The Wanted - Glad You Came [Agustik] @Slacker Radio [Canlı Performans]

Read more

Miley Cyrus Anorexic Değilim Sadece Yemeklere Alerjim Var

Kilosunu bukadar iyi dengede tutabilen Miley Cyrus'a son zamanlarda sıkca sorulan sorulardan biriside Anorexic hastalıgının olup olmadıgıydı. Miley bu sorularına sonunda cevap verdi. Anorexic degilim sadece yemeklere alerjim var diyerek olaya açıklık getirdi.
Anorexic Nedir?
Read more

Anorexia Nedir ? Anorexia Hastalık Mıdır?

Anorexia insanların kendilerini açlığa mahkum ettikleri bir yeme bozukluğudur.Bu rahatsızlık genellikle ergenlik dönemindeki gençlerde görülür. Anorexia problemi yaşayan kişiler çok aşırı derecede kilo kaybederler ve kiloları normalde olmaları gereken kilonun % 15 ?ı kadar daha azdır. Anorexia problemi olan kişiler son derece ince hatta sıska görünümde olmalarına rağmen kendilerini aşırı kilolu görürler. Kilo kaybı genelde hiç yemek yememe, aşırı egzersizler, diüretik ve laksatif ilaçların kullanımı ile ortaya çıkar.
Anorexia problemi olan kişilerin en büyük korkusu kilo almaktır ve genellikle bu rahatsızlık gelişme çağındaki genç kızlarda görülür. Bu kişiler hastalıklı denebilecek kadar ince bir görünüme sahip olsalar da kendilerini kilolu görürler ve tuhaf yeme alışkanlıkları sergilerler, örneğin diğer insanlarla bir arada yemek istemezler, ya da başkaları için büyük öğünler hazırlarlar ama kendileri bir lokma bile tatmazlar. Bu yeme bozukluğu da tıpkı bulimia gibi balerin, manken, fotomodel, dansçı, sporcu gibi kişiler arasında yaygındır. Eğer bu şekilde yeme bozukluğu olan bir yakınınız varsa onu size karşı çıkmasına rağmen ne olursa olsun doktora gitmeye ikna etmelisiniz.
Anorexianın çeşitli belirtileri vardır. Öncelikle kişi yaşına, boyuna ve vücut yapısına göre olması gereken kilonun çok altındadır. 3-4 ay üst üste regl olmama durumu ortaya çıkar, ayrıca korku, edişe, halsizlik, konsantrasyon eksikliği, kalori alma korkusu yaşar. Cilt çok kurudur ve nefes darlığı problemi görülür. Bu sorun derhal tedavi edilmezse ciddi sağlık problemleri ortaya çıkar. Kemiklerde osteoporoz belirtileri başlar ve çabuk kırılır hale gelir, mineral eksikliği görülür, vücut ısısı düşer, kalp atışları düzensizleşir ve büyüme yavaşlar. Sürekli laksatif ve diüretik ilaçların kullanımı da başta bağırsaklar olmak üzere metabolizmanın dengesini bozar.
Anorexia hamilelik döneminde de ciddi sağlık sorunlarına yol açar. Hamile bir bayanın sağlıklı bir doğum yapabilmesi için 10-15 kilo alması gerekirken böyle bir kilo alımı anorexia problemi olan birine 50-60 kilo almak gibi gözükür. Her tür yiyecekten yeteri miktarda alınmaması anne ve bebek sağlığını tehlikeye sokar ve genelde prematüre bebekler doğar.
Bulimia ile anorexia arasındaki en önemli fark bulimia problemi olan kişiler çok aşırı derecede yeme nöbetleri geçirdikten sonra bunları kusma ve benzeri şekillerde boşaltırlar. Anorexia problemi olanlar ise hemen hemen hiç yemek yemezler fakat ne olursa olsun zamanında devreye girecek bir uzman yardımı ile anorexia problemi de tıpkı bulimia gibi tedavi edilebilir
Read more

Instagram 'ı kim satın aldı?

Facebook'un Ceo'su Mark Zuckerberg 1 Milyar dolara Instagram satın aldığını kendi facebook sayfasından duyurdu..
Facebook, akıllı telefonlarda kullanılan, popüler fotoğraf paylaşım uygulaması Instagram'ı bir milyar dolara satın alacağını açıkladı.

