2013 - 2014 9.Sınıf Türk Edebiyatı Sayfa 41 - 55 etkinlikleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
2013 - 2014 9.Sınıf Türk Edebiyatı Sayfa 41 - 55 etkinlikleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2013 - 2014 9.Sınıf Türk Edebiyatı Sayfa 41 - 55 Soruları ve Cevapları ( Fırat Yayıncılık )

1.       Birinci metin destan dönemine aittir. Bu şiirde savaş teması işlenmiştir.  Günümüz Türkçesine göre anlaşılması zor olsa da dil yabancı etkilerden uzaktır. Şiirde yer yer halk söyleyişlerine de rastlanmaktadır.
Diğer şiir işlenen konu da savaş konusudur. Yabancı kelimeler yoktur. “Gurşanın” kelimesi bugün  “kuşanın”  şeklinde kullanılmaktadır.
2.       Yukarıdaki resimlerde binalar yapılırken temelinden çatısına  varıncaya kadar birçok işlem yapılmaktadır. Kum, çimento, demir, tuğla… gibi küçük parçalar birleştirilerek bütünü oluşturmaktadır. Yani binayı oluşturan unsurlar küçük birer parça iken birleşerek bütünü oluşturuyorlar.
3.       Büz yazılarda dize yerine cümle veya paragraf kullanılır. Cümleler bir araya gelerek paragrafı oluşturur. Şiirde ise dizeler bir araya gelerek bentleri , beyitleri veya kıtaalrı oluşturur.
4.       Birinci şiirde dünyanın geçiciliği, ikinci şiirde Yunus sevgi, üçüncü şiirde ayrılık duygusu işlenmiştir.
5.       Evet vardır. Düz yazı bir varlığı bilgi amaçlı anlattığı için olduğu gibi verir. Şiir ise bunu değiştirerek estetik bir biçimde verir. Yani sanat yapar.  Resim ise bunu boya, fırça, tuval gibi malzemeler kullanarak yapar.
6.       Şiir okunduğu zaman insanda duygu düşünce, ses, ritim, ahenk uyandırır. Düz yazıda ise bunarla gerek yoktur. Düz yazı bilgi vermeyi amaçladığı için düşünceler doğrudan verilir.
Şiirde derinlik vardır. Az sözle çok şey anlatılır. Düz yazı günlük konuşma diline yakındır.
Şiirde günlük konuşmanın aksine bir sıra dışılık olur. Duyguları nasıl aktardığı ön plana çıkar. Düz yazıda ise sıra dışılık yoktur.
7.       Şiirin okunuşu daha ahenklidir. Çünkü şiiri yapısını oluşturan ahenk unsurları bunu sağlamaktadır.
8.       Şiiri düz yazıya çevirince şiirdeki ahenk unsurları kaybolur, ritim ortadan kalkar. Düz yazıda ahenk unsurları olan kafiye, redif, ölçü, ses tekrarları yoktur.
9.       Karanlık muma , gece bir uçuruma, sessizlik dumana benzetilmiş. Bu benzetmelerle gerçek anlamdan uzaklaşılmış.
10.   Her şiir için bunu söylemek doğru olmaz. Bazı şiirler vardır ki tamamen gerçek hayatı yansıtır. Günümüz edebiyatındaki toplumsal gerçekçilik akımı bu tarz şiir anlayışını dile getirmektedir.
11.   Birinci resim gerçektir, diğeri ise gerçeğin bir yansımasıdır. Fotoğraf resme göre daha gerçekçidir.
12.   Siz e kalmış.
13.    Birinci resim oya,yemeni işlemesi, ikinci resim çanta, üçüncü resim halı işlemesi, dördüncü resimde ise Anadolu kültürünün bir yansıması olan yayık var. Kültür geçmişten günümüze biriktirilen değerler bütünüdür.
14.    Temaları ortaktır.
15.    Kağızmanlı Hıfzı’dan alına parçanın dili daha sadedir. Yalnız birinci metnin dili bize göre sade gibi görünmese de İslamiyet öncesi Türk edebiyatı  ürünlerinde dil yabancı etkilerden uzaktır.
16.   Çünkü herkesin ifade tarzı ve bakış açısı farklıdır. Buna bağlı olarak anlatımı da farklı olacaktır.
17.   Çok farklı yorumlar getirilebilir. Şiirin özelliği yorumlanabilir olmasıdır. Bana göre hayat anlatılmaktadır.
18.   Sanat metinlerinin özelliği farklı yorumlara açık olmasındadır. Özellikle sembollerin çok kullanıldığı bir metin her okuyucu tarafından farklı yorumlanır
19.    Sınıfta yapılacak bir uygulama.
20.   Orhan Veli ilk başlarda hece ölçüsü ve halk edebiyatı nazım şekilleri ile şiir yazmasına rağmen daha sonraları bu düşüncesinden vazgeçmiş, dil kurallarına baş kaldırmış, ölçü, nazım birimi, mısra bütünlüğü gibi konulara karşı çıkmış serbest nazımla şiir yazma geleneğini getirmiştir.

