2014 11. Sınıf Edebiyat Sayfa 169 Soruları ve Cevapları ( Biryay Yayınları )

11. Sınıf Türk Edebiyatı Kitabı Cevapları  Milli Edebiyat Döneminde Sade Dil ve Hece Ölçüsüyle Yazılmış Şiir (Sayfa 169

SAYFA 169
Yorumlama, Güncelleme
· a. Millî Edebiyat Dönemi şiirinde ve diğer edebî ürünlerde millî değerlerin kullanımına dönülme­sini nasıl değerlendirdiğinizi açıklayınız.
Milli edebiyatla birlikte halka dönüş başlamış, toplumsal konular işlenmiş, Anadolu insanı ve sorunları eserlerde işlenmiştir. Gerçek edebiyatın halka yönelmekle, halkın sorunlarına eğilmekle, milli değerleri işlemekle ortaya konacağı düşüncesi bu dönemde ortaya çıkmıştır.

1. Günümüz şiirini millî değerler yönünden nasıl değerlendirdiğinizi belirtiniz.
Günümüz şiirinde milli değerlere önemli bir yere sahiptir.
a.                  Milli Edebiyat Dönemine ait kitabınızda okuduğunuz şiirlerin temalarını aşağıya sıralayınız.
Cenge Giderken: Vatan sevgisi
Kelebek: Yalnızlık
Uçun Kuşlar: Memleket özlemi

b.                  Okuduğunuz şiirlerden hareketle Millî Edebiyat Dönemi şiirlerinin teması hakkın- daki düşüncelerinizi açıklayınız.
Milli Edebiyat Döneminde vatan sevgisi gibi toplumsal konuların yanında yalnızlık gibi bireysel temalar da işlenmiştir.

· Millî Edebiyat Döneminde hece ölçüsü ve sade dille yazılan şiirlerin özelliklerini maddeler hâlin­de defterinize yazınız.
Millî Edebiyat Döneminde Sade Dil ve Hece Ölçüsüyle Yazılmış Şiirin Özellikleri
· Millî Edebiyat Döneminde, Mehmet Emin Yurdakul ile Ziya Gökalp şiirlerini "sade dil ve hece ölçüsü" zihniyetine bağlı olarak kaleme almışlardır.
· Konuşma dilinin şiire yansıması gerektiği benimsenmiş ve halkın kullandığı yalın bir Türkçe ile şiir yazılmıştır.
· Şiirdeki ses, söyleyiş ve imgeler yalındır.
· Temalar, Servetifünun ve Fecriati şiirlerinde olduğu gibi halktan uzak bireysel, içe dönük değildir; millî coşkuyu artırıcı niteliktedir.
· "Sanat için sanat" anlayışı yerine "toplum için sanat" anlayışı hâkim olmuştur. Bu anlayışa bağlı olarak şiirlerde didaktizm (öğreticilik) ön plana çıkmıştır.
· Şiirlerde milliyetçilik ve Türkçülük düşünceleri sık sık işlenmiştir.
· Konular istanbul'daki yaşamla sınırlı kalmamış; şiirlerde Anadolu, Anadolu insanının yaşamı, çektiği sıkıntılar işlenmiştir.
· Kafiyeler genelde kulak içindir.
· Şiirde ses ve söyleyiş değişmiş, halk şiirine özgü söyleyiş ile modern şiire özgü söyleyişten birlikte yararlanılmıştır. Klasik halk şiiri nazım şekilllerinden farklı nazım biçimleri de kullanılmıştır.
· Üç, dört, beş, altı, yedi dizeli bentler ve Batı kaynaklı nazım şekilleri de kullanılmıştır.

Değerlendirme
1. Aşağıda verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?
a. Millî Edebiyat Dönemi şiirinde köklü değişikliklerin olması
b. Aruz ölçüsü yerine millî ölçümüz olan “hece ölçüsü”nün benimsenmesi
c. Birim olarak halk şiirinde de kullanılan dörtlüklerin seçilmesi
d. Bu dönem şiirinde hece vezninin benimsenmesinde Ziya Gökalp’ın büyük etkisinin olması
e. Millî Edebiyat Döneminde sadece hece ölçüsüyle şiirler yazılması

CEVAP: E

2. “Aruz ölçüsü yerine, şiirimizin geleneksel ve ulusal ölçüsü olan “hece”yi benimsemesi 1897’de yayımladığı “Türkçe Şiirler” adlı kitabıyla ortaya çıkmıştır. Servet-i Fünûn şiirinin yaygın olduğu dönemde yazdığı şiirler ciddiye alınmamışsa da aruzdan heceye geçişin öncülüğünü yapmıştır.”
Yukarıdaki paragrafta sözü edilen şair kimdir?
A. Rıza Tevfik Bölükbaşı       B. Ziya Gökalp         
  C. Mehmet Emin Yurdakul
D. Ahmet Haşim        E. Yahya Kemal


CEVAP: C

3. Aşağıdakilerden hangisi Rıza Tevfik, Ziya Gökalp ve Mehmet Emin Yurdakul’un ortak özelliğidir?
A. Millî Edebiyat Döneminin en çok eser veren şairleri olmaları
B. Sade dil ve hece ölçüsüyle şiirler yazmaları
C. Şiirde güzelliğin kapalılıktan doğacağını savunmaları
D. Şiirlerinde divan şiiri imgelerinden yararlanmaları
E. Şiirlerinde dönemin gerçekliğini yansıtmaları

CEVAP: B

4. Aşağıdaki cümlelerin başına yargı doğru ise “D”, yanlış ise “Y” yazınız.
( Y ) Millî Edebiyat Döneminde sadece ses, söyleyiş ve dilde değişiklikler olmuştur.
( D ) Millî Edebiyat Döneminde yeni temalar işlenmiştir.
(Y ) Millî Edebiyat şairleri, divan şiirini örnek almışlardır.

