2013 - 2014 9.Sınıf Türk Edebiyatı Sayfa 72 - 79 Soruları ve Cevapları ( Fırat Yayıncılık )

      DEĞERLENDİRME SAYFA 72-73-74-75

1.       Aşağıdaki cümleleri konudan edindiğiniz bilgilere göre tamamlayınız.
                Şiirlerden yazıldığı dönemle ilgili sosyal hayat hakkında bilgiler edinilebilir.
                Şairler yetiştikleri dönemin sosyal ve siyasi hayatını eserlerine yansıtırlar
               Namık Kemal’in yetiştiği Tanzimat Döneminde toplumda etkili olan hak, adalet, hürriyet gibi
                kavramlar, şiirlerde döneminin zihniyetini  yansıtmak için kullanılmıştır.
               Yunus Emre’nin şiirlerinde 13 ve 14. Yüzyılda Anadolu’da yaygınlaşan tasavvufun etkisi vardır.
         2.D.
DÖNEMİN ADLİ YAPISININ BİLİNMESİ
3.       Evet, her şair yaşadığı dönemin kültür ve sanat anlayışı ile ilgilenmesi gerekir. Eserlerini oluştururken bunlardan yararlanır.
4.       D,D,Y


ÇIKMAZ AYLAR
Bahtım, bahtım ne açıksın,
Hele çıkmaz aylar çıksın,
Hele çıkmaz aylar çıksın…
Bahtım, bahtım ne güzelsin,
Hele çıkmaz aylar gelsin,
Hele çıkmaz aylar aylar gelsin…
Bana alaylar getirsin,
Sana saraylar getirsin.
Bahtım, bahtım ne beyazsın,
Güzel ay niye çıkmazsın?..
Ahmet Kutsi TECER

5.       Aşağıdaki cümleleri “Çıkmaz Aylar” şiirine göre tamamlayınız.
Şiirin birimi…benttir.
Şiirde…. çıkmaz ...kelimeleriyle ses kaynaşması oluşturulmuştur.
Şiirde…umut… duygusu hakimdir
Şiirin dili akıcı ve sadedir.
Şiir cumhuriyet döneminde yazılmış olabilir.
           6.      B   Cümle
           7.Şiirin yapısı, şiirin anlamının oluşmasında ne ölçüde etkilidir? Açıklayınız.
           7. Şiirde ahenk önemlidir. Ahenk denilen şey de sadece ses ve ritm akışıyla olmaz 
              bunun yanında şiirinde yapısı da önemlidir.
           8.     D, Y, Y, D
           9.     A  şiirin yapısının nasıl oluştuğu
           10.    D
           11. Şairler yetiştikleri dönemin sosyal ve siyasi hayatını eserlerine yansıtırlar.
          12.    D,D, Y, Y

13. Aşağıdaki cümlelerin tamamlayıcısı olan gerekçeleri noktalı yerlere yazınız.
Şiir dili düz yazı dilinden SANATLI BİR SÖYLEYİŞ olduğu için farklıdır.
İmge sınırlı olan VARLIKLARLA sınırsız olan HAYALLER için doğmuştur.
Söz sanatı ile imge DAHA SINIRLI olduğu için birbirinden farklı anlatım biçimidir.
Şiir dilinde KELİMELER için çağrışımı önemlidir.
İmge soyut OLAN VARLIĞI SOMUTLAŞTIRMAK için oluşmuştur.
Şiir anlam için değil AHENK için yazılır.
14. Şiirde imge nasıl sağlanır?
14. Şiirde imge söz sanatlarıyla , mecazlarla ve somutlaştırma gibi özelliklerle sağlanır.
15. Aşağıdakilerden hangisi şiir dili incelenirken aranılacak özellik değildir?
A. Yan anlam
B. Yapı özelliği
C. Söz sanatları
D. İmge
E. Mecaz anlam
CEVAP:B
16. Aşağıdaki şiirde anlam ve ses kaynaşması nasıl sağlanmıştır?
16. Kelime aralarında s sesinin aşağı yazılması ile  hem ses hem de görüntü sağlanmaya çalışılarak anlam pekiştirilmeye çalışılmıştır.
17. KAFİYE, REDİF, ÖLÇÜ, ASONANS, ALİTERASYON,İÇ KAFİYE
18. C. Şiirin yazıldığı sosyal dönem
19.   C. Halk şiiri
20.   D,Y,Y
21. Her edebi    eserin   kendine özgü bir ses ve ritim anlayışı vardır.
Şiirde ölçü ve kafiye ahenk unsurudur
22.şiirde ahenk  ölçü, kafiye, redif asonans ve aliterasyon ile sağlanmış
23. Aşağıdaki cümleleri konudan edindiğiniz bilgilere göre tamamlayınız.
Şiirlerde KELİMELER gerçek anlamlarından farklı anlamlar kazanabilir.
Şiirde gerçeklik TEMA algılayışla sınırlı değildir.
Şiirde gerçeklik verilirken şair tarafından DEĞİŞTİRİLİR ve DÖNÜŞTÜRÜLÜR
Şiir gerçekliğinde ANLAMLAR, DÜŞÜNCE ve izlenim önemlidir.
Şiirdeki gerçeklik şiire ÖNEM KATAR.
24. Şiir gerçekliğini yorumlarken aşağıdakilerden hangisi önemli değildir?
A. Okuyucunun şaire olan sempatisi
B. Şairin gerçek hayatı nasıl yorumlayıp verdiği
C. Okuyucunun şiirden ne anladığı
D. Şiirdeki dizelerin anlamının bulunması
E. Her dönemin kendine özgü şiir gerçekliği olduğu
CEVAP:A
25. şiirdeki gerçeklikte tasarımın rolü yüksektir. Çünkü şiirler  kurmaca metinlerdir. Edebi eserlerin en önemli özelliklerinden biri de kurmaca olmalarıdır.
26. Farklı dönemlere ait şiirlerin gerçekliği birbirlerine benzeyebilir mi? Neden?
26. Benzemez çünkü her dönemi gerçekliği  ya da hayatı diğerinde farklıdır. Şair de var olan dış gerçekliği kendi içinde anlattığı için zamanlar değişince gerçeklikte  değişir.
27 . Aşağıdakilerden hangisi şiir geleneğiyle ilişkilidir?
A. Şairin dünya görüşünü şiirine yansıtması
B. Şairin beyitlerle yazmayı tercih etmesi
C. Şairin “Herkesle dost yaşamalıyız.” temasını vermeye çalışması
D. Şairin, kendinden önce yazılan şiirlerin yapısını şiirinde kullanması
E. Şairin yabancı kökenli kelimelerle yazıyor olması
CEVAP: D
28. Aşağıdaki cümlelerden hangisi şiir geleneği açısından incelendiğinde yanlıştır?
A. Her şiirde geçmişten izler vardır.
B. Her dilin kendine ait bir şiir geleneği vardır.
C. Şiir geleneğine bağlı olarak şiir yazmaya çalışmak sanatsal söyleyişi engeller.
D. Şairin yetiştiği kültürel ortam şiire farklı bir söyleyiş kazandırabilir.
E. Şiir incelenirken farklı şiir geleneklerinin varlığı unutulmamalıdır.
CEVAP: C
29. Farklı şiir gelenekleri niçin oluşmuştur?
29 İçinde yetiştikleri sosyal ve onların kullandığı dil farklılaştıkça gelenek farklılaşır. Mesela Destan geleneğinde Şamanizm’i benimseyen Türkler zamanla Müslüman olunca sosyal, dini hayat değişmiş ve ortaya yeni bir gelenek olan Halk Şiiri Geleneği çıkmıştır.
30. Aşağıdaki cümleleri bu konuda öğrendiğiniz bilgilere göre tamamlayınız.
Şairin yetiştiği SOSYAL ve kültürel HAYAT şiirine farklı söyleyiş kazandırır.
Türk dili, Türk şiir GELENEĞİNİ oluşturmuştur.
31.   D, D, Y,Y
32.   E
 33.  C
34. …..
35.   A
36.   Y, D, Y,Y, D
37. Şiirde kullanılan dile ve imgelere bakılır. Sanat anlayışına bakılır. Dönemine bakılır.
38. bir yönüyle evet. Çünkü şiir bir duygu işidir.
39. Şairin yetiştiği ortam şiirlerine zihniyet olarak yansır.

2013-2014 9.Sınıf Türk Edebiyatı Ders Kitabı Cevapları Fırat Yayıncılık (sayfa 76-77-78 arası)
2. ÜNİTE  2.ŞİİR OKUMA


ÇÖZÜMLEME / İNCELEME
1. a. Sınıfınızda gruplar oluşturunuz. Gruplarınızla “Gazel”, “Türkü”, “Git Bahar”, “Çakıl” ve “Ağustos Çıkmazı” adlı şiirleri okuyunuz. Şiirleri okurken ses ve kelimelerin telaffuzuna dikkat ediniz.

