Home
All posts
Beyonce Ödülle Döndü
"BET Awards" sahiplerini buldu
2001 yılından bu yana her yıl Afrikalı-Amerikalıların ve diğer azınlık müzik, oyunculuk, spor ve diğer eğlence alanlarındaki başarılarını kutlamak amacıyla düzenlenen BET Awards görkemli bir törenle sahiplerini buldu.
Çok sayıda ünlünün katıldığı geceye Kanye West de sevgilisi Kim Kardashian ile birlikte geldi.
Kısa bir süre önce doğum yapan Beyonce, törende "En İyi Kadın R&B Şarkıcısı" ödülüne layık görüldü.
İşte ödül kazananların listesi ;
En İyi Grup : The Throne (Kanye West & Jay-Z)
En İyi Aktör : Kevin Hart
En İyi Aktrist : Viola Davis
En İyi Film : The Help
En İyi Yeni Şarkıcı : Big Sean
Genç Star : Diggy
En İyi Erkek R&B Şarkıcısı : Chris Brown
En İyi Kadın R&B Şarkıcısı : Beyonce
En İyi Gospel : Yolanda Adams
En İyi Erkek Hip-Hop Şarkıcısı : Drake
En İyi Kadın Hip-Hop Şarkıcısı : Nicki Minaj
En İyi Erkek Sporcu : Kevin Durant
En İyi Kadın Sporcu : Serema Williams
Yılın Videosu : Otis (The Throne)
Ece Hakim Kimdir?
Umutsuz ev kadınları dizinde gamze karakteri ile karşımıza çıkan Ece Hakim genç yaşına rağmen oyunculuğu ile bizleri büyüledi. Umutsuz Ev Kadınları Yasemin’in kızı Gamze’yi yani Ece hakimi daha yakından tanımanız için bu yazı dizimizi sizlerle paylaşmak istiyoruz. Ece Hakim 1998 doğumludur.
Filmleri – Oyuncu
2011 _ Umutsuz Ev Kadınları (Gamze)
2006 – Candan Öte (küçük Gülen)
2006 – Iyi ki Varsın (Aymelek)
2004 – Yağmur Zamanı (Naz)
2004 – Anlat İstanbul
Read more
Filmleri – Oyuncu
2011 _ Umutsuz Ev Kadınları (Gamze)
2006 – Candan Öte (küçük Gülen)
2006 – Iyi ki Varsın (Aymelek)
2004 – Yağmur Zamanı (Naz)
2004 – Anlat İstanbul
Ömer Döngeloğlu Kimdir?
1968 de TOKAT- Zile de doğdu.İlkokulu Yavuzselim (Altunyurt) İlkokul’unda orta ve liseyi ise Zile İmam-Hatip Lisesi’nde tamamladı. Daha sonra Sosyal Bilimler ve İlahiyat Fak. Önlisans programlarından mezun oldu.
1986-1996 yılları arasında DİB ‘na bağlı olarak Tokat - Almus’ta İmam-Hatip olarak 10 yıl görev yaptı. Halen yaşadığı ve çok sevdiği İstanbul’a 1996 yılı’nda geldi.Kamu da Şef, Müd. yrd. ve kısa bir süre de Arşiv Müdür’lüğü gibi çeşitli idari görevlerde bulundu. İmkan ve fırsatı buldukça yurt içi ve yurt dışında İslam tarihi ve Siyer-i Nebi ağırlıklı pek çok söyleşi, sohbet, seminer ve konferanslara katıldı ve halen imkan ölçüsün de katılmaya devam ediyor.

Çeşitli Ulusal tv. ve radyo kanalların da proğramlar yaptı.bunlardan bazıları şunlardır son dört yıldır (2006,07, 08 ve 09) da Ramazan da Kanal-7 ekranların da yayınlanmış bulunan ‘Eyüb Sultan da SAHUR ÖZEL’ ve ‘Ömer Döngeloğlu ile Sahur Vakti’ isimli proğramı, haftalık olarak yayınlanmış olan ‘O’NUN İZİNDE’ ve 2008 yılı ağustos ayında kutsal topraklar Mekke ve Medine de çekimleri yapılmış olan ‘ÖNDEN GİDENLER’ isimli Tv Proğramları yayınlandı.
Çeşitli zamanlarda TRT, Hilal tv., Mehtap tv., Kanal a, Kon.tv gibi kanallarımız da misafir katılımcı olarak çeşitli Proğramlara katıldı. Radyo-7 de 2006 yılı ramazanın da ‘İftara doğru’ proğramını hazırladı.Ayrıca 2007 ve 2008 de 2 yıl boyunca Lalegül fm de ‘Gönüllerin Gülü’ isimli proğramı hazırlayıp sundu.Radyo 15 , Burç Fm, Moral Fm , Özel Fm, Marmara Fm gibi radyolarımız da çeşitli vesilelerle proğramlara misafir olarak iştirak etti. Her çarşamba 19:30 da 102.2 Seyr Fm, www.seyrfm.com da -Yeryüzünün Yıldızları-… adlı radyo proğramları devam etmektedir.
ESERLERİ: Peygamberin İzinde serisi olarak Mavi Yayıncılıktan çıkmış 1-Peygamberin İzinde,2- Yeryüzünün Yıldızları ve 3- Allah’a Adanmış Hayatlar isimli kitapları ve 4- Uhud konuşması (görüntülü) isimli 4 adet basılmış eserleri bulunmaktadır. Halen Sakarya Üniv. İlahiyat fakültesi son sınıf ta eğitimine devam eden ve İstanbul da yaşayan Ömer DÖNGELOĞLU evli ve beş çocuk babasıdır.
ESERLERİ: Peygamberin İzinde serisi olarak Mavi Yayıncılıktan çıkmış 1-Peygamberin İzinde,2- Yeryüzünün Yıldızları ve 3- Allah’a Adanmış Hayatlar isimli kitapları ve 4- Uhud konuşması (görüntülü) isimli 4 adet basılmış eserleri bulunmaktadır. Halen Sakarya Üniv. İlahiyat fakültesi son sınıf ta eğitimine devam eden ve İstanbul da yaşayan Ömer DÖNGELOĞLU evli ve beş çocuk babasıdır.
İSTİFADE ETTİĞİ ve-veya TAVSİYE ETTİĞİ KİTAPLARDAN BAZILARI
-KURAN-I KERİM Elmalı Tefsiri – Elmalı’lı Muhammed Hamdi Yazır (10 cilt)
-Hadislerle Kuran-ı kerim Tefsiri – ibni kesir (16 cilt)
-Riyazu’s-Salihin-Hadis-i şerif (8 cilt)- Erkam Yayınları
-İbni Abidin (Fıkıh) 16 cilt
-Hz.Muhammed sav. in Hayatı- Bediüzzaman Said-i Nursi (R.Nurlardan derleme)
-Büyük İslam İlmihali-Ömer Nasuhi Bilmen(Kitaş yayınları)
-İslam Tarihi (8 cilt) – M.Asım Köksal
-Hz.Hüseyin ve Kerbela Faciası-M.Asım Köksal
-Peygamberler Tarihi- M.Asım Köksal
-İhya-ı Ulumud-Din- İmamı Gazali (4 cilt)
-Hayat’üs-sahabe 4 cilt
-Asr-ı saadette İslam (4 cilt)Prof.Vecdi Akyüz(kurul)
-Hulefa-i Raşidin,musahabe, Ashab-ı Kiram Menakıbı- Mahmud Sami Ramazanoğlu ks.
-Örnek Nesil-Dr.Şerafettin Kalay
-Üsve-i Hasene (2 cilt)- Erkam yayınları
-Çöle inen nur – Necib fazıl kısakürek
-Sonsuz Nur (3 cilt)) – M.Fethullah GÜLEN Hocaefendi
-Efendimiz- Dr.Reşit Haylamaz (2 cilt)
-Kainatın Efendisi- Salih Suruç (2 cilt)
-Gökteki Yıldızlar-Mahmud Şakir(Eseri tetkik Doç.Dr.Mustafa Ağırman) ravza yayınları
-Şefkat Peygamberi-Prof.Dr. Mehmet Emin Ay
-İslam Peygamberi- Prof.Dr.Muhammed Hamidullah (2cilt)
-1.Mekke dönemi ve işkence,2.Medine dönemi ve cihad, 3.Emeviler dönemi ve saltanat,4.Abbasiler dönemi-Prof.İhsan Süreyya Sırma
-En Öndekiler ve Fethin Müminleri- Işık Yayınları
-Fıkhus siyre – Prof.Dr.Ramazan El-Butî
-Hadislerle Kuran-ı kerim Tefsiri – ibni kesir (16 cilt)
-Riyazu’s-Salihin-Hadis-i şerif (8 cilt)- Erkam Yayınları
-İbni Abidin (Fıkıh) 16 cilt
-Hz.Muhammed sav. in Hayatı- Bediüzzaman Said-i Nursi (R.Nurlardan derleme)
-Büyük İslam İlmihali-Ömer Nasuhi Bilmen(Kitaş yayınları)
-İslam Tarihi (8 cilt) – M.Asım Köksal
-Hz.Hüseyin ve Kerbela Faciası-M.Asım Köksal
-Peygamberler Tarihi- M.Asım Köksal
-İhya-ı Ulumud-Din- İmamı Gazali (4 cilt)
-Hayat’üs-sahabe 4 cilt
-Asr-ı saadette İslam (4 cilt)Prof.Vecdi Akyüz(kurul)
-Hulefa-i Raşidin,musahabe, Ashab-ı Kiram Menakıbı- Mahmud Sami Ramazanoğlu ks.
