Grafoloji Nedir? Yazı Bilimi ve İmzadan Karakter Nasıl Analiz Edilir?


Grafoloji
El Yazısının Dili
El yazısının adli tıp metodlarıyla bilimsel incelenmesi kişiler hakkında başka türlü elde edilemeyecek bilgiler sağlar.
Sevdiğimiz-sevmediğimiz, çekindiğimiz ya da sadece merak ettiğimiz kişilerin el yazısının incelenmesi bilmek istediğimiz tüm noktaları bize açıklar.
Benim el yazım her gün değişir! Acaba neden?
Peki değişmeyen şeyler yok mu? Hepimizin yazısı günden güne değişiklik gösterebilir. Uykusuz bir günümüzde yazdığımız yazı, yorgunken ya da çok acelemiz varken yazdığımız bir yazıdan çok farklı olabilir. Bazı şeyler ise hiç değişmez. Yorgun da olsak cömert, acelemiz de olsa çapkın, uykusuz da olsak zeki olduğumuz gerçeği değişmez. Hem ruh hem beden durumumuzu ister istemez yazımıza yansıtıyoruz; zaten başka türlüsü mümkün değil. Düşünün: yorgunluk ve sıkıntımız yüzünden bile hemen değişiklik gösteren yazımızın bir kalp hastalığı gibi, vücudumuzu çok daha derinden etkileyen bir şeyi ele vermemesi mümkün mü?
Grafoloji nedir?
Grafoloji ya da Türkçe ifadesiyle Yazıbilim işte bu sorulara yanıt verir. Grafoloji adı üstünde ne bir fal ne bir medyumluktur, pozitif bir bilim dalıdır. Eldeki verileri değerlendirerek sonuçlara varır. Gerekli verilerin hepsi kişinin el yazısında bulunur.
Grafoloji Türkiye’de biliniyor mu?
Aslında grafoloji Türkiye’de yıllardır biliniyor. Yazısının özellikleri kendini ele vermesin diye gazete sayfalarından kestikleri harflerle mektuplar yazan casus ya da katilleri filmlerde görürüz. Gerçekten de Türkiye dahil birçok ülkede polis grafoloji biliminden yararlanır ve bıraktıkları yazılardan faydalanarak suçluların özelliklerini bulabilir.
Hiç dikkat ettiniz mi? Eleman arayanlar sayfasındaki ilanlarda “el yazısıyla doldurulmuş form” ya da özgeçmiş isteyen firmalar vardır veya iş başvurusuna gittiğinizde size sözlü olarak sorular sormakla yetinmez mutlaka yazılı bir form doldurturlar. Gerçek profesyonel kurumlar bu yazıları bir uzmana inceletip iş için gerekli özellikleri taşıyan, güvenilir dürüst kişileri bulmakta yararlanırlar.
Yazı incelemesi için ne gerekir?
Detaylı bir kişilik ve sağlık analizinin şartları nelerdir? Hangi yazılar en iyi sonuç verir? Yazının kalitesi ve miktarı arttıkça daha iyi sonuç alınır. Yukarıda da belirtildiği gibi en kısa bir yazı bile birçok bilgi sağlar ama en iyi sonuçlar detaylı incelemelere olanak verecek uzun metinlerle alınır. Bir dizi mektup ya da bir defter vs. gibi uzun bir zaman dilimi içinde yazılmış bir seri yazı kişi hakkındaki tüm bilgilerin açığa çıkmasını sağlar. Dikkat: her zaman mürekkepli kalemle yazılan yazılar kurşun kalemle yazılanlardan çok daha fazla ve net bilgi verir.
Kimler yazı analizine gerek duyar?
Batı ülkelerinde, kültür düzeyi yüksek kişiler birlikte çalışacakları ya da yaşayacakları kişileri seçerken bu bilimden de yararlanıyorlar. Öyle ya… İş ortağınız ya da beğendiğiniz insan bir kumarbaz ya da sadakatsizse veya ciddi sağlık sorunları varsa ya da alkole çok düşkünse bunları baştan bilmek çok iyi olmaz mı?
Grafoloji
İmzadan Karakter Okuma
Grafoloji (yazı bilimi) Avrupa ve Amerika’da sıklıkla başvurulan bir ilim dalı. İstihbarat teşkilatları olayları çözümlemek, büyük şirketler eleman alımında isabetli karar vermek, eğitimciler öğrencilerini daha iyi tanıyabilmek için imza ve yazıdan karakter tahlili yapmaya sıkça başvuruyor. Türkiye’de çok fazla uygulama alanı bulunmayan bu dal, Adli Tıp Kurumu‘nda genellikle sahtecilik olaylarını çözümlemede kullanılıyor.
İmzadan karakter okuma ilminin temel taşları
— İmza uzun olursa kişi sabırlıdır.
— İmza kısa ise insan mantığını iyi kullanır.
— İmza keskin çizgiler içeriyorsa kişi keskin fikirli, esprili, keskin mantıklı ve dilini kılıç gibi kullanan ve dilinden çok çekecek bir insandır.
— İmza düzgünse insan düzgün karakterli, güvenilir, iyi ahlaklı, uyumludur.
— İmzada yuvarlaklık varsa kişide lider özellikleri vardır.
— İmzada 3 nokta varsa kişi keskin nişancı, avcılığa yatkın ve nüktecidir.
— İmzada geri dönüşler varsa kişinin hafızası kuvvetlidir.
— İmza sanatsal çizgiler içeriyorsa kişi güzel sanatlara yatkındır.
— İmza kısa ve üstünkörü ise kişi boş vermiştir.
— İmzanın başı büyük harf ve gösterişle başlıyorsa kişi özgüvenli, başlangıçta kendini iyi, karizmatik tanıtandır.
— İmzanın başı, ortası ve sonu büyükse başta, ortada ve sonda kendini iyi takdim eden ve iyi iş takibi olan birisidir. 
— İmzanın sonu büyük harfle bitiyorsa başladığı işleri iyi bitiriyor demektir.
— İmzanın baş harfinden sonra gelen kısım ince ise kişi ince karakterli ve duygusal, kalınsa kişi kabadır ve duygusal değildir.
— İmzanın sonunda ileri veya yukarı doğru giden bir çizgi varsa kişinin hedefi büyüktür. Aşağı doğru çizgi varsa kişi içine kapalıdır. Karamsardır.
— İmza sağa yatıksa kişi sosyal, diplomat; geriye yatıksa anti sosyaldir.
— İmza uçuk kaçıksa insan uçuktur.
— İmzada 3–4 farklı karakter varsa kişi tiyatroya yatkındır.
Read more

Öğrenmek İle İlgili Özlü Sözler ve Deyimler Nelerdir?


Bilgisiz bir kimse, savaş davuluna benzer, sesi çok, içi boştur. (Sadi)
Bilgisizlik kolay ve rahat elde edildiği için çoğunluk bilgisizdir. (La Bruyere)
Boş kap, dolu fıçıdan çok ses çıkarır. (John Lyly)

Büyük cinayetler ancak büyük cahiller tarafından işlenmiştir. (Voltaire)
Cahil ile sohbet etmek güçtür bilene, Çünkü cahil ne gelirse söyler diline. (La Edri)
Cahil ile sakın latife etme. Dili zehirli olduğundan gönlünü yaralar. (Hz.Ali r.a.)
Cahil insan kendi kendinin bile düşmanıdır; başkasına dost olması nasıl beklenir. (Sokrates)
Cahil kimsenin yanında kitap gibi sessiz ol. (Mevlana)
Cahil kral taç giydirilmiş eşektir. (İngiliz Atasözü)
Cahil sual sormaz. (Benjamin Disraeli)
Cehalet, dertlerimiz için tesirsiz bir ilaçtır. (Seneca)
Cehalet insanın isteyerek talihsizliğe talip olmasıdır. (G.İpsen)
Cehalet öyle binektir ki, üzerine binen zelil olur, arkadaşlık yapan yolunu kaybeder. (Hz.Osman r.a.)
Hareket halindeki cehaletten daha korkunç hiçbir güç yoktur. (Bernard Shaw)
İnsanın cahil olduğunu bilmesi, ilme atılmış ilk adımdır. (Benjamin Franklin)
İnsanların en cahili, ahiretini başkasının dünyası için satandır. (Hz.Ömer r.a.)
Öğrenmek pahalıdır ama cehalet ondan da pahalıdır. (Henry Clausen)
Read more

Kompozisyon Yazma Kuralları Nelerdir? Biçim ve İçerik

Kompozisyon Fransızca kökenli bir sözcüktür.”Ayrı ayrı parçaları,nesneleri,ögeleri en iyi şekilde yerleştirmek anlamına gelir.

İnsan olarakduygularımızı,düşüncelerimizi,taslarımızı,görüşler imizi karşımızdakilere anlatmak; kendimizden söz etmek,toplumsal sorunları dile getirmek bir ihtiyaçtır. Çevremizdekilerle ilişkiler kurar,onların sorunlarını dinler ya da kendi sorunlarımızı onlara anlatırız. Bu ilişkiden düşünce alışverişi doğar. Düşündüğünü ve duyduğunu karşısındakilere başarı ile anlatabilmek her vatandaşın başarı ile yapması gereken ve yapabileceği bir şeydir. Herkes düşündüğünü duyduğunu,,tasarladığını karşısındakine başarı ile anlatabilir. 
  

