelerin kullanılma nedenlerini ve metnin anlatımına katkılarını açıklayınız.
Yukarıda verilen cümleler, ünlem cümleleridir. Ders kitabındaki nutuk metinlerinde ünlem cümlelerine sıkça yer verilmiştir. Ünlem cümlelerinde seslenme, coşku, heyecan gibi anlam özellikleri bulunur.
15.ETKİNLİK
Halide Edip Adıvar’ın “Sultanahmet Mitingi Nutku”ndan alınan aşağıdaki bölümlerde di­lin hangi işlevde kullanıldığını belirtiniz. İncelediğiniz diğer söylevi de dikkate alarak söylev­lerde dilin hangi işlevlerinin bir arada kullanıldığını söyleyiniz.
Sultanahmet Mitingi Nutku
Dilin işlevi
Ruhu göklerde olan ecdadımız minarelerimizden yedi yüzyılın şanlı Osmanlı tarihinin bugünkü faciasını seyrediyor. Bu tarihî, bu muazzam meydanda zafer alayları yapan kahraman ecdadımızın ruh­ları karşısında, dünyanın bir başından bir başına at süren o namağ- lup erlerin gazapları karşısında başımı kaldırıyor ve diyorum ki: “Ben Türk ve Müslüman tarihinin bedbaht bir kızıyım. Eskileri kadar kah­raman fakat bedbaht yeni milletin de bedbaht bir anasıyım.”
Heyecana bağlı işlev
Şimdi yemin ediniz ve benimle tekrar ediniz:
Milletlerin ilahî hakkı ilan olunacağı güne kadar kalbimizde heye­canımız kalacak, eksilmeyecektir.
Yedi yüz senenin en asil ve büyük mirası olan vakarımızı, adalet ve terbiyemizi unutmayacağız.
Yemin ediniz!
Alıcıyı harekete geçirme işlevi
SAYFA 219
ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME
A. Aşağıdaki cümlelerde yargı doğru ise yay ayraç içerisine “D”, yanlış ise “Y” yazınız.
  • • Söylevlerde dilin heyecan bildirme işlevi ve alıcıyı harekete geçirme işlevi bir arada kullanılır. (D )
  • • Hatip sesleneceği toplumun psikolojik durumunu iyi tahlil etmeli, tepkilerini ve ilgilerini göz önünde bulundurmalıdır. (D )
  • • Söylevlerde süslü, sanatlı bir anlatım kullanılmalı; düşünceler dolaylı olarak dile getirilmelidir. (Y )
  • • Söylev söz ve sesle gerçekleştirilen bir sanat dalıdır. (D )
  • • Söylevler bir konuda dinleyicileri bilgilendirmek amacıyla yapılan konuşmalardır. (Y )
  • • Hamdullah Suphi Tanrıöver’in söylevleri “Zeytin Dağı” adlı eserinde toplanmıştır. (Y )
B. Aşağıdaki çoktan seçmeli soruları yanıtlayınız.
Hatiplik, evvela fikir yaratma ister; onsuz hitabet boş ve gülünç bir laf kalabalığından başka bir şey değildir. Sonra üslup; şeklini sadece kelimelerin seçilmesinden değil, cümle içinde başarılı bir tertipten de alan bir üslup ister. Daha sonra, insan ruhunu ve tabiatın insanlara dağıttığı bütün ihtirasları çok derin bir şekilde tanımak lazım gelir çünkü hatipliğin bütün kuvveti ve bütün gayesi dinleyicilerin ruhunu ya sakin­leştirmek ya da harekete geçirmek yolundadır. Hatibin, bunlara zarafet, cana yakınlık, normal insan duygu­sunu; hamle ve hücumlarda kesinlik ve atiklik, ilave etmesi de lazımdır; bunlar da uygunlukları kavrayan hassas bir seziş ve ince bir nezaketle olmak gerekir. Fazla olarak içinden münasip misaller seçebilmek için geçmiş zamanların bütün tarihini kafada bulundurmak, kanunlara ve medeni hukuka dair bilgiyi de ihmal etmemek icap eder.
1. Bu paragraftan aşağıdaki yargılardan hangisi çıkarılamaz?
A) İçinde düşünce barındırmayan sözün kuru gürültüden farkı yoktur.
B) Nutuklarda kelimelerin seçimi kadar kullanılan üslup da önemlidir.
C) Hatip, topluluğa vermeye çalıştığı duygu, düşünceye önce kendi inanmalıdır.
D) Başarılı bir hatip olabilmek için tarih, hukuk bilgisine sahip olmak gerekir.
E) İyi bir hatip dinleyicilerin psikolojik durumunu da göz önüne almalıdır.
CEVAP: D