-Örnek Nesil-Dr.Şerafettin Kalay
-Üsve-i Hasene (2 cilt)- Erkam yayınları
-Çöle inen nur – Necib fazıl kısakürek
-Sonsuz Nur (3 cilt)) – M.Fethullah GÜLEN Hocaefendi
-Efendimiz- Dr.Reşit Haylamaz (2 cilt)
-Kainatın Efendisi- Salih Suruç (2 cilt)
-Gökteki Yıldızlar-Mahmud Şakir(Eseri tetkik Doç.Dr.Mustafa Ağırman) ravza yayınları
-Şefkat Peygamberi-Prof.Dr. Mehmet Emin Ay
-İslam Peygamberi- Prof.Dr.Muhammed Hamidullah (2cilt)
-1.Mekke dönemi ve işkence,2.Medine dönemi ve cihad, 3.Emeviler dönemi ve saltanat,4.Abbasiler dönemi-Prof.İhsan Süreyya Sırma
-En Öndekiler ve Fethin Müminleri- Işık Yayınları
-Fıkhus siyre – Prof.Dr.Ramazan El-Butî
2007 Ramazan – Hz. Ali (2)
2007 Ramazan – Kerbela
Cebeli Nur – Hira Mağarası
Tuğba Melis Türk Kimdir?
Tuğba Melis Türk'ün son filmi cehennem'deki sevişme sahneleri olay yarattı.Bazı seyirciler filmi çok fazla teşhirci bulurken akıllar bir kez daha karıştı.
Hatırlanacağı gibi Tuğba Melis Best model seçildiği sırada Bir kadının pornocu diye bağırması, akabinde Cansu Taşkın'ın bir televizyon kanalında Tuğba Melis önceden torpille yarışmayı kazandı iddiasını ortaya atmış; üzerine Tuğba melis çok sert bir yanıt vermişti.
O sevişme sahnesi, 30 saniyelik bir sahnedir. O sahnenin gerekliliğine inandığım için hiç düşünmeden kabul ettim. Konusu çok iyi olan üç boyutlu bir filmdi. Özellikle filmin bu şekilde gündeme gelmesi beni çok üzdü. Sanattan anlayanlar gülüyor ama yapılan gerçekten büyük bir ayıptır. Rol ne gerekiyorsa onu yapmak zorundasınız. Bir kere o sahnede çırılçıplak değildik. Altımızda şortlarımız vardı. Birçok filmde birçok sevişme sahnesi var. Benim çektiğim bu sahne, diğer filmlerin yanında bir şey değil? Göğüslerim açık olmasa porno yakıştırması olmayacaktı zaten. ‘Pornocu’ diye bağıran o Huriye Hanım’a dava açacağım. Çünkü bir anne, bir genç kıza haksız yere böyle bir yakıştırma yapamaz, buna hakkı yoktur. Ne olursa olsun ben çok mutluyum. Çok güzel bir mutluluk yaşadım, hiçbir şey üstüne gölge düşüremez. Ben hem mankenliğe hem de oyunculuğa aşığım. Ailem bana çok güveniyor. Akrabalarım, arkadaşlarım yaptığım her şeyin arkasındalar. Yine böyle bir rol gelse yine yaparım. Çünkü ayıp bir şey yapmadım. Ben oyuncuyum… Oyunculukta öyle katı kurallar olmaz. Tabii ki asla çıplak görüntü vermem ama bu sahneler yine gelse yine çekerim. Asla keşke demedim demeyeceğim de. Ailem de sabah gazetede gördüler. Hiçbir şey demediler. Kimseden sakladığım bir şey değildi. Oyunculukla özel hayat birbirine karıştırılmamalı. Şu an erkek arkadaşım yok. Filmi çektiğimde de erkek arkadaşım yoktu. Eğer hayatıma giren erkek bana karışacak birisiyse asla onu hayatıma sokmam, mesleğime müdahale etmesini istemem.”

Tuğba Melis Türk Üniversite Öğrencisi
Tuğba Melis Türk, 1990′da Sofya(Bulgaristan)’da doğdu.
Miss Turkey 2009 güzellik yarışmasında finalist, Miss Kemer Güzellik yarışmasında ise ikinci olmuştur.
Tuğba Melis Türk, genç yaşına rağmen birçok dizide başarıyla rol almayı başarmıştır.
Tuğba Melis Türk, 176 cm boyunda 57 kg. ağırlığında. Ayakkabı ve şapka tutkunu olduğu belirtileten Tuğba Melis, çileği sevdiğini de belirtiyor.
Tuğba Melis Türk, Sevgili Düşmanım, Annem, Senin Uğruna gibi dizilerde başarıyla rol almıştır.
Tuğba Melis Türk’ün Rol Aldığı Filmler
Tuğba Melis Türk, Türk sinema ve dizi oyuncusu. Best Model Of Turkey birincisi ve modellik yapmaktadır. Tuğba da ayakkabı ve şapka tutkunu kızlarımızdan. Tuğba’nın 50 çift ayakkabısı ve 20 tane şapkası var. Kampta (Best Model Of Turkey) özlediği şeyler ise cep telefonunun zil sesi ve çilek. tabi bir de annesi ve çorbaları… Tuğba’nın arkadaşlarına da küçük bir mesajı var. Biz iletelim kendilerine… “Tuğba’sız fazla gezmeyin ve O’nun yerine bol bol yemek yiyin!
Read more
Hatırlanacağı gibi Tuğba Melis Best model seçildiği sırada Bir kadının pornocu diye bağırması, akabinde Cansu Taşkın'ın bir televizyon kanalında Tuğba Melis önceden torpille yarışmayı kazandı iddiasını ortaya atmış; üzerine Tuğba melis çok sert bir yanıt vermişti.
O sevişme sahnesi, 30 saniyelik bir sahnedir. O sahnenin gerekliliğine inandığım için hiç düşünmeden kabul ettim. Konusu çok iyi olan üç boyutlu bir filmdi. Özellikle filmin bu şekilde gündeme gelmesi beni çok üzdü. Sanattan anlayanlar gülüyor ama yapılan gerçekten büyük bir ayıptır. Rol ne gerekiyorsa onu yapmak zorundasınız. Bir kere o sahnede çırılçıplak değildik. Altımızda şortlarımız vardı. Birçok filmde birçok sevişme sahnesi var. Benim çektiğim bu sahne, diğer filmlerin yanında bir şey değil? Göğüslerim açık olmasa porno yakıştırması olmayacaktı zaten. ‘Pornocu’ diye bağıran o Huriye Hanım’a dava açacağım. Çünkü bir anne, bir genç kıza haksız yere böyle bir yakıştırma yapamaz, buna hakkı yoktur. Ne olursa olsun ben çok mutluyum. Çok güzel bir mutluluk yaşadım, hiçbir şey üstüne gölge düşüremez. Ben hem mankenliğe hem de oyunculuğa aşığım. Ailem bana çok güveniyor. Akrabalarım, arkadaşlarım yaptığım her şeyin arkasındalar. Yine böyle bir rol gelse yine yaparım. Çünkü ayıp bir şey yapmadım. Ben oyuncuyum… Oyunculukta öyle katı kurallar olmaz. Tabii ki asla çıplak görüntü vermem ama bu sahneler yine gelse yine çekerim. Asla keşke demedim demeyeceğim de. Ailem de sabah gazetede gördüler. Hiçbir şey demediler. Kimseden sakladığım bir şey değildi. Oyunculukla özel hayat birbirine karıştırılmamalı. Şu an erkek arkadaşım yok. Filmi çektiğimde de erkek arkadaşım yoktu. Eğer hayatıma giren erkek bana karışacak birisiyse asla onu hayatıma sokmam, mesleğime müdahale etmesini istemem.”
Tuğba Melis Türk, 1990′da Sofya(Bulgaristan)’da doğdu.
Miss Turkey 2009 güzellik yarışmasında finalist, Miss Kemer Güzellik yarışmasında ise ikinci olmuştur.
Tuğba Melis Türk, genç yaşına rağmen birçok dizide başarıyla rol almayı başarmıştır.