Kimi öğrenciler için kompozisyon yazmak son derece sıkıcı bir iştir;bu çalışmayı kağıt doldurma olarak algılayanlar oldukça çoktur. Fakat kompozisyonda amaç kağıdın doldurulması değil,düşüncelerin derli-toplu bir şekilde karşımızdakilere ifade edilmesidir.

Aldığınız yiyecekleri Pazar çantasına gelişigüzel mi koyuyorsunuz?Yumurtalarınız altta kalırsa kırılmaz mı? Domatesin ya da karpuzun üzerine karpuz doldurur musunuz? Elbette hayır.Pazar çantasını aldığınız yiyeceklerin özelliklerine göre doldurursunuz. Eşyaları yerli yerinde olmayan bir odada aradığınız şeyi kolayca bulamazsınız. Koltuk takımlarınızın yerimutfak değildir. Yemek masasını yatak odasına koymak biraz tuhaf olur. Her şey hizmet edebileceği bir yere yerleştirilmelidir. İşte bu kompozisyondur.

Çevrenize bakın;bazı binalar ne kadar güzel yapılmıştır,özenirsiniz.Bazıları ise insanın içini karartırlar.Bu da bir kompozisyondur.Mimari bir tür bina kompozisyonu değil midir?Kullanılan malzemeler genelde aynı,ama ortaya çıkan binalar farklı farklıdır.

Yapılan planın iyi uygulandığı,hazırlanan malzemenin iyi yerleştirildiği bina güzel, uyumlu ve rahat. Öteki bina ise çirkindir. Çünkü orada mimari yok;yığma,doldurma ve uyumsuzluk var.

Bu örneklerden yararlanmanızı ve iyi kompozisyon yazmak için heveslenmenizi çok istiyorum.
Bol bol okuyun ve bol bol yazın. Yazdıklarınız hoşunuza gitmiyorsa yırtın atın ama asla yazmaktan vazgeçmeyin.

Unutmayın ki yazmak yazarak öğrenilir.Çalışma,alışkanlık ve sabır işidir.herkesten bir şair,romancı olmasını bekleyemeyiz ama,herkes düşüncelerini başarıyla anlatabilir.

Kompozisyon, “Bir konu üzerinde duygu,bilgi ve görüşlerimizden yararlanarak planlı,etkili bir yazı yazmak ya da konuşma yapmak” demektir.İyi kompozisyon yazmanın yolu bol bol okumaktan geçer.

İYİ BİR KOMPOZİSYONUN ÖGELERİ

* Konu
* Amaç
* Plan

1. KONU

Üzerinde düşündüğümüz,yazı yazma,söz söyleme gereğini duyduğumuz her şey konudur.Bu bir olay,varlık,bir düşünce,gözlem ya da bir sorun olabilir.

Konular niteliklerine göre bazı türlere ayrılır:

TOPLUMSAL KONULAR

Toplumun tümünü ya da bir kesimini ilgilendiren konulardır:Köyden kente göç,nüfus artışı,çevre kirlenmesi gibi.

BİREYSEL KONULAR

Kişilerin özel sorunlarına dayanan konulardır: Bir kişinin süslenme şekli,tertipli ya da dağınık oluşu gibi konular özel niteliklidir.

Konular;soyut ya da somut konular,yerel ve verensel konular şeklinde de ayrılabilir. Düşünsel bir konudaki yazı soyuttur. Sevgi,barış,ölüm gibi konular evrensel nitelik taşır. Şehrimizin çöp sorunu ise yerel bir konudur. Yaşantılarımız,anılarımız,ümitlerimiz,düşlerimiz,s evgilerimiz,gözlediklerimiz,okuduklarımız bizler için birer konu alanıdır.

KONU SEÇİMİ

Okuma-yazma çalışmalarında kompozisyon konusunu genelde öğretmen belirler.

Örnekler:

* Atatürk’ün “Gelecek çalışkan olanlarındır.” Sözünü açıklayınız.
* “Elleriyle çalışan adam amale,elleriyle birlikte zihni de çalışan adam usta,zihni ve kalbiyle çalışan adam sanatçıdır.” Sözünden ne anladığınızı belirten bir kompozisyon yazınız.
* Davranışlarını çok beğendiğiniz bir kişiyi tanıtınız.
* “Söz var,iş bitirir;söz var baş yitirir.” Atasözünü açıklayınız.

İYİ BİR KONUNUN ÖZELLİKLERİ

* Konu ilginç olmalıdır:ilgi duymadığımız bir konuda yaratıcı olamayız.
* Konu açık ve inandırıcı olmalıdır.Doğruluğuna inanmadığımız bir konuda başarılı bir yazı yazamayız.
* Konunun macı iyi saptanmalıdır.
* Okurumuzun kim ya da kimler olduğu hesaba katılmalıdır.
* Anlatım ve anlatım tekniği belirlenmelidir.

2. AMAÇ

Her yazının bir amacı vardır. Amaç,bizi yazmaya iten,vermek istediğimiz temel düşüncedir. Konu,bu düşüncelerin aktarılmasında bir araç görevindedir.

AMACI BELİRLEYEN CÜMLE (ANA DÜŞÜNCE)

Yazıda amacımızı belirleyen cümleye ana düşünce denir.Ana düşüncenin,yazmaya başlamadan önce belirlenmesi gerekir.Yazının düşünce yapısı ana düşünce üzerine kurulur. Söyleyeceklerimize bu düşünce yön verir.

Ana düşünce cümlesinin yazıda belli bir yeri yoktur. Yazını başında,ortasında verilebileceği gibi tümüne de yansıtılmış olabilir.

Amaç ya da ana düşünce,konuya bakış açımızla yakında ilgilidir. Aynı konuyu ele alan iki öğrenci,farklıyorumlarda bulunabilirler. Aynı konu üzerinde ayrı ana düşüncelerle karşımıza çıkarlar. Kuşkulanmayı bir zekâ belirtisi sayanlar olduğu gibi,hastalık şeklinde değerlendirenler de vardır.

AMACI GERÇEKLEŞTİRMEK İÇİN GÖZLEM YAPAMALIYIZ

(Bakmasını Bilmeliyiz)

Bir konuda söyleyeceklerimizin olabilmesi,o konu üzerinde gözlem ve yaşantılarımızın bulunmasına bağlıdır. Bir nesneye uzun süre bakmak,o nesnenin ayrıntılarını daha iyi görmemizi sağlar. Gözlem ve yaşantılarımızın olmadığı bir konuda başarılı bir yazı yazamayız. Hayatında hiç deniz görmemiş olan bir öğrenci,denizdeki fırtınayı anlatamaz. E.Hemingway’in dediği gibi “Yaşanmadan yazılmaz.”

OKUMALI VE ARAŞTIRMALIYIZ

Yeryüzündeki olaylara ve sorunlara ilk bakan biz değiliz. Bizden önce nice kişiler bir çok sorunlara eğilmişler;bunlarla ilgili düşüncelerini yazılaştırmışlardır. Bu kültürel kaynaklardan yararlanmalıyız.
Okuma ve araştırmalarımızı,gözlemve düşüncelerimizle pekiştirmemiz gerekir. Söyleyeceklerimiz inandırıcı olmalıdır. “Yalnız gözleri olmak yetmez,onlardan yararlanmayı da öğrenmeli insan.”

3. PLAN VE PLANIN YARARLARI

“Plansız bir yazı üzerine adres yazılmamış mektuba benzer.”
Söyleyeceklerimiz,gözlem ve yaşantılarımızı,bir plana uygun şekilde sıralamamız gerekir. Neyi,nerede,niçin kullanacağımızı bilmek zorundayız. Söylediklerimizi böyle bir düşünsel düzene (plâna) dayandırmazsak yazımız bütünlüğe kavuşmaz,yönünü yitirir.Söylemeyi düşündüklerimiz arasında bağlantı kopar;denge bozulur. Bir yazıda birlik,denge ve canlılık şarttır.

Plân söyleyeceklerimiz denetimden geçirme,aralarındaki bağlantıya göre sıralama ve biçimlendirmedir. Bir mektup yazmadan tutun da bir fıkra,bir roman yazmaya kadar tüm anlatım biçimlerinde plân uygulamak zorundayız.

Roman,öykü gibi uzun bir yazı yazacaksak zihnimizde beliren plânı bir kağıda geçirmek yararlı olur.
Yaptığımız plâna her zaman sıkı sıkıya bağlı kalamayız. Yazma sırasında bazı değişiklikleryapmamız doğaldır.Bu durum plânın gereksizliği anlamına gelmez. Plân yazımız için bir amaç değil,araçtır. Onu dilediğimiz şekilde kullanabiliriz.

* Plân,düşünce ve duygularımızın en etkili şekilde anlatılmasına katkıda bulunur.
* Konuda birlik ve dengeyi sağlar.
* Konuda,gereksiz duygu ve düşüncelerin ayıklanmasını sağlar.
* Plânlı yazı yazan kişi,kararsızlık ve dağınıklıktan kurtulur.

PLÂNIN BÖLÜMLERİ

1. GİRİŞ BÖLÜMÜ

konunu tanıtıldığı bölümdür. Açık,sade ve ilgi çekici olmalıdır;çok uzun tutulmamalıdır.

2. GELİŞME BÖLÜMÜ

Konuyla ilgili gözlemlerin,betimlemelerin,kanıtların bulunduğu bölümdür. Merak ve kuşku en üst düzeye çıkmıştır. Yazar,amacını bu bölümde gerçekleştirir.