5. Millî Edebiyat Dönemi edebî ürünlerinin, millî değerleri kullanmasında hangi siyasi ve sosyal olayların etkisi olduğunu açıklayınız.
Milli Edebiyat sanatçıları, Balkan Savaşları ve Birinci Dünya Savaşı halk üzerindeki olumsuz ve yıkıcı etkilerini gidermek, halka moral aşılamak amacıyla eserlerinde milli değerleri işlemişler, Türk tarihinin şanlı dönemlerini, kahramanlıklarını anlatmışlardır. O dönemde öne çıkan Türkçülük düşüncesi doğrultusunda milli bilincin geliştirilmesi için çalışmışlardır.


Read more

2014 11. Sınıf Edebiyat Sayfa 168 Soruları ve Cevapları ( BirYay Yayınları )

SAYFA 168

Okuduğunuz şiiri ahenk öğeleri yönünden inceleyiniz. Tespitlerinizi aşağıya yazınız.
Ses tekrarları : -ere: zengin uyak,  -ül: tam uyak, vardır: redif

-un tam uyak,
Redif  : vardır: redif, mu bilmem: redif    
Ölçü   : Hece ölçüsü , 11’li hece ölçüsü (6+5 duraklı)
Uyak düzeni : abab cccb dddb….
           
Deryalarda olur bahri   
Doldur da ver içem zehri        
Sunam gurbet elin kahrı        
Ya çekilir ya çekilmez  

Emrah der, düştüm dile
Bülbül figan eder güle
Güzel sevmek bir sarp kale
Ya alınır ya alınmaz

Erzurumlu Emrah

· Erzurumlu Emrah’ın şiirindeki lirik söyleyişi “Uçun Kuşlar” şiirinde de hissedip his­setmediğini belirtiniz.
Erzurumlu Emrah'ın şiiri ile Uçan Kuşlar şiirinde lirizm ve coşkulu bir söyleyiş özelliği vardır.
· Erzurumlu Emrah, şiirinde halkın dilini, söyleyişini, zevkini yansıtmaktadır. Bu özel­likler yönünden “Uçun Kuşlar” şiirini de inceleyiniz. Sonuçları arkadaşlarınızla paylaşınız.
Uçun Kuşlar şiirinde de halkın söyleyiş zevki yansıtılmıştır. Şiirde geçen “yaslı gelin, mor sümbül, yüce dağ başı gibi” sözler halkın söyleyiş zevkini yansıtmaktadır.
· Okuduğunuz şiirleri ses ve ritim yönünden karşılaştırınız. Sonuçları sıralayınız.
Erzurumlu Emrah’ın şiiri: 8’li hece ölçüsü, yarım uyak kullanılmış, uyak düzeni aaab, cccb şeklinde
Uçun Kuşlar şiiri: 11’li hece ölçüsü, tam uyak kullanılmış, uyak düzeni abab, cccb, dddb (uyak düzeni Erzurumlu Emrah’ın şiiriyle aynı)

 “Uçun Kuşlar” şiirini söyleyiş özellikleri açısından değerlendiriniz.
Şiirde lirik bir söyleyiş, akıcı bir anlatım var.

1. a. Okuduğunuz şiirin ölçüsünü ve duraklarını belirleyiniz.
Hece ölçüsü, 6+5 duraklı (11’li hece ölçüsü)
b. Şiiri oluşturan birimleri ve bu birimlerin birbirleriyle yapı ve tema yönünden ilişkisini açıklayınız.
1.dörtlük: Memleket özlemi, Memleketin dağına, taşına, toprağına duyulan özlem.
2.dörtlük: Memleketi merak etmektedir.
3.dörtlük: Doğup büyüdüğü yerleri, güzel günleri anma, unutamama
4.dörtlük: Bulunduğu yerden memnun değil, bulunduğu yerin görünüşü, insanları memleketinden tamamen farklı
5.dörtlük:  Şair kendisiyle dertleşiyor, memleket hasretiyle yanıp tutuştuğunu ifade ediyor.

Şiirde geçen söz sanatları ile imgeleri ve bunların kaynaklarını belirleyiniz. Örnekte gösterildiği gibi tabloya yazınız.
İstiare
Bülbül
Divan şiiri
Tezat  
diken, gül     
Divan şiiri
Tenasüp
Hasta, yorgun,solgun
Divan şiiri
Benzetme
Yaslı gelin gibi mahzun
Halk söyleyişi




2. “Uçun Kuşlar” şiirini ses, söyleyiş ve imgeler yönünden Nâbî’nin aşağıda verilen beytiyle (divan edebiyatı şiiriyle) karşılaştırınız. İki şiirden hangisinin belirtilen özellikler yönünden yalın olduğunu kısa­ca defterinize yazınız.

Nâbi'nin beyti
Uçun Kuşlar
Ses
Ses ahengi uyak ve redifle sağlanmıştır.
Aruz ölçüsü
Hece ölçüsü
Söyleyiş
Aşıkane söyleyiş
Lirik, coşkulu ve halk ozanlarının söyleyi­şine yakın bir üslup
İmgeler
gül-i gülşen, mu­habbet meydanı, bülbül
Mehtabın hasta ol­ması, bülbül, yangın yeri, soğuk kül

Gül gülşeni terk eyledi sohbet sana kaldı
Bülbül yine meydân-i muhabbet sana kaldı  

(Gül, gül bahçesini terk eyledi sohbet sana kaldı.
Bülbül, yine muhabbet meydanı sana kaldı.)
Nâbî

3. a. Şiirin temasını bulunuz ve bu temanın evrensel olup olmadığını belirtiniz.
Tema: memleket özlemi, bu tema evrenseldir.
a. Şiirin teması ile Millî Edebiyat Dönemi sosyal hayatı arasındaki ilişkiyi açıklayınız.
Milli Edebiyat Döneminde  şiirlerde vatan sevgisi, yurt güzellikleri, milli duygular dile getirilmiştir. Eserlerde Anadolu, Anadolu insanının sorunları işlenmiştir. Halka dönüş vardır, şiirde halk edebiyatı unsurları kullanılmıştır.
4. Şiiri okurken hissettiklerinizi açıklayınız.