Tuğba Melis Türk, 176 cm boyunda 57 kg. ağırlığında. Ayakkabı ve şapka tutkunu olduğu belirtileten Tuğba Melis, çileği sevdiğini de belirtiyor.
Tuğba Melis Türk, Sevgili Düşmanım, Annem, Senin Uğruna gibi dizilerde başarıyla rol almıştır.
Tuğba Melis Türk’ün Rol Aldığı Filmler
- Sevgili Düşmanım (2008) (Ezgi)
- Annem (2007) (Başak)
- Senin Uğruna (2007) (Emel)
- Arka Sokaklar (2006) (Nesrin)
- Büyük Buluşma (2004) (Yasemin)
Tuğba Melis Türk, Türk sinema ve dizi oyuncusu. Best Model Of Turkey birincisi ve modellik yapmaktadır. Tuğba da ayakkabı ve şapka tutkunu kızlarımızdan. Tuğba’nın 50 çift ayakkabısı ve 20 tane şapkası var. Kampta (Best Model Of Turkey) özlediği şeyler ise cep telefonunun zil sesi ve çilek. tabi bir de annesi ve çorbaları… Tuğba’nın arkadaşlarına da küçük bir mesajı var. Biz iletelim kendilerine… “Tuğba’sız fazla gezmeyin ve O’nun yerine bol bol yemek yiyin!
Amerika'yı Karıştıran Yeni Lsd Maddesi Nedir? Etkileri Nelerdir?
ABD'nin gündeminde 'yeni LSD' olarak adlandırılan kimyasal madde var. 'Yeni LSD'yi gündeme taşıyan son olay New York'ta yaşandı.
Komşuları, 35 yaşındaki Pamela McCarthy'nin küçük oğlunu dövdüğünü, kendilerine saldırdığını ve köpeklerini boğazladığını söyleyerek polisi aradı.
ÇIPLAK KOVALADI
Polisin gelmesinden önce tamamen kontrolden çıkan McCarthy, erkek arkadaşı tarafından uzaklaştırılan çocuğunun peşinden çıplak olarak koşmaya başladı. Komşuları tarafından fotoğraflanan bu görüntüden kısa süre sonra olay yerine gelen polis, şok tabancasıyla etkisiz hale getirildi.
Daha sonra hastaneye kaldırılan McCarthy, burada hayatını kaybetti. Genç kadının otopsi sonuçları çarşamba günü açıklanacak ancak yetkililer Pamela McCarthy'nin de 'yeni LSD' kurbanlarından biri olduğunu düşünüyor.
'DELİREN' KURBANLAR
Yeni LSD'nin etkisindeki insanlar vahşi davranışlarda bulunabiliyor. Bunun en bilinen örneği, 'Miami Yamyamı' olarak bilinen Rudy Eugene'nin 3 hafta önce bir evsize saldırması ve kurbanının yüzünün yaklaşık yüzde 80'ini yerken yakalanması.
Bir başka olayda da Brandon DeLeon, Miami'deki bir fast food restoranında müşterileri rahatsız ettiği için uyarılmış ve uyarı sonrasında gelen polis memurunun başını ısırmış ve "seni yiyeceğim" diye bağırmıştı.
Carl Jacquneaux isimli bir kişi de aynı uyuşturucunun etkisindeyken bir komşusunun yüzünü ısırmıştı.
McCarthy'nin yaşadıklarına benzer bir olay da Shane Shuyler'ın başına geldi. 40 yaşındaki kadın, çırılçıplak soyunarak parktaki bir bankın üzerinde oyurmuş ve 3 yaşındaki bir kızı sözlü olarak taciz etmişti.
Read more
Komşuları, 35 yaşındaki Pamela McCarthy'nin küçük oğlunu dövdüğünü, kendilerine saldırdığını ve köpeklerini boğazladığını söyleyerek polisi aradı.
ÇIPLAK KOVALADI
Polisin gelmesinden önce tamamen kontrolden çıkan McCarthy, erkek arkadaşı tarafından uzaklaştırılan çocuğunun peşinden çıplak olarak koşmaya başladı. Komşuları tarafından fotoğraflanan bu görüntüden kısa süre sonra olay yerine gelen polis, şok tabancasıyla etkisiz hale getirildi.
Daha sonra hastaneye kaldırılan McCarthy, burada hayatını kaybetti. Genç kadının otopsi sonuçları çarşamba günü açıklanacak ancak yetkililer Pamela McCarthy'nin de 'yeni LSD' kurbanlarından biri olduğunu düşünüyor.
'DELİREN' KURBANLAR
Yeni LSD'nin etkisindeki insanlar vahşi davranışlarda bulunabiliyor. Bunun en bilinen örneği, 'Miami Yamyamı' olarak bilinen Rudy Eugene'nin 3 hafta önce bir evsize saldırması ve kurbanının yüzünün yaklaşık yüzde 80'ini yerken yakalanması.
Bir başka olayda da Brandon DeLeon, Miami'deki bir fast food restoranında müşterileri rahatsız ettiği için uyarılmış ve uyarı sonrasında gelen polis memurunun başını ısırmış ve "seni yiyeceğim" diye bağırmıştı.
Carl Jacquneaux isimli bir kişi de aynı uyuşturucunun etkisindeyken bir komşusunun yüzünü ısırmıştı.
McCarthy'nin yaşadıklarına benzer bir olay da Shane Shuyler'ın başına geldi. 40 yaşındaki kadın, çırılçıplak soyunarak parktaki bir bankın üzerinde oyurmuş ve 3 yaşındaki bir kızı sözlü olarak taciz etmişti.
2020 avrupa futbol şampiyonası adaylığı kabul edilen ülkeler
avrupa kupası 2020 türkiye aday
euro 2020
Euro 2020 Avrupa Futbol Şampiyonası adayları hangi ülkeler
Euro 2020 Avrupa Futbol Şampiyonası Adayları Hangi Ülkeler?
İrlanda, İskoçya ve Galler, adaylık başvurularının sona ermesine 1 gün kala Euro 2020 Avrupa Futbol Şampiyonası'nı birlikte düzenlemek için aday olduğunu açıkladı.
Daha önce Euro 2020 organizasyonu için tek aday olan Türkiye, böylece bu üç ülkenin ortaklığı ile yarışmak zorunda kalacak.Adaylık için başvuru süresi yarın saat 17.00'de dolarken, bu üç ülkenin adaylığını açıklaması ile Türkiye turnuva için tek aday konumundan çıkmış oldu. Eğer İrlanda, İskoçya ve Galler adaylığını açıklamasaydı turnuvanın ev sahipliği ülkemize kalacaktı. Türkiye Euro 2020 Avrupa Şampiyonası için adaylığını 17 Nisan'da açıklamıştı.
2016'YI FRANSA'YA KAPTIRMIŞTIK
Türkiye daha önce 2016 Avrupa Şampiyonası'nın ev sahipliğine aday olmuş fakat küçük bir farkla evsahipliğini Fransa'ya kaptırmıştı.
Read more
Daha önce Euro 2020 organizasyonu için tek aday olan Türkiye, böylece bu üç ülkenin ortaklığı ile yarışmak zorunda kalacak.Adaylık için başvuru süresi yarın saat 17.00'de dolarken, bu üç ülkenin adaylığını açıklaması ile Türkiye turnuva için tek aday konumundan çıkmış oldu. Eğer İrlanda, İskoçya ve Galler adaylığını açıklamasaydı turnuvanın ev sahipliği ülkemize kalacaktı. Türkiye Euro 2020 Avrupa Şampiyonası için adaylığını 17 Nisan'da açıklamıştı.
2016'YI FRANSA'YA KAPTIRMIŞTIK
Türkiye daha önce 2016 Avrupa Şampiyonası'nın ev sahipliğine aday olmuş fakat küçük bir farkla evsahipliğini Fransa'ya kaptırmıştı.
Billur Yazgan Kimdir?
Billur Yazgan, (d. 1 Ekim 1985 – İstanbul) Ercan Yazgan’ın kızı. Televizyon sunucusu, oyuncu. 1.78 boyundadır. Billur Yazgan, İstanbul Üniversitesi Dil Edebiyat ve M.S.M. Tiyatro Bölümü eğitimi almıştır. Şöhret adlı dizide de ufak bir rol almıştır. S’nek adlı televizyon kanalında “Karşı Cinsin Casusları” adlı bir program sunmaktaydı. Bu programda birlikte program sunduğu Tuğçe Taşkıran ile birlikte Acemi Cadı adlı dizide okulun popüler kızı olan Tuğçe rolünü oynamaktaydı.Şu anda Papatyam adlı dizide Özge adlı karakteri canlandırmaktadır. Facebook üzerinden yayınlanan Enver Engin Karalar ve Egemen Şahin’ in yönettiği Kız Böyle Tavlanır isimli Eylül 2010 yapımı eğlenceli bir kısa filmde de rol almıştır.