2. Aşağıdakilerden hangisi söylevle konferans arasındaki temel farklılıklardan biridir?
A) Konuşmacının kişiliği B) Dinleyicilerin durumu C) Güdülen amaç
D) Konuşma süresi E) Konuşulan ortam
CEVAP: C (olmalı)

3. Bilimsel toplantılarda, üniversitelerde yapılan; konuşmacıları farklı bilim ve bilgi dallarında uzman­laşmış kişiler olan konuşma türüdür. Bilimsel toplantıların açılış konuşmaları, bilimsel ödüllerin dağıtım törenlerinde yapılan konuşmalar bu türün örneklerini oluşturur.
Bu parçada sözü edilen nutuk türü aşağıdakilerden hangisidir?
A) Siyasi nutuk B) Akademik nutuk C) Hukuki nutuk D) Askerî nutuk E) Dinî nutuk
CEVAP: B

4. Bugün bile onun coğrafyası her dilin çözemeyeceği çizgileri çok ötelere aşmaktadır. O, hâlâ Balkan­lardan Hint sınırlarına, Çin içerlerine, buzlu istep derinliklerine kadar her yerde konuşuluyor. Onun her bir lehçesi bir diyarı tutmuş, bir iklimi benimsemiş, orada kendinden olmayan dillere göğüs geriyor. Birçok yerde mektepsiz, bakımsız kalsa da halkın bağrında bir ruh zırhına bürünmüş olarak diri duruyor. Türkçe: Buyruklarını dili, yurt, yapı kuralların dili; ülkeler gibi denizleri de şanla aşmışların dili; toprağı işleyenlerin dili; beyinleri uyandıranların dili; sevgilerin dili; sızıların dili...
Yukarıdaki paragrafta dil hangi işleviyle kullanılmıştır?
A) Göndergesel işlev B) Alıcıyı harekete geçirme işlevi C) Şiirsel işlev
D) Dil ötesi işlev E) Heyecan bildirme işlevi
CEVAP: E

C) Aşağıdaki soruları cevaplayınız.
Benim anlayışıma göre içinde büyük bir şey bulunan bütün ilimler ve sanatlar hakkında bilgi edinme­miş bir insan, vasıfları tamam bir hatip olamaz. Nutka serilip yayılma imkânını veren, bütün bu müspet bilgilerin toplamıdır. Eğer hatip, çok iyi bildiği ve kavradığı realite temelleri üzerine dayanmazsa onun ha­tipliği tamamen boş ve hemen hemen çocukçasına bir söylenişten ibaret kalır.
    1. Bu parçaya göre bir hatipte bulunması gereken özellikler nelerdir?
      Hatip, iyi düşünen, çok okuyan, deneyim sahibi, gözlemleri ve sezgileri kuvvetli, ileri görüşlü olmalı, sözü etkili söylemeli, söylediklerini gerçeklerle bağdaştırmalı
        2. Söylevlerin genel amaçlarını belirtiniz.
          Söylevler (nutuk) dinleyenleri coşturmak, belli bir amaca yöneltmek, onlara bir duyguyu, düşünceyi, ülküyü aşılamak, önemli açıklamalarda bulunmak amacıyla yapılan coşkulu konuşmalardır.
          11. Sıınf Dil ve Anlatım Kitabı Cevapları
          3. Ünite Ölçme ve Değerlendirme Sorularının Cevapları
          SAYFA 220
          3. ÜNİTE ÖLÇME DEĞERLENDİRME SORULARI