Facebook'tan yapılan açıklamada, ödeminin nakit ve hisseyle yapılacağı belirtildi. Ekim 2010'da piyasaya sürülen Instagram başlangıçta yalnızca IPhone'lar için geliştirilmişti. Geçen hafta uygulamanın Android sürümü de çıktı. Facebook'un İcra Kurulu Başkanı Mark Zuckerberg, Instagram'ı ayrı bir marka olarak korumaya özen göstereceklerini, uygulamanın Twitter gibi rakip sosyal paylaşım ağlarıyla da kullanılabileceğini söyledi. Instagram'ın 30 milyon kadar kullanıcısı olduğu belirtilityor.
Read more

Makyajsız Demi Lovato

Ünlülerin dünyasında en çok merak edilen konu Makyajsız halleridir. İşte son dönemin en iyi çıkışlarından Demi Lovato 'nun Makyajsız fotoğrafı
Read more

Diyabet nedir? Nasıl Tedavi Edilir?

Diyabet, başta karbonhidratlar olmak üzere protein ve yağ metabolizmasını ilgilendiren bir metabolizma hastalığıdır ve kendisini kan şekerinin sürekli yüksek olması ile gösterir. Diyabet hastalarındaki temel metabolik bozukluk, kan yoluyla taşınan glükozun şekerin hücrelerin içine girememesidir.

Normal koşullarda besinlerden elde edilen veya karaciğerdeki depolardan kana salınan glükoz pankreas tarafından salgılanan İNSÜLİN hormonunun yardımıyla hücre içine girer ve orada yakılarak enerjiye dönüşür.

Hücrelerin üzerinde değişik maddelerin girmesine izin verilen kapılar vardır. Bu kapılar normalde kilitlidirler ve uygun anahtar varlığında açılırlar. Diyabet, hücrelerin üzerindeki glükoz kapısının açılamaması durumudur. Bu örnekten ilerlersek diyabet, anahtar işlevi gören İNSÜLİN hormonu yetersizliğine ve/veya insülinin etkilediği reseptörlerin hücre kapısındaki kilidin bozukluğuna bağlı gelişmektedir.

Kaç tip diyabet vardır? Diyabet sıklığı ne kadardır?

Nedenlerine göre bir çok diyabet tipi olmakla birlikte diyabet vakalarının çok büyük bir kısmını Tip 1 ve Tip 2 diyabet vakaları oluşturmaktadır.

Diyabet nedir? Nasıl meydana gelir?

Diyabet, başta karbonhidratlar olmak üzere protein ve yağ metabolizmasını ilgilendiren bir metabolizma hastalığıdır ve kendisini kan şekerinin sürekli yüksek olması ile gösterir. Diyabet hastalarındaki temel metabolik bozukluk, kan yoluyla taşınan glükozun şekerin hücrelerin içine girememesidir. Normal koşullarda besinlerden elde edilen veya karaciğerdeki depolardan kana salınan glükoz pankreas tarafından salgılanan İNSÜLİN hormonunun yardımıyla hücre içine girer ve orada yakılarak enerjiye dönüşür. Hücrelerin üzerinde değişik maddelerin girmesine izin verilen kapılar vardır. Bu kapılar normalde kilitlidirler ve uygun anahtar varlığında açılırlar. Diyabet, hücrelerin üzerindeki glükoz kapısının açılamaması durumudur. Bu örnekten ilerlersek diyabet, anahtar işlevi gören İNSÜLİN hormonu yetersizliğine ve/veya insülinin etkilediği reseptörlerin hücre kapısındaki kilidin bozukluğuna bağlı gelişmektedir.

Read more

İnternet kullanıcı hakları bildirgesi nedir?

Artık adı sık sık sansür ve yasaklamalarla anılan Türkiye İnterneti, 12 Nisan'da 19. yılını dolduruyor. Heryıl çeşitli etkinliklerle kutlanan ve 22 Nisan'a kadar sürecek İnternet Haftası da başladı.

Konuyla ilgili çeşitli kurum ve kuruluşlar, İnternet Haftasına “Kullanıcı Hakları Bildirgesi”ni açıklayarak merhaba dedi.

Elektrik Mühendisleri Odası, Alternatif Bilişim Derneği, İnternet Teknolojileri Derneği, Linux Kullanıcıları Derneği, SansüreSansür, Pardus Kullanıcıları Derneği ve Ankara Barosu Bilişim Kurulu gibi kurumların imzaladığı bildirge Makina Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi'nde bir basın toplantısı ile açıkladı.

İşte "Kullanıcı Hakları Bildirgesi"

İnternet'e erişim temel bir haktır.

Devlet gerekli yasal düzenlemeler ve icra organlarıyla bu hakkı güvence altına almakla yükümlüdür.

İnternet'e erişim için gerekli olan altyapı teknolojilerinden, mümkünse ücretsiz ya da olabilecek en az bedeller karşılığında faydalanabilmek herkesin hakkıdır.