GAZEL1. metin

I. Tûti-i mu’cize-gûyem ne desem lâf değil
Çarh ile söyleşemem âyinesi sâf değil

II. Ehl-i dildir diyemem sinesi sâf olmayana
Ehl-i dil birbirini bilmemek insâf değil

III. Yine endişe bilir kadr-i dür-i güftârım
Rüzgâr ise denî dehr ise sarrâf değil

IV. Girdi miftâh-i der-i genc-i ma’ânî elime
Âleme bezl-i güher eylesem itlâf değil

V. Levh-Mahfûz-ı sühendir dil-i pâk-i Nef’î
Tab’-i yârân gibi dükkânçe-i sahhâf değil
Nef’î

Günümüz Türkçesiyle
I. Ben, mucize gibi sözler söyleyen bir papağanım; ne söylesem bayağı söz değildir. Felek ile söyleşemem onun aynası (kalbi) saf (temiz) değildir.
II. Kalbi temiz olmayana, gönül ehlidir diyemem. Gönül ehlinin birbirlerini bilmemesi insaflı bir davranış değildir.
III. Her ne kadar zaman alçak ve dünya kıymet bilmezse de sözümüzün incisinin değerini yine düşünce sahipleri bilir, anlar.
IV. Anlamlar hazinesinin kapısının anahtarı elime geçti, âleme inci saçsam, bunları boşuna harcamış olmam.
V. Nef’î’nin temiz kalbi, sözün Levh-i Mahfuz’u (Allah tarafından takdir edilenlerin yazıldığı yazı) gibidir. Dostlarınınki gibi küçücük bir kitapçı dükkânı değildir.
2. metin
TÜRKÜ
Gurbet elde bir hâl geldi başıma
Ağlama gözlerim Mevlâm kerimdir
Derman ararken derde dûş oldum
Ağlama gözlerim Mevlâm kerimdir

Hüma kuşu yere düştü ölmedi
Dünya Sultan Süleyman’a kalmadı
Dedim, yâre gidem, nasip olmadı
Ağlama gözlerim Mevlâm kerimdir

Kâğıda yazılmış ufak yazılar
Anadan ayrılmış körpe kuzular
Derdi olan yüreğinden sızılar
Ağlama gözlerim Mevlâm kerimdir
Anonim

3. metin
GİT BAHAR
Çekil, bu gölgeli yolda gezinme,
Bahar, bakışların yine pek sarhoş
Yanılıp gönlüme misafir inme
Kapısı kilitli, mihrabı bomboş,

Mâbeddir orası, meyhane değil!

Ziyalar, kokular, sesler, çiçekler…
Ömrümün her günü başka bir düğün!
Bülbüller koynunda aşkı çiçekler,
Güller dökülürler göğsüne bütün:

Gerçekten güzelsin, efsane değil.

Altınlı başında papatya niçin?
Sarı saçlarına pembe gül takın!
Git bahar, gönlümde ibadet için
Diz çöken kızları ürkütme sakın!

Kalbime girme, o kâşane değil!

Git bahar, git bahar… Uzaklarda gül
Denize renginden bırak hediye;
Ufuklarda gezin, semaya süzül,
Kalbime sokulma “Peymâne!” diye,

Gördüklerin kandil… Peymâne değil!
Halide Nusret ZORLUTUNA

4. metin
ÇAKIL
Seni düşünürken
Bir çakıl taşı ısınır içimde
Bir kuş gelir yüreğimin ucuna konar
Bir gelincik açılır ansızın
Bir gelincik sinsi sinsi kanar

Seni düşünürken
Bir erik ağacı tepeden tırnağa donanır
Deliler gibi dönmeye başlar
Döndükçe yumak yumak çözülür
Çözüldükçe ufalır küçülür
Çekirdeği henüz süt bağlamış
Masmavi bir erik kesilir ağzımda
Dokundukça yanar dudaklarım
Seni düşünürken
Bir çakıl taşı içimde
Bedri Rahmi EYUBOĞLU

5. metin
AĞUSTOS ÇIKMAZ
         I
beni koyup koyup gitme
ne olursun
durduğun yerde dur
kendini martılarla bir tutma
senin kanatların yok
düşersin yorulursun
beni koyup koyup gitme
ne olursun

bir deniz kıyısında otur
gemiler sensiz gitsin bırak
herkes gibi yaşasana sen
işine gücüne baksana
evlenirsin çocuğun olur
sonun kötüye varacak
beni koyup koyup gitme
ne olursun

elimi tutuyorlar ayağımı
yetişemiyorum ardından
hevesim olsa param olmuyor
param olsa hevesim
yaptıklarını affettim
seninle gelemeyeceğim attilâ ilhan
beni koyup koyup gitme
ne olursun
Attilâ İLHAN

b. Şiir okumada ses ve kelimelerin telaffuzunun niçin önemli olduğunu grubunuzla tartışınız.
b. Şiirde anlam kadar duyguyu verebilmek için telaffuzda önemlidir. Çünkü doğru okunmadığı zaman duygu içerikli bir şiir komedi unsuru oluşturabilir.

c. Tartışmanız sonucu ulaşılan görüşü okuduğunuz şiirlerden örnekler vererek açıklayınız.
c.
ç. Okuduğunuz şiirlerin yazılmasına sahip olan zihniyet ve şiirin ait olduğu gelenek şiiri okumanızda etkili oldu mu? Niçin?
ç. Şiirlerin okunmasında gelenek ve zihniyet   biraz etkili de olsa güzel olan her şiiri okumakta sıkıntı duymayız.

2. a. “Git Bahar” adlı şiiri önce alçak bir ses tonuyla ve heyecansız olarak, daha sonra da yüksek bir ses tonuyla ve coşkulu bir biçimde okuyunuz.
a………..
b. Bu okuma biçimlerinden hangisinde kullandığınız ses ve söyleyişin şiire daha çok yakıştığını nedenleriyle belirtiniz.
b. Tabi ki heyecanla ve coşkulu şekilde olanı daha çok yakışıyor. Diğeri şiirin anlamında uzak düşmemize neden oluyor.

c. “Çakıl” adlı şiir “Git Bahar” adlı şiirle aynı ses ve söyleyişle okunabilir mi? Düşüncelerinizi belirtiniz.
c. Okunamaz. Duyguları farklı. Bütün şiirler aynı ses tonu ve söyleyişle okunmaz.

ç. Şiirlerde ses ve söyleyişi iyi kullanmanın niçin önemli olduğunu belirtiniz.
ç. Ses ve söyleyiş en az anlam kadar önemlidir. Hatta Ahmet Haşim gibi şiirdeki ahengi ve sesi anlamdan daha önemli gören şairlerimiz de vardır.
3. a. “Ağustos Çıkmazı” adlı şiiri tekrar okuyunuz. Şiiri okurken hissettiğiniz ahenk unsurlarını belirtiniz.
a. Serbest nazımla yazılmıştır. Ahengi sağlayan iç sesler vardır.
b. Ahenk ve anlam ilişkisi iyi şiir okumak için gerekli midir? “Ağustos Çıkmazı” adlı şiirden örneklerle düşüncenizi açıklayınız.
b. Gereklidir. Biri olmadan eksik kalır diye düşünüyoruz.

4. a. Bu konuda incelediğiniz şiirlerden birini ya da sevdiğiniz bir şiiri ezberleyiniz.
a.
b. Ezberlediğiniz şiirden ne anladığınızı anlatınız.
b..
c. Ezberlediğiniz şiirde şair hangi olayı durum ya da hissi okuruna iletmek istemiştir? Belirtiniz.
c.
ç. Şiir ezberlemenin o şiiri anlama ve yorumlamadaki önemini ezberlediğiniz şiirden örneklerle açıklayınız.
ç.Şiiri ezberlediğiniz zaman anlatılmak istenen manayı daha iyi anlıyor ve kavrıyorsunuz.



sayfa 76-77-78-79

ÇÖZÜMLEME / İNCELEME
1. a. Sınıfınızda gruplar oluşturunuz. Gruplarınızla “Gazel”, “Türkü”, “Git Bahar”, “Çakıl” ve “Ağustos Çıkmazı” adlı şiirleri okuyunuz. Şiirleri okurken ses ve kelimelerin telaffuzuna dikkat ediniz.

GAZEL1. metin

I. Tûti-i mu’cize-gûyem ne desem lâf değil
Çarh ile söyleşemem âyinesi sâf değil

II. Ehl-i dildir diyemem sinesi sâf olmayana
Ehl-i dil birbirini bilmemek insâf değil

III. Yine endişe bilir kadr-i dür-i güftârım
Rüzgâr ise denî dehr ise sarrâf değil

IV. Girdi miftâh-i der-i genc-i ma’ânî elime
Âleme bezl-i güher eylesem itlâf değil

V. Levh-Mahfûz-ı sühendir dil-i pâk-i Nef’î
Tab’-i yârân gibi dükkânçe-i sahhâf değil
Nef’î

Günümüz Türkçesiyle
I. Ben, mucize gibi sözler söyleyen bir papağanım; ne söylesem bayağı söz değildir. Felek ile söyleşemem onun aynası (kalbi) saf (temiz) değildir.
II. Kalbi temiz olmayana, gönül ehlidir diyemem. Gönül ehlinin birbirlerini bilmemesi insaflı bir davranış değildir.
III. Her ne kadar zaman alçak ve dünya kıymet bilmezse de sözümüzün incisinin değerini yine düşünce sahipleri bilir, anlar.
IV. Anlamlar hazinesinin kapısının anahtarı elime geçti, âleme inci saçsam, bunları boşuna harcamış olmam.
V. Nef’î’nin temiz kalbi, sözün Levh-i Mahfuz’u (Allah tarafından takdir edilenlerin yazıldığı yazı) gibidir. Dostlarınınki gibi küçücük bir kitapçı dükkânı değildir.
2. metin
TÜRKÜ
Gurbet elde bir hâl geldi başıma
Ağlama gözlerim Mevlâm kerimdir
Derman ararken derde dûş oldum
Ağlama gözlerim Mevlâm kerimdir

Hüma kuşu yere düştü ölmedi
Dünya Sultan Süleyman’a kalmadı
Dedim, yâre gidem, nasip olmadı
Ağlama gözlerim Mevlâm kerimdir

Kâğıda yazılmış ufak yazılar
Anadan ayrılmış körpe kuzular
Derdi olan yüreğinden sızılar
Ağlama gözlerim Mevlâm kerimdir
Anonim

3. metin
GİT BAHAR
Çekil, bu gölgeli yolda gezinme,
Bahar, bakışların yine pek sarhoş
Yanılıp gönlüme misafir inme
Kapısı kilitli, mihrabı bomboş,

Mâbeddir orası, meyhane değil!

Ziyalar, kokular, sesler, çiçekler…
Ömrümün her günü başka bir düğün!
Bülbüller koynunda aşkı çiçekler,
Güller dökülürler göğsüne bütün:

Gerçekten güzelsin, efsane değil.