5. “Uçun Kuşlar” adlı şiir, bildiğiniz hangi geleneğin özelliklerini taşımaktadır? Neden?
Şiir, halk şiiri geleneğini yansıtır. Koşma nazım şekli, hece ölçüsü, dörtlük nazım birimi kullanılmış. Şiir açık, sade, yalın bir dille yazılmıştır.
6. “Uçun Kuşlar” şiirini, kitabınızda okuduğunuz Fecr-i Âtî Dönemine ait bir şiirle ses, ritim, tema, dil ve anlatım yönünden karşılaştırınız. Benzer ve farklı yönleri tahtada sıralayınız.
Uçun Kuşlar şiirinin Fecr-i Ati şiirlerinden en önemli farkları hece ölçüsü, sade,yalın bir dilin olmasıdır. Fecr-i Ati şiirlerinde aruz ölçüsü, ağır ve sanatlı bir dil kullanılmıştır.
a.                  Edindiğiniz bilgiler ve okuduğunuz şiirden hareketle Rıza Tevfik’in fikrî ve edebî yönü hakkındaki çıkarımlarınızı aşağıya yazınız.

b.                  Şairin düşüncelerinin, yaşam tarzının şiire nasıl yansıdığını açıklayınız.
Şiirde memleket hasreti dile getirilmiş. Şair, Milli edebiyatın dil anlayışını benimsemiş, halka yönelmiş, halk edebiyatı unsurlarını şiirde kullanmıştır.


Read more

Faruk Nafiz Çamlıbel Kimdir ? Edebi Kişiliği, Eserleri

FARUK NAFİZ ÇAMLIBEL (1898 – 1973)
  • Aruz ölçüsüyle yazdığı ilk şiirlerden sonra daha çok heceyi kullanmaya başlamıştır.
  • Aruzu tamamıyla terk etmeyen şair her iki vezni de ustaca kullanmıştır.
  • “Sanat” adlı şiiriyle “memleketçi edebiyat” anlayışının öncülüğünü yapmıştır.
  • Hem bireysel duygularını hem de memleket konularını şiirlerinde işlemiştir.
  • Düş ile gerçeği kaynaştırdığı epik ve lirik özellikteki şiirler yazmıştır.
  • Realist-romantik özellikler taşır.
  • “Han Duvarları” şiiriyle sevilmiş bir şairdir.
  • Eserleri:
  • Şiir: Dinle Neyden. Şarkın Sultanları, Çoban Çeşmesi,  Sudaki Halkalar,  Han Duvarları, Zindan Duvarları, Akıncı Türküleri…
  • Tiyatro: Canavar, Akın, Özyurt, Kahraman, Yayla Kartalı… (Çoğu manzumdur)
  • Roman: Yıldız Yağmuru, Ayşe’nin Doktoru
Read more

Orhon Seyfi Orhon Kimdir? Edebi Kişiliği, Eserleri

ORHAN SEYFİ ORHON (1890 – 1972)

Şiire aruzla başlamış sonraları heceyle yazmaya  başlamıştır.  Hece ölçüsüyle gazel biçiminde şiirler de yazmıştır.
“Peri Kızı ile Çoban Hikâyesi” adlı manzum masalıyla  sevilmiştir. Mizah çalışmaları da vardır.
Eserleri:
Şiir: Fırtına ve Kar, Peri Kızı ile Çoban Hikâyesi, Gönülden Sesler
Mizah-Hiciv Hikâyeleri: Asri Kerem, Düğün Gecesi
Makaleleri: Dün-Bugün-Yarın
Fıkra: Kulaktan Kulağa
Read more

Yusuf Ziya Ortaç Kimdir? Edebi Kişiliği, Eserleri

YUSUF ZİYA ORTAÇ (1895 – 1967)

Hem heceyle hem de aruzla şiirler yazmıştır.
Türk edebiyatının önemli mizah yazarlarındandır.  Akbaba adlı  mizah dergisini çıkarmıştır.
Eserleri:
Şiir: Akından Akına, Cenk Ufukları, Yanardağ, Kuş Cıvıltıları (Çocuk Şiirleri)
Anı: Portreler, Bizim Yokuş (Gazetecilik Anıları)
Roman: Göç, Uç Katlı Ev
Fıkra: Beşik, Ocak, Sarı Çizmeli Mehmet Ağa
Gezi Yazısı: Göz Ucuyla Avrupa
Read more

Enis Behiç Koryürek Kimdir? Edebi Kişiliği, Eserleri

 ENİS BEHİÇ KORYÜREK (1892 – 1949)

Şiire arzula başlamış Ziya Gökalp’ in etkisiyle heceyi kullanmaya başlamıştır.
“Gemiciler” şiiri başta olmak üzere, Türk denizciliğiyle ilgili şiirleriyle tanınmıştır.
Son yıllarında tasavvufi şiirler de yazmıştır.
Eserleri:
Şiir: Miras, Güneşin Ölümü, Varidat-ı Süleyman (Tasavvufi)
Read more

