Elektriklenme Çeşitleri Nelerdir?


ELEKTRİKLENME ÇEŞİTLERİ

Elektriklenme Çeşitleri Bir cisim elektrikle yüklenmesi demek,onun atomlarından elektron sökerek merkezine veya atomlarına dışarıdan elektron eklemek demektir.Cisimleri Elektrikle yüklemenin çok çeşitli yoları vardır.Bu yollardan sadece 3’ünü bilmemiz yeterlidir.
Bunlar:
1-Sürtünmeyle Elektriklenme
2-Dokunmayla Elektriklenme
3-Etkiyle Elektriklenme

1-SÜRTÜNME İLE ELEKTRİKLENME: Günlük yaşantımızda kazağımızı çıkardığımızda veya saçlarımızı tararken çıtır çıtır sesler duyarız.Bunlar cisimlerin sürtünmeyle elektriklenmesinin sonucudur. Yünlü bir kumaşı bir cam parçasına sürttüğümüzde,cam elektron kaybederek (+) yüklenir,kumaş bu elektronları alarak (-) yüklenir. İkinci bir örnek olarak ipek kumaşa sürtülen cam çubukta cam (+) İpek ise (-) yüklenir.Demek ki,birbirine sürtülen maddeler eşit ve zıt işaretli yüklenirler.Sonuçta iki elektrik yükü mevcuttur.Bunlardan elektron alan (-) yüklü,Elektron veren ise (+) yüklüdür.

2-DOKUNMA İLE ELEKTRİKLENME: Yüklü bir metal yüksüz diğer bir metale dokundurulursa,yükün bir kısmı ona geçer ve kendisi ile aynı yükle yüklenir.İletkenler birbirine dokundurulduğunda geçen yükler aslında negatif yüklerdir.Çünkü pozitif yükler çekirdek demek olduğundan,bunların taşınması maddenin olduğu gibi taşınması demektir. Dokunma ile yüklenmede cisimlerin yükleri nasıl paylaşacakları,tamamen cismin fiziksel ve geometrik yapısına bağlıdır.Elektrikle yüklü cisimler birbirine dokundurulduğunda,üzerinde dengelenmemiş(fazla)yükü pay ederler.Bu paylaşma olayı küresel cisimlerin yarı çapları ile doğru orantılıdır. Özet olarak; a) Dokundurulan cisimler özdeş ise yükü aralarında eşit bölüşürler. b) Birbirine değdirilen cisimler eğer küresel yapıdaysa,başlangıçtaki net yükü,yarıçaplarıyla doğru orantılı olarak bölüşürler. Örnek olarak;başlangıçta dokundurulan kürelerden birinin yarıçapı diğerinin iki katıysa,net yükten küçük olan diğeri iki pat alır.Yani toplam yük üçe bölünür.Biri küçük küreye,ikisi büyük küreye verilir. c) İşaretleri farklı küreler birbirine dokundurulursa öncelikle nötrleşme olayı görülür.Kalan yük pay edilir.
ÖRNEK: İpek ipliğe bağlı,(-) yüklü iletken bir kürecik,,yüksüz iletken bir silindirin içine sarkıtılıyor.Kürecik,silindirin dibine değdikten sonra,silindirin iç ve dış yüzeyleri ile küreciğin üzerindeki yük dağılımı nasıl olur?
ÇÖZÜM: (-) yüklü iletken kürecik silindirin dibine değince silindire elektron geçer.Elektron yükleri cisimlerin dış yüzeylerinde dağıldığından,elektron silindirin dış yüzeyine dağılır. İletken bir cismin içerisinde oyuk varsa ve bu oyuğa yüklü bir cisim içten değdirilirse tüm yük oyuk cismin dış yüzeyine dağılır.Dokunan cisim de ise hiç yük kalmaz. NOT: Yüklü metal küre,metal kutuya içten değdirilince yükler hemen metal kutunun dış yüzeyine kaçar.Yani metal kürede hiç yük kalmaz.Bu sonuç;metal kutunun önceden yüklü olup olmadığına bağlı değildir.

UYARI: Dokunma ile elektriklenmede cisim(küre,elektroskop vb.),dokun durulanın yükünün aynı işaretlisi bir yükle yüklenir.

ELEKTROSKOP: Bir cismin elektrikle yüklü olup olmadığını,elektrikle yüklü ise cismin hangi cins elektrik yükü ile yüklü olduğunu anlamaya yarayan basit elektrik aletidir. Elektroskopun yapısında;bir ucunda altın veya alüminyumdan yapılı İki yaprak ve diğer ucunda ise metal bir küre ve metal bir çubuk vardır. Bu sistem yaprakları görebilmek ve onları hava esintisinden korumak için bir muhafaza içerisine yerleştirilmiştir.Elektroskop yüksüz olduğu vakit yaprakları kapalıdır. Yüklendiği zaman yapraklar aynı elektrik yükü ile yükleneceğinden birbirini iterek açılırlar.Yaprakları(-) yükle yüklenmiş elektroskopa,(+) yüklü cam çubuk dokundurulduğunda yapraklar kapanır. Eğer elektroskop (-) yük ile yüklenmiş ise,bu (-) yüklü elektroskopun baş topuzuna (+) yüklü cam çubukla dokunacak olursak yapraklar kapanır.Çünkü zıt elektrik yükleri birbirini çekeceğinden yaprakları kapatır.
ÖRNEK: Negatif yüklü bir elektroskopa,pozitif yüklü bir çubuk yaklaştırılıyor. Yapraklarının durumu ne olur.?
ÇÖZÜM: Zıt yükler birbirini çekeceğinden yapraklardaki (-) yüklerin bir kısmı (+) yüklü çubuk tarafından elektroskopun topuzuna doğru çekilir.Bu durumda yapraklarda (-) yükün azalması olur.yapraklar tam kapanmaz ama biraz kapanır.