Ulusal/fiziki sınırların olmadığı, evrensel bir ortam olan internette kullanıcılar, hiç bir sınıfsal, ulusal, kültürel, cinsel, dinsel vb. ayrımlar gözetilmeksizin eşittirler.

İnternet'in etkin bir biçimde kullanılabilmesi için gerekli güncel bilgileri temel eğitim sisteminin bir parçası haline getirmek bir kamu sorumluluğudur.

İnternet için kurulan altyapılar şeffaf olmalıdır. Bu sistemler için kullanılan donanımsal/yazılımsal teknolojiler ile bu yapıları kuran/işleten, özel/kamusal kuruluşlar kullanıcıların denetimlerine açık olmalıdır. Şeffaflık yurttaşın temel hakkı, kamusal düzenleyici ve hizmet sağlayıcıların ödevidir.

Kullanıcıların seçimlerine saygı, İnternetin hem sosyal açıdan hem de teknik açıdan özgürce gelişebilmesi için ağ tarafsızlığı, altyapı ve hizmet sağlayıcılar için zorunlu bir ilkedir. Ağ tarafsızlığı, altyapı ve hizmet sağlayıcılarının farklı içerik ve uygulamalar arasında ayrımcılık yapamayacağı anlamına gelir. Ayrıca kullanıcının her ekipmanı, içeriği ve hizmeti, hizmet sağlayıcının herhangi bir müdahalesi olmadan kullanabilmesini mümkün kılar. Tarafsız internet erişimi her kullanıcının hakkıdır.

İnternet bugün, düşünce ve ifade özgürlüğünün gerçekleştiği öncelikli iletişim alanı haline gelmiştir; aynı şekilde, müdahale edilmeden, sansürlenmeden bilgi edinme ve haber alma hakkının özgürce kullanılabildiği en önemli platformdur. Dahası, internet herkesi bir yayıncı haline getirmekte, bu yönüyle iletişimi demokratikleştirmekte ve kamu yararının ortaya çıktığı ayrıcalıklı iletişim ve etkileşim platformuna dönüşmektedir. İşte bu yüzden, internetin evrenselliği, bütünlüğü, açıklığı ve çok sesliliği korunmalıdır.

İnternet insani etkileşim ve sosyal ilişki için temel bir platform haline gelmiştir. Bu durum, internet erişimini en az seyahat özgürlüğü kadar temel bir insan hakkı haline getirmektedir. Bugün bir insanın seyahat özgürlüğü engellenemeyeceği gibi, internet erişimi de engellenemez.

İnternet, sadece bir iletişim alanı değildir; o bir etkileşim alanıdır. Bu da interneti örgütlenme özgürlüğünün asli parçası haline getirmektedir. İnternet bugün insanların örgütlenmek, demokratik bir biçimde katılımda bulunmak, tepki ve protestolarını demokratik bir biçimde ifade etmek için kullandıkları en önemli platform haline gelmiştir. Bu yüzden internete erişim hakkı, örgütlenme hakkının asli bir parçasıdır ve kısıtlanması demokratik hakların ihlali demektir.

İnternetin gayri-merkezi, tarafsız, sınır-aşan ve etkileşimli doğası, onu düşünce, ifade, bilgi edinme ve haber alma özgürlüğünün asli parçası kılmaktadır. İnternete devlet denetimi ve gözetimi, ifade ve örgütlenme özgürlüğünün önündeki en büyük engellerdir. Özgür ve sınırsız bir İnternet her kullanıcının hakkıdır. İnternet erişim hakkının korunması, temel haklar olan düşünce, ifade, bilgi edinme ve haber alma özgürlüğünün korunmasına sıkı sıkıya bağlıdır. Dünyayı izleyebilen, kendi adına seçimler yapabilen geniş görüşlü fertler olabilmek için sınırsız ve özgür internet erişimi elzemdir.

Düzenleyici yasalar, sansür ve yasakları değil, hak ve özgürlükleri öncelemelidir. Suçla mücadele, çocuk ve aileyi korumak, terörizm gibi konjoktürel, muğlak, evrensel olmayan sebeplerle gerçekleştirilen erişim engellemeleri, kelime yasakları, merkezi filtrelemeler vb. yasak ve yaptırımlar sansürdür. İnternet'te sansür İnternet kullanıcılarının bilgiye erişim hak ve özgürlüğünü ihlal eder. Sansürsüz İnternet her yurttaşın hakkıdır.