Halit Fahri Ozansoy Kimdir? Edebi Kişiliği

1. HALİT FAHRİ OZANSOY (1891 – 1971)
  • Aruzla şiire başlamış sonraları heceyle şiirler yazmış ve Beş Hececiler’e katılmıştır.
  • Bir öğretmen olan şair, şiirlerinde aşk, ölüm, hüzün konularını sıkça işlemiştir.
  • Eserleri:
  • Şiir: Cenk Duyguları, Rüya, Efsaneler
  • Tiyatro: Sönen Kandiller (Manzum)
  • Roman: Sulara Giden Köprü
  • Anı: Edebiyatçılar Geçiyor
Read more

2013 - 2014 11. Sınıf Edebiyat Sayfa 28 - 34 Soruları ve Cevapları ( Yıldırım Yayınları )

Bu yazı http://edebiyatfatihi.blogspot.com/ sitesiden alınmıştır.

2.ÖĞRETİCİ METİNLER:
SAYFA 28:
HAZIRLIK:
1) Öğretici metinler, bilgi ve haber vermek, ikna etmek, kanıları değiştirmek, uyarmak, düşündürmek, yönlendirmek, tanıtmak gibi amaçlarla yazılan metinlerdir.
2)Çağdaşlaşma: Geri kalmış toplumların ekonomi, bilim, ekin, toplumsal düzenleniş. . . alanlarında günümüz bilim ve uygulayımının olanak verdiği en gelişkin aşamaya gelme çaba ve özlemlerini anlatan geniş kapsamlı toplumsal akım.
Modernleşme:Eski ve geleneksel toplumların modern olmalarına, moderniteye ulaşmalarına imkan veren süreçler için kullanılan genel terim...
Batılılaşma:Batılılaşma Batı'nın bilimde, fende, uygulamada, sanatta, imar ve refah vasıtalarında bulduklarını öğrenmek, yapmak ve bunlardan faydalanmaya çalışmak.

SAYFA 29:
1) Her iki metnin amacı da halka bilgi vermek ve halkı aydınlatmaktır.İkisi de öğretici metindir.

SAYFA 30:
2) Tanzimat Döneminde toplumu bilgilendirmek ve eğitmek için öğretici metinler (fıkra ve makale) kullanılmıştır.Bundaki amaç Batılılaşmayı halka daha iyi anlatmak ve yapılan yeniliklerin halk tarafından benimsenmesini sağlamaktır.
3) 

Read more

2013 - 2014 MEB 11. Sınıf Edebiyat Sayfa 11 - 26 Soruları ve Cevapları

Bu yazının tamamı http://edebiyatfatihi.blogspot.com sitesinden alınmıştır. Bu tarz yazıları bu sitede de bulabilirsiniz.

TANZİMAT DÖNEMİ EDEBİYATI
OLUŞUMU-ÖĞRETİCİ METNLERİ
SAYFA 11:
1.ETKİNLİK

Askeri alanda Nizam-ı Cedid ordusu oluşturuldu. lll. Selim tahttan indirildi.Nizam-ı Cedid ordusu dağıtıldı ve yenilgiyi destekleyen devlet adamları ve kişiler cezalandırıldı.


2.ETKİNLİK
***Devlet yöneticileri tarafından istenmiştir.

3.ETKİNLİK

***İlk Türkçe gazete 1831'de çıkan Takvim-i Vekayi'dir.Tanzimat döneminde çıkan ilk gazete ise Ceride-i Havadistir. Ceride-i Havadis bir meslek gazetesi olan Vekayi-i Tıbbiye izledi.Yeni Türk nesrinin doğmasında en büyük rolü oynayan en önemli görevi yüklenen başlıca gazete ve dergiler:Takvim-i Vekayi(1831),Ceride-i Havadis(1840) gibi resmi gazetelerle Namık kemalin yayınladığı İbret (1871),Hadika(1872)Ali Suvai’nin yönettiği Muhbir(1866)Ahmet Mithat'ın çıkardığı Devir (1872)

4.ETKİNLİK

***Gazete ile birlikte makale fıkra gibi türlerle roman hikaye ve tiyatro gibi türlerde Tanzimat'la birlikte ortaya çıkmıştır.

5.ETKİNLİK


Surlar içinde İstanbul,Osmanlı sosyal yaşamının geleneksel yapısını koruyan ve yaşatan kısacası Türk İstanbul'un canlı bir merkezidir.Beyoğlu ise eskiden beri gayrimüslimlerin zorunlu ikamet yeri olarak Batılı bir yaşamı sürdüren ,Batı'dan gelen yeniliklerin görüldüğü ilk yer olma özelliğine sahip bir yerdir.
sayfa 14:
soru 1:nizam-ı cedit ordusu kuruldu.
*giderlerini karşılamak için nizam-ı cedit hazinesi kuruldu.
*tersane ıslah edildi.
*avrupa'nın önemli merkezlerinde sürekli elçilikler açıldı.
*resmi devlet matbaası kuruldu.
*Frasnsızca devletin ilk resmi yabancı dili olarak kabul edildi.
*merkeze bağlı eyaleteler yeniden düzenlendi.
Bu yenilikler askeri,mali,kültürel alanları kapsamaktadır
 2:can güvenliği,ırz,namus ve malın korunmasında yenilikler yapılmıştır.
askeri alandan askerlerle ilgili yenilikler yapılmıştır.ÖNEMİ İSE İLK KEZ KANUN FİKRİNİN ORTAYA ÇIKMASI VE GETİRİLEN   YENİLİKLERİN  KANUNLARLA KORUNMASIDIR.
 3:Getirilen yenilikler toplum hayatını da kapsamaktadır.Fakat getirilen yeniliklerle Osmanlı Devletindeki hakim millet fikri ortadan kalkmaya başlamıştır.
4)Tanzimat Fermanı ile yapılan yenilikler devlet yöneticileri tarafından  devletin varlığını sürdürmesi amacıyla yapılmıştır.
5) Verilen şemaya göre hem İslamiyetin kabulü hem de Tanzimat Fermanının ilanı her iki dönemin başlangıcı arasında bir boşluk olması bu değişiklik ve yeniliklerin hem aydınlar hem de toplum tarafından özümsenip benimsenmesi için geçen süredir.Unutulmamalıdır ki eskinin bir anda bırakılıp yeninin edebi ve toplum hayatına yerleşmesi bir anda mümkün değildir...