3-ETKİ İLE ELEKTRİKLENME: Cam bardaklar üzerinde birbirine dokunan yüksüz ve iletken çubuklar varken sisteme yaklaştırdığımızda sistemde yük ayrımına neden olur. Bu olaya elektrostatik indüksiyon(etki ile elektriklenme) denir.
UYARI: Etki ile elektriklenmede iletken cisim (küre,elektroskop.. vb.) etki edenin yükünün ters işaretlisi bir yükle yüklenir.
ÖRNEK: Negatif yüklü bir A çubuğunu dokunmayacak şekilde yüksüz bir B çubuğuna yaklaştırdıktan sonra B çubuğunu bir iletkenle bağlayıp tekrar iletkeni kaldırırsak ve sonrada A ve B yi birbirinden uzaklaştırırsak B çubuğunun yükü ne olur? B çubuğu topraklandığında A çubuğunun itmesiyle üzerindeki elektronların bir kısmı toprağa gider topraklama kesildiği ve A çubuğu uzaklaştırıldığında B deki (-) yüklerin sayısı azaldığından denge bozulur ve B çubuğu (+) yüklenmiş olur. Yaklaştırılan cisim (+) yüklü ise nötr cisimdeki (-) yükleri çektiğinden A ucu (-) B ucu (+) yüklenmiş olur.

Read more

Toprağın Oluşum Sırası Nasıldır? Çözülme ve Toprak Oluşumu

Topraklar en önemli doğal kaynaklarımızdan yalnızca biri değil, aynı zamanda ekosistemlerin en önemli taşıyıcı ve çevrimci gücüdür. En uygun koşullarda 1 cm’lik toprak oluşumu için 100 ila 400 yıl geçmesi gerekirken, bu toprağın işlenebilir, verimli bir yapıya kavuşması için en az 3 bin ile 12 bin yıl geçmesi gerekmektedir. Bir avuç toprağı elinize alıp incelerseniz onun, kendisini oluşturan çeşitli kayaçlardan çok farklı olduğunu hemen anlarsınız. Bu yumuşak, gözenekli yapı, esasında içinde önemli düzeyde yaşam barındıran bambaşka bir ekosistemdir.
İster dağlara gidin, ister ovaya ya da bozkırlara, çevrenizdeki en hakim görüntü adeta her şeyi bağrına alan topraklar olacaktır. Ancak uzaydan dünyaya baktığımızda ise yerkürenin büyük bölümünün sularla kaplı olduğu dikkat çeker. Kıtaların karasal alanlarının verimli toprak miktarları ise oldukça azdır.
Büyük çöller, kayalık ve buzullarla kaplı alanların dışında kalan topraklar, aslında birbirinden ne denli farklıdır. Bu farklılıkları ayırt edebilmek için uzmanlık gerek şüphesiz.
İşte “Toprak Bilimci”ler yaşamı adeta var eden bu sihirli yeryüzü dokusunun özelliklerini anlamak, verimliliğini korumak ve geleceğe emanet edeceğimiz yeryüzü yaşamının sürdürülebilir olması için, bir başka deyimle “toprak yönetiminin” sürdürülebilir olması gereğini ortaya koyma çabasında olan insanlardır. Oysa geleceğe yönelik göstergeler çok iç açıcı görünmemektedir. Dünyamız bugün, şimdiye kadar görülen en fazla genç nüfusa sahip olup, toplam dünya nüfusunun neredeyse yarısı (ve yüzde 63’ü en az gelişmiş ülkelerde) 25 yaşın altındaki insanlardan oluşmaktadır. Artan nüfusun besin emniyetinin sağlanması, geleceğimizi ilgilendiren en önemli konulardan başta gelenidir. Peki bu besinler nerde üretilecek? Tarım teknolojilerindeki gelişmelere rağmen yeterli beslenemeyen ya da besinsizlik nedeniyle açlık düzeyinde yaşayan milyonlarca insan, doğal kaynakları daha iyi yönetmemiz için bize gereken sinyalleri zaten vermiyor mu? En iyimser hesaplarla dünya potansiyel gıda üretimi 11 milyar civarında insanı besleyebilecektir. Fakat ortalama tüketim arttığı takdirde, örneğin 9 bin kalorilik düzeye çıktığında, dünyamızın nüfus taşıma kapasitesi 7.5 milyar kişi civarında olacaktır. Bu rakamların yükselebilmesi için besin üreten alanların ve 3 milyar ha'lık meraların sürdürülebilir şekilde kullanılması ve iyileştirilmesi gerekmektedir.
Toprak kaynaklarının sınırlı olduğu düşünülünce, gelişmekte olan ülkelerin beklentilerini gerçekleştirebilmesi oldukça zor görünmektedir. Örneğin; 1974’lerde dünya nüfusunun yüzde 5.7’sini oluşturan ABD’de doğan orta halli bir çocuğun çevresine yaptığı baskı (zorlama) Hindistan'da doğan orta halli bir çocuğun yaptığı baskıdan 25 ile 50 kat fazla olmaktaydı. Tüketim alışkanlıklarımızla doğal kaynakların yıpranmadan üretim kapasitelerini nasıl dengeleyeceğiz? 


Toprak Nedir?
Topraklar en önemli doğal kaynaklarımızdan yalnızca biri değil aynı zamanda ekosistemlerin en önemli taşıyıcı ve çevrimci gücüdür. Bir avuç toprağı elinize alıp incelerseniz onun, kendisini oluşturan çeşitli kayaçlardan çok farklı olduğunu hemen anlarsınız. Bu yumuşak, gözenekli yapı, esasında içinde önemli düzeyde yaşam barındıran bambaşka bir ekosistemdir. 