Read more

İnce Bacaklara Sahip Olmak, Evde Çalışarak İncelmek
Eğer bacaklarınız kalın ve kısaysa uzayıp giden bacaklara özenmenin pek bir anlamı yoktur. Ancak çalıştırdığınız takdirde bacaklarınızı şekle sokmak da mümkün.
Yüzme bisiklet ve yürüyüş hem yağ yaktıkları hem bacakları ve popoyu sıkılaştırdıkları hem de bunları vücudu kalınlaştırmadan yaptıkları için en ideal sporlardır. Bunun yanı sıra rollerblade de basen ve bacakları çalıştırdığından son derece etkilidir.
Bacaklarınızın 3 hafta kadar kısa bir sürede sıkılaşmasını istiyorsanız bu hareketleri haftada en az 3 kez yapın. Belli sayıda setler yapmak yerine artık devam edemeyecek kadar çok yorulana değin tekrar ederek hareketlerin etkisini artırabilirsiniz.
Baldırları şekillendirmek için
Bacaklarınızı 90 cm kadar açın ayak parmak uçlarınız dışarı baksın ellerinizi kalçalarınıza koyun. Üst bacaklarınız yere neredeyse paralel olana dek dizlerden kırın. Daha sonra elinizden geldiğince çok parmak ucuna kalkıp inin. Bu bacaklarınız için mükemmel bir egzersizdir ve baldırlarınızı da inceltir.
Bacaklarınızın iç kısımlarını inceltmek için
Sağ yanınız üzerine yatın ve sol bacağınızı sağ bacağınız üzerine atarak önünüzde durmasını sağlayın. Daha sonra sağ bacağınızı uzatarak yerden yavaşça 30 cm kadar kaldırın. Bunu yaparken sağ bacağınızı dizden hafifçe kırık tutun. Hareketi yaparken bacağınızın iç kısmındaki kasları kullanmaya özen gösterin. Daha sonra bacağınızı yavaşça indirin. Zaman içerisinde hafif ağırlıkları da egzersize katabilirsiniz.
Sıkı dizler için
Bacaklarınızı omuz genişliğinde açarak ellerinizi kalçalarınız üzerine koyun. Sol bacağınızla ileri doğru elinizinden geldiğince uzun bir adım alın. Daha sonra dizden krın. Böylece sol üst bacağınız yere paralel ve sol diziniz de tam olarak ayak bileğinizin üzerinde olacaktır. Başlangıç pozisyonuna dönrerek sağ bacakla tekrarlayın. Bu egzersiz diz bölgesinde biriken inatçı yağ rezervlerini küçültür.
Bacaklarınızın dış kısımlarını inceltmek için
Sağ yanınız üzerinde yatarak bu bacağı 45 derecelik bir açıyla kırın. Yukarıda kalan bacağı ayağınızı gergin tutmaksızın önünüze doğru uzatın. Sol elinizden destek alarak ağırlığınızı öne doğru verin. Daha sonra bacağınızı yavaşça yukarı kaldırarak 2 sayı sayın ve gene 2 sayı sayarak yavaşça indirin. Bunu tekrar edebileceğiniz kadar tekrar edin.
Üst bacaklarınızı inceltmek ve sıkılaştırmak için
Bir duvarın önünde duvardan yaklaşık 60 cm kadar uzak durun. Sırtınızı duvara dönün ve sanki bir sandalyeye oturacak gibi vücudunuzu alçaltın. Sırtınızı dik tutarak üst bacaklarınız yere paralel olana değin çömelin. Bacaklarınız iyice yorulana kadar pozisyonu koruyun. Bu hareketle bacaklarınızdaki tüm üst kasları da çalıştırmış olursunuz.
Read more
Yüzme bisiklet ve yürüyüş hem yağ yaktıkları hem bacakları ve popoyu sıkılaştırdıkları hem de bunları vücudu kalınlaştırmadan yaptıkları için en ideal sporlardır. Bunun yanı sıra rollerblade de basen ve bacakları çalıştırdığından son derece etkilidir.
Bacaklarınızın 3 hafta kadar kısa bir sürede sıkılaşmasını istiyorsanız bu hareketleri haftada en az 3 kez yapın. Belli sayıda setler yapmak yerine artık devam edemeyecek kadar çok yorulana değin tekrar ederek hareketlerin etkisini artırabilirsiniz.
Baldırları şekillendirmek için
Bacaklarınızı 90 cm kadar açın ayak parmak uçlarınız dışarı baksın ellerinizi kalçalarınıza koyun. Üst bacaklarınız yere neredeyse paralel olana dek dizlerden kırın. Daha sonra elinizden geldiğince çok parmak ucuna kalkıp inin. Bu bacaklarınız için mükemmel bir egzersizdir ve baldırlarınızı da inceltir.
Bacaklarınızın iç kısımlarını inceltmek için
Sağ yanınız üzerine yatın ve sol bacağınızı sağ bacağınız üzerine atarak önünüzde durmasını sağlayın. Daha sonra sağ bacağınızı uzatarak yerden yavaşça 30 cm kadar kaldırın. Bunu yaparken sağ bacağınızı dizden hafifçe kırık tutun. Hareketi yaparken bacağınızın iç kısmındaki kasları kullanmaya özen gösterin. Daha sonra bacağınızı yavaşça indirin. Zaman içerisinde hafif ağırlıkları da egzersize katabilirsiniz.
Sıkı dizler için
Bacaklarınızı omuz genişliğinde açarak ellerinizi kalçalarınız üzerine koyun. Sol bacağınızla ileri doğru elinizinden geldiğince uzun bir adım alın. Daha sonra dizden krın. Böylece sol üst bacağınız yere paralel ve sol diziniz de tam olarak ayak bileğinizin üzerinde olacaktır. Başlangıç pozisyonuna dönrerek sağ bacakla tekrarlayın. Bu egzersiz diz bölgesinde biriken inatçı yağ rezervlerini küçültür.
Bacaklarınızın dış kısımlarını inceltmek için
Sağ yanınız üzerinde yatarak bu bacağı 45 derecelik bir açıyla kırın. Yukarıda kalan bacağı ayağınızı gergin tutmaksızın önünüze doğru uzatın. Sol elinizden destek alarak ağırlığınızı öne doğru verin. Daha sonra bacağınızı yavaşça yukarı kaldırarak 2 sayı sayın ve gene 2 sayı sayarak yavaşça indirin. Bunu tekrar edebileceğiniz kadar tekrar edin.
Üst bacaklarınızı inceltmek ve sıkılaştırmak için
Bir duvarın önünde duvardan yaklaşık 60 cm kadar uzak durun. Sırtınızı duvara dönün ve sanki bir sandalyeye oturacak gibi vücudunuzu alçaltın. Sırtınızı dik tutarak üst bacaklarınız yere paralel olana değin çömelin. Bacaklarınız iyice yorulana kadar pozisyonu koruyun. Bu hareketle bacaklarınızdaki tüm üst kasları da çalıştırmış olursunuz.
Dr. George Friedman Kimdir?
1949 yılında Macaristan’da doğan Friedman, aynı yıl ailesiyle birlikte ABD’ye göç etti. City College of New York’ta siyaset bilimi üzerine eğitim alan Friedman, daha sonra Cornell Üniversitesi’nde “Devlet” üzerine doktora yaptı. Friedman, doktorasının ardından 1974-1994 arası Dickinson College’da siyaset bilimi dersleri verdi.
“Amerika’nın Gizli Savaşı” ve “Savaşın Geleceği” gibi kitaplarıyla tanınan, Stratfor adlı stratejik danışmanlık şirketinin kurucusu olan Friedman, yeni kitabında Türkiye’nin balkanlar, Kafkaslar ve Ortadoğu gibi kaos coğrafyalarının ortasında bir istikrar platformu olduğunu ve Türkiye’nin ekonomik ve askeri gücü arttıkça bölgedeki etkisinin de artacağını yazıyor.
George Friedman’ın yazdığı ” Gelecek 100 Yıl ” adlı kitap 21. yüzyılda dünyada değişecek olan güç dengelerini anlatıyor. Kitabın içinde 2050 yılında Türkiye-Japonya ittifakıyla Amerika-Polonya ittifakı arasında olacak hayali bir 3. dünya savaşı senaryosuda var. Amerikada gölge cia olarak bilinen bir think-thank kuruluşuna başkanlık eden Friedman eski bir istihbarat görevlisi. Kitap 2009 yılında satışa sunuldu.