sayfa 16:

soru 1:

soru 2:devletin ,milletin gelişmesini ve kalkınmasını sağlar.
ilim tüm insanların hizmetine sunulur
halkı bilinçlendir.Gazeteciliğin Tanzimat yıllarında ortaya çıkması gazetenin Batılı devletlerdeki işlevinin ve gücünün anlaşılması dolayısıyladır.

soru 3:yeni edebi türler:makale,fıkra , roman,tiyatro,hikaye,tenkit(eleştiri)türleridir.Bu türler Tanzimat ile birlikte ortaya çıkmıştır.

soru4:Verilen cümleler gazetelerin halkı aydınlatmak ve ona yol göstermek amacıyla çıkarıldığını gösteririr.Bu da TANZİMAT DÖNEMİNDE “FAYDA”NIN ÖN PLANA ÇIKTIĞININ BİR İŞARETİDİR.

1.etkinlik:
Tanzimat edebiyatı zihniyeti yüzünü her anlamda Batıya dönmüş,Batı’daki gelişme ve değişimleri yakın takibe almış bir karakter gösterir.Başka bir ifadeyle devletin kötü gidişatına çare bulmak için yeni tedbirler alıp kanunlar çıkararak her alanda Batı’ya yönelmek ve çağın gereklerine uygun olarak yenileşmektir.

5)
Tanzimat sanatçıları Batıdan gelen bu zihniyeti takip yoluna gitmiş ve oradan aldıkları edebi ve fikri unsurları edebiyatımıza sokmuşlardır.


b) Tanzimat Dönemi sanatçıları aynı zamanda devlet adamıdır.
SAYFA 17:
1) Örtüşmez, çünkü Tanzimat dönemi eserlerinde “sanat sanat içindir, değil sanat halk içindir.”Edebiyat amaç olarak değil araç olarak görülmüştür.
2) Verilen metinler öncekilerden farklıdır, daha önceki dönemlerde “eşitlik,kanun üstünlüğü” gibi kavramlarla, gazeteden bahseden bir metin bulunmamaktadır.

3:Verilen resimler Batılılaşma ile birlikte görülen değişimlerin kıyafetlere kadar yansıdığını gösterir.Bu da bu yeniliklerin önce devlet hayatında sonra da toplum hayatında başladığının bir işaretidir.

soru 4:Yazılı görsel basın ve internet almıştır.


SAYFA 18)
1-) Boşluk doldurmalar
D,Y,Y

2-) MAKALE,FIKRA ,ROMAN HİKAYE VE TİYATRO
3-) Takvim-i Vekayi > İlk resmi gazete

Tercüman-ı Ahval> İlk özel gazete
Ceride-i Havadis>  yarı-resmi gazete

4-) E
5-) Bu dönemin öncü sanatçılarının gazeteci ve gazete yazarı olmaları bu dönemde gazeteye verilen değeri anlatır.Çünkü yeni türler ilk kez gazeteyle halkla buluşmuştur ve dönem sanatçıları Batıdaki gazetenin işlevini kavramışlardır.
SAYFA 19:
ÖĞRETİCİ METİNLER:
HAZIRLIK:
1) Öğretici metinler, bilgi ve haber vermek, ikna etmek, kanıları değiştirmek, uyarmak, düşündürmek, yönlendirmek, tanıtmak gibi amaçlarla yazılan metinlerdir.
2) Fıkra ve makale türlerinden yararlanılmıştır.Bunların ortak özelliği öğretici metin olmasıdır.
3) Çağdaşlaşma: Geri kalmış toplumların ekonomi, bilim, ekin, toplumsal düzenleniş. . . alanlarında günümüz bilim ve uygulayımının olanak verdiği en gelişkin aşamaya gelme çaba ve özlemlerini anlatan geniş kapsamlı toplumsal akım.
SAYFA 20:
2.ETKİNLİK:
Şemaya göre anlam birliğine sahip kümeler (söz,söz grubu, cümle,paragraf) bir araya gelerek metnin ana düşüncesini oluşturmuştur.
1.grup: Mukaddimenin iletisi gazetenin gerekliliğidir, bu metindeki anlam birliğine sahip kümeler (söz,söz grubu, cümle,paragraf) bu ileti(tema) etrafında bir araya gelmiştir.
2.grup:Müsavat adlı metnin teması eşitliktir. bu metindeki anlam birliğine sahip kümeler (söz,söz grubu, cümle,paragraf) bu ileti(tema) etrafında bir araya gelmiştir.

1-) Tercüman-ı Ahval Mukaddimesi Ana düşüncesi : Gazete
Müsavat Ana düşünce : Kanun önünde eşitlik
Bunlar günümüzde de işlenmektedir.

