2014 11 Sınıf Edebiyat Saufa 110 - 115 etkinlikleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
2014 11 Sınıf Edebiyat Saufa 110 - 115 etkinlikleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Sınıf Edebiyat Saufa 110 - 115 Soruları ve Cevapları ( Yıldırım Yayınları )

Hazırlık
1  Hikâye iel roman arasındaki farklar
a. Hikayede olay kısa  roman da ise uzundur.
b. Hikâyede olay tektir, romanda ise birden fazla olay vardır.
c. Hikâyede şahıs kadrosu azdır, romanda ise daha fazla bir şahıs kadrosu vardır.
d. Hikayede mekan dardır romanda ise mekan daha geniştir. Ayrıntılara girilir,
e. Hikayede zaman daha kısa romanda ise uzundur.

2. Bir hikâyeci ve romancı eserini ortaya koyarken nelere dikkat etmelidir?
Yazacağı olay hakkında araştırma yapmalı, gerçeğe uygun olmasına dikkat etmeli,   olay nedir onu tespit etmeli, bu olayı nasıl anlatacağını ortaya koymalı,  şahıs kadrosunu oluştururken gerçeğe uygun olmasına dikkat etmeli,  mekanın  olayla ilgili olmasına dikkat etmeli.
3.Edebiyatımızda anlatmaya bağlı metinlerin tarihi İslamiyet’ten önceki dönemlere dayanır. İlk olarak olaya dayalı metinler olarak destanlar ortay çıkmıştır. İslamiyet’in  kabulü ile mesneviler edebiyatımıza girmiştir.  Daha sonra masallar ve halk hikayeleri edebiyatımızda yerini almıştır. Tanzimat edebiyatı ile Batılı anlamda ilk eserler verilmeye başlanmıştır.


4.Tanzimat döneminde edebiyatımıza Batıdan giren hikâye türü bu dönmede ilk örneklerini çevirilerle vermiştir.  İlk hikaye denemesi olarak Emin Nihat’ın Müsameretname adlı serini görüyoruz. Daha sonra ilk hileye olarak Ahmet Mithat efendinin Letaif-i Rivayet adlı eseri gelir. Bu eser masal özellikleri de taşımaktadır. Daha sonra Recai zade Mahmut Ekrem Küçük Şeyler adlı kısa hikâyelerden oluşan eseri yayınlanır. Batılı anlamda gerçek hikâye örneklerine servet-i Fünun döneminde rastlanır.
1. Bu dönemde evliliklerin görücü usulü yapıldığı anlaşılıyor. Dönemin gazetecilere pek iyi bir gözle bakmadığı anlaşılıyor. Meslek olarak aşağılandığı tespit edilebilir.
Kızların görücülerin önüne çıkıp kız bakmaya gelenlere kendilerini beğendirmeye çalıştıkları , evlenme hususunda çocukların söz sahibi olmadığı işlenmektedir.

1.Etkinlik
d. Seniha’nın, kendisini gelin olmaya hazır hissetmesi
a. Hizmetçinin eve üç görücünün geldiğini duyurması
b. Görücülerin gelmesiyle Seniha’nın telaşlanması
e. Seniha’nın görücüler karşısında yaşadığı ruh hâli
g. Seniha’nın görücülere tepkisi
c. Görücülerin gitmesiyle Seniha’nın rahatlaması
f. Seniha’nın görücüye gelenlerden birine olumlu bakması
ğ. Seniha’nın, annesinin değerlendirmelerine öfkesi
h. 18 yaşına geldiği için Seniha’nın endişelenmesi
j. Yeni görücülerin gelmesiyle Seniha’nın umutlanması
i. Yaşlı birinin Seniha’ya dünürcü olması
ç. Seniha’nın annesinin görücülere olumsuz cevap vermesi
ı. Seniha’nın hayatı kabullenmeye başlaması
k. Seniha’nın annesinin endişeye kapılması
l. Yılların geçmesiyle Seniha’nın hayata küsmesi
m. Son gelen görücülerden umudu olmayan Seniha’nın odayı terk etmesi

2.Görücü adlı hikâyede geçen kişiler:  Seniha, annesi, hizmetçi, aracı komşu kadın, görücüler, gazeteci, zabit,
Şahıslar olayın ortaya çıkmasında önemli bir rol oynamaktadır. Anne, kız, görücü, hizmetçi, görücüler olayın ortaya çıkması için bir uyum oluşturmuşlardır.