3. SONUÇ BÖLÜMÜ

Ele alınan konunun bitirildiği bölümdür. İleri sürülen düşünceler ve anlatılan olaylar özlü ve kesin bir şekilde sonuçlanır. Sonuç bölümü de giriş bölümü gibi ilgi çekici olmalıdır. Sonuç bölümü bir atasözü,
Bir özdeyiş ya da şiirle bitirilebilir.

KOMPOZİSYONUMUZU (YAZIMIZI) DÜZELTME VE GELİŞTİRME YOLLARI

Buraya kadar anlattığımız kuralları çok iyi bellesek bile,hemen başarılı bir yazı yazacağımızı söyleyemeyiz. İyi,doğru ve etkili yazmaya giden yol denemelerden geçer. Çıraklıktan ustalığa geçiş yaza yaza olur.

Anton Çehov,yazmaya yeni başlayanlara şunları söylüyor:

“Dünyada her şey gibi yetenek de çalışmayla elde edilir. Olabildiğince çok yazın.Yaza yaza daha iyiye varacaksınız. Önemli olan alışkanlığınızı yitirmemektir. Dolambaçlı cümlelerden kaçının,sade,yalın yazın.Okuyucu,sizin yorumunuz olmadan da öykünüzü anlayabilmelidir. Gereksizi silip atın.”

KOMPOZİSYON YAZARKEN DİKKAT EDİLECEK NOKTALAR

1. BİÇİMSEL YÖNDEN

* Kompozisyon yazdığınız kağıdın kenarlarında uygun boşlukları bırakınız.
* Adınızı,sınıfınızı,şubenizi,numaranızı ve günün tarihini yazınız.
* Gerekli malzemelerinizi hazırlayınız.
* Amacınızı,ana düşüncenizi iyi tespit ediniz.
* Hitap edeceğiniz insanların seviyesini göz ardı etmeyiniz.
* Kompozisyonunuzu düzgün ve okunaklı bir el yazısıyla yazınız.
* Paragraf başlarını biraz içeriden (1-2 cm.) başlatınız.
* Satırları fazla sıkıştırmayınız.

2. İÇERİKSEL YÖNDEN

* Kompozisyon konusunu oluşturan temel kavramlar üzerinde durunuz.
* Düşüncelerinizi ilgi ve önem derecesine göre sıraya koyunuz.
* Yazınıza konuya uygun bir başlık koyunuz;Başlıksız yazı olmaz.Başlık ilgi çekici ve kısa olmalıdır.
* Öne sürdüğünüz ana düşünceyi iyi vurgulayınız.
* Düşünceyi geliştirme yollarından (örnekleme,karşılaştırma,tanık gösterme) yararlanınız.
* Cümlelerinizi kısa tutunuz,tek yargı bildiren basit cümleler kurunuz.
* Yazınızda gereksiz bölümler ve tekrarlar varsa atınız.
* Okuyucunun kafasında resim yaratacak sözcükler kullanmaya çalışınız.
* Noktalama işaretlerini doğru kullanınız.
Read more

Parasız Eğitim Hayal Mi? Eğitim Bir Hak Mıdır? Ayrıcalık Mı?

2012-2013 Üniversite harçlarının açıklanmasından hemen sonra bu fahiş ücretlere tepkiler gelmeye devam ediyor. Peki bu Türkiye'de yaşayan öğrencilerin kaderi midir? Neden insanlar kendilerine dayatılan sistemi olduğu gibi kabul eder ve isyan etmez? Yıllarca  bize parasız eğitimin imkansız olduğu söylendi peki gerçekten öyle mi?
Parasız eğitim diye pankart açan bir avuç insanın içeri atıldığı bir ülkede parasız eğitim istemek mümkün mü?




“Bugün politikacılar, halkın cehalet içinde kalmasıyla ilgileniyorlar, çünkü cahil bir halk, fanatizm ve önyargı ekicilerinin, kapitalizmden çıkarı olanların en iyi müttefiki ve ilerlemenin en büyük düşmanıdır”. Komutan Fidel Castro Ruz, 29 Mayıs 1959

Küba’nın sağlık ve eğitim alanındaki başarılarını düşmanları bile görmemezlikten gelemiyor. Kıt kaynaklara sahip bu küçük ada, Birleşmiş Milletler, Eğitim Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) gibi örgütlerden sayısız ödüller alıyor. Onun eğitim alanındaki istatistikî verilerini memnuniyet verici bulan OECD, UNESCO ve Dünya Bankası gibi uluslararası kuruluşlar, Küba Eğitim Sistemi’ni örnek olarak kullanıyor. Elbette bu olumlu istatistikler bir tesadüf değil. 



Küba'nın eğitim politikası:
Şu anda Küba’da 11. 2 milyon civarında bir nüfus var. 2 milyon 718 bin kişinin eğitim kurumlarıyla ilişkisi var. Üniversite düzeyine gelen kişi sayısı ise 890 bin.
Her 13 kişiden bir üniversite eğitimi almış durumda.
En düşük eğitim düzeyi 10. seviye olarak belirlenmiş.
Ülke genelinde 10 tane genel üniversite var:
14 tıp fakültesi,
14 pedagoji üniversitesi,
1 enformatik üniversitesi,
1 spor üniversitesi ,
3 güzel sanatlar üniversitesi var Küba’da.
5 ulusal kanaldan 2 tanesi eğitim amaçlı.
Eğitim ve kültür alanındaki dönüşüm, Küba devriminin ilk ve en önemli adımlarıdır. Devrimin ayakta kalabilmesi için en önemli şey, eğitime öncelik verilmesidir. Küba’da her üniversitede güzel sanatlar fakültesi bulunuyor, Küba’da yaygın bir sanat eğitimi var. Son dönemde bilgisayar mühendisliği dalında büyük bir atılım yapıldı. Havana’da on bin bilgisayar öğrencisi var. Yolu olmayan dağlarda üç öğrencili okullar var, elektriğini güneş enerjisi panelleriyle sağlıyoruz, videoları, televizyonları ve bilgisayarları bulunuyor.
Devrimden sonra Küba’daki altı bin doktorun üç bini yurt dışına kaçtı. Tıp eğitimi, devrimin en önemli davalarından biri haline geldi. Bugün Küba’nın yetiştirdiği 28 bin doktor, dünyanın en uzak ve yoksul bölgelerinde görev yapıyorlar.
Eğitimde işçi ve köylülere büyük önem verildi, fabrikalar ve tarlalar dersliklere çevrildi. Küba’da her isteyen, televizyondan eğitimini tamamlayarak bitirme sınavlarına girebilir, bu yolla yüksek öğrenim bile görebilir.
Küba’da okullaşma oranı yüzde yüzdür. Öğrencilerin yüzde 99’u dokuz yıllık zorunlu eğitimi tamamlamaktadır.

Batista diktatörlüğünün yıkılmasının ardından, Küba'nın sosyalist bir devlet olduğunu ilan eden 1959 Devrimi, temel önceliklerinden birinin eğitim olduğunu açıkladı.

Küba’daki tüm okul ve üniversite yönetimleri feshedildi. Adadaki tüm eğitim kurumları, "Eğitim ne bir iş ne de bir ayrıcalıktır” diyen, Milli Eğitim Bakanlığı’nın eline geçti.

Devrimci eğitiminin başlangıcı
Eğitim konusunda Devrim’e miras kalan rakamlar korkunçtu. Bölgeler arasındaki kaynaklar ve fırsatlar arasındaki eşitsizlikler çok büyüktü. 1953 yılında, 10 yaş üstü nüfusun yüzde 23,6’sı okuryazar değildi. Kentsel bölgelerde bu oran yüzde 11, kırsal bölgelerde yüzde 41,7 idi. Çocukların yüzde 54’ü eğitim alamıyordu. Bir milyondan fazla yarı okur-yazar vardı. 1950’li yıllardaki oran, 1920'li yıllara göre daha da kötüydü. Küba’da Devrim öncesi eğitim yüzde 58 cahillik oranıyla tamamen bozulmuştu: “Zorunlu ve parasız ilköğretim sistemi getirilmiş olmasına karşın yeteri kadar derslik, mobilya ve okul yoktu. 6,5 milyon nüfuslu Küba’da, 1953 yılında, yarım milyon çocuk okulsuzdu, bir milyon kişi okuma-yazma bilmiyordu, okul çağındaki çocukların sadece yarısı ilkokula gidebiliyordu, orta ve yüksek öğretime yalnızca kentsel nüfus ulaşabiliyordu ve on bin işsiz öğretmen vardı” (Pedagog, Enrique Jose Varona)

İşte bu yüzden Fidel Castro, 26 Eylül 1960 tarihinde, BM Genel Kurulu önünde Küba’nın tüm Latin Amerika'da okur-yazarı olmayan ilk ülke olacağını söylüyordu. Ve üç aşamalı bir eğitim devrimine başlandı.

İlk adım, okuma-yazma kampanyası (Alfabetizasyon) oldu. İkincisi, 1972 yılında oluşturulan Eğitim Tugayları. Daha sonraki, tüm halkın genel kültüre ulaşmasını hedefleyen “Fikirler Savaşı” idi. Fikirler savaşı, eşitlik yoluyla tam sosyal adaleti sağlama, eğitimi daha nitelikli kılma, herkesin kültüre erişimini sağlama, herkesin yeteneklerini kullanabilmesi ve ortak bir yurttaşlık kültürünün yaratılması anlamına geliyordu.