Toprağı Oluşturan Temel Yapı Maddeleri
Toprakların orijinal şekilleri bozulmadan incelendiği takdirde katı maddeler, boşluklar sisteminden oluştuğu ilk anda göze çarpan niteliklerdir. Bu boşluklar sistemi içinde belirli düzeyde hava ve su yer alır. Genel olarak toprak hacminin yüzde 50’si boşluklardan, diğer yüzde 50’si de katı fazdan oluşmaktadır. Katı kısımlar içinde yüzde 45 kadarını mineral maddelerden oluşmuş anorganik parçacıklar ve yüzde 5’ini de organik kısım oluşturmaktadır. Organik kısmın içinde ölü bitkisel ve hayvansal dokular ile bunların ayrışma ve yeniden sentezlenme süreçlerinden geçerek oluşmuş kolloidal toprak organik maddesi olan humus yer alır. Topraktaki organik kısmın geriye kalanı toprak canlılarını kapsamaktadır. 1910 yılında "France" adlı biliminsanının terimlendirdiği bu organik kısım Edafon
Toprak yalnızca organizmaların çevresini oluşturan bir “ortam” olmayıp, aynı zamanda organizmalar tarafından üretilip geliştirilen son derece karmaşık bir üründür. Karasal canlıların tümü, yaşam süreçlerinin sürekliliği bakımından doğrudan ya da dolaylı olarak toprağa bağımlıdırlar. Toprak kavramının alt sınırını, biyolojik etkenliğin son bulduğu derinlik oluşturur. Çoğunluk doğal bitkilerin etkili kök derinliğinin son bulduğu toprak sınırının altında o toprağın oluşumunda esas sağlayan ana kaya yer almaktadır. Toprak oluşum süreçleri sonunda ana kaya üzerinde farklı oluşum katmanları içeren değişik toprak tipleri meydana gelmektedir.
(Edaphon) olarak tanımlanmaktadır. Yeryüzü üzerinde dağılım gösteren topraklar bazı toprak yapıcı faktörlerin etkisi altında oluşmuş ve nitelik kazanmışlardır. Bu faktörler ana kaya, iklim, yeryüzü şekilleri, biyolojik varlıklar (vejetasyon ve edafon) ve zamandır. Toprak bilimciler toprakları basitçe inorganik katı bileşenler, organik madde ve içinde değişen oranlarda hava ve su bulunan boşluklardan oluşan bir yapı olarak tanımlarlar. Ancak bu yapı kendi içinde özel bir mimari bileşime sahiptir.
Biraz daha detaylı olarak toprağı oluşturan temel unsurları 6 başlık altında tanımlamak olasıdır.
Bunlar; 

• Kaba Anorganik Partiküller: Çapı 200 mm’den büyük ve pek çok toprağın kuru kütlesinin yüzde 5 ile yüzde 90’ını oluşturan kısımdır (çakıl, kum, silt).
• Kolloidal Anorganik Partiküller: Çapı 200 nm’den küçük, kuru kütlenin yüzde 10 ile 80’ini oluşturan kısım, toprağın iyon değişimi, bünye, renk gibi özellikleri ile ilgilidir.
• Organik Madde: Toprakların yüzde 1-40 bazen 90’ını oluşturan ve kolloidal anorganik madde olan killerden ayrılması çok zor olan kısım. Toprağın renk, bünye ve iyon değişimi nitelikleri ile ilgilidir.
• Canlı Organizmalar: Taze ağırlığın yüzde 0.2 si kadar. Toprak oluşumu, besin döngüleri, pH kontrolü ve redoks potansiyeli ile ilgili.
• Toprak Çözeltisi: Toprak taze kütlesinin en fazla yüzde 50’si kadar olabilir. Bitki ve toprak mikroorganizmaları için besin ortamı ve taşıyıcısı.
• Toprak Atmosferi: Toprakta tutulan gaz fazı. 0.0013 g/cm3 yoğunlukta ve doğal toprak ortamının yüzde 50 kadarıdır.
Öncü Rus toprak bilimciler bir toprak taneciğinin sahip olduğu yaşamsal nitelikler nedeniyle onu "mikro-kosmoz" (mikro evren) olarak tanımlamışlardır. Toprakların verimliliği, toprakta bulunan organizma aktiviteleri ve oluşturdukları reaksiyonların yönü ile çok yakından ilgilidir. Bitkilerin gereksinimi olan karbon, azot, fosfor, kükürt, demir, magnezyum vb. elementler, mikroorganizmalar yolu ile çeşitli sentez ve analizler sonucunda onlara yararlı şekle çevrilir. Mikroorganizmalar bu tür işlemleri kendi besin ve enerji gereksinimlerini sağlarken oluştururlar. Örneğin; mikroorganizmalar bitkilerin yararlanamadığı elementel azotu (N2=dinitrojen) atmosferden tutarak (fiksasyon) bitkilerin yararlanabileceği şekillere çevirirler ya da karmaşık yapıdaki bitkisel ve hayvansal doku kalıntılarının ayrıştırılması ile bünyede tutulan karbon CO2 şeklinde açığa çıkarılırken diğer besin elementleri de bu mineralleşme süreçleri sonucunda serbest hale geçerler. Mikroorganizmaların karbon döngüsüne yapmış oldukları bu katkı, bitkilerin CO2’yi kullanmaları ile düzenlenir ve bu karbonun kullanılması ile yeni organik dokular oluşturulur. 
TOPRAĞIN TANIMI ve OLUŞUMU Yeryüzündeki kara parçaları, toplam yeryüzü alanının %29.2sini oluşturmaktadır. Dünyamızda kutuplarla birlikte altı kara parçası bulunmaktadır. Kara parçalarının derinlikleri, insanlar için önemli petrol ve madenleri içermektedir. Canlıların besin ihtiyacı ise derinliklerden değil, yüzey tabakalarındaki canlı üretimlerden karşılanır. Toprak deyimi, genellikle yerkabuğunu oluşturan kayaların, fiziksel ve kimyasal ayrışması sonucunda biyolojik olayların da yardımı ile meydana gelen gevşek yeryüzü örtüsüne verilen genel addır. Buna rağmen toprağın herkes tarafından beklenen faydası ve fonksiyonuna göre başka tanımlamaları da vardır. Toprak, üzerinde ve içinde geniş bir canlı alemini barındıran, bitkilerimi durak yeri ve besin kaynağı olan ve belirli oranda katı, sıvı ve gaz içeren maddeler topluluğunun genel adıdır. Toprağın meydana gelmesi çok kolay olmamaktadır. Belirli bir süre içinde iklim şartlarının ve bitki örtüsünün ana kayaya etkisi sonucunda ortaya çıkmaktadır. Bu bakımdan bunu kendi isteğimiz doğrultusunda arttırmak elimizde değildir. Fakat meydana gelmiş toprağı korumak elimizdedir. Toprağın meydana gelmesinde beş ana faktör rol oynar. Bunlar: 1-Bitki örtüsü ve canlılar 2- İklim 3- Anakaya veya ana madde 4- Topografya 5- Zaman Toprak, besin maddelerini ve suyu depo edebilmektedir. Bitkiler de topraktan bu besin maddelerini ve suyu alarak yapraklarında, dallarında ve çiçeklerinde havanın CO2 ve ışık enerjisi ile birleştirerek bir takım organik bileşikler meydana getirmektedir. Ayrıca toprak içinde yaşayan çeşitli canlılar, toprağın oluşumunda önemli rol oynamaktadır. Toprak içinde yer alan mikroorganizmalar, toprağa düşen çeşitli organik maddeleri parçalayıp ayrıştırırlar. Böylece toprağın renginin koyulaşması, esmer bir şekil alması bu organik maddeler sayesinde olur. Organik madde miktarının fazlalığı da, toprağın, erozyona karşı mukavemetini arttırır. İklim, gerek ana kayayı fiziksel ve kimyasal değişikliğe uğratarak, gerekse bitki örtüsü ve canlılara dolaylı etkisi ile toprak oluşumunda etkili olan faktördür. Ana kaya ise, toprağın hammaddesini teşkil eder. Toprağın oluşum hızı ve bunun derecesi, belirli oranlarda arazinin topoğrafik özelliklerine bağlıdır. Arazinin düz, eğimli veya engebeli olması, toprağın tekstürü ve kalınlığında büyük rol oynar. Toprak oluşumu, uzun süreyi kapsayan bir zaman sürecinde gerçekleşir. Zaman, toprağın kalınlık derecesinde ve fazlalaşmasında, olgunlaşmasında önemli rol oynar.