Türkiye ve Polonya afro-avrasya kıtasının yükselen güçleri olarak gösterilmiş, rusya’nın 2020 yılında doğru güçsüzleşeceğini, avrupanın özellikle 2030 lu yıllarda yaşlanan nüfusuna paralel olarak sönük kalacağını söylüyor kitabın yazarı. Türkiye nin osmanlıyı yeniden canlandıracağını, ortadoğu ve kuzey afrikayı hakimiyeti altına alacağını batı taraflarında ise kırıma kadar gideceğini anlatıyor. Senaryoya göre Türkiye ve ittifakları 2020 yılların başlamasıyla birlikte aşırı derecede güçlenir. Rusya’nın 2020 lerde geri çekilişinden yararlanan türkiye kafkaslarda ve doğu avrupada kendi yeni yerler edinir, aynı zamanda ortadoğuda hızla ilerlemeye devam eder. Avrupada ise polonya yeni bir güç odağı olarak ortaya çıkar, uzun süre yüksek büyüme hızına sahip olan çin’de ise karışıklıklar meydana gelir ve çin kendi içine kapanmak zorunda kalır. Yıl 2050′ye yaklaştığında Amerika ile Türkiye arasında sular iyice ısınır, Türkiye japonya ile bir ittifakın içine girip amerikaya savaş açar, japonlar uzaydan abd ye saldırır, türkler ise avrupaya asker sokar ve polonyanın sınırına kadar ilerler. Savaş yaklaşık 2 yıla yakın sürer, sonunda uzaya taşan savaşı abd kazanır, türkiye gücünden fazla bişey kaybetmez ama uzaydaki kontrolü abd ye bırakmak zounda kalır. 2080 li yıllara doğruda abd ile meksika arasında büyük bir savaş yaşanır.
Kitap genel olarak mantıklı gibi görünsede bazı konularda çok yüzeysel değerlendirmeler yapmış, örnek olarak çin ve rusya’nın adeta devre dışı kalacağını söylemiş. Geleceği bugünden tahmin etmenin ne kadar zor olduğunu düşünürsek kitabı okurken daha fazla keyif alabiliriz.
Türk basının yeni gözdesi o! 2008 sonundan başlayarak ve büyüyerek, sürekli kamuoyuna sunuluyor. Söylediklerini ve portrelerine yer vermeyen basın organı olmadığı gibi, herhangi bir basın grubunun, “bazı medya” ile “bir kesim medya”nın favorisi de değil!
Herkes onun söylediklerini söylüyor, yazıyor, resimlerini basıyor. Aslında söylediklerine bakarsanız, haber olmayacak gibi de değil. Türkiye’nin dünya liderliğinden, hatta dünyayı yönetmesinden, ABD, Rusya, Ortadoğu, Kafkasya, Balkanlar’ı dize getirmesinden, yeni Osmanlı’dan, AB’yi terslememiz gerektiğinden, kimsenin Türkleri durduramayacağından bahsediyor!
Doğal olarak bütün gözler ona çevriliyor. Rastgele seçilmiş, basına yansıyan bir kaç manşetini verelim...
“Türkiye ve Japorya ABD’ye karşı savaşacak”! (27 Ocak 2009-Radikal), “(Dünyaya) Çince’yi bırakın Türkçe öğrenin!” (4 Mart 2009-Milliyet), “Türkiye’nin gücünün artması kaçınılmaz!” (4 Şubat 2009-Sabah), “AB yıkıldı, çağırsa da gitmeyin!” (04 Mart 2009-Hürriyet), “Türkler tarih sahnesine imparatorluk olarak dönecek!” (04 Mart 2009-Sabah), “Neo-halifeliğin merkezi Türkiye olacak!” (22 Şubat 2009-Hürriyet Pazar)
Kim bu George Friedman?
Ve tabii niye bunları söylüyor?.. Elbette temellendireceğiz ama sonda söyleyeceğimizi başta söyleyelim: George Friedman paçalarından akacak kadar bir Cumhuriyetçi ve tam bir Neo-Con!”
Buyrun beraber bakalım. George Friedman, Macaristan doğumlu bir Yahudi. Amerikalıların “Holocaust survivor” dedikleri, Yahudi soykırımından kurtulmuş biri. Ailesi de öyle. (Friedman, Meredith Friedman (LeBard) ile evli. 4 çocuğu var. İkisi Amerikan ordusunda görev yapıyor.)
Aile önce Macaristan’dan Avusturya’ya kaçıyor, ardından da ABD’ye göç ediyor. Bundan sonra da Amerikan rüyası başlıyor ve Friedman okumaya başlıyor.
Friedman bir çok konuda çalışıyor, ekonomi, siyaset, ordu, ama genel eğilimi öngörüler/tahminler kulvarında gidiyor.
Friedman’ın uzun bir akademik geçmişi var. Yaklaşık 20 yıl. Siyaset bilimcisi. Ek olarak, SHAPE, ABD Harp Okulu, Milli Savunma Üniversitesi, meşhur RAND organizasyonlarında, milli güvenlik ve savunma dersleri vermiş, veriyor.
Sovyetler çökene kadar, ABD-Rusya ilişkilerinin askeri boyutlarını inceliyor. Soğuk Savaş’tan sonra, Japonya’ya odaklanıyor ve ABD-Japonya arasında olası çatışma noktaları üzerine eğiliyor. Hatta 1991 yılında “The Coming War with Japan” (Japonya ile yaklaşan savaş) kitabını yazıyor. Bu çalışmalarını ve doktorasını New York ve Cornell Üniversiteleri’nde yapıyor.
Bir seri kitabı var. The Political Philosophy of the Frankfurt School (Frankfurt Okulu’nun Politik Felsefesi-1981), Coming War With Japan (1991-eşiyle birlikte),
The Future of War (Savaşın Geleceği-1996, yine eşiyle birlikte), onu ünlü yapan çok satar America's Secret War (Amerika’nın Gizli Savaşı-2004), ve Türkiye’de popüler yapan “The Next Hundred Years: A Forecast for the 21st Century”. (Gelecek 100 yıl: 21. Yüzyıl için bir tahmin-2009)
The Future of War (Savaşın Geleceği-1996, yine eşiyle birlikte), onu ünlü yapan çok satar America's Secret War (Amerika’nın Gizli Savaşı-2004), ve Türkiye’de popüler yapan “The Next Hundred Years: A Forecast for the 21st Century”. (Gelecek 100 yıl: 21. Yüzyıl için bir tahmin-2009)
Peki Freidman’ın siyasi görüşü ne? George Friedman bir “muhafazakar Cumhuriyetçi”! Bu tanımlamanın kaynağı da bizzat kendisi.
Stratfor!..
Freidman, global istihbarat konusunda çalışan, 1996 yılında, Amerikan Cumhuriyetçiliğinin coğrafi kalbi sayılan Texas’ta (Austin) kurulmuş “Stratfor”un (Strategic Forecasting, Inc.) kurucusu. Stratejik tahminler yapan bir think tank.
Zaten onu Türkiye’nin gündemine getiren söylem ve çalışmalarının kaynağı da burası.
Stratfor ABD istihbarat dünyası ile yakından ilgilenen ve tanınmış bir yapı. 70’den fazla çalışanı var. Kendisi şirketin Başkanı. Başkan Yardımcısı ise Fred Burton.
urton, Kontr-Terörizm ve Güvenlik işbirliği alanlarında çalışıyor. Eski Diplomatik Güvenlik Servisi’nin eski ajanı. İzak Rabin’e yapılan suikastten 11 Eylül saldırısana kadar bir çok konuda çalışmış.
“Ghost: Confessions of a Counterterrorism Agent” (Hayalet: Bir Karşı-terörizm ajanının itirafları-2008-Random House) isimli bir kitabı da var.
Stratfor’un müşterileri gizli. Fakat şirketin müşterileri içinde meşhur “Fortune 500” listesine girmiş firmalar ile kimi uluslararası hükümet kuruluşları olduğu biliniyor.
İşte, Türkiye’de görüşleri ve söyledikleri sayfa sayfa yazılan George Freidman ve Stratfor’un kısa öyküsü bu.
Aslında söylediklerini biraz parlatması dışında yeni birşey pek açıklamıyor Fredman. Neye göre yeni denirse, kuşkusuz geçtiğimiz yıl açıklanan ABD istihbarat örgütlerinin bir araya gelerek yayınladıkları gelecek raporuna göre.
Madem öyle, Freidman ülkemizde neden bu kadar meşhur oldu ve ilgi çekti. Belki de bu sorunun yanıtını Teksas’ın muhafazakar mimarisinde aramak gerekiyor.
Yıl 2020 Dünyada 2 büyük güç var
Dünyanın en çok sözü dinlenen stratejik araştırma şirketlerinden Stratfor’un kurucusu siyaset bilimci Dr. George Friedman Ocak ayının sonunda yeni bir kitap çıkardı: Gelecek 100 Yıl- 21. Yüzyıl için Öngörüler (The Next 100- A Forecast for the 21st Century). Kitapta inanılmaz senaryolar var. Mesela Rusya ve Çin gerileyip çöküyor, Üçüncü Dünya Savaşı çıkıyor ama uzayda gerçekleşiyor. Üstelik Türkiye de olayların merkezinde. Çünkü Ortadoğu, Balkanlar, Arap Yarımadası ve Kuzey Afrika’ya hakim bir imparatorluğa dönüşüyoruz yeniden, hilafeti de canlandırmışız, ABD’nin sinirini bozuyoruz. İşte Friedman’ın kehanetleri.