Devrim’in ilk işlerinden biri pro-kapitalist sistemden kalan cehaleti ortadan kaldırmaktı. Bu amaçla Fidel Castro hükümeti, ülkede ki tüm okuma-yazma bilmeyenlerin saptanması için aydınları, öğrencileri, ev kadınlarını, gençleri, ordu mensuplarını, okuryazar olan herkesi bir araya getirdi ve onları okuma-yazma eğitim projesi (Alfabetizasyon) altında örgütledi.

Kampanya kapsamında, 35 bin öğretmen ile yüz binden fazla okuryazar gönüllü, okuma-yazma öğretmek için kırsal bölgelere gönderildi. Gönüllüler gündüzleri köylülerle birlikte çalışarak geceleri okuma-yazma öğrettiler. Sonuç başarılı oldu, birkaç yaşlı dışında tüm Kübalılar okuma-yazma öğrendi. Bu muazzam çalışma ile kısa sürede önemli sonuçlar elde edildi. Küba, kısa süre zarfında, 1958 yılında yüzde 23,6 olan okuma-yazma bilmeyenlerin oranını, keskin bir geçişle, yüzde 3,9’a düşürdü. Kampanya dünya çapında büyük beğeni topladı.

Ancak bu çalışma zaferden önce de vardı. Sierra Maestra Dağları’nda ki Sakalılar (gerilla önderleri), eğitim konusunda çok duyarlıydılar. Mücadele döneminde okuma-yazma bilmeyen gerillalara eğitim vererek Devrim’in ilk amacının eğitim olduğunu ortaya koymuşlardı. Mamafih, Raul Castro (Sosyal Bilimler Öğrencisi), Camilo Cienfuegos (Güzel Sanatlar Öğrencisi), Ernesto Guevara (Tıp mevzunu) Fidel Castro (Medeni Hukuk Doktoru) gibi gerillaların eğitim düzeyleri yüksekti.

1959 yılı sonlarına doğru, Küba’da yaklaşık 10.000 derslik inşa edildi. 6–12 yaş arası çocuklarda okullaşma oranı %90’a kadar yükseltildi. Yaklaşık 40.000 öğrenciye eğitim vermek için askeri tesisler kullanıldı. Aynı yıl, hedefi tam bir insan yetiştirmek olan Kapsamlı Eğitim Reformu ilan edildi. Kız ve erkek çocukların, bütün yılı geçirebilecekleri, içinde sağlık ve sportif tesislerin bulunduğu yatılı okullar inşa edildi.

Ve ayrıca, işçilere doğrudan bilgi götürmek, üniversite ya da ortaöğretim düzeyinde eğitimi hakkını kullanmak ve yetişkinlerin eğitimini kolaylaştırmak için, müfredatı kırsal bölgelerdeki kadınların gözü ile Ana Betancourt tarafından geliştirilen İşçi ve Köylü Okulları kuruldu.

O zamanlar Bakanlığa bağlı olan Ulusal Kültür Konseyi tarafından, insanların kitaba kolay erişimini sağlayacak bir kütüphane ağı oluşturulması ve yaygınlaştırılması amacıyla, 62 noktada Küba Ulusal Yayıncılık Kurumunu kuruldu. Öğrencilerden ve işçilerden pek çok tugay oluşturuldu. Bunların birçoğu karşı devrimci saldırılara maruz kaldı, hatta Küba halkının ilerlemesini istemeyenler tarafından öldürüldüler.

Devrim yalnızca ilk ve ortaöğretim çağındaki çocuklara okul ve derslik inşa etmekle kalmadı. Ayrıca çocukları okulda beslemek, fiziksel durumlarını geliştirmek için yeterli alt yapıyı hazırladı.

1961 yılında, devrimci bir eğitim programı oluşturularak Eğitimi Kamulaştırma Yasası resmen ilan edildi, eğitimin özelleştirilmesi yasaklandı ve özel okullar kapatıldı. İlk ve orta öğretim zorunlu eğitim kapsamına alındı. O andan itibaren çocuklarını okula göndermeyen veliler suçlu ilan edilecek, hatta hapis cezasına çarptırılabileceklerdi.

1962 yılı Ocak ayı sonlarında, Fidel Castro, Jose Marti Devrim Meydanı’nda, “Tamamladık!” diye neşeli sloganlar atan 300 bin kişinin karşısında, kampanyanın başarısını ve Küba’nın cehaletten arındırılmış bir ülke olduğunu ilan etti. Ve o gün, 22 Aralık tarihi, Ulusal Eğitim Gün’ü olarak ilan edildi.

Eğitim ve yasalar
Küba Anayasası, "Herkesin eğitim hakkı vardır" ve "Herkes her düzeyde parasız eğitim alma hakkına sahiptir" der. Bu yasalar gereğince, kadın ya da erkek, herkesin, her türden ve her düzeyde parasız eğitim almaya; ekonomik durumları ne olursa olsun herkesin parasız okul malzemeleri edinmeye, burs almaya hakkı vardır ve devlet tüm öğrenciler için geniş çaplı bir burs sistemi oluşturmak ve evrensel eğitime ulaşmayı tek amaç edinerek işçilerin eğitimine öncelik vermek zorundadır. "Herkes beden eğitimi alma, spor yapma ve dinlenme hakkına sahiptir." Bu yasa, beden eğitimi ve spor etkinlikleri dâhil, eğlenme hakkını müfredat kapsamı içinde garanti altına alır ve bunlara kitlesel katılımı kolaylaştıran kaynakların insanlar için kullanılabilir duruma getirilmesini ve öğretiminin yaygılaştırılmasını garanti eder.

Yerinde eğitim planlarının geliştirilmesi
Devrim, takip eden yıllarda okuryazarlık başarısını daha da güçlendirerek altıncı sınıf kampanyalarını organize etti. İşçi-Köylü Ortaöğretim (SOC) ve İşçi ve Köylü Okulu (FOC) adlı okulları kurmaya başladı. Tüm okullara elektrik götürdü. Okullar video, televizyon gibi araçlarla donattı. Televizyonda eğitim kanalları oluşturdu. Ayrıca körler için eğitim olanakları ve bilgisayar öğrenimini sağladı. Sanat eğitimi, öğretmen eğitimi ve değerlendirilmesi, sosyal hizmetlerin oluşturulması için gerekli adımları attı.

Küba eğitim sistemi
Bugünkü Küba eğitimi, Milli Eğitim Sistemi aracılığıyla organize edilir. Okullar, genellikle yılın 220 günü, günde 6–7 ders saati olmak üzere, tam gün eğitim verir. Onuncu sınıfa kadar eğitim zorunludur. Ülkede, dini ve özel okul yoktur ama dini kurumlar kendi eğitimlerini verebilirler. Devrim öncesi 7.674 olan okul sayısı, Devrim sonrasında 12.446'ya çıkarıldı. Eğitime ilişkin düzenlemelerde toplumsal cinsiyet etkeni her aşamada dikkate alınır. Halk, eğitimle ilgili kararlara ve denetim sürecine katılır. Küba Eğitim Sistemi’nin temel ilkesi teoriyle pratiği, okulla hayatı, eğitimle üretimi birbiriyle bağdaştırmaktır.

Eğitim sisteminin yapısı: 

— Okul Öncesi Eğitim (0 – 5 yaş) 
Sistemin ilk parçasıdır. 45 günlük ve 5 yaş arası çocukları kapsar. Zorunlu değildir. UNESCO’nun 2005 yılı verilerine göre, Küba’da 2002–2003 dönemi, 3–5 yaş grubu çocuklarda, okulöncesi düzeyde okullaşma oranı yüzde 100’dür. 0–2 yaş arası çocuklar için eğitim esas olarak evlerde gerçekleştirilir, resmi bir metodu yoktur. 2–4 yaş grubu çocuklar sabit bir kurala bağlı olmaksızın haftada iki kez parklara götürülürler. Altı yaşındaki tüm çocuklar anaokuluna gider. Bu okullar TV, video, bilgisayar gibi cihazlarla donatılmıştır ve çocuklara bilgisayar tanıtım dersleri verilir. Ayrıca, özel eğitime ihtiyaç duyan çocuklar için özel eğitim sistemi bulunmaktadır. İşyerlerine yakın bölgelerde, ihtiyaca cevap verecek kapasitede ve sayıda anaokulları bulunur.

Okulöncesi eğitim, kreşler, çocuk yuvaları ve “Çocuğunu Yetiştir” programı aracılığıyla yürütülür. Sistemin örgütlenmesi doktorlar, hastabakıcılar, kadın örgütleri ve mahalle örgütlerinin işbirliğiyle gerçekleştirilir. “Çocuğunu yetiştir” programı, adanın tüm yerleşim bölgelerinde sunulan bir ebeveyn eğitim programıdır. Çocuğun aylar boyunca tamamlaması gereken program ve gelişmişlik göstergeleri anne ve babalara verilir ve çocuklarını teşvik etmeleri için yol gösterilir. Ayrıca ailelerin pedagojik bilgilerine katkı sağlar. Okulöncesi ve temel eğitimi kapsar. İlgili ebeveyn nüfusun yüzde 99,2’sinin bu programa katılımı sağlanabilmektedir.

— İlköğretim (6 – 11 yaş)
Genel eğitimin temelidir ve zorunludur. Çocuklar 6 yaşından itibaren bu okullara girerler ve 11 yaşında bitirirler. 6 yıl olan suresi iki seviyeye ayrılır:
Hazırlık dönemi (1. sınıftan 6. sınıfa)
İkinci Aşama (5. sınıftan 6. sınıfa kadar)

İlköğretimde, sınıflarda bir öğretmene en fazla 20 öğrenci düşür. Öğrenciler belirli zamanlarda, iş içinde eğitim ilkesine bağlı olarak meyve bahçeleri, tarlalar, sokaklar v.b yerlerde işlere katılırlar.