TOPRAĞIN BAZI ÖNEMLİ ÖZELLİKLERİ 
Toprağın oluşum faktörlerine göre ortaya çıkan çeşitli özellikleri vardır. Toprakta renk, bünye, yapı, kıvam, geçirgenlik, su ve besin tutma özelliği, reaksiyon durumu, tuzluluk, organik madde yüzdesi, kireç ve bazı mineral yüzdesi ve eğim gibi hususlar toprağın bazı önemli özelliklerini meydana getirir. 1-Renk Toprağın bileşimi, organik madde yüzdesi, nem ve ana maddesine göre toprağın rengi değişmektedir. Toprağın rengine bakarak bir çok özellikleri tahmin edilebilir. Mesela; humus yönünden zengin olan toprakta çevresindeki diğer topraklardan daha koyu bir renk tonu dikkati çeker. 2- Bünye Toprağı meydana getiren değişik irilikteki zerrelerin karışım oranına toprak bünyesi denir. Zerrelerin irilik derecesine göre topraklar değişik isimler alırlar. Eğer zerrelerin büyüklük derecesi 0.002 mm. den daha küçük ise, kil; 0.002 ile 0.02 mm. arsında olursa mil; 0.02 mm. ile 0.2 mm. arasında ise, kum diyoruz. 3- Yapı Toprakta yapı, toprak zerrelerinin kümelenme derecesi, biçimleri ve bunun çeşitli şekillerine denir. Yapı itibariyle topraklar; taneli, blok, prizmatik, pul ve yapışız olarak sınıflandırılabilir. 4- Kıvam Toprakların sertlik, sıkılık, yapışkanlık, plastiklik, organik madde yüzdesi, kil yüzdesi, işleme şartları gibi özelliklerine göre kıvam değerlendirilmesi yapılır. Buna göre her toprağın kıvamı farklılık gösterir. Mesela; killi topraklar sert ve sıkı kıvamlı olup, işlenmesi bir hayli zordur. Kum yüzdesi fazla olan topraklar ise, gevşek topraklardır. 5- Toprak Reaksiyonu Toprak suyu, iyon halinde birçok madde ihtiva eden bir solisyondan ibarettir. Yani, bir karışımdır. Toprak reaksiyonu, bu karışımdaki hidrojen ve hidroksil iyonları arasındaki orana göredir. Eğer topraktaki hidrojen iyonları fazla ise, toprak asit; eğer hidroksil iyonları fazla ise, toprak bazik veya alkalin olarak değerlendirilir.
Çözülme ve Toprak Oluşumu

DIŞ KUVVETLER
Enerjisini güneşten alan ve yer şekillerinin oluşmasında yıkıcı etkiye sahip olan kuvvetlere dış kuvvetler denir.

TAŞLARIN ÇÖZÜLMESİ Fiziksel (Mekanik ) Çözülme
Kayaların, dış kuvvetlerin etkisiyle fiziki yapılarında görülen parçalanma, ufalanma ve ayrışma olayıdır. Mekanik çözülmede en fazla etkili olan faktör , sıcaklık farkıdır. Sıcaklık farkı arttıkça mekanik çözülme de artar. En fazla görüldüğü iklimçöl iklimidir. Ayrıca karasal iklimlerde de fazladır.Yurdumuzda İç Anadolu, Doğu Anadolu Bölgesi’ndeve G.Doğu Anadolu Bölgelerinde fazladır.

Kimyasal Çözülme
Kayaları oluşturan unsurların eriyerek, kimyasal bileşimlerinin değişmesi sonucundaki ayrışma olayıdır. Kimyasal çözülmede en fazla nem miktarı etkilidir. Ayrıca sıcaklığın da etkisi vardır. Fakat sıcaklık çözünürlülük hızında etkilidir. Dolayısıyla yağış miktarı ve sıcaklık arttıkça kimyasal çözülme de artar. En fazla görüldüğü iklim Ekvatoral iklimdir. Ayrıca Savan, Muson ve ılıman Okyanus iklimlerinde de fazladır. Yurdumuzda ise bütün kıyı bölgelerimizde fazladır. En fazla Doğu Karadeniz Bölümü’nde görülür.