Altınlı başında papatya niçin?
Sarı saçlarına pembe gül takın!
Git bahar, gönlümde ibadet için
Diz çöken kızları ürkütme sakın!

Kalbime girme, o kâşane değil!

Git bahar, git bahar… Uzaklarda gül
Denize renginden bırak hediye;
Ufuklarda gezin, semaya süzül,
Kalbime sokulma “Peymâne!” diye,

Gördüklerin kandil… Peymâne değil!
Halide Nusret ZORLUTUNA

4. metin
ÇAKIL
Seni düşünürken
Bir çakıl taşı ısınır içimde
Bir kuş gelir yüreğimin ucuna konar
Bir gelincik açılır ansızın
Bir gelincik sinsi sinsi kanar

Seni düşünürken
Bir erik ağacı tepeden tırnağa donanır
Deliler gibi dönmeye başlar
Döndükçe yumak yumak çözülür
Çözüldükçe ufalır küçülür
Çekirdeği henüz süt bağlamış
Masmavi bir erik kesilir ağzımda
Dokundukça yanar dudaklarım
Seni düşünürken
Bir çakıl taşı içimde
Bedri Rahmi EYUBOĞLU

5. metin
AĞUSTOS ÇIKMAZ
         I
beni koyup koyup gitme
ne olursun
durduğun yerde dur
kendini martılarla bir tutma
senin kanatların yok
düşersin yorulursun
beni koyup koyup gitme
ne olursun

bir deniz kıyısında otur
gemiler sensiz gitsin bırak
herkes gibi yaşasana sen
işine gücüne baksana
evlenirsin çocuğun olur
sonun kötüye varacak
beni koyup koyup gitme
ne olursun

elimi tutuyorlar ayağımı
yetişemiyorum ardından
hevesim olsa param olmuyor
param olsa hevesim
yaptıklarını affettim
seninle gelemeyeceğim attilâ ilhan
beni koyup koyup gitme
ne olursun
Attilâ İLHAN

b. Şiir okumada ses ve kelimelerin telaffuzunun niçin önemli olduğunu grubunuzla tartışınız.
b. Şiirde anlam kadar duyguyu verebilmek için telaffuzda önemlidir. Çünkü doğru okunmadığı zaman duygu içerikli bir şiir komedi unsuru oluşturabilir.

c. Tartışmanız sonucu ulaşılan görüşü okuduğunuz şiirlerden örnekler vererek açıklayınız.
c.
ç. Okuduğunuz şiirlerin yazılmasına sahip olan zihniyet ve şiirin ait olduğu gelenek şiiri okumanızda etkili oldu mu? Niçin?
ç. Şiirlerin okunmasında gelenek ve zihniyet   biraz etkili de olsa güzel olan her şiiri okumakta sıkıntı duymayız.

2. a. “Git Bahar” adlı şiiri önce alçak bir ses tonuyla ve heyecansız olarak, daha sonra da yüksek bir ses tonuyla ve coşkulu bir biçimde okuyunuz.
a………..
b. Bu okuma biçimlerinden hangisinde kullandığınız ses ve söyleyişin şiire daha çok yakıştığını nedenleriyle belirtiniz.
b. Tabi ki heyecanla ve coşkulu şekilde olanı daha çok yakışıyor. Diğeri şiirin anlamında uzak düşmemize neden oluyor.

c. “Çakıl” adlı şiir “Git Bahar” adlı şiirle aynı ses ve söyleyişle okunabilir mi? Düşüncelerinizi belirtiniz.
c. Okunamaz. Duyguları farklı. Bütün şiirler aynı ses tonu ve söyleyişle okunmaz.

ç. Şiirlerde ses ve söyleyişi iyi kullanmanın niçin önemli olduğunu belirtiniz.
ç. Ses ve söyleyiş en az anlam kadar önemlidir. Hatta Ahmet Haşim gibi şiirdeki ahengi ve sesi anlamdan daha önemli gören şairlerimiz de vardır.
3. a. “Ağustos Çıkmazı” adlı şiiri tekrar okuyunuz. Şiiri okurken hissettiğiniz ahenk unsurlarını belirtiniz.
a. Serbest nazımla yazılmıştır. Ahengi sağlayan iç sesler vardır.
b. Ahenk ve anlam ilişkisi iyi şiir okumak için gerekli midir? “Ağustos Çıkmazı” adlı şiirden örneklerle düşüncenizi açıklayınız.
b. Gereklidir. Biri olmadan eksik kalır diye düşünüyoruz.

4. a. Bu konuda incelediğiniz şiirlerden birini ya da sevdiğiniz bir şiiri ezberleyiniz.
a.
b. Ezberlediğiniz şiirden ne anladığınızı anlatınız.
b..
c. Ezberlediğiniz şiirde şair hangi olayı durum ya da hissi okuruna iletmek istemiştir? Belirtiniz.
c.
ç. Şiir ezberlemenin o şiiri anlama ve yorumlamadaki önemini ezberlediğiniz şiirden örneklerle açıklayınız.
ç.Şiiri ezberlediğiniz zaman anlatılmak istenen manayı daha iyi anlıyor ve kavrıyorsunuz.

ANLAMA – YORUMLAMA
1. a. Sınıfınızda bir şiir dinletisi düzenleyiniz. Ezberlediğiniz şiirleri arkadaşlarınıza okuyunuz.
a.
b. Sevdiğiniz şiirlerden oluşturduğunuz antolojinizden metinler okuyunuz. Sınıfta okunan, beğendiğiniz şiirleri antolojinize ekleyiniz.
b.
2. İncelediğiniz gazelin beyitleri arasında anlam bütünlüğünün olması şiiri okumanızda etkili oldu mu? Nasıl?
2. Hayır. Gazel zaten beyitleri arasında anlam bütünlüğü olmadan nazım şeklidir.

3. “Git Bahar” şiirinde savaşın değil de baharın kovulması ne tür duyguların tepkisidir? Bu şiiri okuyunca hissettikleriniz, gazeli ya da türküyü okuyunca hissettiklerinizle aynı mıdır? Niçin?
3. Halide Nusret Zorlutuna, Milli edebiyat zevk ve anlayışı ile şiir yazan şairimizdir. Kurtuluş savaşı içerisinde baharın gelmesinin kimseye bir katkısı olmadığı düşündüğü için böyle yazmıştır. Gazel ve türküdeki anlamla bu şiirin anlamı aynı değildir.

4. “Çakıl” şiirinde, kişisel duygulanmanın sanatla ortaya konulması vardır. Sizce bu şiir nasıl bir ses tonuyla okunmalıdır?
4. Bu şiirde kişinin kendi içindeki çıkmazları ele alınmıştır dolayısıyla bu şiir daha duygusal okunmalı.
5. “Ağustos Çıkmazı” şiirini okuduğunuzda neler hissettiniz? Siz ne tür durumlarda bu şiirdeki duyguları yaşarsınız? Açıklayınız.
5. Üzüntü, hüzün duyguları uyandırıyor.

sayfa 79 

Aşağıda adları verilen metinlerin hangisinin telaffuzu daha zordur?
Türkü
Git Bahar
Gazel
Çakıl
Ağustos Çıkmazı                  
  2.Bir şiir okurken aşağıdakilerden hangisine dikkat etmezsiniz?
C. Şiirin hangi geleneğe göre oluşturulduğuna
4. Şiir örneklerini incelerken bu şiirleri birbirinden farklı kılan hangi özellikler dikkatinizi çekti? Açıklayınız.
4. Yapıları farklı olsa kiminde olay örgüsü var kiminde de imge ve sanatlı bir söyleyiş vardır.
5. Aşağıdaki cümlelerin doğru olanlarının başına “D”, yanlış olanlarının başına “Y” yazınız.
 ( D ) “Çakıl” şiirinde imge kullanılmıştır.
( Y ) “Git Bahar” şiirinde kafiye yoktur.
( D ) Türküdeki “Ağlama gözlerim mevlâm kerimdir.” dizesi nakarattır.
( Y ) “Gazel” didaktik şiire örnektir.
( Y ) “Mustafa Kemal’in Kağnısı” metni bir şiirdir.
( Y ) Manzume ve şiir aynı anlama gelen terimlerdir.
( Y ) “Ağustos Çıkmazı” metninde belli bir tema yoktur.
6.
Şiirde   ÖLÇÜ/ REDİF, kafiye ve..SES….akışı ahengin oluşmasında yardımcı olur
Şiir her okunduğunda yeni anlamlar kazanır.
Şiirde anlam okurun anlayışına göre değişebilir.
Read more

2013 - 2014 9.Sınıf Türk Edebiyatı Sayfa 70 - 71 Soruları ve Cevapları ( Fırat Yayıncılık )

YORUMLAMA – GÜNCELLEME 70 -71 sayfa

13. 16. metin olarak verilen mânide şair neden yakınmaktadır? Bu metindeki durumu düz yazıyla anlatsaydı aynı kelimeleri kullanabilir  miydi? Neden?
13. Gönlünden şikayetçi. Aynı kelimeler olmazdı. En azından kullandığı benzetme aynı olmayabilirdi.
14. “Kar” adlı metinde nasıl bir doğa manzarası betimleniyor? Şair bu manzara içinde aradığını niçin açıkça söylememiştir?
14. Her tarafta geçenin, maviliğin  ve sesin hakim olduğu tablo çizmiştir. Açıkça söylerse anlam çabucak belirdiği için etkili olmaz.
15. “Dağlar” adlı metinde şair, şehirleri niçin “tuzak” olarak nitelendiriyor? Sizce bu kelime bir imge midir değil midir? Neden?
15. Bu da bir imgedir. Şehirlerin yoğun hayatı insanı köyünden dağlarından uzaklaştırdığı için tuzak ve dolayısıyla şair imge yapmıştır. Bu soyut kavramı da tuzağa benzeterek somutlaştırmıştır.
16. Divan şiirinde kullanılan edebî sanatlar, günümüz şiirlerine yansımış mıdır? Düşüncelerinizi nedenleriyle açıklayınız.
16. Birçoğu yansımış olsa da yanı imgeler aynı şekilde devam etmeyebilir. Gül- bülbül yansımış ama günümüzdeki şairler artık imgeleri Divan şiirindeki gibi kalıplaşmış  ve genel olanı değil de daha yenilikçi ve özel olanı tercih etmişlerdir.
17. “Ne Fayda!” adlı metinde şair sevdiğini “ciğerparem” kelimesiyle anlatıyor ve ciğerinin parçasına benzetiyor. Siz sevdiğinizi hangi benzetme ile anlatırdınız?
17. Size kalmış sorunun cevabı…
18. Zamanın geçiciliğini anlatan bir imge bulunuz. Bulduğunuz imge diğer arkadaşlarınızın bulduğuyla niçin farklı oldu? Tartışınız. Tartışmanız sonucu oluşan ortak görüşünüzü tahtaya yazınız.