2. Etkinlik

Seniha: Utangaç, çekingen bir kız. Hayattan kendisi için beklentileri var. Hayalinde yakışıklı ve soylu bir koca, mutlu bir evlilik var.

Seniha’nın annesi:Kızını çok seven, koruyan, gözün­den bile sakınan bir kadın. Bu koruyucu tavrı yüzünden, farkında olmadan kızının evde kalmasına neden olmuş­tur. Günümüzde bu tür anneleri sıkça görmekteyiz.

Görücüler: Kızın kusurlu bir yönü var mı diye dikkatle bakan, bakışlarıyla rahatsız eden ve genellikle orta yaş üzerindeki kadınlar. Seniha’nın duygu ve düşüncelerini en çok etkileyen kişilerdir.

Baba: Baba o dönemin sosyal özelliğine bağlı olarak görücü konusunda pek devreye girmez. Görücüler kızı beğenirlerse baba da erkek tarafını ve damat adayını sorup soruşturacak ve kararını verecektir. Bu kurallar günümüzde de birçok ailede uygulanmaktadır.
 Hizmetçi: O günün aile yapısında var olan bir unsur. Hakkında pek bilgi yok.  Seniha’ya görücülerin geldiğini haber veren kişi.

3.Görücü adlı hikayede kronolojik zaman kullanılmıştır. Seniha'nın 14 yaşından  26 yaşına kadar olan dönemi ele anlamıştır. Hikayede geçen olay ile yaşandığın dönem aynıdır.



4.Tanzimat döneminde edebiyatımıza Batıdan giren hikâye türü bu dönmede ilk örneklerini çevirilerle vermiştir.  İlk hikaye denemesi olarak Emin Nihat’ın Müsameretname adlı serini görüyoruz. Daha sonra ilk hileye olarak Ahmet Mithat efendinin Letaif-i Rivayet adlı eseri gelir. Bu eser masal özellikleri de taşımaktadır. Daha sonra Recai zade Mahmut Ekrem Küçük Şeyler adlı kısa hikâyelerden oluşan eseri yayınlanır. Batılı anlamda gerçek hikâye örneklerine servet-i Fünun döneminde rastlanır.
1. Bu dönemde evliliklerin görücü usulü yapıldığı anlaşılıyor. Dönemin gazetecilere pek iyi bir gözle bakmadığı anlaşılıyor. Meslek olarak aşağılandığı tespit edilebilir.
Kızların görücülerin önüne çıkıp kız bakmaya gelenlere kendilerini beğendirmeye çalıştıkları , evlenme hususunda çocukların söz sahibi olmadığı işlenmektedir.
1.Etkinlik
d. Seniha’nın, kendisini gelin olmaya hazır hissetmesi
a. Hizmetçinin eve üç görücünün geldiğini duyurması
b. Görücülerin gelmesiyle Seniha’nın telaşlanması
e. Seniha’nın görücüler karşısında yaşadığı ruh hâli
g. Seniha’nın görücülere tepkisi
c. Görücülerin gitmesiyle Seniha’nın rahatlaması
f. Seniha’nın görücüye gelenlerden birine olumlu bakması
ğ. Seniha’nın, annesinin değerlendirmelerine öfkesi
h. 18 yaşına geldiği için Seniha’nın endişelenmesi
j. Yeni görücülerin gelmesiyle Seniha’nın umutlanması
i. Yaşlı birinin Seniha’ya dünürcü olması
ç. Seniha’nın annesinin görücülere olumsuz cevap vermesi
ı. Seniha’nın hayatı kabullenmeye başlaması
k. Seniha’nın annesinin endişeye kapılması
l. Yılların geçmesiyle Seniha’nın hayata küsmesi
m. Son gelen görücülerden umudu olmayan Seniha’nın odayı terk etmesi