Biyolojik Çözülme
Bitkiler kökleri vasıtasıyla kayaları hem mekanik, hem de kimyasal yolla ayrışmaya uğratır. Bitkilerin yapmış olduğu ayrışma Ekvatoral Bölgede, Muson iklim Bölgesinde ve Ilıman Okyanus iklim bölgesinde fazladır.

TOPRAK OLUŞUMU (Pedojenez)
Toprak,taşların çözülmesi ve içine çeşitli canlı kalıntılarının karışmasıyla oluşur.

ETKİLİ FAKTÖRLER
İklim ve bitki örtüsü: Kimyasal çözülme ile toprak oluştuğundan, Ekvatoral iklimde toprak oluşumu çok hızlı iken, çöl ikliminde toprak oluşumu çok yavaştır. Taşların özelliği: Karstik arazilerde toprak oluşumu daha kolaydır. Arazinin eğimi: Eğimli arazilerde toprak oluşumu daha yavaştır. Zaman: Kaba bir hesaplama yapacak olursak 1cm toprak için 150-350 yıl gereklidir.Tarım için en az 60 cm toprak gereklidir. En uygun şartlar altında tarım toprağı 20.000 yılda oluşur.

TOPRAK KATMANLARI (Horizon)

A Horizonu: En üstte, iyice ayrışmış ve organik maddelerce zengin tabakadır. Ekim-dikim işleri burada yapılır (40cm).
B Horizonu: Üstte yıkanan tuz ve kil gibi maddelerin biriktiği kattır.
C Horizonu: Temeldeki ana kayanın iri parçalarından oluşan katmandır.
D (R) Horizonu: Henüz çözülmeye uğramamış ana kayadır.

A.TAŞINMIŞ TOPRAKLAR
Dış kuvvetlerin etkisiyle aşınarak,taşınan maddelerin çukur yerlerde veya düz yerlerde birikmesiyle oluşur. Ör: Alüvyon, lös, moren. Bu toprakların ortak özelliği mineral maddelerce zengin olmalarıdır. Türkiye’de bunlardan en yaygın olanı alüvyon toprağı bulunur. Akarsu çevrelerinde görülür.

B.YERLİ TOPRAKLAR
Ana kayanın bulunduğu yerde fiziksel ve kimyasal yolla ayrışması sonucu oluşurlar. Bu toprakların genel özelliğinde daha çok iklim-bitki örtüsü ve kayanın özelliği etkilidir. Bitki kök, dal ve yapraklarının toprakta çürümesi sonucu humus oluşur.Yerli topraklar, iklim özelliğine göre nemli ve kurak bölge toprakları diye ikiye ayrılır.

1.NEMLİ BÖLGE TOPRAKLARI
Yağışın fazla olduğu iklimlerde görülür. Toprağın üst katında yıkanmanın etkisiyle mineral ve tuz bileşikleri azdır. Tundra Toprağı Kutuplara yakın yerde görülür. Yılın büyük bir kısmında donmuş halde bulunur. Yaz mevsiminde bataklık halini alan, tarıma elverişsiz topraklardır. Podzol Toprağı: Orta kuşağın soğuk ve nemli bölgelerinde iğne yapraklı ormanlar altında oluşmuş topraklardır. Yıkanmanın etkisiyle açık renklidir. Verimi düşüktür. Türkiye’de Batı Karadeniz Bölümünde görülür.Kahverengi Orman Toprağı: Orta kuşağın nemli ve ılıman bölgelerindeki geniş yapraklı ormanlar altında oluşmuş topraklardır. Humus bakımından zengin, verimli topraklardır. Türkiye’de Karadeniz Bölgesi’nin büyük bir bölümünde , Trakya’nın kuzeyinde Yıldız Dağlarında, İç Batı Anadolu’da, G.Doğu Toros dağlarında ve yer yer İç Anadolu Bölgesi’nin yüksek yerlerindeki orman örtüsü altında görülür. Terra-Rossa Toprakları: Akdeniz iklim bölgesinde kalkerli arazi üzerinde görülürler. Demir oksitçe zengin oldukları için kırmızı renklidirler. Türkiye’de Akdeniz, Ege ve Güney Marmara Bölümünde ve G.Doğu Anadolu Bölgesi’nin batısında görülürler. Laterit Toprağı: Dönenceler arasındaki sıcak ve nemli iklim bölgelerinde görülen kırmızı renkli topraklardır. Organik ve kimyasal ayrışma çok hızlıdır. Bunun sonucunda humus birikimi azdır ve verimi düşüktür. Türkiye’de bu topraklarla benzer özellik gösteren topraklar Doğu Karadeniz Bölümünde görülür.

2.KURAK VE YARI NEMLİ BÖLGE TOPRAKLARI
Kurak bölgede oluşan topraklarda yağış azlığı nedeniyle, yıkanma azdır. Bundan dolayı tuz ve kireç oranı fazladır. Yarı nemli bölge topraklarında step bitki örtüsünün çürüyerek toprağa karışması sonucu humus birikmesi olur. Bu sebeple verimlidirler.

Çernozyomlar (Kara Topraklar)
Ilıman kuşağın yarı nemli bölgelerinde görülür. Gür ot topluluğunun çürüyerek toprağa karışmasından dolayı humus birikimi fazla olan dünyanın en verimli toprağıdır. Bu topraklarda erken kış bastırınca reaksiyon tamamlanmadan duruyor ve organik madde kalıyor. Bu yüzden humus bakımından zengin. Türkiye’de Erzurum-Kars Bölümü’nde görülürler.

Kestane Renkli Step Toprakları
Yağışların az olduğu step bitki örtüsü altında görülür. Humus birikimi azdır. Verimi düşüktür. Kireç ve tuz oranı yüksektir. Türkiye'de İç Anadolu , G.doğu Anadolu ve Doğu Anadolu Bölgelerinde görülürler.