18. Herkesin bulduğu imge elbette ki farklı olacak çünkü her inşan farklı düşünür ve farklı duygulara sahip olmakla birlikte her insanın sanatsal bilgisi, görgüsü aynı değildir.
24. 30.metin olarak verilen dörtlüğün teması ve şiir yapısı günümüz şiirlerinde hâlâ kullanılıyor mu? Bu şiirdeki dilin günümüze kadar gelememesinin sebebi neler olabilir?
24. Teması da yapısı da halen kullanılıyor fakat dilinin üzerinden yüzyıllar geçtiği ve dilin sürekli gelişim gösterdiği için günümüze gelememiştir. Dildeki birçok kelime doğar, kullanımı yaygınlaşır ve zamanla unutulur. Buna en güzel örnek bu şiirdir.
25. Karacaoğlan’ın şiirinden, yaşadığı devrin sosyal yaşantısı hakkında bilgi edindiniz mi? Bu durumu nasıl açıklarsınız?
25. Çok fazla bilgi vermez. Çünkü şair daha sevda üzerine şiirler yazdığı için sosyal yaşama değinmemiştir.
26  Âşık’In şiirinden “ab-ı revân, figân, haram”; Seyranî’nin şiirinde “Hak, asâ, pîr, muhabbet” kelimelerinin kullanılmasının nedenlerini tartışınız. Edebî dilin yüzyıllara göre değişimini şiirlerden örneklerle açıklayınız. Bu durumu şiir geleneği için nasıl yorumluyorsunuz? Düşüncelerinizi belirtiniz.
26. Bu kelimeler edebi dili zaman içerisinde girmiş ve çok beğenildiği için kullanılmaya devam edegelmiştir. Mesela ceylan, ahu, maral, gazal  kelimelerinin dördü de aynı  olmasına rağmen bunların şiirde kullanılması farklılık gösterir. Divan edebiyatında maral, ahu ve gazal kelimeleri kullanılırken Halk Edebiyatında ceylan kelimesi kullanılır. Bunda da en büyük etken geleneğin hakim olmasıdır.
27. Dörtlük, hece ölçüsü, yarım ya da tam uyak, sade bir dil halk şiirimizin temelini oluşturan unsurlardır. Bu unsurlar günümüz şiirinde hâlâ mevcut mudur? Tartışınız. Tartışma sonucunda vardığınız kararı sınıf tahtasına yazınız.
27. Halen etkindir. Günümüzde de uyaklı ve kafiyeli şiirler yazanlar vardır. Abdurrahim Karakoç gibi …

 ...................
31. Siz çevrenizdeki olayları, olguları vb. anlatmak için Orhan Veli’nin kullandığı kelimelere mi başvururdunuz?
31. Yazdığım metne göre değişir. Sanatlı bir metin yazılıyorsa ister istemez mecazlara ve söz sanatlarına başvurulması gerekiyor.
32. Şair, “Büyüdüm, işsiz kaldım, aç kaldım; / Para kazanmak gerekti; / Girdim insanların içine, / insanları gördüm.” dizelerinde hayatın hangi gerçekliğini şiirine yansıtıyor?
32. Yaşamda her şeyin zor oluğu ve bazı şeylerin tecrübe edilmesi gerektiği vurgulanıyor.
33. Sizce Orhan Veli kendi deyimiyle “zavallı bir şair” midir? Duygularını böylesine sade sözlerle ifade eden bir şairin sanat yeteneği hakkında neler söyleyebilirsiniz?
33. Sade bir duyguyu bu kadar sade kelimelerle söyleyip etkili olmak elbette önemli bir sanatçının yapabileceği özelliklerdir.
34. “Ben Orhan Veli” şiirinde anlam bütünlüğü hangi şiir birimleriyle sağlanmıştır? Şiirde anlamı oluşturmak için belli bir şiir birimi gerekli midir? Niçin?
34. Şair anlamı şiirin bütününe yaymıştır. Elbette ki belli bir bilgi birikimi gerekir. Orhan Veli, kendisinden önceki gibi yazılan şiiri yazamadığı için değil edebiyata yeni bir anlayış getirmek gerektiğini düşünür.
Read more

2013 - 2014 9.Sınıf Türk Edebiyatı Sayfa 67 - 68 - 69 Soruları ve Cevapları ( Fırat Yayıncılık )

1. Sınıfınıza getirdiğiniz şiirleri okuyunuz. Sınıfta okunan şiirlerin hangi şairlere ait olabileceğini birbirinize sorunuz. herkes aynı kişiyi mi tahmin etti? Niçin böyle cevaplar verildiğini tartışınız. Vardığınız sonuçları sınıf tahtasına yazınız.
1. Hayır, herkes aynı cevabı veremez. Çünkü bir şiirin kime ait olduğunu bilmek için o şair ve şiir anlayışı hakkında bilgi sahibi olmak gerekir. Bu yüzden herkes farklı cevaplar verir.
2. Yaptığınız araştırmadan yararlanarak Orhan Veli’nin Türk şiirinde nasıl bir çığır açtığını açıklayınız.
2. Orhan Veli edebiyatımızda Garip akımını başlatan üç şairden biridir. Edebiyatımızda klasik şiir anlayışını yıkmışlardır. Sanatlı, redif, kafiyeli şiirin yerinde serbest nazımla yazılan şiiri tercih etmiştir. O zamana kadar bunlar bir şiirde olmazsa olmazlar iken Garipçiler bunların hepsini yıkmışlardır ve şiiri halkın gündemine getirmişlerdir. Basit, sıradan halkı şiirlerine konu edinmişlerdir. Şiirlerinde gündelik hayattan karelere yer vermişler, şiirini konusunu sıradanlaştırmışlar ve her şey şiirin konusu olabilir tezini savunmuşlardır.

İNCELEME
40. metin
BEN ORHAN VELİ
41. metin
MACERA
26.aOrhan Veli’nin kendi hayat hikâyesini konu edindiği “Ben Orhan Veli” adlı şiirinden yola çıkarak hayalinizde canlanan kişiyi betimleyiniz.
a.  Herkes gibi sıradanlık bir yaratılışa sahip ama biraz esprili ve mizahi yönü güçlü olan biri. Malda mülkte gözü olmadığını belirtiyor. Çeşitli yiyecekleri sevip sevmediğinden bahsediyor. Yani herkes gibi sıradan biri. Hayatı sıradan yaşamayı seven, yaşama arzusu yüksek biri.
b. “Macera” adlı şiirden Orhan Veli’nin hayatı hakkında çıkarımlarda bulununuz.
b. Her şeyi yaşayarak öğrenen ve küçüklüğünden beri hayatın içinde koşturan ve tecrübelerini hayatla mücadele ederek sağlayan biri.
c. İncelediğiniz şiirleri aşağıdaki özelliklere göre karşılaştırarak verilen özelliklerin hangi şiire ait olduğunu işaretleyiniz.
c.
        Özellikler                                                                Macera                           Ben Orhan Veli
• Şair eserinin adını belirtmiş.                                                                                          XX
• Herkes gibi sıradan biri olduğunu belirtmiş.                                                                   XX
• Geçim sıkıntısından bahsetmiş.                                  XX
• Çocukluk günlerinden bahsetmiş.                              XX
• Sevdiği yiyeceklerden bahsetmiş.                                                                                 XX
• Arkadaşlarının adını belirtmiş.                                                                                      XX
• Şiir yazdığını belirtmiş.                                                                                                 XX
• Yaşamından bahsetmiş.                                            XX                                              XX

ç. Tabloda işaretlediğiniz özellikler şairin diğer şiirlerinde de yer alabilir mi? Düşüncelerinizi nedenlerini belirterek yazınız.
ç. Alabilir, çünkü şairler yaşamıyla ilgili özellikleri eserlerine aktarmaktan çekinmezler. Her şiirde şairin

d. “Macera” şiirinde şair, hayatının hangi dönemlerinden söz etmektedir?
d. Çocukluk ve gençlik dönemlerinden bahsetmektedir.
e. Şair, evreni keşfini şiirdeki hangi sözleriyle dile getirmiştir?
e. “Denizi, insanları, gökyüzünü gördüm” mısra sonlarındaki hayatıyla ilgili keşiflerini yaşayarak bulduğunu belirtmiştir.
f. Şairin, şiirin sonunda yakındığı nedir?
f. Hayat şartlerının zorluğundan , geçim sıkıntısından şikayetçi.
g. Orhan Veli hakkında yaptığınız araştırmadan edindiğiniz bilgileri de kullanarak “Ben Orhan Veli” ve “Macera” adlı şiirlerde şairin hangi kişilik özelliklerinin bulunduğunu aşağıya yazınız.
g. Geçim sıkıntısı olan, Melih Cevdet ve Oktay Rifat ile arkadaş olan, şiirler yazan, mizahi bir kişiliğe sahip ve bu özelliğini de şiirlerine yansıtan biridir. Bunları da hayatından ve şiirlerinden bulabiliriz.
ğ. Orhan Veli deniz sevgisini “Macera” adlı şiirine yansıtabilmiş midir? Açıklayınız.
ğ. Evet yansıtmıştır.
h. “Macera” şiirinden yola çıkarak Orhan Veli’nin şiir anlayışı hakkında bilgi veriniz.
h. Orhan Veli edebiyatımızda Garip akımını başlatan üç şairden biridir. Edebiyatımızda klasik şiir anlayışını yıkmışlardır. Sanatlı, redif, kafiyeli şiirin yerinde serbest nazımla yazılan şiiri tercih etmiştir. O zamana kadar bunlar bir şiirde olmazsa olmazlar iken Garipçiler bunların hepsini yıkmışlardır ve şiiri halkın gündemine getirmişlerdir. Basit, sıradan halkı şiirlerine konu edinmişlerdir. Şiirlerinde gündelik hayattan karelere yer vermişler, şiirini konusunu sıradanlaştırmışlar ve her şey şiirin konusu olabilir tezini savunmuşlardır.