          A. Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerlere uygun sözcükler yazınız.
          Röportaj yazarı bir yeri gezerek gördüklerini kendi görüşleriyle birleştirerek gazetesine yazar,
          Mülakat yazarı ise alanında tanınmış kişiyi ziyaret ederek sorular sorar, aldığı cevapları gazetesinde aynen
          yayımlar.
          Söylev bir dinleyici grubuna belli bir düşünceyi, bir duyguyu aşılamak; önemli açıklamalar­da bulunmak için yapılan coşkulu konuşmalardır.
          B. Aşağıdaki cümlelerde yargı doğru ise yay ayraç içerisine “D”, yanlış ise “Y” yazınız.
          • Bir röportaj konu olarak insanı, eşyayı, bir yeri ayrı ayrı ele alabildiği gibi üç konuyu bir arada da işleyebilir. ( D )
          • Röportajın temel amacı okuyucuda estetik zevk uyandırmaktır. ( Y )
          • Röportaj yazarı yazılarına kendi görüş, bilgi ve fikirlerini de katabilir. ( D )
          • Yazının ilgi çekici bir nitelik taşıması, resimlerle süslenmesi röportajların önemli bir özelliğidir.( D )
          • Mülakatlarda sorulacak sorular hedef okuyucu kitlesi dikkate alınarak belirlenmelidir. ( D )
          • Mülakat ve röportaj metinlerinde amaç okuyucuya bilgi vermektir. ( D )
          • Nutuktan beklenen sonucun alınması öncelikle konuşmacının düşüncelerine kendisinin inanmasına bağlıdır. ( D )
          Anlattıklarına inanmayan, içten konuşmayan hatibin dinleyicilere bir fikir aşılaması, onları heyecanlandırması mümkün değildir. ( D )
          Aşağıdaki çoktan seçmeli soruları yanıtlayınız.
          1. Yaşatarak öğretme; okuyucuyu yaşamla, yaşamın özüyle karşı karşıya getirme röportajların be­lirleyici bir niteliğidir. Bir bakıma öykülerin, romanların, oyunların da belirleyici özelliğidir. Ancak bir röportaj ne bir roman ne bir öykü ne de bir oyundur. Gazeteciliğin önemli bir dalıdır röportaj. Bilgiyi, haberi, gerçeği; açık, yalın, çarpıcı bir dille okura ileten bir yazı türüdür. Okuyucuyu sıkmadan kendini tatlı tatlı okutan, gücünü inandırıcılığını belgelerden alan bir yazı biçimidir. Ama okuyucuyu belgelerin de ötesine geçiren bir yazı türü.
          Bu parçadan hareketle röportaj türü hakkında hangi yargıya varılamaz?
          A) Röportajlar öğretici metin türü arasında yer alır.
          B) Bir bilgiyi veya haberi okuyucuya aktarmak amacıyla yazılır.
          C) Röportajlarda açık, yalın bir anlatım kullanılır.
          D) Röportajlar sanatsal bir nitelik taşır.
          E) Röportaj yazarı anlattıklarını metinde canlandırmaya çalışır.
          CEVAP: D

          2. Romanda, öyküde, oyunda bir yaşam gerçeğinden yola çıkılır. Ne ki gerçeği değiştirebilir, ona yeni boyutlar yeni yorumlar katabilir. Röportajda ise bu yoktur işte. Röportaj yalnızca bize yaşam gerçeğini, olayları ya da sorunları göstermekle kalmaz; bunların ardında yatanları, yönlendirici et­kenlerini de gösterir. Röportajı haberlerden ayıran temel ayrım da budur.
          Bu paragraftan aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılamaz?
          A) Romanda yaşam gerçeği yazar tarafından kurgulanarak aktarılır.
          B) Röportajlarda yaşananlar kurgulanmadan doğrudan aktarılır.
          C) Röportaj yazarı anlattığı olayların ardındaki nedenlere yönelir.
          D) Röportaj yazarı gözlemlerine kendi yorumunu da katar.
          E) Röportaj yazıları haberlere göre daha ayrıntılı yazılardır.
          CEVAP: D

          Read more

          11. Sınıf Edebiyat Sayfa 216 - 219 Soruları ve Cevapları [ Biryay Yayınları ]

          Kaynak: edebiyatfatihi.blogspot.com 


          Milli Edebiyat Döneminin Genel Özellikleri (Biryay -2013) sayfa 216-218

          Millî Edebiyat Döneminde “Dil ve İnsan” konulu sunumunuzu gerçekleştiriniz.
          1. Bir edebiyatın veya bir eserin millî olmasından ne anladığınızı açıklayınız.
          2. Bir millet kendi diliyle kendi hayatını, sevincini, umudunu, aşklarını anlatan metinlere mi yoksa yabancı milletlerinkine mi ilgi duyar? Nedenleriyle açıklayınız.
          3. Okuduğunuz metin ve ünite boyunca okuduğunuz eserlerden yola çıkarak 1911 ile 1923 yılları arasındaki döneme niçin “Millî Edebiyat” adının verildiğini açıklayınız.
          4. Ünite boyunca okuduğunuz eserlerde kullanılan edebî dilin özelliklerini defterinize sıralayınız.
          5. Ünite boyunca okuduğunuz eserlerden hareketle bu dönemde edebî ürünlere yansıyan sosyal sorunları sınıflandırınız.
            1. a. Kitabınızda okuduğunuz Millî Edebiyat Dönemi eserlerindeki ortak duygu, düşünce ve ara­yışları tahtada sıralayınız.