Öğretim yılı, Eylül ve Haziran ayları arası toplam 40 haftadır. Üç aylık dönemleri içeren üç sömestre, her sömestre sonu bir hafta tatil, her tatil dönüşü yapılan ve bir hafta süren üç sınav haftasından oluşur. Ders süreleri 45 dakikadır. Eğitim genel olarak taşımalı değil ve bu yüzden kırsal bölgelerde 10’dan az öğrencisi bulunan 2000’in üzerinde okul vardır. Hatta dağ görevlisi bir ailenin tek çocuğu için öğretmen tahsis edilmiş, derslik yapılmıştır. Bu nedenlerle, UNESCO’nun 2005 yılı raporunda, 2002–03 Küba öğretim yılına ilişkin verilere göre, Küba’da öğretmen başına düşen öğrenci sayısı 11’dir. İlköğretimde çocuklar birinci sınıfı tekrar etmezler çünkü Küba'da yapılan araştırmalar, tekrarlamanın öğrenciler ve aileler üzerinde olumsuz etkiler yarattığını göstermiştir.

Ders saatleri: Matematik konuları (1200 saat), İspanyol Dili (2080 saat), Küba tarihi (160 saat), Küba Coğrafyası (80 saat), Yabancı Dil (120 saat), Doğa Bilimleri (200 saat), Yurttaşlık Eğitimi (80 saat), Yaşadığımız Dünya (160 saat), İş Eğitimi (480 saat), Beden Eğitimi (640 saat), Güzel Sanatlar Eğitimi (240 saat), Müzik Eğitimi (240 saat). 1040 saati son öğretim yılına ayrılan, altı öğretim yılına dağıtılan toplam 5680 ders saati vardır. Her öğretim yılı 10 aydır. Güzel yazma (kaligrafi) ve yazım kuralları üzerine yapılan ikinci bölgesel araştırmada, Küba Bölge ülkeleri arasında ilk sıraya yerleşmiştir.

— Genel Orta Eğitim

— Temel Ortaöğretim (7–9. dereceleri içerir)
Tamamı zorunludur. Yedinci sınıf, sonraki dersler için arka plan sağlar, ayrıca yeniden ilköğretimin içeriğine bakar. Diğer iki sınıfta, liseye veya profesyonel teknisyenliğe (mesleki teknik eğitim) hazırlık için yeni konular verilir. Bu aşamadan sonra öğrenci ister düz liseye isterse mesleki teknik eğitime gidebilir. Eğitim sisteminin en zayıf noktası orta dereceli okullar olduğu için öğretmen başına düşen en az öğrenci sayısı burada uygulanır. Sınıflarda bir öğretmene 15 öğrenci düşer. Öğretmen görev süresinin yüzde 20’sini öğrencilerinin aileleriyle geçirmek zorundadır. Bu eğitim seviyesinde branş öğretmenleri görev yapar. UNESCO’nun 2005 yılı raporuna göre bu kademede okullaşma oranı 2002–03 öğretim yılı için yüzde 93’tür; erkek çocuklarında yüzde 94, kız çocuklarında yüzde 92’dir.

—Üniversite Öncesi Eğitim ve Mesleki Teknik Eğitim (14–18 yaşında)
Bu eğitim seviyesi zorunlu değildir fakat diğer seviyeler gibi parasızdır. 10–12. sınıfları kapsar. Temel Orta eğitiminden sonra seçilebilecek iki olasılıktan biridir (Türkiye’deki düz lise kavramına denk düşer; ç-n). Öğretmen başına düşen öğrenci sayısı 30’dur. İlk iki yıl boyunca temel eğitim konuları işlenir. Son yıl, öğrencinin Tıp Bilimleri, Tarım, Biyoloji ve Beden Eğitimi, Teknik Bilimler, Doğa Bilimleri ve Matematik, Sosyal ve Beşeri Bilimler ve Ekonomi ve Pedagoji Bilimleri arasında seçim yapabilmesi için dört dala ayrılır.

Öğrenciler genel olarak Bilgisayar, Müzik Beden Eğitimi, Güzel Sanatlar, İngilizce, Coğrafya, Küba Tarihi, Antik Ortaçağ ve Çağdaş Tarih, İspanyol Dili, Biyoloji, Kimya, Fizik ve Matematik konularında eğitilirler. Diğer seviyelerde olduğu gibi bu seviyede de öğrenciler, derslerden sonra, haftada en az altı saat, herhangi bir sanat dalında çalışmak zorundadırlar.

Bu eğitim seviyesinde öğrencilerin üniversite eğitimine devam edebilmeleri için beceri ve yetenekleri zenginleştirilir, aynı zamanda gelecekteki kariyerleri için transandantal kararları biçimlendirilir.

— Mesleki Teknik Eğitim
Temel Ortaöğretimden sonra bir başka olası hedeftir. Vasıflı işçi ve teknisyen yetiştirmek için mesleki ve teknik eğitim verir. Öğrencilerin ilgi ve yeteneklerine bağlı olarak devam edebilecekleri yüksek teknik ve sanat eğitimi veren okullar bulunmaktadır. Bu kurumlarda, genel eğitim ile üretim ya da hizmet alanlarına yönelik değişik konulardaki eğitim birlikte verilir. Konular iki kola ayrılır: Genel Eğitim, Temel ve Teknik konular. Amaç, görevlerini tam olarak yerine getirebilmeleri için nitelikli ara eleman yetiştirmektir. Ülkenin taleplerine göre işyerlerinde çalışma yaşamına hazırlanırlar.

Bu dalda ülke genelinde 322 politeknik ve 152 ticaret okulu var. Tüm bu kurumlar, atölyeler, laboratuarlar, ekim alanları, özel sınıflar v.b yapılarla donatılmış durumda. Nitelikli işçilik için 15 uzmanlık branşı, 50 teknisyenlik dalında eğitim yapılır. Ayrıca ülke genelinde güzel sanatlar alanında eğitim veren 15 okul bulunur.

— Üniversite Eğitimi
Devlet, herhangi bir üniversite öncesi merkezden mezun olanlara (12 yıllık ortaöğretimi bitirenlere) ve branşlardan herhangi birine erişme hakkı elde edenlere yüksek politeknik enstitülerinde veya üniversitelerde eğitim alma hakkını garanti eder. Öğrencinin üniversiteye girişi, her uzmanlık dalına uygun bir giriş sınavı ile düzenlenir. Ayrıca, yapılan merkezi sınav ve öğrencinin ortaöğretim başarısı da üniversiteye girişte etkilidir. Küba üniversitelerinde bölümlerin çoğu beş yıllık bir eğitim planı doğrultusunda oluşturulmuştur (tıp 6 yıl). Üniversiteler, Eğitim Bakanlığı’na değil, ayrı bir kurum olan Yüksek Öğretim Bakanlığı’na bağlıdır. Öğrenciler, Üniversite Öğrenci Federasyonu’nun da bağlıdır. Ülke genelinde toplam 49 üniversite var. Ülkedeki bütün üniversitelerde güzel sanatlar akademisi bulunur. Eğitimin diğer seviyelerinde olduğu gibi yükseköğretimde de kitap, diğer öğretim gereçleri, yemek, yurt, servis, tatil yerlerindeki yurtlar parasızdır ve ayrıca öğrenciye burs (maaş) verilir.

Bu süre içinde eğitimini tamamlayamayan mazeretli öğrencilere ve açık öğretim öğrencilerine dersler gün içerisinde verilir. Öğrenciler, mezuniyet sonrası seçtikleri fakültede tamamlayıcı çalışmalar yapabilirler. Üniversite eğitimi gibi üniversite sonrası eğitim de ücretsizdir. Ayrıca, Küba üniversiteleri Kübalı profesyonellerin ve yabancıların lisansüstü eğitimine açıktır. 300'den fazla yüksek lisans, 140'tan fazla doktora programı bulunmaktadır. Tüm yüksek öğretim sistemi içindeki yabancı öğrenci sayısı yaklaşık olarak 8600, yoksul ülkelerden gelen öğrencilerin birçoğu parasız eğitim sistemine dâhil edilir.

Öğrenciler arasında en çok tercih edilen bölümler Pedagoji ve Tıp ve Sağlık Bilimleridir. Bu durum, eğitim ve kamu sağlığı gibi stratejik sektörlerde etkin ve verimli insan kaynağı oluşturmak isteyen Küba Devlet’in önceliğini destekler.

Üniversite öğrencileri içinde kadınların oranı, 1990–1991 öğretim yılında yüzde 57’den, 2000–2001 öğretim yılında yüzde 61’e yükseldi. Sürecin feminizasyonu, iş yaşamında kadın etkinliğini artırdı. Ada genelindeki sektörlerde ve eğitim kurumlarında yöneticilerin yüzde 70’inden fazlası kadın.

Öğretim elemanlarının yüzde 90’nından fazlası tam zamanlı çalışır. Yüzde 40,2’si Tıp Bilimleri ve yüzde 24,1’i Pedagojik uzmanlık dallarında yer alır. 2002 yılında sayıları 22.000’e yükseldi. Öğretim elemanlarının yüzde 20’si doktora yapmıştır. Sosyal ve Beşeri Bilimler, Doğa Bilimleri ve Pedagojik dallarında, öğretim üyelerinin yüzde 50’sinden fazlası kadındır. Ülke genelinde 15 tane pedagoji enstitüsü bulunur. Üniversite öncesi eğitimini tamamlayanlar bu enstitülere sınavla girebilirler, süresi beş yıldır. Küba'da her 42 vatandaşa bir öğretmen düşer.