Sayfa 69
1.a Örnek metin olarak verilen “Bir’ler”i kendi cümlelerinizle aşağıya yazınız.
a. Renklerin en çok boğanı mavidir.
O uyanmaz diye asla uyumayan okyanustur.
Bulu bir şekle girebilse kendine hiç ağlar mı?
b. sizin yazdığınız cümleler mi yoksa “Birler” mi daha şiirseldir?Tartışınız. Şiirselliği sağlayan ögeler nelerdir?
b. Birler adlı metin daha şiirseldir. Çünkü ölçü kafiye ve bir anlam bütünlüğü var. Şiirselliği sağlayan ögeler ölçü, kafiye, redif, asonans, aliterasyon gibi ögelerdir.
5 “Gazel”i dili, ahenk unsurları ve şiir birimiyle değerlendirdiğinizde hangi dönemin nazım şeklini yansıtıyor diyebilirsiniz? Bu düşüncenizi metinden örnekle açıklayınız.
b. Divan edebiyatı dönemini yansıtıyor. Osmanlıca kelimeler olması, aruz kullanılması, beyitlerle yazılması…
6. “Kara Sevda” adlı şiirde aşk hangi kelimelerle somutlaştırılıp anlatılmıştır? Siz aşkı anlatmak için hangi kelimeleri kullanırdınız?
3. Aşk, sevda ve günah gibi kavramlar somutlaştırılmıştır. Size kalmış bu bölüm….
7 “Kara Sevda” ve “Uzlette” adlı metinlerde kullanılan sıfatları bulunuz. Bu sıfatların şiirlerde niçin kullanıldığını belirtiniz.
7. Kör kuyular, yasemin kokulu günah, lacivert duman … Bunlar şiirde imge yapılmak ve soyut olan kavramları somutlaştırmak için kullanılmıştır.
8. “Uzlette” şiiri ile geleneksel şiir birimimiz olan dörtlükler arasında nazım şekli bakımından bir benzerlik var mıdır? “Uzlette” şiirinin nazım şekli günümüzde kullanılıyor mu? Niçin? Bu nazım şekli sizce şaire mi yoksa şiirin yazıldığı edebî döneme mi özgüdür?
8. Benzerlik yok. Çok kullanılmıyor.  Günümüzde daha  şairler serbest yazmayı deniyorlar. Buradaki nazım  şekli şairin yaşadığı Fecri Ati döneminde  çok kullanılan şekildir.


Read more

2013 - 2014 9.Sınıf Türk Edebiyatı Sayfa 60 - 64 Soruları ve Cevapları ( Fırat Yayıncılık )

 9.Sınıf Edebiyat Kitabı 2.Ünite Şiir inceleme (Sayfa 60 -61-62-63-64)

26. metin
VEDA
17.a.. Yukarıdaki şiirin, ilk dörtlüğünde kullanılan “sen, öksüz, veda, türlü” kelimelerini dizelerden çıkarırsanız dizelerin anlamında nasıl bir değişme olur? Yine bu dörtlükten son dizeyi çıkarırsanız dörtlüğün vermek istediği anlama ulaşılabilir mi? Düşüncelerinizi nedenleriyle birlikte açıklayınız.
17.a.. Anlamında değişme olur. Aynı anlama ulaşamayız çünkü metindeki temayı veren bu kelimelerdir. Anlam bütünlüğü dağılır.
27. metin
SES
b. Ağrı, leke, yüz, hengâme, şen kelimelerinin anlamlarına sözlüğünüzden bakınız. Bu kelimelerin “Ses” şiirinde hangi anlamlarda kullanıldığını belirleyiniz. Şiirlerde kelimelerin niçin yeni anlamlar kazandığını “Ses” şiirinden örneklerle açıklayınız.
b. Ağrı: acı anlamında kullanılmamıştır. Heyecan anlamında kullanılmıştır. Leke de aynı şekilde sözcükteki anlamıyla kullanılmamıştır. Şiirler sanatsal metinler olduğu için kelimeler kendi gerçek anlamıyla kullanılmaz. Şiirler yan anlam ve mecazlar bakımından zengindir.
18.a. Sınıfınızda iki grup oluşturunuz. Gruplarınızla “Veda” ve “Ses” adlı metinleri şiir gerçekliği yönünden inceleyiniz. Şiir gerçekliği incelenirken gerçekliğin kişinin yorumuna göre ya da somut olanın soyut algılamaya göre değiştiğine dikkat ediniz. Şiirlerde bulduğunuz gerçekliğin özelliklerini grup sözcüsü aracılığıyla sınıfa açıklayınız. Gruplar şiirlerde aynı gerçeklik özelliklerini mi buldular? Tespit ediniz.
18.a. İki şiirde gerçeklik açısından aynıdır. Yani gerçek anlamlı kelimelerin kullanıldığı bir şiir değildir. Daha çok mecaz, yan  anlamları yoğun olduğu sanatlı birer şiirdir. Şiirlerde gerçeklik her zaman olduğu gibi ele alınmaz. Didaktik şiirlerin dışındaki şiirler gerçeklikten uzaktır.
b. “Ses” şiirinde şair akşamı, lekesiz, saf, iyi bir yüze benzetmektedir. Akşamın bir yüz olarak nitelendirilmesi şiir gerçekliğine hangi yönlerden uymaktadır?
b. Kurmaca gerçekliğe uyar. Şair burada benzetme yapmıştır.
28. metin
19.a.. Yukarıdaki Kuloğlu’nun şiirinde “dünyada doğru dost olmadığı” tezi savunuluyor. “Veda” adlı şiirin son dörtlüğünde ise “yolunu kaybeden insanların imdat çağırmak için ateş yaktıkları, sevgilisini kaybeden gözlerin de o ateş gibi parladığı” söyleniyor. Bu iki şiirden hangisi günlük hayattaki gerçekliğe daha yakındır? Neden?
19.a. metin daha geçekliğe yakındır. Çünkü diğer metin daha soyut olan bir kavramı anlatmaktadır ve hayat dışında fantastik algıyı anlatmaktadır. 3. metindeki algı ise her zaman insanların başına gelen bir durum olduğu için yaşanabilir  bir niteliktedir.
b. “Ses” şiirinde metinde betimlenen tabiat manzarası gerçek midir? Siz bu şiiri okuduğunuzda gözünüzde nasıl bir Boğaz manzarası canlandı? Anlatınız. Sizin anlattıklarınızla şiirdeki duygunun, sezginin, tasarımın ve izlenimin anlatımı niçin birbirinin aynı değildir? Açıklayınız.
b. Gerçek değil. Şairler dış dünyada algıladıkları dünyayı kendi içinde ve kendi kelimeler somutlaştırarak anlatırlar. Burada önemli olan şairin tecrübeleri, betimlemeleri ve bu betimlemeleri yaparken kullandığı kelimeler.
29. metin
20.a. Ahmed-Dai’nin gazelinde sevgili servi boylu, büyücü gözlü, fitne kaşlı larak betimleniyor. Bu betimlemeyi şiir gerçekliğine göre değerlendiriniz. Şiirde sevgili betimlemesinin niçin değişik yorumlarla verildiğini açıkalyınız.
20.a. Şairin hayalindeki sevgili kavramı  günlük hayatın gerçekleriyle uyuşmaz. Şairle görmek istediklerini hayallerini anlatırlar. Bu şiirin gücünü artırır. Şiir var olanı daah güzel ve etkili anlatma sanatıdır.
   b. Verilen metinlerde , yaşamdaki ve hayallerdeki gerçekliğin şair tarafından şiire aktarılırken nasıl değiştiğini örneklerle açıklayınız.
b.  Sevgilinin boyu servi gibidüşünülmüş, gözü büyücü gözüne benzetilmiş, kaşı fitne çıkaran birine benzetilmiş, bu ifadelere baktığımız zaman gerçek insan tasviri ile bunalr aarsında fark vardır. Divan edebiyatoıdaki sevgili tipi hayali ve kurmaca bir tiptir. Soyut bir sevgili analyışı vardır.
c.Siz veda sahnesini şiirleştirseydiniz bu vedayı betimlemek için hangi benzetmeleri kullanırdınız?
Ç. Ben, sonsuza yolculuk yapan bir yolcu ve rıhtımda ona el sallayan  sevdikleri olarak betimlerdim.
ç.Hayatın tüm gerçekleri şiire hangi ölçüde yansıtılmalıdır? Tartışınız? Tartışmanız sonucunda vardığınız kararı tahtaya yazınız.
ç. Belki de sadece didaktik şiirlerde anlatılsa da oradaki metinlerde illa ki mecazlara, ya anlamlara gidebilir.


