2013 - 2014 10. Sınıf Edebiyat Sayfa 65 - 68 Soruları ve Cevapları Biryay Yayınları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
2013 - 2014 10. Sınıf Edebiyat Sayfa 65 - 68 Soruları ve Cevapları Biryay Yayınları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2013 - 2014 10. Sınıf Edebiyat Sayfa 65 - 68 Soruları ve Cevapları ( Biryay Yayınları )

bu yazının tamamı edebiyatfatihi.blogspot.com sitesinden alınmıştır. Kaynak siteyi mutlaka ziyaret ediniz.


SAYFA 65:

HAZIRLIK ÇALIŞMALARI:
1) İslâmiyet, bu dini kabul eden Türklerin duyuş ve düşünüşünü, dünya görüşünü, yaşayış tarzını değiştirmiştir. Bu dönemde kentlerin ve kentsel yaşamın oluşması sonucunda toplumdatabakalaşma meydana gelmiş, bu da Arap ve Fars kültür­lerinin yüzyıllar boyunca beslediği büyük bir zevk ayrılığını doğurmuştur.

Gerçekten kentlerde, medrese ve saray çevresinde oluşan yüksek zümre ede­biyatı, gerek dil gerek içerik gerekse ölçü ve biçim bakımından yeni uygarlığın etki­sine hızla girmiştir. Halkın edebiyatı ise içerik bakımından değişmekle birlikte dil, ölçü ve biçim yönlerinden eski geleneğine bağlı kalarak gelişmesini sürdür­müştür. Böylece Türk edebiyatı, aydınlar için ayrı, halk için ayrı olmak üzere iki kolda gelişme göstermiştir.

Genellikle medrese öğrenimi gören ve İslâmî bilimleri öğrenen yüksek zümre şairleri, Fars edebiyatını örnek almakla birlikte, aynı konu ve temaları, aynı ölçü ve biçimleri kullanarak, kendi üslûplarının damgasını taşıyan klâsik bir edebiyat meydana getirmeyi başarmışlardır. Geçen yıl örneklerini gördüğünüz bu Klâsik Türk Edebiyatı'nı, ileride daha geniş olarak inceleyeceğiz.
İslâmiyet’in Türk edebiyatı üzerindeki etkilerini belirtirken tasavvuf düşüncesine de değinmek gerekir. Bu İslâm mistisizminin özellikle Türk Halk Edebiyatı içinde Dinî - Tasavvufî Türk Edebiyatı diye ayrı bir dal oluşturduğunu, yine geçen yılki derslerinizden biliyorsunuz.
Demek ki İslâmiyet, toplumda bir zevk ayrılığına yol açmakla birlikte, Türk ede­biyatının birtakım yeni değerler kazanarak zenginleşmesinde ve böylece çok yön­lü bir gelişme göstermesinde etkili olmuştur.

2)
Gök Tanrı İnancı
  Gök Tanrı İnancı, tarihi Türk topluluklarının hepsinde görülen bir inanç sistemidir. Bu inanç, başka inançlarla hiçbir şekilde karışmaksızın bozkır Türk topluluğunun asıl dini olmuştur. Bu sistemde Tanrı, en yüksek varlık olarak inancın merkezinde bulunur.
Gök Tanrının Taşıdığı Özellikler
Eski Türklerde inanılar ancak tek bir Tanrı vardı ve bu Tanrı’ya, saygı ifadesi olarak yüce Tanrı anlamına gelen Gök Tanrı denilmiştir. Şafağı söktüren, bitkilere can veren, insanların hayatlarını bağışlayan, dilediği zaman insanlara verdiği canı alan, cezalandıran, affeden odur. Atları, kuzuları çoğaltan, yeni doğmuş bir kuzunun sesini duyan, Türk milletinin kağanını o seçer. Türk Kağanına kut ve güç verir.
Göktürk kitabelerinde Tanrının özellikleri İslam dininde belirtilen Allahın sıfatlarına çok yakınlık göstermektedir. Tanrı sonsuz bir hayata sahiptir ezeli ve ebedidir. Tanrı her şeyi yaratır. Tanrı yaşatır ve öldürür. Tanrı üstün bir kudret sahibidir. Tanrı insan kaderine hâkimdir, insana güç, başarı, zafer verir. Tanrı her şeyi en iyi bilendir, insana bilgi verendir. Tanrı esirgeyici ve koruyucudur. Tanrı kulunun duasını kabul eder. İnsan Tanrının buyruğunda onun kuludur.
Gök Tanrının özelliklerinden özetle söz etmek gerekse şunlar söylenebilir: Gök Tanrı öncelikle tektir, eşi ve benzeri yoktur. Yaratıcıdır; bilinen ve bilinmeyen her şeyi o yaratmıştır. Savaşlarda onun iradesiyle zafere ulaşılır. İradesinde uzak olanları cezalandırır. Canlılara yaşam verir. Ölüm Gök Tanrının iradesine bağlıdır. Varlıklara yaşam verdiği gibi o canları geri almak ona mahsustur. İnsanlar ölümlü, Tanrı ise ebedidir.