Çöl Toprakları
Çöl bölgelerinin tarıma elverişsiz topraklarıdır. Kimyasal ve organik çözülmenin yetersizliğinden dolayı daha çok kum yığınlarından oluşur.
Read more

2012 Yeni Sezon Pileli Etek Elbise Giysi Modelleri


Pileli etek ve Pileli eteğe sahip elbise modelleri tekrardan moda oldu. Bu yılın modası olan Pileli etek ve Pileli elbise modellerini siz değerli takipçilerimiz için araştırdık. Web sayfamızda bulunan Pileli etek ve Pileli elbise modellerini elinizden terzilik işi geliyorsa sizlerde evinizde dikebilirsiniz. Pileli elbiselerde bu yılın moda rengi beyaz ve kırmızı. Gelin birbirinden güzel elbise modellerine hep birlikte göz atalım. Belki de aradığınız elbise modeli web sayfamızdadır. Bu arada pileli etekler sürekli ütü istiyor. Eğer ütü yapmayı sevmiyorsanız bu etek ve elbiseleri önermiyoruz.
2012 Yeni Sezon Pileli Etek Elbise Giysi Modelleri
Read more

Yüzde Problemleri, Çözümlü Test Soruları ve Cevapları


BASİT YÜZDE HESAPLARI

1. Bir sınıfta matematik dersinden başarı göste­renler % 60, bu dersten 8 in üstünde not alan­lar, başarı gösterenlerin %20 sidir. Aynı sınıfta, coğrafya dersinden başarı gösterenler % 90 dır. Bu sınıfta coğrafya dersinden başarı gösterenlerden matematik notu 8 in üstünde olanlar, en az yüzde kaçtır?
A) 10 B) 8 C) 6 D) 4 E) 2
2. 0,008 hangi sayının yüzde 40 ı dır?
A) 0,0002 B) 0,002 C) 0,0032
D) 0,032 E) 0,02
3. Bir sınıfta 40 erkek öğrenci vardır. Erkek öğrencilerin 32 si, kızların ise %70 i matematik dersinden başarılıdır. Tüm sınıfın %75 i bu derste başarılı olduğuna göre sınıf mevcuttur kaçtır?
A) 74 B) 76 C) 78 D) 80 E) 82
4. Bir satıcının tanesini 2000 liraya mal ettiği bir koli bardağın yarısı taşıma sırasında kırılmıştır. Bu satıcı kalan bardakların tanesini 3000 liradan satmıştır. Buna göre, maliyet üzerinden, sonuçtaki kar-zarar durumu aşağıdakilerden hangisidir?
A) %50 kâr B) %25 kâr C) %50 zarar
D) %25 zarar E) Ne kâr, ne zarar
5. Haftalık harçlığının %10 nunu biriktiren bir öğrencinin 6 hafta sonunda 90 000 TL si olmuştur. Bu öğrencinin haftalık harçlığı kaç TL dir?
A) 80 000 B) 90 000 C) 100 000
D) 120 000 E) 150 000
6. Binde 4 ü 7 olan sayı kaçtır?
A) 1700 B) 1750 C) 1800
D) 1850 E) 1900
7. Buğdaydan ağırlığının %80 i kadar un, undan da ağırlığının %120 si kadar hamur elde edilmektedir. Buna göre, 480 kg hamur elde etmek için kaç kg buğday gereklidir?
A) 600 B) 540 C) 500 D) 480 E) 450
8. %25 i kız öğrenci olan bir sınıfa 10 kız öğrenci daha katıldığında, sınıftaki kız öğrenci oranı %40 olmuştur. Buna göre, sınıftaki erkek öğrenci sayısı kaçtır?
A) 25 B) 30 C) 35 D) 40 E) 45
9. % 24 ü 86424 olan sayı kaçtır?
A) 360100 B) 354196 C) 320120
D) 36100 E) 36010
10. Bir miktar pastanın ini İlknur, geriye kalanını da Buse yemiştir. İlknur'un yediği pasta, Buse'nin yediği pastanın % kaçı kadar fazladır?
A) 65 B) 60 C) 50 D) 40 E) 30
11. a sayısı b sayısının %16 sı, b sayısı da c sayısının %25 i dir. Buna göre, a sayısı c sayısının yüzde kaçıdır?
A) 8 B) 6 C) 5 D) 4 E) 3
12. Bir gezi grubundaki bayanların sayısı erkeklerin sayısının %40 dir. Bu grupta bulunan bayanların sayısı 20 den fazla olduğuna göre, erkeklerin sayısı en az kaçtır?
A) 55 B) 54 C) 50 D) 44 E) 33