2-) Resim,müzik tiyatro
3-) Verilen metinler Tanzimat döneminin sosyal yaşantısı ve gerçekliğiyle ilişkilidir.Çünkğ o dönemde gazete ve gazetecilik fikri Tanzimat ilanıyla kanun haline getirilen eşitlik fikri mevcuttur.
4-) a.Ali Suavi kanun önünde herkesin eşit olduğunu savunur. Şinasi'de bu gazetenin önemini ve gazatelerin Türkçe yazılması gereksinimi olmasını savunur.
b.Halkı bilinçlendirmek amacıyla.
c.Tiyatro ve romanda mesaj dolaylı olarak verildiğinden amaçlarına ulaşamayabilirlerdi.Makale türünde verilmesi tamamen bilgilendirme amacı taşıdığından daha etkili olmuştur.

SAYFA 21:
5-) boşluk doldurma
1.tablo

hükümet >politika gazeteleri
vekiller meclisi >bilim kuvveti
medeni millet >matbaa
2.tablo

eşitlik > hak
kanun > hukuk
islam hukuku > kanunsal haklar
kanun > zengin fakir
6-) Öğretici metinlerdir.
7-) a.Tutarlı hükümler vermiştir, bazı kelimeler anlaşılabilir değildir.
b Vardır. Çünkü ortaya çıktığı zaman kullanılan dil metinde kullanılır.
8-) Batı kültüründe gelişen Türkçe tanzimatla geldiği için vardır.
9-) Metinlerde kullanılan Arapça ve Frasça sözcükler Klasik Türk edebiyatı  metinleriyle ilişkilendirilebilir.Fakat kullanılan dil sadeleşmiş ve cümleler kısalmıştır.
SAYFA 22:
10-) Metin Türleri : Makale(öğretici metin)
Metinlerin yazıldıkları tarih : Tanzimat dönemi
Metnin bağlı olduğu gelenek : öğretici metin geleneği

11-) Gzeteler halkı bilinçlendirmenin yanısıra makale ve fıkra gibi türlerin yayınlandığı bir araç olması sebebiyle önemli bir işleve sahiptir.


12) Eşitlik ifadesi metinde hamal ve büyük memurun kanun önünde aynı şartlarda yargılanması örneğiyle somutlaştırılmıştır.B) Tercüman-ı Ahvalde bir somutlaştırma söz konusu değildir.
13)Her iki metnin teması farklı olduğu için bir benzerlik söz konusu değildir.(tema yönünden)Farklılık ise temaların kendisidir)
14) 
15) Şinasi ve Ali Suavinin benzerlikleri:
-Her ikisinin de Batıya gidip oranın sosyal ve kültür hayatını tanımaları
-gazetecilik yapmaları
-yenilikçi olmaları
FARKLILIKLARI:
Buna rağmen Şinasinin kültürel ve toplumsal hayatta değişimi gerçekleştirmeye çalışıp Ali Suavi’nin din alanında reform çabaları iki yazarın farklılıklarını gösteririr.

SAYFA 24:

1- Atatürkçü düşüncede çağdaşlaşma uygarlaşma ve batılılaşma kavramları birbirleriyle bağlantılıdır. Çağdaşlaşma ülkenin refaha kavuşması için yapılan etkinliklerin tümüdür. Bu kavramla körü körüne taklit hedeflenemez. Ülkenin ilerlemesi için batılı ülkelerden alınan yenilikler ülkenin değerleriyle birleştirildikten sonra kullanılmalıdır. Bu kavramlar Atatürkçü düşüncede birbirlerinden ayrılamazlar.
2- Metne göre çağdaşlaşma Türk toplumu için vazgeçilmez bir idealdir. Bu idealin dayandığı temel “Büyük davamız en uygar ve en refaha kavuşmuş millet olarak varlığımızı yükseltmektir.” Şeklinde ifade edilmiştir.
3- Tanzimat döneminden itibaren gerçekleştirilen yeniliklerle Atatürk ilke ve inkılapları çağdaşlaşma ve uygarlaşmanın “ siyasal sosyal kültürel ve ekonomik yönlerini” kapsadığını söyleyebiliriz.
SAYFA 25:

3.SORU
a)
Tanzimat dönemi öğretici metinler
*makale fıkra GİBİ YENİ TÜRLER
*HÜRRİYET ,EŞİTLİK,BİLİM,TEKNİK, KANUN ÜSTÜNLÜĞÜ
*Arapça ve Farsça kelime ve tamlamalar kullanılmasına karşın dil sadeleşmiştir.
*Tooplumsal konular ve sorunlar işlenmiştir.
*Sanat için sanat yerine sanat toplum içindir düşüncesi
b)Arapça ve Farsça gibi sözcükler ESKİYİ; diğer özellikler yeniyi göstermektedir.Hürriyet,eşitlik,kanun; fıkra ve makale BATILI özellikleri gösteririr
c)Bu durum Tanzimat aydınlarındaki DOĞU-BATI ÇATIŞMASINI GÖSTERİRİR.ESKİ-YENİ ÇATIŞMASI DENİLEBİLECEK BU DURUM DÖNEMİN SANATÇILARINI İKİLEME DÜŞÜRMÜŞTÜR.(Örneğin ZİYA PAŞA)
ç)Günümüzde de Doğu-Batı ikilemi vardır.

4) çağdaşlaşma hareketli bir kavramdır.Çünkü her gün yeni bir gelişme görülmektedir.