Sayfa- 63,64
30. metin
31.   metin
32.    metin
33.    metin
34.    metin
35.    metin
21.a.  Bu bölümde inceleyeceğiniz metinler özellikle yüzyılları belirtilerek arka arkaya verilmiştir. Araştırma çalışmasından da edindiğiniz bilgilere göre seçilen bu şiirlerin, Türk şiir geleneği içinde hangi gruba dâhil edilebileceğini nedenleriyle belirtiniz.
21.a
30.  metin: Eski Türk Edebiyatına (Destan dönemi ) aittir. İçinde Öz Türkçe kelimeler var ve diğerlerine göre anlaşılması daha zordur.
31.    metin: Halk şiiri geleneğidir. Halk söyleyişleri  var , dörtlüklerle ve  heceyle yazılmıştır.
32.    metin: Yine halk şiiri geleneğidir. Halk söyleyişleri  var , dörtlüklerle ve  heceyle yazılmıştır.
33.    metin: Divan Edebiyatı geleneğidir. Aruzla yazılmış ve Osmanlıca kelimeler fazladır.
34.    metin: Halk şiir geleneği hakimdir.
35.    metin: Modern edebiyat içinde yazılmış olsa yazarı halk geleneğinden beslenmiştir.
b. İncelediğiniz metinlerin yapısını oluşturan birimleri, ahenk unsurlarını ve temasını bulunuz. Bu yapı, ahenk unsurları ve temaların ilk olarak hangi yüzyılda ortaya çıktığını söyleyebilir misiniz? Türk şiir geleneği içerisinde, geleneği oluşturan ve yaşatan şairlerin yüzyıllarca niçin birbirlerini etkilediklerini belirtiniz. Türk şiirinin tarihî gelişimi hakkında yaptığınız araştırma çalışmasından edindiğiniz bilgileri de kullanarak Türk dilinin şiir geleneğini oluşturan unsurları metinlerden örneklerle gösteriniz.
b.  Türk şiirinin ahenk unsurları Orta Asya’da tarihin bilinmeyen karanlık devirlerinden itibaren sözlü olarak ortaya çıkmıştır. Şairler içinde bulundukları şairlerden  ya da daha öncekilerin yazdıklarından ister istemez etkilenirler. Türk şiirinden  4 gelenek göze çarpmaktadır:
1. Destan geleneği: Eski Türk edebiyatı olarak  bilinir. Sözlü kültür vardır. Anonimdir. Konuları yiğitlik , doğa ve sevda gibi konulardır.
2. Halk Edebiyatı geleneği: Destan dönemi edebiyatının İslamiyet’ten sonraki şeklidir. İçinde İslamiyet vardır. Anonim, tekke ve aşık olmak üzere üç koldan ilerler.
3. Divan Edebiyatı geleneği: 13. Yüzyıldan itibaren oluşan ve İran ve Arap etkisi görülen edebiyattır. Dili Arapça,Farsça ve Türkçe karışıktır. Kalıplaşmış şekilleri olan ağır ve ağdalı bir dili olan ama kesinlikle sistemli bir edebiyat geleneğidir. 13-19 yüzyıl arasında devam eder. Osmanlı izleri vardır.
4. Modern Edebiyat geleneği: Tanzimat’la birlikte Batı’yı tanıyanların Fransa’dan getirmeye çalıştığı edebiyattır ki şekil ve ahenk unsurları bakımından değişim kendini gösterir. Serbest nazım daha çok kullanılmıştır.
c. İlk metnin şairi niçin doğa ile ilgili kelimeleri, Karacaoğlan güzelliği metheden kelimeleri, Levni dinle ilgili kelimeleri ve temaları kullanmışlardır? Şiirlerin söylendiği / yazıldığı sosyal ve kültürel ortam şiirlere hangi farklı söyleyiş özelliklerini kazandırmıştır? Açıklayınız.
c. Şairlerin yaşadıkları sosyal çevre şairin üzerinde etkili olmuştur. Mesela Levni’nin yetiştiği ortam medrese kültürü hakimdir ve ister istemez bu da şiirlerine yansımıştır. Karacaoğlan da medrese görmemiş halk aşığıdır ondan beklenilen şey sevgilinin güzelliği anlatmaktır.
22. Bir İngiliz, Fransız, Iraklı, Kenyalı vb. Türk dilinin şiir geleneğiyle şiir yazar mı? Tartışınız. Tartışmanız sonucunda ortaya çıkan görüşü tahtaya yazınız.
22. Yazar mı yazar ama bunun üzerinde çok çalışma yapmış olması lazım. Unutmayalım ki Orhun Abideleri üzerinde de ilk çalışmaları yabancı Türkologlar yapmıştır.
23. İncelediğiniz metinler altı yüzyılın sanat anlayışını yansıtan eserlerdir. Türk halk şiiri hakkında yaptığınız araştırmadan edindiğiniz bilgileri de kullanarak incelediğiniz metinler, Türk halk şiirinin hangi nazım biçim ve türleriyle oluşturulmuş olabilirler? Düşüncelerinizi belirtiniz.
23. Koşuk , Koşma, güzelleme gibi tür ve şekillerle yazmışlardır.
Read more

2013 - 2014 9.Sınıf Türk Edebiyatı Sayfa 48 - 51 Soruları ve Cevapları ( Fırat Yayıncılık )

Sayfa 48-49-50-51
4. metin
BİR’LER
5. metin
2a.. İdördüncü metin olarak  verilen “Bir’ler” birer dizelik şiirlerdir. İkinci metin olarak verilen dizeler ise farklı şairlerin şiirlerinden alınmış mısra-ı berceste (seçkin dize)lerdir. Divan şairlerinin çoğu, gelişigüzel şiirler yazmaktansa derin anlamlar içeren tek bir dize söylemeyi sanat yeteneği olarak kabul ederler. Bu dizelerin her birinde bir anlam ve ses bütünlüğü olup olmadığını tartışınız. En küçük şiir biriminin adı nedir? Belirtiniz.
2.a. Divan şiirindeki dizelerin her birinde bir anlam ve ses bütünlüğü vardır. Şiirde yapının en küçük birimi mısradır.
6. metin
GAZEL
7. metin
VATAN MERSİYESİ’nden
8. metin
Mani
b. Gazel, VatanMersiyesi  ve mâni aynı sayıda dizeden mi oluşmuştur? Bu şiirlerdeki dize sayısının farklı oluşunun nedeni ne olabilir?
b. Aynı dize sayısından oluşmaz. Mani dört dizeden oluşur gazel ise kitaptaki şekli ile 4 dize oluşur ama normalde 10 dize ile 30 dize arasında değişir. Bu farklılığı oluşmasında en büyük neden gelenektir. Gelenekte gazel 5-15 beyitten mani ise tek dörtlükten oluşur.
3. a.Şiir birimleri dize, beyit, bent, kıta ve şiir cümleleri olarak gruplandırılıp adlandırılırken hangi özellikler göz önünde bulundurulmuştur? Açıklayınız. Şiir birimlerinin anlam ve ses kaynaşmasıyla bütünleşerek nazmın hangi özelliğini oluşturabileceğini belirtiniz.
3.a. Bu gruplandırmalarda dize sayıları belirleyici olmuştur. İki dize varsa buna beyit dört dize varsa buna kıta denmiştir.
6. metin
KARA SEVDA
b. “Kara Sevda” adlı şiirde kaç şiir cümlesi vardır? Bu şiir cümlelerindeki anlam hangi tema etrafında bütünlenmiştir?Bu şiirin nazım şekli incelenen diğer metinlerden farklı mıdır? Bu farklılığın nedenini tartışınız. Tartışmanız sonucu oluşan ortak görüşü tahtaya yazınız.
b. 9 tane cümleden oluşmuş. Başlıktan anlaşılacağı gibi tema Kara Sevda’dır.  Farklıdır. Nedeni diğerleri gibi dizelerdeki ölçüye dikkate edilmemiş ve serbest nazım şekli ile yazılmıştır.  Aruz ya da hece ile aynı şekil ortaya çıkmazdı. Dizelerdeki hece  ya da ses değerleri eşit olurdu.
7. metin
UZLETTE
c. “Kara Sevda” ve “Uzlette” adlı metinlerde ahenk nasıl sağlanmıştır? Bulunuz. Bu iki metinde kullanılan ahenk unsurları, seçilen kelimeler, anlamı tamamlayan birimler niçin aynı değildir? “Kara Sevda” adlı şiir günümüz şiirlerinden, Uzlette adlı şiir ise Fecriati Topluluğu şiirlerinden bir örnektir. Bu açıklamalardan da yararlanarak şiirlerin  yazıldığı edebî dönemler ve şairlerin sanat anlayışlarının bu farklılıkta ne kadar etkili olduğunu belirtiniz.
c. Kara Sevda serbest nazımla yazılmıştır. Buradaki ahenk unsurları için içses özellikleri, aliterasyon  ve asonanslara önem verilmelidir. Uzlette ise aruz kullanılmış ve buna göre kafiye redif uyak düzeni kullanılarak ahenk sağlanmıştır. Şairler  yaşadıkları dönemde kullanılan yapıları kendi şiirlerine uygularlar.
ç. “Uzlette” adlı metindeki şiirin birimini bulunuz. Bu metnin günümüz diline çevrilmiş hâli mi, orijinal hâli mi daha ahenkli ve anlam yönünden bütünlük içindedir? Görüşlerinizi nedenleriyle belirtiniz.
ç.Nazım birimi baştaki iki bölüm dörtlük diğerleri üç ve tek dize olduğu buna bend demek durumundayız. Tabi şiirin orijinal hali daha ahenklidir.
d. “Gazel”, “Kara Sevda” “uzlette” adlı mtinleri ölçü, kafiye, seçilen kelimeler, şiir birimleri, anlamın hangi temalar etrafınfa bütünleştiği yönlerinden inceleyerek karşılaştırınız. Şiirlerde buduğunuz ortak ve farklı yönleri listeleyerek arkadaşalrınıza sununuz.
d.  Gazelde aruz ölçüsü,  Kara Sevda’da serbest nazım, uzlette aruz ölçüsü kullanılmış.
Gazel: -larla sen redif, -u yarım kafiye  , kafiye düzeni: aa, ba , tema: aşk
              nazım birimi: beyit
Kara Sevda: Belli bir kafiye düzni ve kafiyesi yok.kafiye sayılabilecek sesler var ama bir düzen içinde verilmemiş.  Nazım birimi bent, teması: aşk
Uzlette:    kafiye düzeni: abaa, cdcd, eff,ghh,  laciverdisi, şehvisi, nefesi, muktebesi, redif
    1.bent     Laciverdisi, şehvisi,  
    2.bent    nefesi, muktebesi,  eflatun , meşhun  
     3.bent  -yollar, -uzar
     4.bent    -elmas, ihsas  renkli olan sesler tam kafiyedir.
      Nazım birimi bent, teması: aşk
   Dil, anlatım, nazım birimi  ve ölçü yönünden farklılık var.
Temalar ortak.