İnsanlar şeffaf yasal zorunluluklar olmadığı sürece İnternet ortamındaki faaliyetleri nedeniyle kimliklerini açıklamaya zorlanamazlar. Anonim olmak her kullanıcının hakkıdır. Temel bir hak olan mahremiyet hakkı internet üzerinde yasal güvence altında olmak zorundadır.

İnternet kullanıcılarının kişisel verilerinin gizliliği esastır. Kullanıcılar, bu verilerinin hangi amaçlarla toplandığı ve nasıl kullanıldığını bilmek, buna itiraz etmek, kişisel verilerinin silinmesini, yok edilmesini istemek hakkına sahiptir.
Read more

Rihanna Yeni Kısacık Şortuyla

Rihanna geçtigimiz günlerde Sydney sokaklarında sexy kısacık şortuyla görüntülendi.
İşte o fotoğraflar


Read more

Skrillex, Ellie Goulding ve Swedish House Mafia'dan Yeni Şarkı


Skrillex, Ellie Goulding ve Swedish House mafia üçlüsünün yeni şarkıları çok yakında yayınlanıyor
Read more

Amasya'da mayın patlaması sonucu şehit olan askerlerin isimleri

Amasya'da mayın patlaması sonucu ilk belirlemelere göre 1 asker şehit oldu, 6 asker yaralandı.

Kayseri nüfusuna kayıtlı Murat Erdem'in şehit olduğunu, 6 askeri personelin de yaralandığını söyledi.

Yaralılar, Amasya Sabuncuoğlu Şerefeddin Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.
Taşova ilçesi Çiğdemlik mevkisinde sivil askeri aracın geçişi sırasında mayın patladı.

Patlama sonucu ilk belirlemelere göre 1 asker şehit oldu, 6 asker yaralandı.

Yaralı askerler çevredeki hastanelere kaldırıldı.
Read more

Kanserden korunmak için önemli tavsiyeler nelerdir ?

ABD'deki Ulusal Kanser Enstitüsü'nün Nobel ödüllü Direktörü Harold Varmus, kanserden korunmak için tütün mamulleri kullanılmamasını, kilonun normal sınırlarda tutulmasını, aşırı güneş ışığına maruz kalınmamasını ve egzersiz yapılmasını önerdi.

Varmus, Bilkent Üniversitesi'nde genetik üzerine araştırmalar yürüten bilim insanlarını ziyaret etti. Kanserden korunma yollarının sorulması üzerine Varmus, kansere yakalanma riskini azaltmak için kaçınılması gereken durumlar olduğunu söyledi.

''Ancak ne yapılırsa yapılsın kanser olma riski taşınabileceğini bilmek önemlidir'' diyen Varmus, kanserin vücutta gelişen bir hastalık olduğunu, ancak riskin azaltılabileceğini vurguladı.

Varmus, kanseri önlemek için şu önerilerde bulundu:

''Birincisi; tütün mamulleri kullanmayın. Sigara içmek kansere yakalanma konusunda tek başına en büyük risk faktörüdür. İkinci olarak, kilonuzu normal sınırlarda tutmaya çalışın. Aşırı kilolu olmak bazı kanser türleri için ciddi bir risk faktörüdür.

Üçüncüsü; aşırı güneş ışığına maruz kalmaktır. Çünkü güneş ışığı bazı cilt kanserlerine yol açabilir.

Dördüncüsü; egzersiz yapmaktır, çünkü egzersiz yapmak kilonuzu kontrol altında tutmaya yardımcı olur.''

Rutin taramaların kanserin erken teşhis edilmesine yardımcı olduğuna işaret eden Varmus, bu taramaların özellikle rahim ağzı, kolon, göğüs ve cilt kanserlerinde önem taşıdığını söyledi.

“ÇIKARIMLARDA BULUNMAK YANLIŞ”
Kansere yakalanmada stres ve akıl sağlığının risk faktörleri arasında düşünüldüğünü, ancak bu konuyla ilgili bilimsel verilerin çok zayıf olduğunu belirten Varmus, ''İnsanlar kansere bu tarz bir sebep bulmak istiyorlar ama her kanserin böyle bir sebebi olmayabilir. 'Evliliğim kötüydü, iş bulamadım, çok çalışıyordum' gibi sebeplerle 'kanser oldum' demek çok saçma. 'O bu sebeple kanser oldu, kötü şeyler yaşadı, ben bu tecrübeleri yaşamadım, o zaman kanser olmayacağım' diye bir çıkarımda bulunmak yanlıştır'' dedi.