— Özel Eğitim
Küba, farklı ve özel eğitime ihtiyacı olan çocuklar için özel bir sisteme sahip, bu sistem zekâ geriliği, DP geriliği, sağır ve ağır işiten, kör ve az gören, şaşılık ve ambliyopi, sağır körlük, otizm, iletişim bozukluğu, sınırlı fiziksel aktiviteye sahip, yürüme bozukluğu, bakıma ihtiyacı olan engelliler, astımlı öğrenciler, engellilik bakımına ihtiyacı olan, Koklear implantlı çocukları kapsar.

Bu özel sistem, Milli Eğitim Bakanlığı okul ağı içinde özel bir konuma sahiptir. Herkes için parasız ve erişilebilirdir, öncelikle öğrencinin sağlık bakımını dikkatte alır. Devrim öncesi 8 özel eğitim okulu bulunan Küba’da, şu anda 0–18 yaş arası çocuklara parasız bakım ve eğitim sağlayan 430’dan fazla özel eğitim okulu var.

Küba’nın özel eğitim veren okullarında belirgin olan durumlardan biri de, zihinsel engelli öğrencilere verilen eğitimdir. Bu öğrencilere de Genel Eğitim Programı --bazı uyarlamalar yapılarak-- uygulanır.


Özel eğitime ihtiyacı olan çocuklar, öğretmen-aile işbirliğiyle, özel eğitime ihtiyaç duymayan çocukların okullarına devam edebilirler. Gittikleri okullarda iki yıl özel eğitimcilerin gözetiminde tutulurlar ve uyum sağlayabiliyorlarsa eğitimlerini bu okullarda tamamlayabilirler. Özel eğitime ihtiyacı olan çocukların, bakım ve eğitim aldıkları yatılı okullarında, masrafı devlet tarafından karşılanan aileler, belli aralıklarla çocukları ile birlikte olabilirler ve çocuklarının eğitimlerine yardımcı olmak için eğitim yardımı alabilirler.

Küba’da, özel eğitim veren öğretmenlerin hazırlanmasına özel bir önem verilir. Öğretmenlerin yüzde 90’nından fazlası üniversite mezunudur. Öğretmenler düzenli olarak hizmet içi eğitime tabi tutulurlar.

Ayrıca, genelde tüm Kübalı çocukların katıldığı "José Martí" Öncüler (pioneros) Örgütünün etkinlikleri, bu özel eğitime ihtiyacı olan çocuklara da götürülür.

— Yetişkin Eğitimi
Gençlerin ve yetişkinlerin bilinçli bir şekilde eğitime erişimlerini sağlamak, ihtiyaçlarını dikkate almak, motivasyonlarını artırmak, hayat kalitelerini yükseltmek için hazırlanmalarına imkân veren bir alt eğitim sistemidir. Küba eğitim politikalarına denk düşen ilkeleri sürdürür. Yetişkin eğitimi aşağıdaki şekilde yapılandırılmıştır:

—İşçi ve Köylü Eğitimi (EOC), Temel öğretim, düzenli derslerle dört sömestre.
—İşçi ve Köylü Ortaöğretimi (SOC), Temel Orta Düzey, düzenli derslerle dört sömestre.
—İşçi ve Köylü Fakültesi (FOC), Yüksek Orta Düzey, düzenli derslerle beş sömestre.
—Gençlik için Kapsamlı Eğitim Kursu (CSIJ).
—Şeker Bakanlığı (MİNAZ) İşçileri için Kültür Geliştirme Programı. (Tarea Álvaro Reinoso).
—Dil Okulları (işçiler içindir, bölgelerin sosyo-ekonomik ihtiyaçlarına göre)
Ayrıca, herhangi bir nedenle eğitim dışı eğitim dışı kalan ve eğitimlerine devam etmek isteyen 17–29 yaş arası çalışmayan gençler için de bir program var. Bu programa katılacak gençler haftanın belirli günlerinde üniversiteye hazırlık veya meslek edindirme derslerine devam edebilirler. Öğrencilere, katıldıkları programlar için maaş verilir. Küba Milli Eğitim Bakanı, 2004 yılında, maaş ödeme nedenini şöyle açıklar: “Bu gençlerin eğitim almalarının ülkenin ilerlemesi için gerekli olması, onların kendilerini üretim sürecinin dışında ve pasif bireyler olarak hissetmelerini engelleme”.

II. BÖLÜM
“Burada köylülere sadece silah kullanma öğretilmiyor, aksine onlara kalem tutma ve kitap okuma öğretiliyor. Önceden güçsüz ve cahildiler; daha önce eller boş, eller silahsız, zihinler eğitimsizdi: Bugün, zihinleri ve kolları silahlandırdık!” Fidel Castro Ruz


Yukarıda kısmen de olsa Batista rejimi altında adanın içler acısı durumunu ve devrimin eğitim alanındaki başarılarını gördük. Küba’nın başarıları elbette bu rakamlarla sınırlandırılamaz. Verilen bu eğitimin sosyal alandaki yansımaları da oldukça dikkat çekici. Fakat bu konuyu başka bir güne bırakacağız.

Bir üçüncü dünya ülkesi olmasına karşın Küba, azim ve sosyalizm ile dünya sıralamasında eğitimini ne ambargo, ne kuşatma ne de sürekli kara propagandaya tabii olmayan birçok ülkenin yukarısına yerleştirmeyi başardı. Onun başarılarının üstünü örtemeyen birçok uluslararası kuruluşun ve UNESCO’nun raporlarına göre Küba eğitimi Finlandiya gibi ülkelerin eğitim düzeyinde: “Şayet daha karmaşık temel performans seviyelerine bakılırsa, Küba dışında diğer bütün ülkelerde, öğrenmenin mükemmellik düzeyinde çok az sayıda öğrencinin bulunduğu görülecektir. Dahası, bazı ülkelerde kız ve erkek çocukların yüzde 50'si, I. seviyede veya I. seviyenin altında bulunmakta, bu gerçekten çok ciddi bir durumdur”. (Latin Amerika Eğitimi, UNESCO Bölge Müdürü.)

İkinci Karşılaştırmalı ve Açıklayıcı Bölgesel Öğrenim-SERCE’ye göre de Küba, tüm Latin Amerika'da en iyi öğrenme sonuçları elde eden ülkedir.

Üçüncü sınıf, okuma ve matematik sonuçları karşılaştırılınca Küba, ortalama ve standart sapmada daha fazla yer alan tek ülke. Altıncı sınıfa ilişkin sonuçlarda yine büyük bir fark atıyor, fen bilgisi ve matematikte lider ülke konumunda. Ayrıca, tam kaydı (öğrenim çağına gelmiş çocukları kaydetme) becerebilen tek ülke olarak Küba, tüm seviyelerde ve alanlarda en üst sıraya yerleşiyor. Genel olarak bakılınca: Küba, okuma yazma bilmeyenlerin olmadığı bir ülke, Küba’nın eğitim düzeyi Lise, Küba en fazla üniversite diplomasına sahip ülke, öyle ki otellerde çalışan birçok doktor ya da nükleer mühendisi görebilirsiniz. Eğitime verdiği önemin en büyük göstergelerinden biri bütçeden eğitime ayırdığı paydır. Birleşmiş Milletlerin, İnsani Gelişim Raporu’na göre Küba 2002 yılında ulusal gelirinin yüzde 9’luk payını eğitim harcamalarına ayırıyor (aynı yıl için, Türkiye 3,7’sini ayırmaktaydı; ç-n).

Küba, devrimin başlangıcından itibaren ABD ambargosuna maruz kalmasına rağmen insanların ihtiyaçlarına odaklanan eğitim programları geliştirerek bununla baş edebilmeyi başardı. Ve eğitimde, planlanan hedeflere ulaştı:
3–5 yaş grubu çocuklarda, okulöncesi düzeyde okullaşma oranını yüzde 100’e, Ortaokul seviyesinde okullaşma oranını yüzde 95’e çıkardı. Mesleki Teknik Eğitimin tarımsal uzmanlıkalanında okullaşma oranı yüzde 43. Özel Eğitim alanında 57.000 çocuk, 13.500'den fazla uzman tarafından eğitildi. Küba’nın engellilere özen göstermediğini iddia eden raporlara karşın veriler hükümetin özürlülere verdiği önceliği gösteriyor.

Öğrencilere, parasız okul, öğretmen (yılda yaklaşık 8 ya da 12 kez değerlendirme testinden geçen), parasız kitap, kırtasiye, 13 aşı, sürekli tıbbi bakım, tüm eğitim alanlarında öğle yemeği (ilköğretimde yemek + süt) veriliyor ve giyecek yardımı yapılıyor; yüksek öğretimde parasız gıda, yurt, servis ve burs (maaş) veriliyor.

Okul öncesi eğitimin kapsamı genişletilmeye devam ediliyor, yaygın eğitimde şu anda toplam 12.200 eğitim grubu var, bunların tümü kırsal bölgelerde. Kırsal bölgelerde, 15 yaşından büyükler için okuma-yazma oranı yüzde 95,7, bu oran 15–24 yaş arasında yüzde 99,6.