Bir yanda Türkiye-Japonya bir yanda ABD-Polonya
RUSYA’NIN SONU GELİR
2010-2020 arasında Rusya güney sınırını genişletir, Gürcistan’ı içine alarak yeni komşusu Ermenistan’la ilişkileri sıkılaştırır. Bu durum Türkiye’ye Soğuk Savaş döneminde yaşadığı tatsızlıkları anımsatır. Bu kez karşılık verecektir, ulusal güvenliğini sağlamak için Kafkasya’daki sınırlarını gerektiği kadar ilerletecektir.
Rusya’nın Kafkasya’da ilerlemesi elbette Türkiye kadar ABD’yi de rahatsız eder. Polonya, Çek Cumhuriyeti, Macaristan ve Romanya, Rusya’nın Avrasya hakimiyetine karşı ABD’yle her türlü anlaşmayı yapar. Böylece Soğuk Savaş gibi, yeniden Amerika-Rusya arasında bir sınır çizilir, ama bu kez Berlin’de değil, Karpat Dağları’nda. Ama endişelenmeye gerek yoktur çünkü Rus ordusu ve ekonomisi giderek zayıflar. 1917 ve 1991’de olduğu gibi bu kez 2020’de çöker.
ÇİN KAĞITTAN KAPLAN
Şu anda herkesi korkutan Çin’in ekonomik büyümesi, uzun vadede kárlı değildir. Dev ülke, ekonomik krize girer ve dünya lideri olma ihtimali ortadan kalkar. Ekonomik kriz, 2010’un sonlarında ülkede merkezi devletin gücünü de zayıflatır, bölgeler arasında rekabet başlar, geleneksel yabancı düşmanlığı hortlar. Çin 1920-30’larda yaşadığı kaosun içine yuvarlanır yeniden. Bundan yine o dönemde olduğu gibi en çok Japonya yararlanır.
NATO BİTER
2020’de Rusya ve Çin’in zayıflaması iki ülkenin sınırlarını savunmasız hale getirir. Türkiye’nin de dahil olduğu komşu ülkeler tarafından bir avlanma cennetine dönüşür Avrasya.
Japonya, Rusya’nın doğu kıyılarına ve Çin’in doğusuna gözünü diker. Çünkü nüfusu 107 milyona düşmüştür, bunun 40 milyonu 65 yaşın üstündedir. Enerji kaynakları tükenmiştir. Geleceğini garanti altına almak için bölgesel bir lider olmaya çalışmalı, Rusya’nın yeraltı kaynaklarından yararlanmalıdır.
Türkiye ise, Kafkasya’dan kuzeye doğru ilerleme niyetindedir. O sırada Polonya şahlanır. Rusya’ya doğru ilerlemeyi planlar; hem eski sınırlarına dönmek hem de Rus tehdidini tamamiyle bertaraf etmek istemektedir. Peşine de Doğu Avrupa ve Baltık ülkelerini takar.
Bütün bunların uluslararası sonuçları müthiştir. Bir kere Avrupa’daki Fransız-Alman üstünlüğü yerini Polonya liderliğinde Doğu Avrupa ülkelerinin üstünlüğüne bırakır. Fransa ve Almanya’nın Polonya’nın istilacı ruhuna karşı küçük Baltık ülkelerini savunmakta çekimser davranması, NATO’yu pratik olarak bitirir.
BU ADAMI NİYE CİDDİYE ALALIM
Friedman’ın 1996’da kurduğu, yaklaşık 70 analistin çalıştığı Teksas merkezli Stratfor (Strategic Forecasting Inc.), dış politika ve ekonomi konularında Pentagon dahil pek çok kuruluşa danışmanlık yapıyor. Analistlerinin çoğu eski CIA ajanı, o yüzden de Stratfor için ABD’de "gölge CIA" diyorlar. Friedman, kehanetlerini jeo-politikaya ve tarihe dayandırıyor. Tahminleri ABD halkı tarafından da çok ilgi görüyor. Örneğin 2004’te yayınladığı "America’s Secret War" (Amerika’nın Gizli Savaşı) çok satmış, hakkında çok konuşulmuştu.
NEO-HALİFELİĞİN MERKEZİ TÜRKİYE
Bugün dünyanın en büyük 17’nci ekonomisi olan Türkiye 2020’de 10’uncu sıraya yükselir. Rusya’nın çöküşüyle birlikte hem Avrasya’nın hem de Arap dünyasının en güçlü aktörü haline gelir... Türkiye’nin tarihi düşmanlarından Yunanistan, Balkanlar’daki kaos nedeniyle giderek güçsüzleşmiştir. Arap Yarımadası da, sadece petrole dayalı ekonomisiyle bir krizin eşiğindedir.
2020’ye yaklaşırken ABD’ye karşı son kozlarını kullanan Rusya’nın karıştırdığı Ortadoğu ve Balkanlar savunmasız ve güçsüz durumdadır. Türkiye için büyük fırsat! Bu fırsatı değerlendirecektir:
Etkisini Kafkasya’nın kuzeyine, Rusya ve Ukrayna’ya kadar ilerletir, Don ve Volga ırmaklarının arasındaki vadiye oturur, Rusya’nın tarım cennetine kurulur.
Kazakistan’ı din kartını kullanarak hakimiyeti altına alır, Orta Asya’ya iyice yerleşir. Artık Karadeniz bir Türk gölü haline gelmiştir. Kırım ve Ukrayna’nın Odessa şehri bütün alışverişini Türkiye’den yapmaya başlar.
Asıl amaç hem Karadeniz hem Akdeniz’i kontrol etmektir: Bölgesel güç olmak istiyorsan bu şarttır. Bunun için de Türkiye Avrupa ülkelerini Boğaz’dan uzak tutmaya çalışır. Giderek büyüyen sınırlarını korumak için Balkanlar’ı da kontrol altına almak ister. Tabii orada çıkarları, o sırada sıkı bir ABD müttefiki haline gelen Macaristan ve Romanya ile çatışacak, taraflar Ukrayna’da kafa kafaya gelecektir.
Irak ve Suriye’de karmaşa vardır, Kürtler tam "Kendi ülkemizi kurmanın sırası" diye düşünürken Türkiye bu iki ülkeyi de kontrol altına alır. Bununla da yetinmez Arap Yarımadası’na kadar iner.
Türkiye’nin Akdeniz rüyasını gerçekleştirecek gelişme, Mısır’daki bir iç savaş sayesinde yaşanır. İslam dünyasının en önemli gücü haline gelen Türkiye, Mısır’daki huzursuzluğu bastırmak için bölgeye barış gücü gönderir. Böylece oraya da yerleşir ve Süveyş Kanalı’nı kontrol altına alır. Artık Kuzey Afrika’ya doğru ilerlemek çok daha kolaydır.
Ortadoğu’da Türkiye hakimiyetine girmeyen iki ülke kalmıştır: İran ve İsrail. İsrail direnir ama dört bir taraftan Türkiye’yle çevrilmiş durumdadır. Körfez’e hakim olan Türkiye, pratik olarak İran’ı da köşeye sıkıştırmıştır.
Ortadoğu’daki bu hakimiyetin sadece ekonomik ve askeri boyutta kalmasını yeterli görmeyen Türkiye işin içine dini de katar. Tam bir "halifelik" gibi davranır. Bu arada Osmanlı döneminin gücünü tüm dünyaya hatırlatmak istercesine başkenti de Ankara’dan İstanbul’a taşır. Böylelikle bölgedeki varlığını Müslüman ülkeler nezdinde meşrulaştırır.
Bu gelişmelerden hoşlanmayan ABD, boş durmaz ve bölgede Arap milliyetçiliğini körükler. Balkanlar’da da anti-Türk hissiyatı baş gösterir. Ne var ki büyük bir Avrasya ve Ortadoğu imparatorluğu haline gelmiş Türkiye için bunlar küçük sorunlardır.
2050-2052 ÜÇÜNCÜ DÜNYA SAVAŞI
* 2050’ye gelindiğinde dünya güçleri büyük bir gerilim içindedir. ABD, Türkiye’nin ve Japonya’nın Orta Asya ve Avrasya’daki hakimiyetinden son derece rahatsızdır. ABD’nin doğal müttefiki haline gelen Polonya, Ukrayna’yı ele geçirmesine ve Akdeniz’e inmesine engel olan Türkiye’yle çatışır. Türkiye ve Japonya da ABD’ye karşı ittifak kurar.
* ABD, Türkiye ve Japonya’yı büyük bir tehdit olarak görmesine rağmen ilk etapta sıcak savaşa girmek istemez. Türkiye ve Japonya’nın başka ülkelerin sınırlarına saygı göstermediğini, insan haklarını çiğnediğini iddia eder, ekonomik ambargolar uygular.