2.Görücü adlı hikâyede geçen kişiler:  Seniha, annesi, hizmetçi, aracı komşu kadın, görücüler, gazeteci, zabit,
Şahıslar olayın ortaya çıkmasında önemli bir rol oynamaktadır. Anne, kız, görücü, hizmetçi, görücüler olayın ortaya çıkması için bir uyum oluşturmuşlardır.

2. Etkinlik
Seniha: Utangaç, çekingen bir kız. Hayattan kendisi için beklentileri var. Hayalinde yakışıklı ve soylu bir koca, mutlu bir evlilik var.
Seniha’nın annesi:Kızını çok seven, koruyan, gözün­den bile sakınan bir kadın. Bu koruyucu tavrı yüzünden, farkında olmadan kızının evde kalmasına neden olmuş­tur. Günümüzde bu tür anneleri sıkça görmekteyiz.
Görücüler: Kızın kusurlu bir yönü var mı diye dikkatle bakan, bakışlarıyla rahatsız eden ve genellikle orta yaş üzerindeki kadınlar. Seniha’nın duygu ve düşüncelerini en çok etkileyen kişilerdir.
Baba: Baba o dönemin sosyal özelliğine bağlı olarak görücü konusunda pek devreye girmez. Görücüler kızı beğenirlerse baba da erkek tarafını ve damat adayını sorup soruşturacak ve kararını verecektir. Bu kurallar günümüzde de birçok ailede uygulanmaktadır.
 Hizmetçi: O günün aile yapısında var olan bir unsur. Hakkında pek bilgi yok.  Seniha’ya görücülerin geldiğini haber veren kişi.

3.Görücü adlı hikayede kronolojik zaman kullanılmıştır. Seniha’nın 14 yaşından  26 yaşına kadar olan dönemi ele anlanmıştır. Hikâyede geçen olay ile yaşandığın dönem aynıdır.

4. Görücü adlı hikayede mekan evdir. Olay bir evin konukları ağırladı bölümü olarak geçiyor. İçerde bir sandalye var. Görücüye çıkan kız bu sandalyeye oturuyor. Gelen misafirler de karşısına oturuyor.

5. Görücü adlı hikâyede temel çatışma Seniha’nın görücü usulü evlenip evlenemeyeceği tezi . Burada görücü usulü evliliğin yanlışlığı vurgulanıyor.

6. Hikayenin teması: Evlilikte çocukların da görüşünün alınması gerektiği. Görücü usulü evliliğin yanlışlığı

3. Etkinlik

Yapıyı oluşturan unsurlar: Olay, kişi, zaman, mekan. Bu unsurlar olayın ortay konmasında olmazsa olmaz unsurlardır. Tema bu unsurlar üzerinden somutlaştırılır. Gözle görünür hale getirilir.
Hikaye Seniha adlı 14 yaşındaki bir kızın görücüler önüne çıkmasını ve 26 yaşına kadar bu olayın tekrar etmesini anlatıyor.
Bir olay anlatılırken yapıyı oluşturan unsurlar arasında bir uyum olması gerekir. Bunlardan biri olmazsa olay ortay konamaz. Olayın yaşanması için kişilerin olması, kişilerin olayı yaşaması için bir mekana ve olayın yaşandığı bir zamana ihtiyaç vardır.  Kısacası hem kişiler hem mekan, hem zaman olaya uygun olmalıdır.

7. Hikayede insan özgü bir gerçeklik olan evlilik konusu işlenmiş. Gerçek hayatta var volan bir olgu ortaya konmuş. Görücü usulü evlilik toplumsal bir gerçekliktir. Bu Seniha adlı kurmaca bir kız üzerinden verilmiş.