Ayrıca birçok araştırma, Küba’nın herhangi bir seviyede yineleme yapmadan mezun olan insanlar kategorisinde yüksek bir yüzdeye sahip ülke oluşuna ve bu başarıda kamu okullarının belirleyici uzun vadeli etkinliğine dikkat çekiyor. Küba’da eğitim politikasının bir başka önemli yönü de, kararların genellikle ampirik çalışmalar ve araştırmalarla destekleniyor olmasıdır.

Okulu bırakma, durdurma vb. durumların oranı, eğitimin her on yılı boyunca düşmeye devam ediyor. Eğitim sisteminin iç verimliliğinin bir özeti olarak farklı eğitim seviyelerinin verimliliği, önceki dönemlerle kıyaslandığında elde edilen sonuçlar iyileşme gösteriyor. Temel ortaöğretimde verimlilik, 1989 yılında sona eren döngüde yüzde 72,8 ve 2003 yılında tamamlanan döngüde yüzde 93,8’e ulaştı; üniversite öncesi eğitimde ise 2003 yılında tamamlanan döngüde yüzde 76,7’e yükseldi; diğer seviyelerde aynı artış eğilimini gösteriyor.

Devrim, okuma yazma bilmeyenlerle dolu bir ülkeyi kültür cennetine dönüştürdü. Herkesin hakkı olan eğitim Küba'da başarıyla hayata geçiriliyor. Hiçbir ayrım gözetilmeksizin ve kır-kent ayrımı yapılmaksızın herkes bu haktan eşit bir şekilde yararlanıyor. Ve Küba, tüm dünyaya sosyalizmin nasıl insanca bir yaşam sağladığını gösteriyor. 
Çeviren: Atiye ParılyıldızFoto: Umar Karatepe
Read more

Ceyda Ateş'in Estetiksiz Doğal Hali Nedir?


Ekranların sevilen dizilerinden Adını Feriha Koydum’un kötü kızı Hande’sini canlandıran ve düzgün fiziğiyle adından söz ettiren Ceyda Ateş, adeta evrim geçirmiş. Ateş’in 11 yıl önce lise son sınıftayken çektirdiği bir fotoğraf internete düştü. Ünlü oyuncu, estetik ameliyatlarla, Deniz Akkaya gibi, bambaşka bir görüntüye kavuşmuş. Burnunu yaptıran, dudaklarına ve göğüslerine silikon taktıran, dişlerini yaptıran Ceyda Ateş’in doğal sarışın olmadığı da ortaya çıktı.
KAPICI KIZINI DA CANLANDIRMIŞ
Ceyda Ateş, Adını Feriha Koydum’da kapıcı kızı olan Feriha’yı küçük gören Hande adlı zengin kızını canlandırıyor. Ateş, 10 yıl önce Hayat Bağları adlı dizide kapıcı kızı olmasına rağmen etrafına yalan söyleyen bir kızı canlandırmış.
iŞTE CEYDA ATEŞ'İN ESTETİKSİZ GÖRÜNTÜSÜ
Kendini eve kapattı!
Read more

Cambridge Üniversitesi En güzel, En Büyüleyici Kalça Yarışması Başlattı

İngiltere’deki dünyanın en saygın üniversitelerinden Cambridge Üniversitesi’nin online okul gazetesi The Tab, geçen seneki Kraliyet düğününde kalçasıyla dikkat çeken Prens William’ın baldızı Pippa Middleton’a ithafen “En güzel, en büyüleyici kalça” yarışması başlattı. “cambridgetab.co.uk” isimli sitedeki ankette, “Karar sizin. Mutlu oylamalar” denilirken, kız öğrencilerin kalçalarını gösteren fotoğraflar oylamaya sunuluyor. 
Read more

Pelin Karahan ve Çağatay Ulusoy Yerli Vampir Dizisi Twilight


Tüm dünyada beğeniyle izlenen ve gişe rekorları kıran Twilight''ın telif haklarını Medyapım satın aldı.
Tüm dünyada beğeniyle izlenen ve gişe rekorları kıran Twilight''ın telif haklarını Medyapım satın aldı.
 
Stephenie Meyer’in Twilight adlı eseri yerli dizi oluyor. Tüm dünyada büyük tutkuyla okunan kitabın telifhaklarını satın alan Med yapım dizi için hazırlıklara başladı.

Dizide Edward karakterini sezon sonu bitecek olan Adını Feriha Koydum dizisinin başrol oyuncusu Çağatay Ulusoyolacak. Bella karakterini ise yerli versiyonunda Pelin Karahan temsil edecek.

Dizinin FOX TV veya Show TV’de yayınlanması bekleniyor. 2012’nin Eylül ayında ise başlaması planlanıyor.


Read more

Gusttavo Lima - Balada Boa [Şarkı Sözleri]


Eu já lavei o meu carro, regulei o som
Já tá tudo preparado, vem que o brega é bom
Menina fica a vontade, entre e faça a festa
Me liga mais tarde, vou adorar, vamos nessa
Gata, me liga, mais tarde tem balada
Quero curtir com você na madrugada
Dançar, pular até o sol raiar.
Gata, me liga, mais tarde tem balada
Quero curtir com você na madrugada
Dançar, pular que hoje vai rolar.
Tchê tcherere tchê tchê,
Tcherere tchê tchê,
Tcherere tchê tchê,
Tchereretchê
Tchê, tchê, tchê,
Gustavo Lima e você [x2]
Se você me olhar vou querer te pegar
E depois namorar, curtição
Que hoje vai rolar...
Gata, me liga, mais tarde tem balada
Quero curtir com você na madrugada
Dançar, pular até o sol raiar.
Gata, me liga, mais tarde tem balada
Quero curtir com você na madrugada
Dançar, pular que hoje vai rolar.
Tchê tcherere tchê tchê,
Tcherere tchê tchê,
Tcherere tchê tchê,
Tchereretchê
Tchê, tchê, tchê,
Gustavo Lima e você[x2]
Gata, me liga, mais tarde tem balada
Quero curtir com você na madrugada
Dançar, pular que hoje vai rolar.
Gata, me liga, mais tarde tem balada
Quero curtir com você na madrugada
Dançar, pular que hoje vai rolar.
Tem Gustavo Lima até de madrugada.
Tchê tcherere tchê tchê,
Tcherere tchê tchê,
Tcherere tchê tchê,
Tchereretchê
Tchê, tchê, tchê,
Gustavo Lima e você[x2]
Se você me olhar vou querer te pegar
E depois namorar, curtição
Que hoje vai rolar...
Gata, me liga, mais tarde tem balada
Quero curtir com você na madrugada
Dançar, pular até o sol raiar.
Gata, me liga, mais tarde tem balada
Quero curtir com você na madrugada
Dançar, pular que hoje vai rolar.
Tchê tcherere tchê tchê,
Tcherere tchê tchê,
Tcherere tchê tchê,
Tchereretchê
Tchê, tchê, tchê,
Gustavo Lima e você[x2]
Read more

Gustavo Lima Kimdir?

Nivaldo Batista Lima gerçek adı olan , sahne ismini ise  Gusttavo Lima 'dır.  1989 Presidente OlegárioMinas GeraisBrezilya doğumludur.   Luan Santana ve  Michel Teló ile müzikal çalışmaları vardır.
"Balada" şarkısı başta avrupa olmakla birlikte birçok ülkede başarı yakalamıştır.

2011'de çıkardığı Gusttavo Lima e Você isimli albümüyle Latin dünyasının ritimlerini dünya müzik severlerine ulaştıran Gusttavo Lima, Balada isimli şarkısıyla müzik listelerini hâlen zorluyor...

Gerçek adı Nivaldo Batista Lima olan; ancak sahne ismi Gusttavo Lima ile bilinen 1989 doğumlu Brezilyalı şarkıcı, ilk albümünü 2009'da çıkardı. Tam ismi Balada Boa Tchê Tcherere Tchê Tchê olan şarkı, Brezilya'nın Patos de Minas şehrinde gerçekleştirilen konserde canlı olarak kayıt altına alınarak diğer şarkılarla birlikte Gusttavo Lima e Você albümünde yer aldı.

2009'dan bu yana 4 albüm ve 2010'dan beri 7 tekli (single) çıkartan şarkıcı, özellikle Avrupa pazarında Michél Teló'nun kaderini paylaşıyor. Birçok müzik listesinde iyi duruma çıkan Balada, Güney Amerika'nın renkli müziğinin neredeyse tüm özelliklerine sahip. En güzel müziklerle programlarını keyiflendiren Acun Ilıcalı'nın yarışmalarında henüz arka müzik olarak duyamadıysam da, yakında olacağını düşünüyorum.



Türkiye'de Number1 FM DJ'lerinden Emin Yıldırım tarafından keşfedilmiştir. 


Albüm

  • 2009: Revelação (independent)
  • 2010: Inventor dos amores
  • 2011: Gusttavo Lima e você (live)
  • 2012: Atualmente (live)

Şarkıları

  • 2010: "Inventor dos Amores"
  • 2011: "Cor de ouro"
  • 2011: "Balada"
  • 2011: "Refém"
  • 2012: "Fora do comum"
  • 2012: "Eu vou tentando te agarrar"
  • 2012: "60 Segundos"



Read more

Oğlum Bak Git Nedir? Çöpçüden Dayan Yiyen Ergen

Sosyal medyada olum bak git çılgınlığı yaşanıyor. Yayınlandığı andan itibaren izlenme rekorları kıran video ile ilgili arka arkaya espriler yorumlar resimler yayınlanıyor.

yer: gölcük
çöpçü abimizin adı selçuk
olay şöle ceyran ediyor selçuk abimiz kekeme. velet, selçuk abimizle kekeme olduğu için  dalga geçiyor. bunun üzerine selçuk abi çocuğa bi tokat atıyor ve çocuklar bunun üzerine kamerayı açıp başlıyolar olayı kaydetmeye
asıl bomba olaydan sonra o sopayı yiyen fırlamanın kafaya 20 dikiş atıyolar.