SAYFA 25-26 ÖLÇME-DEĞERLENDİRME:

1)d d y
2)a
3)doğu-batı
4)c
5)Atatürk bu sözüyle Türk milletinin milli kültürünü koruyarak çağdaş uygarlık seviyesine çıkması gerektiğini ifade etmektedir.
Read more

İbrahim Şinasi Kimdir? Hayatı, Ebedi Kişiliği

  • ŞİNASİ ( 1826-1871)
  • Batı etkisindeki Türk edebiyatının KURUCUSU, İLK BİLİNÇLİ TEMSİLCİSİ ve YENİLİĞİN ÖNCÜSÜDÜR.
  • Bir kısım fikirleri edebiyatımıza İLK getiren, çıkardığı gazetelerde bu fikirleri yayarak yeni edebiyatın temellerini atan ŞİNASİ'dir.
  • Batı edebiyatı yolunda ilk nazım ve nesir türlerinde eserler veren Odur.
  • Klasisizm akımından etkilenmiştir.
  • Türk şiirini söz oyunlarından kurtararak şiire konuşma dilini getirmiştir.
  • Şiirde divan edebiyatı nazım biçimlerini kullansa da nazım biçimlerinde bazı değişiklikler yapmıştır.
  • Genellikle “didaktik” şiirler yazmıştır.
  • Şiirlerini aruz ölçüsüyle yazmıştır.
  • Şiirde konu birliğine ve bütün güzelliğine önem vermiştir.
  • Şiirin konusunu genişletmiştir. Akıl, medeniyet, hak, adalet, kanun gibi kavramları şiirde kullanan ilk şairdir.Akılcı ve mantıkçıdır.
  • Gazete ve edebiyatı halkı eğitmede bir araç olarak görmüştür.
  • Divan edebiyatı nesrini yıkmış, nesri (düz yazı) düşünceleri yaymada bir araç olarak görmüştür.
  • Divan nesrinin uzun cümlelerini kısaltmış, mazmunların ve söz sanatlarının yerine düşünceyi getirmiştir.
  • Düşüncelerini yalın ve açık bir anlatımla söylemeye, konuşma dilini yazı dili haline getirmeye çalışmıştır.
  • Agâh Efendi ile birlikte 1860′ta ilk özel gazete olan Tercüman-ı Ahval’i çıkarmıştır. Türk basınının ilk başyazarı sayılır.
  • Türk edebiyatında ilk makale örneği olan Mukaddime-i Tercüman-ı Ahval’i bu gazetenin ön sözü olarak yayımlamıştır.
  • 1862′de tek başına Tasvir-i Efkâr adlı gazeteyi çıkarmıştır.
  • NOT: Şinasi, roman ve öykü alanında eser yazmamıştır.
ESERLERİ VE TÜRLERİ:
  • Tercüme-i Manzume (Çeviri şiirler)
  • Şair Evlenmesi (Bir perdelik komedi, 1860. Türk edebiyatında yazılan ilk tiyatro eseridir, fakat oynanmamıştır.)
  • Müntehebat-ı Eş’ar (Şiirler)
  • Durub-ı Emsal-i Osmaniye (Atasözleri)
  • Müntehebat-ı Tasvir-i Efkar (Seçme makaleler, 2 cilt)
  • Tercümân-ı Ahvâl Mukaddimesi (Tanzimat edebiyatındaki ilk makale)
ESERLERİ HAKKINDA KISA BİLGİLER
Şair Evlenmesi: Edebiyatımızda ilk tiyatrodur. Tek perdelik bir komedya olan bu yapıtta yazar, görücü usulüyle evlenmeyi eleştirir. Bir töre komedyası özelliği taşıyan yapıt, görücü usulüyle evliliğin sakıncalarını anlatmaktadır. Batılı tutum ve davranışı, kılık ve kıyafetiyle pek sevilmeyen, eğitimli olmasına rağmen saf bir yapıya sahip olan Şair Müştak Bey, sevdiği Kumru Hanım’la kılavuz ve yenge hanımlar aracılığıyla evlenmiştir. Nikâh sonrasında kendisiyle evlendirilen kişinin Kumru Hanım’ın çirkin ve yaşlı ablası Sakine Hanım olduğunu görünce önce bayılır, sonra itiraz eder. Mahallelinin de işe karışmasıyla başına gelenleri kabul etme mecburiyetinde olan Müştak Bey’in imdadına arkadaşı Hikmet Bey yetişir. Hikmet Bey’in mahalle imamına verdiği rüşvetle olay çözülür, yapılan hile sonuçsuz kalır.
Durub-u Emsal-i Osmaniye: Halk edebiyatına yönelik bir çalışma olan bu yapıtta atasözlerini toplamıştır. Türk edebiyatında atasözleri üzerine ve folklor ile ilgili ilk çalışmadır.
Müntebahat-ı Eş’ar: Şiirlerinden yaptığı seçmeler bu yapıtında yer alır.
Tercüme-i Manzume: Fransızcadan manzum olarak Türkçeye çevirdiği bazı şiirleri, asıllarıyla birlikte bu yapıtta toplamıştır. La Fontaine’den ve Lamartine’den çeviri şiirler yer alır.
Müntehabat-ı Tasvir-i Efkâr: Ebuzziya Tevfik tarafından düzenlenen seçme makaleleri yer alır.
Şinasi’nin İLK'LERİ,GETİRDİĞİ YENİLİKLER: 
  • Fransızca'dan ilk şiir çevirilerini yapmıştır.(Tercüme-i Manzume)
  • Batılı anlamda ilk tiyatro eseri olan Şair Evlenmesi’ni yazdı.
  • Noktalama işaretlerini kullanan ilk yazardır.
  • La Fontaine'inkine benzer Batılı anlamda ilk fabl örneklerini yazmıştır.
  • İlk özel gazete olan Tercüman-ı Ahval Mukaddimesi’ni çıkarmıştır.
  • İlk makale olan Tercüman-ı Ahval Mukadddimesini yazmıştır.
  • Atasözleri üzerine ilk incelemeyi yapmıştır.(Durub-ı Emsal-i Osmani)
  • Şiire hak, adalet, eşitlik ve kanun gibi yeni kavramlar getirmiştir.
  • Şiire ve şiir kitabına isim veren ilk sanatçıdır.
Read more

Gini Katsayısı Nedir? Türkiye Gini Katsayısı Durmu

Gelir dağılımı eşitsizliğini gösteren Gini Katsayısı 2012’de 0.402 oldu. 2011’de katsayı 0.404 olmuştu. 