          b. Millî Edebiyat Dönemini etkileyen sanat, edebiyat ve düşünce akımları aşağıda verilmiştir. Bu ünitede okuduğunuz eserler, verilen akımlardan hangisiyle yazılmıştır? Eser adlarını etkilendikleri akımlarla eşleştiriniz.
          1. Kitabınızda okuduğunuz eserlerden yararlanarak Millî Edebiyatı; Tanzimat Edebiyatı, Servet-i Fünûn Edebiyatı, Fecr-i Âtî Edebiyatıyla dil anlayışı ve tema yönünden karşılaştırınız. Sonuçları tabloya yazınız.
            Millî Edebiyat Döneminde yazılan edebî ürünlerin gelecek nesiller açısından önemini belirtiniz.
              Sizce günümüz edebiyatı ne derece millî özellikler taşımaktadır? Açıklayınız.

              DEĞERLENDİRME
                1. Aşağıdaki noktalı yerlere uygun sözcükleri yazınız.
                  REALİZM romantizme tepki olarak doğmuştur.
                  Realizmin şiire uyarlanmış şekli PARNASİZM
                  MİLLİ EDEBİYATTA dilde sadeleşme esas alınmıştır.
                    2. Dilde sadeleştirme hareketi, “Yeni Lisan” adıyla aşağıdaki edebiyat dönemlerinin hangisinde yer almıştır?
                      A. Tanzimat B. Servet-i Fünûn C. Fecr-i Âtî D. Millî Edebiyat E. Cumhuriyet
                      (ÖYS-1996)
                        3. Aşağıdakilerden hangisi, Millî Edebiyat akımını belirleyen özelliklerden biri değildir?
                          A. Anlatımda gerçeklikten kaçınma B. Hece veznini kullanma
                          C. Halk edebiyatından yararlanma D. Memleket hayatını yansıtma
                          E. Dilde sadeleşmeye gitme
                          (ÖYS-1996)
                            4. Edebiyatımızda, nazmı nesre yaklaştırmadaki ustalığıyla tanınmış sanatçılarımız aşağıdakilerin hangisinde birlikte verilmiştir?
                              A. Tevfik Fikret - Yahya Kemal Beyatlı B. Yahya Kemal Beyatlı - Ziya Paşa
                              C. Ahmet Haşim - Mehmet Akif Ersoy D. Mehmet Akif Ersoy - Tevfik Fikret
                              E. Ziya Paşa - Emin Bülend
                              (ÖYS-1991)
                                5. Okuduğunuz eserlerden hareketle Millî Edebiyat Döneminin özelliklerini sıralayınız.
                                11. SINIF TÜRK EDEBİYATI CEVAPLARI IV.ÜNİTE ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME SORULARI (SAYFA 219) BİRYAY 2013
                                1. Aşağıda verilenlerin hangisinde bilgi yanlışlığı ya­pılmıştır?
                                A) Halk edebiyatında genellikle yanın ve cinaslı uyak kullanılmıştır.
                                B) Divan edebiyatında her şiir, biçimine göre ad alır.
                                C) Tanzimat romanının tekniği güçlüdür.
                                D) Tevfik Fikret, Edebiyat-ı Cedide şairlerindendir.
                                E) Milli Edebiyat ile roman ve öykü İstanbul dışına çıkar.
                                CEVAP: C
                                2. Aşağıdakilerden hangisi, Mehmet Akif Ersoy için söylenemez?
                                A) Şiirlerinde öğreticiliğin ağır bastığı
                                B) Tasvirlerinin gerçekçi ve güçlü olduğu
                                C) Divan edebiyatı nazım biçimlerini kullandığı
                                D) Hece ölçüsüyle yazdığı şiirlerinin de bulunduğu
                                E) Şiiri düz yazıya yaklaştırdığı
                                CEVAP: D
                                3. Aşağıdakilerin hangisinde verilen eserler aynı türdendir?
                                A) Sinekli Bakkal, Servet-i Fünûn
                                B) Çalıkuşu, Hürriyet Kasidesi
                                C) Bomba, Aşk-ı Memnû
                                D) Piyale, Tasvir-i Efkar
                                E) Şair Evlemnesi, Vatan Yahut Silistre
                                CEVAP: E
                                4. “Şiir öğelerini millîleştirmeye çalıştılar. Dilde, ve­zinde, konuda, duyguda, tarih anlayışında, nazım biri­minde, nazım şekillerinde, yurt değerlerinde millîleştirme çabalan, şiirlerinin teknik açıdan zayıf kalmasına neden oldu.”