5.a. Aşağıdaki paragrafı ve şiirleri okuyunuz. Bu paragraf ve şiirlerde kullanılan dil, birbirinin aynı mıdır?  Tartışınız. Bulduğunuz ortak sonuçları maddeleyerek bir poster oluşturunuz. Bu posteri sınıfınıza asınız.
“Atatürk’ün belli bir sanat anlayışı olduğunu zannetmiyorum. Fakat pek ince ve duygulu bir sanat âşığıydı. Hatta diyebilirim ki bir edebî eseri en iyi, en doğru bir şekilde eleştirmesini bilirdi. Çevresindeki yazarlara ancak bu eleştirmeleri sonunda bir değer verirdi.”
                                                                                                                     Yavuz Bülent BAKİLER
Sana bağlandı gönüller o gün,
Baş kodu yoluna başı olan.
Sana eklendi sevgiler saygılar,
Yüceydin daha da yüceldin o zaman…
Atatürk bir destan oldu koskoca.
                                      Selahattin BATU


16. metin
Seherdi seçemedim
Dünyayı geçemedim
Günül bir top ibrişim
Dolaştı açamadım

17.Metin
KAR
b. Mânide kaç cümle vardır? Bu cümleler kaç dizeye yayılmıştır?
b.3 tane cümle vardır ve anlatılar 4 dizeye yayılmıştır.
c. “Kar” adlı metnin ilk bendini bir cümle olarak aşağıya yazınız. Yazdığınız bu cümlede şiirin duyarlılığı var mıdır? Niçin?
c. Şiiri düzyazıya çevirirseniz şiirde verilmek duyarlılık gider.
ç. Mâni mi “Kar” şiiri mi doğal dile daha yakındır? Neden? Belirlediğiniz metinde doğal dilin imkânlarından nasıl yararlanılmıştır?
ç. Mani,  halk edebiyatıyla ve halk söyleyişine daha yakındır. Doğal dilin olanaklarından faydalanmıştır. Diğer şiirde ise sembolizm ve imge kullanılmıştır.
6.a. “Kar” şiirinde “düşünce ve mavilik” hangi sıfatlarla nitelendirilmiştir? Siz düşünce ve maviliği hangi sıfatla anlatırdınız? Şair niçin sizinle aynı kelimeleri kullanarak şiir yazmamıştır? Her insanın hayali ve düşüncesi neden birbirine benzemez? Açıklayınız.
6.a. Her insan başka bir alem olduğu için kendi dünyasında farklılıklar gösterir. Bizim anlatmış olduğumuz ifadelere bir başkası aynı şekilde değerlendirmeyebilir.
b. “Kar” şiirinde şairin sesini sorduğu, kimdir ya da nedir? Şair, “Kar” şiirinde hayallerini kelimelerle anlatabilmiş midir? Niçin? İnsanın hayal ve düşüncelerinin kelimelerle anlatılması mümkün müdür? Neden? Şairlerin, sınırlı olan anlatım gücüyle sınırsız olan hayal ve düşünceleri anlatırken neye başvurduğunu birinci ve ikinci metinden örneklerle açıklayınız.
b. Şairin sesini sorduğu kişi ya da nesne yoruma açıktır. Anlatabilmiştir.  Bazı insanlar bazen hayallerini ve duygularını anlatacak kelimeler bulamayabilirler. Çünkü bu durum kişinin kendisiyle alakalıdır. Ya kelime hazine yetersizdir ya da hayalleri anlatılamayacak ölçüdedir.
18. Metin
DAĞLAR
7.a. “Dağlar” adlı metnin ilk dörtlüğünde şair, dağların kendisi için önemini anlatırken hangi kelimeleri kullanmıştır?“Dağ” kelimesi şaire niçin “baş, saç, kar, deli rüzgâr” kelimelerini çağrıştırmış olabilir? Düz yazılarda da şiirlerdeki gibi imgeler kullanılabilir mi? “Yâri ellere vermek, yârini eller almak” kelime grubu çok sık kullanılan bir anlatım tarzıdır. Bu tür durumların anlatıldığı kelime ya da kelime gruplarına “imge” denilebilir mi? Düşüncelerinizi nedenleriyle açıklayınız.
7.a. Denilebilir çünkü imge soyut kavramları somutlaştırmak olarak ifade edebiliriz. Bu kelimelerle şair içinde durumu somut hale getirmiş oluyor.
19. metin
NE FAYDA!
7. b“Ne Fayda!” adlı metinde şair sevdiğine nasıl sesleniyor? Ona niçin “gülden ağır söyleyemeyeceğini”  belirtiyor?  “Gülden ağır söylemek” sözünü hangi anlamda kullanmış olabilir? Şair “ciğerpare” ve “gül” kelimeleriyle hangi soyut durumu somutlaştırmaya çalışmaktadır?
7. aCiğerparem diye sesleniyor. Gülden ağır söylemek deyimi de incitmemek anlamında kullanılmıştır. Ciğerpare ve gül kavramlarıyla da sevgisini somutlaştırmış oluyor.
8. a İncelediğiniz dört şiiri yeniden okuyunuz. Bu şiirlerde soyut düşünceyi somutlaştırmak için hangi imgeler kullanılmıştır? Belirleyiniz. Söz sanatlarının imgelerin oluşmasında nasıl bir işlevi olduğunu belirtiniz.
8. a.Bazı imgeler söz sanatlarıyla oluşturulur. Teşbih, mecaz, istiare gibi sanatlarda imge söz konusudur.
20. metin
b. Yukarıdaki beyitte hangi varlıktan işiten bir insan davranışı bekleniyor? Hangi varlıktan intizar etmesi (devamlı gözlemek) isteniyor? İnsan olmayan varlıkların (bu beyitte olduğu gibi) insana ait özelliklerle (duyan, düşünen, hareket eden vb.) anlatıldığı sanata ne ad verilir?
b Gülden insan davranışı bekleniyor. Nergis’in de intizar etmesi bekleniyor. Burdaki söz sanatı da kişileştirme (teşhis) dir.
c. Bakî’nin beytinde, hasreti çekildiği söylenen kim olabilir? Hasreti çeken varlığın adı niçin “gül” olarak adlandırılmıştır? Nergis çiçeğinin mitolojik hikâyesi hakkında neler biliyorsunuz? Beyitteki benzetilen, benzeyen, benzetme yönü ve benzetme edatını bularak aşağıya yazınız.
c. Beyitte sözü edilen sevgilidir. Gül semboldür. Divan edebiyatında gül bülbül mamunu en çok kullanılan mazmunlar(kalıplaşmış ifadeler) arasındadır. Bülbül seven (aşık) gül ise sevilen(sevgili)dir.
2. Nergis dünyaya geldiğinde su perisi olan annesi onu falcıya ömrünün uzun uzun olup olmayacağını öğrenmeye gider. Kendini görmezse ömrü uzun olacak der falcı. Nergis büyür ve herkesi sevdiği biri olur. Ormandayken bir ses duyar  ve seslenir o sese. Kimse yoktur sadece kendi sesi ona yankı yapmaktadır. Zamanlar o sese aşık olur ve belli bir zaman sonra ormanın içindeki bir akarsuda kendini görür ve bu güzelliği hayran kalıp dona kalır ve ondan bir çiçek haline gelir.
Gül acı ve ıstırap çekme yönüyle nergise benzetilmiş.
Benzeyen : gül   benzetilen:  nergis  , Benzetme yönü: İntizar çekme   Benzetme edatı: gibi
c. Beyitte sözü daha etkili bir duruma getirmek için aralarında türlü yönlerle ilgi bulunan iki şeyden, benzerlik bakımından güçsüz durumda olan varlığın adı nedir? Nitelikçe daha üstün olan varlığın adı nedir? Bu sanata ne ad  verilir?
 Benzetme de zayıf olan “Benzeyen” , güçlü olan “Kendisine Benzetilen”dir. Bu iki unsurun olduğu sanata  benzetme (teşbih) adı verilir.
9.a. Sınıfınızda iki gruba ayrılınız. Aşağıda verilen beyitlerle “Dağlar” ve “Ne Fayda” adlı metinleri söz sanatı kullanılması açısından karşılaştırınız. Bu şiirlerin aralarındaki farkı belirleyiniz.
9.a. Kısa olması rağmen Ne Fayda şiirindeki söz sanatları daha yoğundur. Diğer şiirde de var ama o kadar değil.
Ah eylediğim serv-i hırâmânın içindir
Kan ağladığım gonce-i handanın içindir
Fuzulî
(serv- i hırâmân: servi boy, gonce-i handan: gonca gülüş)
Bakî çemende hayli perîşân imiş varak
Benzer ki bir şikâyeti var rûzgârdan
Bakî
(rûzgâr: 1. zaman, 2. yel; çemen: çimenlik, mec. dünya; varak: yaprak)
b. “Serv-i hırâmân, gonce-i handan” benzetmeleri bir imge midir? İmge ile söz sanatlarının oluşturulma amacı ortak olabilir mi? Açıklayınız.
b. Evet  buradakiler imgedir. Ortaktır. Anlatılan soyut ifadeleri daha çarpıcı ve somutlaştırmak için kullanılmıştır.
21. metin
GEÇEN DAKİKALARIM
10. a “Geçen Dakikalarım” adlı metinde “dakika” kelimesi sadece bir zaman birimi anlamı mı taşımaktadır? Bu kelimenin çağrıştırdığı kavramlar nelerdir? Bu kelime, şiirde başka hangi anlamları kazanmaktadır? Şiirdeki söyleyiş özelliği ve “nerdesiniz, yerdesiniz”, “dakikalarım, korkarım”; “çaldı, kaldı” kelimelerindeki ses benzerlikleri, şiirin sezdirmek istediği anlama ne ölçüde yardımcı oluyor?
10.a. Hayır sadece dakika olarak kullanılmamıştır.  Yaptığı çağrışımlar; sararmış yaprak olabilir, yaşlanmış bir kişi olabilir. Ses benzerlikleri de anlama elbette katkısı olacaktır.
b “Gün geldi, saat çaldı” dizesindeki gün ve saat hangi anlamlarda kullanılmıştır? Şiirde mecaz anlamın, gerçek anlamın önüne çıkmasının nedenini, konuda verilen diğer metinlerden örneklerle açıklayınız.
b. Gün geldi, saat çaldı hayatın son bulması anlamında kullanılmış olabilir. Şiirde şairin asıl vurgulamak istediği temel anlam değil mecaz anlamdır. Şiirde önemli olan mecazların yoğunluğudur.
11.  “Ne Fayda”        adlı şiiri Baki’den alınan beyit ile şiir dilleri açısından karşılaştırınız. Benzerlikler ve farklılıkları aşağıya yazınız.
    Benzerlikler                 
Söz sanatlarına yer verilmiş, Mecazlı anlatım var.