önce bir iki dakika güldükten sonra derhal facebook ve twitter üzerinden paylaşarak sabi sübyanın nasıl davranmaması, neler yapmaması konusunda örnek almasına çabaladığım video. gerçekten etrafta var böyle veletler ve böyle iki sopayla da kurtaramayabilirler genellikle


ilgili videoda şamarı yiyen çocuğun kemeri çıkardıktan sonra yere çarpışı nedense bana ''planet of the apes''te maymunların çıldırdığı sahneyi hatırlattı.

videoyu tekrara aldım sürekli izliyorum, izlerken sözlük yorumlarını okuyorum. gülmekten ölüyorum arkadaş. son zamanlarda bu kadar çok güldüğümü hatırlamıyorum.

çocuğun kemeri belden çıkarttıktan sonra bir kez yere vurduğu esnada şaplağın atılması gerektiği videodur fakat bu hata, sonradan yapılan atakla telafi edilmiştir.

O dayı bu piçe vurmadan video bitseydi kahrımdan ölürdüm lan, hatta sonlara doğru "lan galiba böyle bitecek" diye gerildim ama çok şükür muazzam bir finalle noktalandı. Bi orgazm sigarası yakam ben.






Oğlum Bak Git - Süpürge Fighter Tişört

Read more

Protein Diyeti Nasıl Yapılır ?


Protein diyeti listesi ile güçsüz kalmadan sağlıklı bir şekilde diyet yapabilirsiniz. Protein diyeti et ürünlerini yiyerek dengeli bir şekilde kilo verebilirsiniz.  Protein diyeti listesinin güzel yanları olduğu gibi hiç hoşunuza gitmeyecek yönleride vardır. Bol bol sebze tüketebilirsiniz bu diyette, fakat Ketçap,mayonez, tuz, çikolata, şeker gibi yemek sosları ve tükettiğimiz yiceklerde kullanmamalıyız. Verceğimiz diyet protin ağırlıklı olduğu için Maksimum 7 Gün Uygulayabilirsiniz. Bu diyet sayesinde 7 günde 3 ila 4 kilo verebilirsiniz. Protein diyeti listesi’nin günlük kalorisi ise 900 Kcal’dir.
Sabah kahvaltıda 1 tabak doğal yoğurt yada 200 – 250 ml süt, 100 gram yağsız peynir, 2 parça jambon, 1 adet meyve, tatlandırıcı çay yada kahve,
öğlen 150 gram et yada 200 gram balık yağsız olması kaydı yada 4 parça pişmiş jambon yada 2 adet haşlanmış yumurta, 200 gram sebze yemeği, yeşil salata, domates, havuç, salatalık 1 çay kaşığı zeytinyağı ile tatlandırılabilir,
akşam 150 gram et yada 1 – 2 parça soğuk et, 200 gram buğulama balık yada 3 – 4 parça somon füme, 200 gram haşlanmış sebze ( patlıcan, mantar, kereviz, yeşil yada kırmızı biber, kabak, ıspanak, kuşkonmaz) bu şekilde protein diyetini uygulayıp kısa zamanda sağlıklı bir vücuda sahip olabilirsiniz.
Önemli: 1 Günde yeterince hareket etmiyorsanız Protein diyetini uygulamayın. Protein diyeti listesi’nin yanında kolay egzersiz hareketleri ile Isınma Hareketlerini uygulayabilirsiniz. En güzel günlerde sevdiklerinizle mutlu günler geçirmeniz dileğimle sağlıcakla kalın.
Read more

Gustavo Lima - Balada Boa


Son dönemde sevilen müzik türlerinden biriside brezilya ve güney amerika şarkıları oldu.
Michel Telo - Ai Se Eu Te Pego'dan sonra Gustavo Lima - Balada Boa bu şarkınında popüler olacağını düşünüyoruz. Ön yargılı olmayın ve şarkıyı sonuna kadar dinleyin (: bu video klip canlı performans olup neymar eşlik ediyor (:

Read more

Karın Kası Nasıl Yapılır ?




Karın kası yapma pek çok erkeğin zamanını ve yoğun çabasını alan bir uğraş haline geldi. Bunda en etkili faktörlerden birisi hiç şüphesiz kadınların bu kaslardan hoşlanması ve Brad Pitt ve Kıvanç Tatlıtuğ gibi sert ve şekilli karın kaslarıyla ün yapmış aktörler. Sert ve şekilli karın kaslarına sahip olmak isteyen pek çok erkek de karın kası geliştirmenin yollarını aramakta bu uğursa spor salonlarına gitmekte ve çeşitli karın kası aletlerini evine temin etmekte. Bu yazımızda karın kası hareketleri ve egzersizlerini açıklayacak, karın kası nasıl yapılır sorusunun cevabını vermeye çalışacağız.
Öncelikle ifade etmemiz gereken sert ve baklava şeklinde karın kaslarına sahip olmak için spor salonlarına gitmek zorunda olmamanız. Etkili bir karı kası programı uygulayarak evinizde de bu amacınızı başarabilirsiniz. Kas yapabilmek için iki süreci başarıyla yürütmek zorundasınız. Bunlardan ilki belirli fiziksel hareketler ve egzersizler yapmanız, ikincisi ise uygun bir beslenme ve diyet programı ile bu hareketlerinize sindirim alışkanlıklarınızı adapte etmeniz. Başarınız bu iki sürecin beraber yürümesi ile doğru orantılı olacaktır.

Karın Kası Hareketleri

Bütün hareketlerde dikkat etmeniz gereken kural midenizi içeri çekmeniz gerektiğidir. Bu şekilde yapmanız bu ana kaslarda çalıştırmanız gereken çapraz kasların çalışmasını sağlayacaktır. ayrıca sakatlanmalardan ve ağrılardan korunmak için başlamadan önce basit ısınma hareketlerini yapmayı da ihmal etmemeniz sağlığınız için faydalıdır.
karın kası hareketleri
Mekik: Sırtınızın üstünde yere yatın. Derin bir nefes alın ve karnınızı içeri çekin, gözleriniz tavanda olsun, üst vücudunuzu 45 derece kadar yerden kaldırın. Boynunuzdan çekmeyin, bunun sonrasında boyun ağrılarına hatta migrene dönüşebilir. Kasılma pozisyonunda 2-3 saniye kalın sonra başlangıç pozisyonuna dönün. 10-15 tekrardan 3 set uygulayın.
Yan taraflara eğilme: Dimdik ayakta durun ve midenizi içinize çekin. Ayaklarınız düz, elleriniz iki yanda, soldan sağa eğilin. Kalçanızdan dönmediğinize emin olun, üst vücudunuz karşıya baksın soldan sağa eğmeye çalışın. Dik olmanızı sağlayacak, karın kasını ve alt sırt kaslarını çalıştırır. 10-15 tekrardan 3 set uygulayın
Yanlara dönme: Ayakta dik durun, midenizi içeri çekin, ayaklarınız sabitken üst vücudunuzu soldan sağa döndürün. Döndüğünüzde iç ve dış taraftaki karın kaslarınız çalışacak. Bu hareketteki kasılma bir öncekine göre  daha farklı yerlerde olacaktır. 10-15 tekrardan 3 set uygulayın.
Çifte mekik: Ne zaman mekik çekseniz, tüm karın kaslarını çalıştırırsınız ama her zaman karın kaslarının belirli bölümlerini önem vermek gerekir. Çifte mekikle diz kaldırmayı birleştiriyor ve alt karın kaslarına önem veriyor. Sırtüstü yere yatın, ayağınız havada olsun, dizleriniz 90 derecelik bir açı yapsın, baldırınız yere paralel olsun. Derin nefes alın, midenizi içeri çekin, gözleriniz tavana baksın, üst vücudunuzu 45 derece yerden kaldırın. Boynunuzu itmeyin. Kasılma bölgesinde 2-3 saniye durun ve tekrar başlangıç pozisyonuna dönün. 10-15 tekrardan 3 set uygulayın.

Karın Kası Programı

Şekilli kaslara sahip olmak için mutlaka beslenme yöntemlerinize de dikkat etmeniz gerekmektedir. Burada dikkat edilecek temel husus yağ yakmak için yapılması gerekenleri yapmanız yani protein alımını artırmanız, basit şeker tüketimini kısmanız ve kaliteli karbonhidratlara yönelmenizdir. Aşağıda sıraladığımız gıdalar sizim programınız için yol gösterici olabilir.
●Balık ve tavuk başta olmak üzere ızgara olması koşulu ile diğer et ürünleri,
●Yulaf başta olmak üzere diğer tahıllar,
●Lor peyniri başta olmak üzere diğer yağsız yoğurt, süt ve süt ürünleri,
●Yumurtanın beyazı,
●Zeytinyağı, badem gibi çeşitli kuru yemişlerle alınan yağlar, yağlı tohumlar ve tabii ki balık yağı,
●Mercimek ve nohut başta olmak üzere diğer baklagiller,
●Esmer makarna, pirinç pilavı, bulgur ve tam buğday ekmeği başta olmak üzere kompleks karbonhidratlar.



Read more