8. Hikâyenin anlatıcısı 3. Tekil şahıs anlatıcıdır. İlahi bakış açısı anlatıcı kullanılmış. Validesinin endişeleri dile getirilmiş bu gözlemci bakış açısında olmaz.  Seniha’nın dalıp gitmeleri neler düşündüğü ifade edilmiş bütün bunlar hakim bakış açısının özellikleridir.

4. Etkinlik
Hikayede tasvirler daha çok soyut kavramlar üzerinden izlenimci, bir yaklaşımla verilmiş. Düşüncelerin somutlaştırılmasına çalışılmış. Yazar burada sözcükleri benzetmeler yoluyla renklendirmiş. Anlatıma canlılık kazandırmıştır.
5.etkinlik
Hikâye Türleri

1. Olay öyküsü
Bu tarz öykülere “klasik vak’a öyküsü” de denir.
Bu tür öykülerde olaylar zinciri, kişi, zaman, yer öğesine bağlıdır.
Olaylar serim, düğüm, çözüm sırasına uygun olarak anlatılır.
Olay, zamana göre mantıklı bir sıralama ile verilir, düğüm bölümünde oluşan merak, çözüm bölümünde gi-derilir.
Bu teknik, Fransız sanatçı Guy de Maupassant (Guy dö Mopasan) tarafından geliştirildiği için bu tür öykülere “Maupassant tarzı öykü” de denir.
Türk edebiyatında bu tarz öykücülüğün en büyük temsilcisi Ömer Seyfettin’dir. Ayrıca Refik Halit Karay, Reşat Nuri Güntekin, Yakup Kadri Karaosmanoğlu Orhan Kemal, Samim Kocagöz, Necati Cumalı, Talip Apaydın da olay türü öykücülüğünün temsilcileri arasındadır.

2. Durum öyküsü
Bu tarz öykülere “modern öykü” de denir.
Her hikâye olaya dayanmaz.
Bu tür öykülerde merak öğesi ikinci plandadır.
Yazar, bu öykülerde okuyucuyu sarsan, çarpan, heyecana getiren bir anlatım sergilemez. Onun yerine günlük hayattan bir kesit sunar veya bir insanlık durumunu anlatır.
Bu öykülerde kişisel ve sosyal düşünceler, duygu ve hayaller ön plana çıkar.
Durum öyküsü ünlü Rus edebiyatçı Anton Çehov tarafından geliştirildiği için bu tür öykülere “Çehov tarzı öykü” de denir. Bu tarz öykünün Türk edebiyatındaki temsilcileri: Sait Faik Abasıyanık ve Memduh Şevket Esendal.
Bu hikaye olay hikayesine bir örnektir. Servet-i Fünun dönemi hikâye geleneğine göre yazılmıştır.  Hikaye bir olay üzerine kurulmuştur. Kronolojik bir zaman sıralaması uygulanmış, serim düğüm, çözüm bölümlerinden oluşmaktadır.

9. Hikayede Seniha adlı genç bir kızın görücü usulü evlendirilmek istemesi konu edinilmiştir.
Burada kızın düşüncesi sorulmadan evlilik görüşmeleri yapılmış aileler arası görüşmeler hep kendi istekleri ve arzuları doğrultusunda reddedilmişidir. Olması gereken ise evlenecek çocukların görüşleri alınmalı ilk önce onlar arsında mutabakat sağlanmalıydı.

10  Biçim ve öz bakımından Ahmed Mithad etkisi görülen ilk romanı "Nadide" 1981'de basıldı.
İkinci romanı "Hayal İçinde"de gerçekçi bir yaklaşım temelinde ruhsal çözümlemelere yer verdi. Öykülerinde İstanbul'da yaşayan azınlıkları, seçkin kişileri anlattı.
 Servet-i Fünun dergisinin yanında, Edebiyat-ı Cedide Kütüphanesi'nin kurulmasını sağladı.
Hikaye ve romanlarında Realizm akının etkisi görülür.
Read more