* Bu arada ABD uzayda müthiş bir insansız ordu kurmuştur. Yıldız Savaşı Sistemi adını verdiği teknoloji sayesinde uzayda oluşturduğu platformlardan dünyanın her yerine birkaç dakika içinde hipersonik insansız uçaklar gönderebilecek durumdadır. Bu platformlardan birini Türkiye’nin güneyine doğrultur. Ve ültimatom verir: Ukrayna ve Balkanlar’ın kontrolünü Polonya’ya ver, Kafkasya’dan çekil, Boğaz’dan istediğimiz gibi geçelim!
* Türkiye, ABD’nin ülkeyi parçalamak istediğine inanmıştır. Japonya’yı da yanına alarak savaşa girmekten başka çaresi yoktur. ABD’nin uzay sistemini hedef alan saldırı Kasım 2050’de Japonlar’dan gelir. Bundan sonra savaş hem uzayda, hem de karada devam eder. Türkiye, Polonya’dan kurtulmak için Almanya’dan yardım ister. Almanya, ABD’yi böyle bir savaşta yenmenin imkansız olduğunu bilmesine rağmen Türkiye’yi karşısına almamak için müttefik olmayı kabul eder.
* Üçüncü Dünya Savaşı 2052’de sona erer. Japonya, Türkiye ve Almanya harabeye dönmüştür. Neyse ki sivilleri hedef almayan ileri teknoloji uçaklar sayesinde sadece 50 bin kişi ölür. Sonuçta ABD’ye uzayda istediğini yapmasına imkan verecek bir anlaşma imzalanır.
* 2060’da hálá İslam dünyasının liderliğini elinde tutan Türkiye, Washington’la arayı düzeltir ve yeniden sevilen müttefikler listesine adını yazdırır...
Her şey eski hamam eski tas haline döner.
18 Saat Çalıştıktan Sonra Evinde Ölen Polis
18 saat çalıştıktan sonra evinde ölen polis memuru polislerin mesai sıkıntısını gündeme getirdi. "Hepsinin isyanı ortak: Günde bazen 18-20 saat çalışıyoruz. Aile hayatımız kalmadı"
"Bir gece görevine giderken oğlum 'Ben polislerden nefret ediyorum, sen hep onların yanındasın' diye ağlamaya başladı"
İstanbul'da, Kağıthane Emniyet Müdürlüğü'nde görevli polis memuru Tamer Uyguner'in 18 saat çalıştıktan sonra evinde ölü bulunması üzerine Türkiye'nin dört bir tarafından polis memurları sıkıntılarını paylaştı. Uzun çalışma saatlerinden şikâyet eden memurlar; bütün toplumsal olaylarda, maçlarda, resmi etkinliklerde görev yapmalarından dolayı aile yaşamlarının olumsuz etkilendiğini, hiçbir şekilde dinlenemediklerini ve çoğu zaman uyumadan görev yaptıklarını anlattı.
ARTIK ADALET İSTİYORUM
Bu ölüm maalesef, aylardır dile getirdiğimiz sorunların acı bir sonucudur. Bu 18 saatlik çalışma istisna değildir. Çünkü başta İstanbul olmak üzere birçok ilimizde günlük normal mesai 12 saatten az olmamaktadır. Ek görevlerle, ikinci emirlerle bu çalışma günlük 18-20, ayda 300-320 saati bulmaktadır. Artık adalet istiyorum. Bu çalışmanın keyfi olup olmadığı araştırılmalı. Diğer tüm memurlar gibi ben de 160 saat çalışmak istiyorum. Ölçülü sendika ihtiyacımız bu ölümle bir kez daha ortaya çıktı. Ben de yorgunluktan ölmek istemiyorum.
Read more
"Bir gece görevine giderken oğlum 'Ben polislerden nefret ediyorum, sen hep onların yanındasın' diye ağlamaya başladı"
İstanbul'da, Kağıthane Emniyet Müdürlüğü'nde görevli polis memuru Tamer Uyguner'in 18 saat çalıştıktan sonra evinde ölü bulunması üzerine Türkiye'nin dört bir tarafından polis memurları sıkıntılarını paylaştı. Uzun çalışma saatlerinden şikâyet eden memurlar; bütün toplumsal olaylarda, maçlarda, resmi etkinliklerde görev yapmalarından dolayı aile yaşamlarının olumsuz etkilendiğini, hiçbir şekilde dinlenemediklerini ve çoğu zaman uyumadan görev yaptıklarını anlattı.
ARTIK ADALET İSTİYORUM
Bu ölüm maalesef, aylardır dile getirdiğimiz sorunların acı bir sonucudur. Bu 18 saatlik çalışma istisna değildir. Çünkü başta İstanbul olmak üzere birçok ilimizde günlük normal mesai 12 saatten az olmamaktadır. Ek görevlerle, ikinci emirlerle bu çalışma günlük 18-20, ayda 300-320 saati bulmaktadır. Artık adalet istiyorum. Bu çalışmanın keyfi olup olmadığı araştırılmalı. Diğer tüm memurlar gibi ben de 160 saat çalışmak istiyorum. Ölçülü sendika ihtiyacımız bu ölümle bir kez daha ortaya çıktı. Ben de yorgunluktan ölmek istemiyorum.
Kadıköy'de Gelini Döven Damat
Kadıköy'de bir düğün sırasında yaşanan aile kavgası sokağa taştı. Yumrukların ve silahların konuştuğu kavgada kız ve erkek tarafı birbirine girdi. Geline ve ailesine saldıran damat polis tarafından güçlükle gözaltına alındı.
Taraf'ın haberine göre, düğünün yapılacağı yere otomobille gelen gelin ve damat araç içinde tartışmaya başladı. Tartışma bir süre sonra kavgaya dönüşürken damat, gelini ağır bir şekilde darp etti. Damadın geline yönelik saldırısına gelinin akrabaları karşılık verince kız ve erkek tarafı bir anda birbirine girdi. Yol ortasında yaşanan kavgayı vatadaşlar da kaldırımdan ve pencereden izledi. Düğüne kısa bir süre kala başlayan olaylar şöyle gelişti:
Damat düğünün yapılacağı Kadıköy Rıhtım'daki Shine Kafe'nin önünde gelini önce arabada, sonra da sokakta dövmeye başladı. Damat daha sonra gelinin ailesine de silah çekti. Ardından, kavgaya gelin tarafı ile damat tarafı da katıldı. Tartışmaya başlayan taraflar yol ortasında birbirlerine tekme-tokat saldırdı. Bir türlü sakinleştirilemeyen damat yerde baygınlık geçiren geline saldırmaya devam etti. Bir ara damat kendini sakinleştirmeye çalışan akrabalarından sıyrılarak geline vurmaya başlayınca olay büyüdü. Araya giren vatandaşlar ve tarafları sakinleştirmeye çalışan davetliler de yumruklardan nasibini aldı.
Kadıköy Rıhtım Polis Merkezi'nden gelen polisler kavgaya güçlükle müdahale etti. Polis olayı yatıştırmak için damat ve gelinin bazı akrabalarını göz altına aldı. Kavga sırasında taraflardan birinin akrabası sara krizi geçirince olay yerine ambulans çağırılarak hastaneye kaldırıldı.
Gazetecilere de saldırdılar
Polis çok sayıda kişiyi ifadesini almak üzere Kadıköt Rıhtım Polis Merkezi'ne götürünce düğün karakolda son buldu. Öte yandan kavgayı görüntülemek isteyen gazeteciler de saldırıya uğradı. Gazetecilere, "Kameralarınızı kırarım, elinizdeki kaydı bana verin" diyen bir kadın, polisler ve özel güvenlikçiler tarafından zorlukla sakinleştirildi.
Read more
Taraf'ın haberine göre, düğünün yapılacağı yere otomobille gelen gelin ve damat araç içinde tartışmaya başladı. Tartışma bir süre sonra kavgaya dönüşürken damat, gelini ağır bir şekilde darp etti. Damadın geline yönelik saldırısına gelinin akrabaları karşılık verince kız ve erkek tarafı bir anda birbirine girdi. Yol ortasında yaşanan kavgayı vatadaşlar da kaldırımdan ve pencereden izledi. Düğüne kısa bir süre kala başlayan olaylar şöyle gelişti:
Damat düğünün yapılacağı Kadıköy Rıhtım'daki Shine Kafe'nin önünde gelini önce arabada, sonra da sokakta dövmeye başladı. Damat daha sonra gelinin ailesine de silah çekti. Ardından, kavgaya gelin tarafı ile damat tarafı da katıldı. Tartışmaya başlayan taraflar yol ortasında birbirlerine tekme-tokat saldırdı. Bir türlü sakinleştirilemeyen damat yerde baygınlık geçiren geline saldırmaya devam etti. Bir ara damat kendini sakinleştirmeye çalışan akrabalarından sıyrılarak geline vurmaya başlayınca olay büyüdü. Araya giren vatandaşlar ve tarafları sakinleştirmeye çalışan davetliler de yumruklardan nasibini aldı.