1.ETKİNLİK:

b) Mani İlahisinde Mani Dininin etkileri (Nirvana,üstteki ve alttaki tüm tanrılar) , Atebetü'l Hakayık'ta ise İslam Dininin etkileri (Tanrının birliği, Peygambere övgü) 


SAYFA 67:
İslamiyetin kabulü ile Türklerin sosyal, siyasi ve kültürel hayatındaki değişimleri belirtiniz.
İslâmiyet, getirdiği inanç sistemi ile Türklerin yaşam tarzını ve hukuk düzenini değiştirmiştir. Ancak, Türkler, bu yeni inanç sistemi ve yaşam tarzı içinde de ulusal kişiliklerini oluşturan yiğitlik, mertlik, at sevgisi ve binicilik, konukseverlik, hoşgörü, sözünü tutma, yöneticilik ve güç işlerin üstesinden gelme gibi üstün niteliklerini korumuşlardır. Halk arasında gelişen eski dil ve edebiyat da yeni de­ğerlerle zenginleşerek varlığını sürdürmüştür

B) SES DEĞİŞİMLERİ:
d>t değişimi
ing> in
b>p değişimi
ol> o (l düşmüş)
k>g değişimi
t>d değişimi
ni eki ü şeklini almış.
Bu metin geçiş dönemi metni olduğu için İslamiyet önceki dönemdeki metinlerin dil özelliklerini az çok taşımaktadır. Arapça kelimelerin eserde kullanıldığını görmekteyiz. “resul, habib, hamd, ilahi” bu kelimeler İslam dinini kabul ettikten sonra Türk edebiyatında görülmeye başlanmıştır.Ses değişimlerin nedeni ise Türkiye Türkçesinin ses özelliklerinden kaynaklanmaktadır.

 islamiyetin kabulü ile Türk toplumunda görülen kültürel değişimler 

Türk İslam Toplumlarında, kültürel hayat, islam kültür çevresinin etkisi altında gelişti. Türklerin bu çevreye girmeleri onların her alanda ilerlemesine ve yükselmesine sebep oldu. Türk düşüncesi, bir yandan tarihi gelişimini devam ettirirken diğer yandan İslam düşüncesi ve felsefesiyle bütünleşti. Bu toplumların hayat tarzlarında islamın yüce ve ebedi ilkelerine, esaslarına ve kurallarına uyum sağlayacak değişmeler meydana geldi. Hukuk düzenleri "Şerri" esaslara ve "Törelere" göre yeniden kuruldu, düzenlendi. Arap ve Fars dil ve kültürlerinin baskısına rağmen, Türk dili korundu. Karamanoğullarının başlattıkları resmi dilin Türkçe olması hareketi, bazı olumsuz dönemler dışında devam etti. İslamın koruyuculuğunu üstlenen Türkler, Türk tasavvuf düşünce ve eylemleriyle müslümanlığın çağlar boyu gelişmesini ve yönlendiriciliğini sağladılar. Anadolu Türk toplumu oluşturduğu kültür çevresinde, manevi ve maddi kültür hayatını sürekli şekilde güçlendirdi. Kurduğu imparatorluklar o çağların siyasette, sosyal düzen ve sosyal adalette, iktisadi alanda, özellikle bilimde, eğitim ve öğretimde, hukuk hayatında, en medeni ve en ileri devletleri oldular. Osmanlı imparatorluğu kuruluşundan başlayarak, tarihi varlık alanından çekilişine kadar altı yüz yıl boyunca İslam Dünyasının, Türk İslam kültür çevresinin tek temsilcisi oldu. Bir dünya devleti niteliğini koruyarak, kültür hayatını inançlarda, adalette, dilde, musikide, sanat ve estetikte, mimaride, folklorda, eğitim ve öğretimde, sosyal ilişkilerde, diplomasi de özenle güçlendirdi. İnsanlık tarihine sayısız örnekler verdi. Kültür varlığımızın zenginleşmesini sağladı.


islamiyetin kabulü ile dil alanında gerçekleşen yenilikler
İlk Müslüman Türk devleti olan Karahanlılardan itibaren Türkler "Arap" Alfabesini kullanmaya başladılar.1928'e kadar bu durum sürdü.Alfabe değişse de konuşma dili Türkçe olarak kaldı.İslamiyet'in kabulüyle Arapça ve Farsça'dan birçok sözcük ve kavram dilimize girmeye başladı.Özellikle ibadetle ilgili kavramlar Farsça'dan geçmiştir.


ANLAMA-YORUMLAMA:
NİRVANA:Nirvana, kelime anlamı itibariyle sönmüşlük, dinginlik manevi bilgiye ulaşma demektir..
Nirvana, Batı 'da genelde anlaşıldığı gibi ölümden sonra değil, burada ve şu anda gerçekleştirilebilecek bir ruhsal durumdur. istek ve tutkuların yok olması, Istırabın etkili olmayacağı bir iç barışa, iç suskunluğa, aşkın bir Mutluluğa erişmektir. Nirvana 'ya erişme isteği de dahil olmak üzere tüm istek ve tutkular bırakılmadan, olanla, gelenle yetinmekten gelen iyimser bir yetingenlik kazanılmadan Nirvana gerçekleştirilemez.

b) Tüm istek,tutku, arzu ve hırslardan kurtulup ıstırabın etkili olmayacağı bir iç barışa, iç suskunluğa, sonsuz  bir mutluluğa erişmektir.
1) Tek tanrılı bir dine inanmaya başladılar.
2) Zihinsel yapımızda yer alan temel inançlar  hayatımıza yön veren, duygu, dünce, davranış ve fizyolojimizi etkileyen en önemli mekanizmalardır.İnsan, biyo-kültürel ve sosyal bir varlıktır.İnancın yanı sıra kültürel koşullar içinde sosyal ilişkiler, hem toplumun, hem kültürün hem de bireyin yapısını etkiler. Bireyin tüm yaşamı çevresine uyum sağlama çabası içinde geçer. Bu uyum çabası doğumdan başlayarak ölüme kadar süren bir gelişim göstermektedir.

SAYFA 68:
DEĞERLENDİRME:
1) D, D,D

2) GÖKTÜRK,UYGUR,ARAP, LATİN

3) B
4)D

Read more