Gini Katsayısı’nın 0’a yakın olması gelir dağılımının düzeldiğine, 1’e yaklaşma ise gelir dağılımının kötüleştiğini gösteriyor.

Read more

1453 Kartalları Kimdir?


AK Parti iktidarını destekleyen Beşiktaşlı bir grup taraftar “1453 Kartal” adıyla yeni bir taraftar grubu kurmuş.

Maçlarda pankart falan açmaya başlamışlar “1453 Kartal” diye...

Sosyal medyada gördüm, “Vatan haini Çarşı grubuna karşı 1453 Kartal grubu kuruldu” sloganıyla taraftar toplamaya çalışıyorlar.

Elbette herkes taraftar grubu kurmakta özgür.

İsteyen 1453 Kartal diye kurar...

İsteyen 2053 Kartal...

Felsefesi sadece “Çarşı’ya Karşı” olmak olan taraftar grubunun misyonu ne olacak...

34. dakikalarda atılan “Her yer Taksim her yer direniş” sloganını baltalamaya çalışacaklar...

Tribünlerden yükselen muhalif sesi kısmaya çalışacaklar...

Kasımpaşa Stadı’nda “asayiş berkemal” rolünü oynayacaklar...

Ama unutmayın... Bir taraftar grubunun tabanı, icraatı, geçmişi, tribün birikimi, felsefesi, fırlamalığı yoksa bırakın Kartal’ı doğan görünümlü şahinden öteye geçemez.

Ne diyordu Doktor Hikmet Kıvılcımlı meşhur sözünde, “Parti kurmak turşu kurmaya benzemez...”

İşte o hesap, “Taraftar grubu kurmak da turşu kurmaya benzemez...”

Hele söz konusu sadece Beşiktaşlıların değil tüm ülkenin sevgilisi haline gelen Çarşı’ya alternatif olmaksa..."

1453.jpg 


İşte maç öncesi ve olaylar sonrası paylaştıkları bazı tweetler:
1453 Kartalları ‏@1453_Kartallari16 saBugün Olimpiyat Stadı'nda mükemmel bir pratik yaşanacak: 1453 Kartalları, dost düşman herkese, gerçek taraftarlık nasıldır, gösterecek!
1453 Kartalları ‏@1453_Kartallari16 sABugün Olimpiyat Stadı'na siz de gelin. Siz de BEŞİKTAŞ'ımızı bu tarihi gününde yalnız bırakmayın! "BölünürSeninİçin UykularBEŞİKTAŞ"
1453 Kartalları ‏@1453_Kartallari16 sa1453 Kartalları olarak, Kuzey Kale Arkası'nda olacağız. Binlerce kişiyi göreceksiniz bizimle, şaşırmayın! BölünürSeninİçin UykularBEŞİKTAŞ
 
1453 Kartalları ‏@1453_Kartallari16 sa1453 Kartalları susan, oturan ya da maçta çekirdek yiyenlerin oluşturduğu bir platform değildir. Bugün gelin izleyin bizi, anlayacaksınız!
1453 Kartalları ‏@1453_Kartallari16 sa
Bize yalancı ya da fake diyenler buyrun fotoğrafa, hazırlıklarımız devam ediyor. Bu gece Olimpiyat'tayız, binlercemiz :
Gömülü resim için kalıcı bağlantı
 
 
1453 Kartalları ‏@1453_Kartallari7 saBizi tribünden uzaklaştırmak isteyenler, boşuna çabalamayın! Biz buradayız ve on yıllarca da BEŞİKTAŞ tribünlerinde olacağız!
 
1453 Kartalları ‏@1453_Kartallari7 saBiz BEŞİKTAŞ tribünlerinin sahibiyiz; kimse bizi bu tribünlerden kovamaz! Boşuna çabalamayın, boşuna kendinizi kasmayın!
 
1453 Kartalları ‏@1453_Kartallari7 saBiz şiddet yanlısı taraftarlar değiliz; sahaya atlayanlardan değil; BEŞİKTAŞ'ımıza tam destek verenlerdeniz!
 
1453 Kartalları ‏@1453_Kartallari2 saDün akşam sahaya inenlerin bizimle ya da BEŞİKTAŞ ile alakası yoktur, "sizdiniz" deyince biz olmuyoruz otomatik olarak, yormayın kendinizi!


İddiaların hemen hemen ortak noktası Ağustos ayının son günlerinde kurulan ve kendilerine 1453 Kartalları adını veren grubun tribünü karıştırdığı ve sahaya girerek maçı tatil ettirenlerin de onların olduğu.
76 binin üzerinde seyirciyle rekorun kırıldığı maçta Melo ile Motta'nın arasındaki gerginlik Melo'nun kırmızı kart görmesiyle sonuçlanmış ve ardından Melo formasını taraftarlara gösterince taraftarlar sahaya inmişti.
1453 adlı grupla ilgili aralarında televizyoncu Tayfun Talipoğlu, BKM Mutfak oyuncusu Bülent Emrah Parlak gibi ünlü isimler tweet attı. Atılan tweetlerde olayları 1453 Kartalları denilen grubun provoke ettiği iddia edildi.
Gazeteci İsmet Berkan sahaya inenlerin Çarşı taraftarı olmadığını belirtirken CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu bu maç için özel olarak 4 savcı atandığının altını çizdi ve bunu Meclis gündemine taşıyacağını açıkladı.
 

Read more