                                        
Farklılıklar
 Beyitle oluşturulan parça daha sanatlı ve kapalı bir anlatıma sahip.

Gazelden alınan parçanın dili daha sanatlı ve anlam yönünden daha kapalıdır. Düşünceler mazmunlarla ifade edildiği için daha kapalıdır.
Read more

2013 - 2014 9.Sınıf Türk Edebiyatı Sayfa 41 - 55 Soruları ve Cevapları ( Fırat Yayıncılık )

1.       Birinci metin destan dönemine aittir. Bu şiirde savaş teması işlenmiştir.  Günümüz Türkçesine göre anlaşılması zor olsa da dil yabancı etkilerden uzaktır. Şiirde yer yer halk söyleyişlerine de rastlanmaktadır.
Diğer şiir işlenen konu da savaş konusudur. Yabancı kelimeler yoktur. “Gurşanın” kelimesi bugün  “kuşanın”  şeklinde kullanılmaktadır.
2.       Yukarıdaki resimlerde binalar yapılırken temelinden çatısına  varıncaya kadar birçok işlem yapılmaktadır. Kum, çimento, demir, tuğla… gibi küçük parçalar birleştirilerek bütünü oluşturmaktadır. Yani binayı oluşturan unsurlar küçük birer parça iken birleşerek bütünü oluşturuyorlar.
3.       Büz yazılarda dize yerine cümle veya paragraf kullanılır. Cümleler bir araya gelerek paragrafı oluşturur. Şiirde ise dizeler bir araya gelerek bentleri , beyitleri veya kıtaalrı oluşturur.
4.       Birinci şiirde dünyanın geçiciliği, ikinci şiirde Yunus sevgi, üçüncü şiirde ayrılık duygusu işlenmiştir.
5.       Evet vardır. Düz yazı bir varlığı bilgi amaçlı anlattığı için olduğu gibi verir. Şiir ise bunu değiştirerek estetik bir biçimde verir. Yani sanat yapar.  Resim ise bunu boya, fırça, tuval gibi malzemeler kullanarak yapar.
6.       Şiir okunduğu zaman insanda duygu düşünce, ses, ritim, ahenk uyandırır. Düz yazıda ise bunarla gerek yoktur. Düz yazı bilgi vermeyi amaçladığı için düşünceler doğrudan verilir.
Şiirde derinlik vardır. Az sözle çok şey anlatılır. Düz yazı günlük konuşma diline yakındır.
Şiirde günlük konuşmanın aksine bir sıra dışılık olur. Duyguları nasıl aktardığı ön plana çıkar. Düz yazıda ise sıra dışılık yoktur.
7.       Şiirin okunuşu daha ahenklidir. Çünkü şiiri yapısını oluşturan ahenk unsurları bunu sağlamaktadır.
8.       Şiiri düz yazıya çevirince şiirdeki ahenk unsurları kaybolur, ritim ortadan kalkar. Düz yazıda ahenk unsurları olan kafiye, redif, ölçü, ses tekrarları yoktur.
9.       Karanlık muma , gece bir uçuruma, sessizlik dumana benzetilmiş. Bu benzetmelerle gerçek anlamdan uzaklaşılmış.
10.   Her şiir için bunu söylemek doğru olmaz. Bazı şiirler vardır ki tamamen gerçek hayatı yansıtır. Günümüz edebiyatındaki toplumsal gerçekçilik akımı bu tarz şiir anlayışını dile getirmektedir.
11.   Birinci resim gerçektir, diğeri ise gerçeğin bir yansımasıdır. Fotoğraf resme göre daha gerçekçidir.
12.   Siz e kalmış.
13.    Birinci resim oya,yemeni işlemesi, ikinci resim çanta, üçüncü resim halı işlemesi, dördüncü resimde ise Anadolu kültürünün bir yansıması olan yayık var. Kültür geçmişten günümüze biriktirilen değerler bütünüdür.
14.    Temaları ortaktır.
15.    Kağızmanlı Hıfzı’dan alına parçanın dili daha sadedir. Yalnız birinci metnin dili bize göre sade gibi görünmese de İslamiyet öncesi Türk edebiyatı  ürünlerinde dil yabancı etkilerden uzaktır.
16.   Çünkü herkesin ifade tarzı ve bakış açısı farklıdır. Buna bağlı olarak anlatımı da farklı olacaktır.
17.   Çok farklı yorumlar getirilebilir. Şiirin özelliği yorumlanabilir olmasıdır. Bana göre hayat anlatılmaktadır.
18.   Sanat metinlerinin özelliği farklı yorumlara açık olmasındadır. Özellikle sembollerin çok kullanıldığı bir metin her okuyucu tarafından farklı yorumlanır
19.    Sınıfta yapılacak bir uygulama.
20.   Orhan Veli ilk başlarda hece ölçüsü ve halk edebiyatı nazım şekilleri ile şiir yazmasına rağmen daha sonraları bu düşüncesinden vazgeçmiş, dil kurallarına baş kaldırmış, ölçü, nazım birimi, mısra bütünlüğü gibi konulara karşı çıkmış serbest nazımla şiir yazma geleneğini getirmiştir.

SAYFA 46
ÇÖZÜMLEME İNCELEME
1.a.  cevap.
Dönemindeki sosyal,m siyasi, askeri, dini güçlerin etkilerinden
                  b.  Hayır,bütün sebepleri bire nedene indirmek doğru olmaz. Bir şiiri anlamak için
                    yukarıda sayılan dönemin siyasi, sosyal, askeri, dini, ekonomik yapısı da göz önünde    
                    bulundurulur.
                  c. Yunus Emre’nin şiirine dini hayatın izleri görülmektedir. Tasavvuf anlayışı hakimdir.  
                      Bunu abdal, Mevla, ya hu, Musa, İsa… gibi ifadelerden anlıyoruz.
                 Ç. Tanzimat dönemi sanatçılarında batılılaşma hakimdir. Bu kavramlar bize batı  
                       edebiyatından gelmiştir.  Tazimatın birinci döneminde sanat toplum içindir görüşü, ikinci  döneminde sanat sanat içindir görüşü hakim olmuştur.
 Okuduğumuz şiirde sanat toplum içindir görüşü hakimdir. Sosyal ve siyasi bir konun işlenmiştir.
                   d.Tanzimat döneminde Batılılaşma , milli edebiyat döneminde ise Türkçülük düşüncesi hakimdir.  Tanzimat döneminde padişahın yanında bir meclis kurulmuş , bütün halklar adalet önünde eşit hale getirilmiş.  Batılı devletler Osmanlının modernleşmesini ve yapacakları yardımı bu şartlara bağlamışlardır.
 Mili edebiyat döneminde ise ülke savaşlarda çok güç kaybettiği için milliyetçilik duygusu ağır basmaya elde kalan topraklar bu sayede kurtarılmaya çalışılmıştır.
   e.  Yunus emre dini tasavvufi halk edebiyatının Anadolu’daki temsilcisidir. Ahmet Yesevi ile başlayan dini tasavvufi halk edebiyatı Yunus emre ile Anadolu’da  zirveye ulaşmıştır.
f. Namık Kemal'in kasidesi şekil bakımından divan edebiyatındaki kaside nazım şeklinin özelliklerini gösterir. Farklı olan tarafı ise konu olarak soyut olan bir kavramı hürriyet kavramını işlemiş olmasıdır. Kasidede din veya devlet büyükleri övülür.
48. sayfa
2.a. şiirde yapıyı oluşturan en küçük birim mısradır. Divan şiirindeki mısraların her birinde bir anlam ve ses bütünlüğü vardır. Anlam bir mısrada son bulur.
   b. mani tek bir dizden oluşur. Gazel ise beş ile on beş beyit arsında değişir. (Yani on dize ile 30 dize arasında). Bu farklılığın sebebi gelenektir. Her şiir geleneğinin kendine göre özellikleri vardır.
49.sayfa
3.a.  şiirlerin gruplandırılmasında dize sayıları etkili olmuştur. İki dize varsa buna beyit, dört dize varsa buna da dörtlük veya kıta denir.
b. dokuz cümleden oluşmuştur. Şiirin teması “”kara sevda”dır. Diğer metinlerden farklıdır. Serbest nazımla yazılmıştır.

c. Kara Sevda serbest nazımla yazılmıştır.  Mısra içi ses tekrarları(Asonas ve aliterasyon) önemlidir.  Uzlet’te ise aruz ölçüsü kullanılmıştır. Ahenk kafiye , redif, ölçü kullanılarak sağlanmıştır.
Read more