İÇ-DIŞ YÜZDE HESAPLARI

14. Bir satıcı bir malı %10 karla 99 liraya, başka bir malı da %10 zararla 99 liraya satılıyor. Satıcının bu iki alışveriş sonucundaki kâr-zarar durumu nedir?
A) 2 lira kârlı B) 2 lira zararlı
C) 4 lira kârlı D) 4 lira zararlı
E) Ne kârlı ne de zararlı
15. Bir kalem ile bir silginin toplam fiyatı 750 kuruştur. Kalemin fiyatı silginin fiyatının iki katıdır. Kalemin fiyatı %10 artırılır, silginin fiyatı %20 azaltılırsa, kalem ile silginin toplam fiyatı kaç kuruş olur.
A) 825 B) 750 C) 700 D) 660 E) 550
16. Ucuzluk yapan bir mağaza, fiyatlarda % 25 indirim yapıyor, ilk hafta satışın az olduğunu görünce ikin­ci hafta indirimli fiyatlar üzerinden % 20 indirim daha yapıyor. Mağaza sahibinin yaptığı tüm indi­rim yüzde kaçtır?
A) 32,5 B) 35 C) 37,5 D) 40 E) 42,5
17. Bir satıcı bir malı yüzde 20 karla satarken, satış fiyatı üzerinden yüzde 20 indirim yaparak 384 liraya satıyor. Bu malın maliyeti kaç liradır?
A) 410 B) 400 C) 380 D) 370 E) 360
18. Bir bakkal bir miktar baharatı etiket fiyatının %40 eksiğine almış ve etiket fiyatının %10 eksiğine satmıştır. Bakkal bu satıştan % kaç kar etmiştir?
A) 25 B) 30 C) 40 D) 45 E) 50
19. Bir işyerinde günlük ücret zammı için seçenek vardır. Birincisi net 90 lira, ikincisi günlüğün %15 i dir. Bu işyerinde günlüğü a lira olan bir işçi 90 liralık zammı, b lira olan da %15 lik zammı tercih etmiştir. Buna göre aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
A) a<600 B) a<900 C) a
D) 900 E) b<800
20. Bir fabrikada aynı malı üreten üç makine, bir günde x, y ve z miktarda mal üretebiliyor. x miktarda üretim yapan makinenin kapasitesi %20 artırılıp, y ve z miktarda üretim yapan makinelerin kapasiteleri %5 er azaltılırsa günlük üretim miktarı değişmiyor. Buna göre x, y ve z arasında nasıl bir bağıntı vardır?
A) x=4(y+z) B) 2x=y+z C) 4x=y+z D) x=2(y+z) E) x=y+z
21. %15 zararla 170 liraya satılan bir mal %15 karla satılsaydı kaç liraya satılırdı?
A) 220 B) 221 C) 225 D) 230 E) 240
22. Aynı evi paylaşan bir grup öğrenci 120 000 lira kira giderini eşit olarak bölüşüyorlar. Eve bir arkadaşları daha yerleşince kişi başına düşen kira gideri %25 azalıyor. Buna göre son durumda kişi başına düşen ev kirası kaç liradır?
A) 15 000 B) 20 000 C) 24 000
D) 30 000 E) 40 000
23. Bir mal etiket fiyatı üzerinden %6 indirim yapılarak 37 600 liraya satılmıştır. Bu malın etiket fiyatı kaç liradır?
A) 38 400 B) 39 600 C) 40 000
D) 44 400 E) 46 200
24. Bir malın etiket fiyatı, maliyeti üzerinden %40 karla hesaplanmıştır. Bu mal, etiket fiyatı üzerinden %15 indirimle satılırsa, elde edilen kar yüzde kaç olur?
A) 30 B) 27 C) 25 D) 22 E) 19
25. Bir satıcı, elindeki malın önce % 5 ini, daha sonra da kalan malın % 10 nünü satmıştır. Buna göre başlangıçtaki malın yüzde kaçı satılmamıştır?
A) 84 B) 84,5 C) 85 D) 85,5 E) 86
27. Bir lastik çekilip uzatıldığında boyu % 110 artıyor. Buna göre, çekilmiş halde 0,63 metre olan lasti­ğin çekilmeden önceki boyu kaç metredir?
A) 0,22 B) 0,24 C) 0,27
D) 0,30 E) 0,33
28. Etiket fiyatı 312 000 lira olan bir ayakkabı, indirimli satışlarda 299 000 liraya satılarak maliyet fiyatına göre, %5 daha az kar elde edilmiştir. Buna göre, ayakkabının indirimli satıştaki kar oranı maliyet fiyatı üzerinden yüzde kaçtır?
A) 5 B) 10 C) 15 D) 20 E) 25
29. Bir kırtasiyeci elindeki kalemlerin 60 tanesini %10 kârla, geriye kalanları da %30 kârla satıyor. Kırtasiyecinin bu satışın sonucundaki kârı %25 olduğuna göre, %30 kârla kaç kalem satmıştır?
A) 180 B) 150 C) 100 D) 80 E) 60
30. Maliyeti a lira olan bir gömlek %30 karla (3a-510 000) liraya satılmıştır. Bu gömleğin maliyeti kaç liradır?
A) 210 000 B) 240 000 C) 250 000
D) 300 000 E) 340 000
32. Etiket fiyatı maliyet üzerinden %5 karla he­saplanan bir malın indirimli fiyatı etiket fiyatından 75 000 TL azdır. Bu mal indirimli fiyatla satıldığında maliyet üzerinden %20 zarar edildiğine göre, malın maliyeti kaç TL dir?
A) 200 000 B) 250 000 C) 300 000
D) 350 000 E) 400 000
33. x liraya alınan bir mal %60 karla 3x-140 000 liraya satılmıştır? Bu satıştan kaç lira kar edilmiştir?
A) 60 000 B) 65 000 C) 70 000
D) 75 000 E) 80 000
34. Bir malın etiket fiyatı üzerinden %25 indirim yapıldığında satıcının kârı %35 olduğuna göre, satıcı etiket fiyatını yüzde kaç kârla hesaplamıştır?
A) 80 B) 75 C) 70 D) 65 E) 60
35. Bir üreticinin brüt ücretinden bu ücretin yüzde 30 u, yüzde 5 i ve binde 4 ü olmak üzere üç ayrı kesinti yapılmaktadır. Bu üreticinin net ücreti 32 300 000 TL olduğuna göre, brüt ücret kaç TL dir?
A) 40 000 000 B) 45 000 000
C) 50 000 000 D) 55 000 000
E) 60 000 000
36. Bir musluk boş su deposunu 15 saatte doldurmaktadır. Musluktan birim zamanda akan su miktarını %25 azalırsa boş su deposu kaç saatte dolar?
A) 26 B) 25 C) 24 D) 22 E) 20
39. x > 0 olmak koşuluyla bir malın etiket fiyatı dur. İndirimli fiyatı olduğuna göre, etiket fiyatı üzerinden yapılan indirim yapılan indirim yüzde kaçtır?
A) 22 B) 33 C) 38 D) 40 E) 44
40. a TL ye alınan bir mal alış fiyatı üzerinden %20 kârla b TL ye, etiket fiyatı b TL olan bir mal da %20 indirimle c TL ye satılıyor. Buna göre, a, b, c arasındaki ilişki aşağıdakilerden hangisidir?
A) c B) c B) a
D) a=b E) a=c
41. Bir mal alış fiyatının 3 katı, satış fiyatının sine eşittir. Bu mal, % kaç kârla satılmaktadır?
A) 20 B) 25 C) 30 D) 35 E) 40
1-E 1981 ÖSS
2-E 1984 ÖSS
3-D 1987 ÖSS
Read more