Kadıköy Rıhtım Polis Merkezi'nden gelen polisler kavgaya güçlükle müdahale etti. Polis olayı yatıştırmak için damat ve gelinin bazı akrabalarını göz altına aldı. Kavga sırasında taraflardan birinin akrabası sara krizi geçirince olay yerine ambulans çağırılarak hastaneye kaldırıldı.
Gazetecilere de saldırdılar
Polis çok sayıda kişiyi ifadesini almak üzere Kadıköt Rıhtım Polis Merkezi'ne götürünce düğün karakolda son buldu. Öte yandan kavgayı görüntülemek isteyen gazeteciler de saldırıya uğradı. Gazetecilere, "Kameralarınızı kırarım, elinizdeki kaydı bana verin" diyen bir kadın, polisler ve özel güvenlikçiler tarafından zorlukla sakinleştirildi.
Kaz kafalı! Beğenmiyorsan McDonalds'a Git
Fast food savaşlarındaki son nokta İngiltere'de gerçekleşti.
Chorlette Chamberlain isimli bir müşteri, geçen ay bir Burger King restoranına girdi ve hamburger sipariş etti. Önceden hazırlanmış bir hamburgerin kendisine mikrodalgada ısıtılıp verilmesine sinirlenen kadın, restorandaki görevlilerle tartıştıktan sonra, restoranın sahibine mail attı.
BÜYÜK TAZMİNAT ALACAK
Mailde kendisine alevde pişirilmiş yerine mikrodalgada ısıtılmış bir hamburger verildiğini söyleyen Chamberlain'in aldığı yanıt ise şok ediciydi. Restoranın resmi mail adresinden gelen cevapta "Yemeği soğuk mu yemek istiyorsun kaz kafalı. Beğenmiyorsan McDonalds'a git. Hahhahahahha" yazılıydı. Şok olan 25 yaşındaki kadın yaşadığı olayı yerel mahkemeye bildirdi. Burger King'in özürlerini kabul etmeyen kadın, yüklü bir tazminat bekliyor.

REZALET BÜYÜYÜNCE ÖZÜR GELDİ
Burger King'in müşteri ilişkileri departmanından bir yetkili olayla ilgili "Restoran sahibi bizden bağımsız. Kaçak bir giriş yapıp kendi maili yerine bizim mailimizi kullanmış. Kendisine ceza verdik. Müşterimizden özür diliyoruz" açıklamasını yaptı. * Chorlette Chamberlain'in mahkemeye gitmesi üzerine, Burger King yetkilileri, genç kadına istediği kadar bedava yemek hakkı tanıdı. Ama 25 yaşındaki kadın bu teklifi kabul etmedi ve hakkını mahkemede arayacağını söyledi.
Read more
Chorlette Chamberlain isimli bir müşteri, geçen ay bir Burger King restoranına girdi ve hamburger sipariş etti. Önceden hazırlanmış bir hamburgerin kendisine mikrodalgada ısıtılıp verilmesine sinirlenen kadın, restorandaki görevlilerle tartıştıktan sonra, restoranın sahibine mail attı.
BÜYÜK TAZMİNAT ALACAK
Mailde kendisine alevde pişirilmiş yerine mikrodalgada ısıtılmış bir hamburger verildiğini söyleyen Chamberlain'in aldığı yanıt ise şok ediciydi. Restoranın resmi mail adresinden gelen cevapta "Yemeği soğuk mu yemek istiyorsun kaz kafalı. Beğenmiyorsan McDonalds'a git. Hahhahahahha" yazılıydı. Şok olan 25 yaşındaki kadın yaşadığı olayı yerel mahkemeye bildirdi. Burger King'in özürlerini kabul etmeyen kadın, yüklü bir tazminat bekliyor.
REZALET BÜYÜYÜNCE ÖZÜR GELDİ
Burger King'in müşteri ilişkileri departmanından bir yetkili olayla ilgili "Restoran sahibi bizden bağımsız. Kaçak bir giriş yapıp kendi maili yerine bizim mailimizi kullanmış. Kendisine ceza verdik. Müşterimizden özür diliyoruz" açıklamasını yaptı. * Chorlette Chamberlain'in mahkemeye gitmesi üzerine, Burger King yetkilileri, genç kadına istediği kadar bedava yemek hakkı tanıdı. Ama 25 yaşındaki kadın bu teklifi kabul etmedi ve hakkını mahkemede arayacağını söyledi.
Akon – Used To Know (feat. Gotye , Money J , Frost) (Remix)
Akon ve yeni albümünden tanıdık bir melodi. gotye'den tanıdıgımız ve bu senenin en popüler şarkılarından birisi olan somebody that ı used know şarkısını akon yorumladı. dinleyin ve yorumunuzu bırakın
Read more
Google’ın Müzik Tanımlama Servisi Nedir?
Shazam ve Soundhound
Yeni sürüm Android’teki özelliklerden bir diğeri de müzik parçası tanımlama sistemi olacak. Google böylece Shazam ve Soundhound gibi tecrübeli müzik parçası tanımlama uygulamalarını da hedef almış oluyor. Shazam ve Soundhound’un on milyonlarca şarkıyı tanıdığını ifade ederek, Google’ın bu kategoride işinin zor olduğunu söyleyebiliriz. Google’ın müzik tanımlama servisi bu ay sonunda kullanıcılarla buluşacak.
2012 pasaport harç fiyatları
2012 pasaport yenileme ücreti ne kadar
pasaport yenileme ücreti ne kadar
2012 Pasaport Yenileme Ücreti Ne Kadar ?
SÜRE
|
HARÇ BEDELİ
|
PAS. DEF. BDL.
|
6 AY
|
80.50 TL
|
62.50 TL
|
1 YIL
|
117.60 TL
|
62.50 TL
|
2 YIL
|
191.90 TL
|
62.50 TL
|
3 YIL
|
272,40 TL
|
62.50 TL
|
4 -10 YIL
|
383.85 TL
|
62.50 TL
|
T.C. ZİRAAT BANKASI A.Ş.
T. HALK BANKASI A.Ş.
T. İŞ BANKASI A.Ş.
YAPI VE KREDİ BANKASI A.Ş.
AKBANK T.A.Ş.
T. VAKIFLAR BANKASI T.A.O.
T. GARANTİ BANKASI A.Ş.
ŞEKERBANK T.A.Ş.
FORTİSBANK A.Ş.
T.EKONOMİ BANKASI A.Ş
FİNASBANK A.Ş.
DENİZBANK A.Ş.
TEKSTİLBANK A.Ş.
ANADOLUBANK A.Ş.
HSBC BANK A.Ş.
ING BANK A.Ş.
ALTERNATİF BANK A.Ş.
EUROBANK TEKFEN A.Ş.
ALBARAKA TÜRK KATILIM BANKASI A.Ş.
TURKISH BANK A.Ş.
TÜRKİYE FİNANS KATILIM BANKASI A.Ş.
ASYA KATILIM BANKASI A.Ş.
KUVEYT TÜRK KATILIM BANKASI A.Ş.
CİTİBANK A.Ş.
TURKLANDBANK A.Ş.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)
Popular Posts
-
Eren Talu’nun, boşanmak üzere olduğu eşi Defne Samyeli hakkında, “Richard Gizbert adlı adama âşıkmış” sözlerine Gizbert’den, “Defne’yi mahk...
-
Me and you, get it? Ben ve sen, anladın mı? Ain't nobody's business Bu kimsenin işi olmayacak Said it, it ain't ...
-
Yol :l Hız :v Zaman : t olmak üzere Örnek: 5 saatte 350 km yol alan bir aracın saatteki hızı kaç km dir? (Yukarıdaki formüle...
-
Dale duro a ese pilon, Ver şu sert direği Que se acabe de romper, Bu ara bitti Que en el monte hay mucho palo, Bu ağız çok birikti Y papa...
-
Nicki Minajın Yeni Şarkısı "Pund The Alarm"ın resmi şarkı kapağı yayınlandı.
-
BALIK BURCU Güneş bu burca 20 Şubat tarihinde girip 20 Mart tarihine kadar kalır. Bu burcun tabiatı sudur. Dost burcu Boğa, düşman burcu İk...
-
Hikayenin Konusu: Çocukların birbirlerinin kanını içerek kan kardeşi olmaları ve kan kardeşlerin kötü gününde kardeşinin yanında olacağın...
-
Yeah.. Young Money.. Nicki Minaj Justin.. Show you off Göster kendini Tonight I wanna show you off (aye,aye,aye) Bu gece seni göstermek ...
-
ÜNİTE 1: MALİYET YÖNETİMİNE GİRİŞ MALİYET YÖNETİMİ KAVRAMI Maliyet yönetimi “işletmenin süreçleri ve faaliyetlerinin maliyetlerin e...