                                Yukarıdaki paragrafta söz konusu edilen edebî dönem aşağıdakilerden hangisidir?
                                A) Millî Edebiyat
                                B) Fecr-i Âtî
                                C) Cumhuriyet Edebiyatı
                                D) Yedi Meşaleciler
                                E) I. Yeniler
                                CEVAP: A
                                5. “Refik Halit Karay, yalın Türkçe ile ilgili şunları söylemektedir: “Bizim bir dilimiz var ki bu yarının dili olacaktır. Biz doğru yolu bulduk. Bizden evvel gelenler bazen orta oyuncu, bazen karnaval şekilleriyle edebiyatı­mızda çırpındılar. Fakat bizim bulduğumuz, bu temiz dili bulamadılar.”
                                Paragrafta Refik Halit Karay’ın “bizden evvelkiler” dediği kişiler, hangi akımın veya edebî dönemin sanatçı­sıdır?
                                A) Millî Edebiyat
                                B) Tanzimat Edebiyatı
                                C) Garipçiler
                                D) Servet-i Fünûn
                                E) Divan Edebiyatı
                                CEVAP: D
                                6. Aşağıda verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?
                                A) Tanzimat edebiyatıyla Doğu-Batı mücadele­sinin sona erip edebiyatımızın Batılılaştığı
                                B) Servet-i Fünûn edebiyatının Hüseyin Cahit’in “Edebiyat ve Hukuk” adlı çevirisinin yayımlanmasıy­la sona erdiği
                                C) Fecr-i Atî edebiyatımn konu, biçim, dil ve anlatım yönünden Servet-i Fünûn edebiyatımn deva­mı niteliğinde olduğu
                                D) Millî edebiyatın temelim, dilde sadeleşme çabalanmn oluşturduğu
                                E) Cumhuriyet Dönemi Edebiyatında hece ölçü­sü ve günlük konuşma dilinin kullanıldığı ve serbest şiire yönelindiği
                                CEVAP: A
                                7. Aşağıdakilerden hangisi, tür olarak diğerle­rinden farklıdır?
                                A) Ateşten Gömlek
                                B) İntibah
                                C) Ferdâ
                                D) Eylül
                                E) Sergüzeşt
                                CEVAP: C
                                8. Aşağıdakilerden hangisi, Tanzimat Dönemi ile Millî Edebiyat Döneminin ortak özelliğidir?
                                A) Edebiyatı “ araç” olarak görmek
                                B) Aruz ölçüsünü kullanmak
                                C) Yerel kaynaklara yönelmek
                                D) Yazı dilini konuşma diline yaklaştırmak
                                E) Divan edebiyatı nazım biçimlerim kullan­mak
                                CEVAP: A
                                9. Millî Edebiyat Dönemi eserleriyle günümüz edebî eserlerim, dil ve anlatım özellikleri yönünden karşılaştırınız. Benzer ve farklı yönleri açıklayınız.
                                Milli Edebiyat Dönemi eserlerde dilde sadeleşme ha­reketinin etkisiyle açık ve sade bir dile yönelme vardır. Az da olsa eski dilden gelen kelime ve kavramlar kullanıldığı görülmektedir. Günümüz edebi eserlerinde ise dil tam anlamıyla açık ve sadedir.
                                10. Aşağıdaki cümlelerin başına yargı doğru ise D, yanlış ise Y yazınız.
                                ( Y ) Olay örgüsü, sanat kaygısıyla gerçekleştiri­len bir düzenlemedir.
                                (D) “İstanbul Efendisi” Muhasipzade Celal’in tiyatro eserinin adıdır.
                                (D) Maupassant tarzı hikâyelerde plan üç bö­lümden oluşur: serim, düğüm, çözüm.
                                11. Millî Edebiyat Dönemi edebiyatının ken­dinden önceki edebiyatlardan farklı olan yönlerim sıralayınız.
                                Sade dilin kullanılması
                                Şiirde ağırlıklı olarak hece ölçüsü kullanılmıştır.
                                Toplum için sanat anlayışı

                                Anadolu’ya yönelme var. Anadolu insanının sorunları ele alınmış. Milli konular işlenmiş
                                Read more