SAYFA 46
ÇÖZÜMLEME İNCELEME
1.a.  cevap.
Dönemindeki sosyal,m siyasi, askeri, dini güçlerin etkilerinden
                  b.  Hayır,bütün sebepleri bire nedene indirmek doğru olmaz. Bir şiiri anlamak için
                    yukarıda sayılan dönemin siyasi, sosyal, askeri, dini, ekonomik yapısı da göz önünde    
                    bulundurulur.
                  c. Yunus Emre’nin şiirine dini hayatın izleri görülmektedir. Tasavvuf anlayışı hakimdir.  
                      Bunu abdal, Mevla, ya hu, Musa, İsa… gibi ifadelerden anlıyoruz.
                 Ç. Tanzimat dönemi sanatçılarında batılılaşma hakimdir. Bu kavramlar bize batı  
                       edebiyatından gelmiştir.  Tazimatın birinci döneminde sanat toplum içindir görüşü, ikinci  döneminde sanat sanat içindir görüşü hakim olmuştur.
 Okuduğumuz şiirde sanat toplum içindir görüşü hakimdir. Sosyal ve siyasi bir konun işlenmiştir.
                   d.Tanzimat döneminde Batılılaşma , milli edebiyat döneminde ise Türkçülük düşüncesi hakimdir.  Tanzimat döneminde padişahın yanında bir meclis kurulmuş , bütün halklar adalet önünde eşit hale getirilmiş.  Batılı devletler Osmanlının modernleşmesini ve yapacakları yardımı bu şartlara bağlamışlardır.
 Mili edebiyat döneminde ise ülke savaşlarda çok güç kaybettiği için milliyetçilik duygusu ağır basmaya elde kalan topraklar bu sayede kurtarılmaya çalışılmıştır.
   e.  Yunus emre dini tasavvufi halk edebiyatının Anadolu’daki temsilcisidir. Ahmet Yesevi ile başlayan dini tasavvufi halk edebiyatı Yunus emre ile Anadolu’da  zirveye ulaşmıştır.
f. Namık Kemal'in kasidesi şekil bakımından divan edebiyatındaki kaside nazım şeklinin özelliklerini gösterir. Farklı olan tarafı ise konu olarak soyut olan bir kavramı hürriyet kavramını işlemiş olmasıdır. Kasidede din veya devlet büyükleri övülür.
48. sayfa
2.a. şiirde yapıyı oluşturan en küçük birim mısradır. Divan şiirindeki mısraların her birinde bir anlam ve ses bütünlüğü vardır. Anlam bir mısrada son bulur.
   b. mani tek bir dizden oluşur. Gazel ise beş ile on beş beyit arsında değişir. (Yani on dize ile 30 dize arasında). Bu farklılığın sebebi gelenektir. Her şiir geleneğinin kendine göre özellikleri vardır.
49.sayfa
3.a.  şiirlerin gruplandırılmasında dize sayıları etkili olmuştur. İki dize varsa buna beyit, dört dize varsa buna da dörtlük veya kıta denir.
b. dokuz cümleden oluşmuştur. Şiirin teması “”kara sevda”dır. Diğer metinlerden farklıdır. Serbest nazımla yazılmıştır.

c. Kara Sevda serbest nazımla yazılmıştır.  Mısra içi ses tekrarları(Asonas ve aliterasyon) önemlidir.  Uzlet’te ise aruz ölçüsü kullanılmıştır. Ahenk kafiye , redif, ölçü kullanılarak sağlanmıştır.
Read more