Galatasaraylı Tomas Ujfalusi Yeni İmajı

Galatasaray’a geldiği ilk günden bu yana Florya Metin Oktay Tesisleri’ndeki sıcak tavırları ile dikkat çeken Tomas Ujfalusi, dün Florya Metin Oktay Tesisleri’nde yapılan antrenmana yeni imajı ile çıktı.
Hem Florya hem de Avutusturya kampında yapılan antrenmanlarda uzun sakalları ile dikkatleri çeken ve sarı-kırmızılı taraftarlarca ‘Survivor’ lakabını alan Tomas Ujfalusi, dün akşam yapılan antrenmana sakallarını keserek geldi.


Çek futbolcu, eski hali ile yeni hali arasındaki farklılık futbolcular tarafından şakalaşmalara neden oldu.
Read more

Kısa Çizgi Nedir? Özellikleri, Kullanım Yerleri ve Örnekler


1. Satıra sığmayan kelimeler bölünürken satır sonuna konur:
Soğuktan mı titriyordum, yoksa heyecandan, üzüntüden mi bilmem. Havuzun suyu bulanık. Kapının saatleri 12′yi geçmiş. Kanepelerde kimseler yok. Tramvay ne fena gıcırdadı! Tramvaydaki adam bir tanıdık mı idi acaba? Ne diye öyle dönüp dönüp baktı? Yoksa kimseciklerin oturmadığı kanepelerde bu saatte pek başıboşlar mı oturur?
(Sait Faik Abasıyanık, Havuz Başı)
2. Ara sözleri ve ara cümleleri ayırmak için kullanılır:
Örnek olsun diye -örnek istemez ya- söylüyorum.
3. Dil bilgisinde kökleri ve ekleri ayırmak için konur:
al-ış, dur-ak, Dur-sun, Dur-muş, gör-gü-süz-lük.
4. Dil bilgisinde fiil kök ve gövdelerini göstermek için kullanılır:
al-, dur-, gör-, ver-; başar-, kana-, okut-, taşla-, yazdır-.
5. Dil bilgisinde eklerin başına konur:
-den, -lık, -ış, -ak.
6. Dil bilgisinde heceleri göstermek için kullanılır:
a-raş-tır-ma, bi-le-zik, du-ruş-ma, ku-yum-cu-luk, ya-zar-lık, prog-ram.
7. Eski harfli metinlerin yeni yazıya aktarılmasında Arapça ve Farsça kurallara göre yapılmış tamlamaların, birleşik ve türemiş kelimelerin ögelerini ayırmak için kullanılır:
dârü’l-fünûn, resm-i geçit, resm-i kabûl, Cemiyet-i Akvâm, Hâkimiyet-i Milliye, Servet-i Fünûn, hokka-bâz, âteş-perest, menfaat-perest, bî-bedel, nâ-mağlûb, fî-sebîlillâh, min-tarafillâh, bilâ-ücret.
8. Kelimeler arasında “-den…-a, ve, ile, ilâ, arasında” anlamlarını vermek üzere kullanılır:
Türkçe-Fransızca Sözlük, Aydın-İzmir yolu, Ankara-İstanbul uçak seferleri, Türk-Alman ilişkileri, Ural-Altay dil grubu, 09.30 – 10.30, Beşiktaş-Fenerbahçe karşılaşması, Manas Destanı’nda soy-dil-din üçgeni, 1914-1918 Birinci Dünya Savaşı, 1995-1996 öğretim yılı.
9. Bazı terim ve kuruluş adlarında kelimeler arasına konur:
sıfat-fiil, zarf-fiil; Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi, Fen-Edebiyat Fakültesi.
10. Yabancı özel adlarda ve henüz dilimize mal olmadığı için özgün imlâlarıyla yazılan yabancı kelimelerde kullanılır:
Joliot-Curie, Lévy-Bruhl, Saint-Gotthard, Sainte-Beuve, Boulogne-sur-Mer, Bouches-du-Rhône, Salins-les-Bains, by-pass, check-up, Aix-en-Provence.
11. Adres yazarken semt ile şehir arasına konur:
Kurtuluş – ANKARA
12. Matematikte çıkarma işareti olarak kullanılır:
50 – 20 = 30
Read more

Angry Birds’e Küfürbaz Türk Martısı!


 
Türk Martısı Beep Bird, dünyaca ünlü Angry Birds oyununa iş başvurusunda bulundu.
Angry Birds kuşlarından biri olmak için İstanbul’ dan iş başvurusu yapan Beep Bird isimli küfürbaz martı, yayınladığı bir video ile neden bu işe kalkıştığını açıkladı.
Angry Birds'e Türk martısı!FacebookTwitter ve LinkedIn‘ de hesapları bulunan Beep Bird, takipçilerinden destek istiyor.
Çok sinirli bir karaktere sahip olan Beep Bir, BLAB adlı bir ajans tarafından yaratılmış. İstanbul’ da geçmesi muhtemel olan yeni Angry Birds oyunu için bir viral reklam kampanyası olabilir. Geçen ay Kültür ve Turizm Bakanlığı konu ile ilgili bir açıklama yaparak yapımcı firma Rovio ile İstanbul temalı oyun hakkında görüştüklerini doğrulamıştı. Buda Beep Bird’ in viral reklam kampanyası olma olasılığını güçlendiriyor. Tabi detaylı bilgi daha yok çünkü olay daha çok taze, konu detaylandıkça sizleri bilgilendireceğiz.
Bu arada bu da Beep Bird’ in videosu. Baya da bir küfür ediyor bu yahu, Angry Birds oyununa yakışabilecek en iyi Türk diyebiliriz. Cuk oturuyor :)
Read more