Varmus, kansere yakalanmada genetik faktörlerin de önemli olduğunu ifade etti. Genetik faktörlerin sadece nadir görülen kanserlerde ölçülebildiğini anlatan Varmus, ''Ama genetik riskler vardır. Kötü genlere sahipseniz bunu değiştiremezsiniz, ama kendinizi korumak için bazı şeyler yapabilirsiniz. Bunun en iyi örneği, bazı kolon, göğüs ve yumurtalık kanserleridir ve korunmak için yapabileceğiniz şeyler vardır'' dedi.

“TÜRK ARAŞTIRMACILARLA ÇALIŞIYORUZ”
Varmus, ABD ile Türkiye arasında kanser üzerine araştırma faaliyetlerinde işbirliğinin geliştirilmesine ilişkin de ''Her zaman herkesle işbirliği yapmak isteriz, işbirliği için kağıt imzalamaya gerek yok. Türk meslektaşlarımızla zaten birtakım ortak işler yapıyoruz. Toplantılar, projeler yapıyoruz. Dünyanın her yerinde bizimle çalışmak isteyen herkesi memnuniyetle kabul ederiz'' dedi.

Kanser tedavilerinin geleceğine ilişkin değerlendirmede bulunan Varmus, hedefe odaklı tedavi yöntemleri uygulandığını ifade ederek, ''Mükemmel değiller, bazıları çok işe yarıyor ve geleceğe dair bize büyük umutlar veriyor'' diye konuştu

Kaynak;ntvmsnbc
Read more

Google+ trafiği arttı, Facebook trafiği azaldı

Google’ın sunduğu hizmetlerin daha iyi kullanılabilmesi için oluşturduğu ancak internet kullanıcıları tarafından Facebook’un rakibi kabul edilen Google+’ın ziyaret trafiği artıyor. Facebook ise beklenmedik bir düşüşe sahne olmuş durumda.

ntvmsnbc
Güncelleme: 09:42 TSİ 09 Nisan. 2012 Pazartesi
Experian Hitwise sitesinin yaptığı araştırmaya göre, Google+’ın Şubat-Mart arasındaki bir aylık dönemde ziyaretçi trafiği yüzde 27 artarak toplamda 61 milyonun üzerine çıktı.

Google+’da yaşanan artışa karşılık, Facebook’un ziyaretçi trafiği Temmuz 2011 ile Mart 2012 arasındaki dokuz aylık dönemde yüzde 15 azaldı. Bu rakam, ziyaretçi trafiğinin 1.3 milyar azaldığı anlamına geliyor. Ziyaretçi trafiğindeki ciddi azalışa rağmen, Mart ayında ziyaret edilme rakamı yaklaşık yedi milyara ulaşan Facebook, bu alanda Google+’ı 114’e katladı.

Google CEO’su Larry Page, Ocak ayında yaptığı açıklamada, Google+’ın üye sayısının 100 milyonu aştığını belirtmişti. Üye sayısı, o günden bu yana 110 milyona ulaşmış durumda.



RAKAMLARDAKİ OYNAMANIN SEBEBİ NE?
Experian Hitwise’ın açıkladığı sıralamaya göre, Google+ sosyal ağ kategorisinde ele alındığında, Mart ayında en çok ziyaret edilen siteler sıralamasında altıncı oldu. Birinci sırada Facebook yer alırken, sırasıyla ardından gelen siteler Twitter, Pinterest, Linkedin ve Tagged oldu.

Experian Hitwise, bir sitenin ziyaret edilmesinin, belli bir zaman aralığında o siteye kaç defa girildiğine bağlı olduğuna belirtti. Eğer bir siteye yarım saat içinde 10 defa bile girip çıksanız, bu bir ziyaret kabul ediliyor. Ancak ilk giriş yaptıktan yarım saat sonra siteye tekrar girerseniz, bu ikinci bir ziyaret olarak yazılıyor.


Kısaca, sitelerin ziyaret trafiğinin artması veya azalması, spesifik kullanıcıları gösteren bir veri değil. Ayrıca, ziyaret trafiğinin artışı o sitenin popülerliğiyle ters orantılı olabilir. Ocak ayında, ComScore sitesinin yaptığı araştırmada, Google+’da her ay ortalama 3.3 dakika geçirdiğini tespit etmişti. Aynı rakam, Facebook için 7,5 saat. Ancak araştırmada dikkat edilmesi gereken önemli bir detay, mobil cihazlardan yapılan ziyaretlerin sayılmamış olması.

Experian Hitwise’ın sunduğu rakamlar, ComScore araştırmasının ardından sosyal medya platformları hakkında yeni bilgiler açığa çıkardı. Ancak Google+ rakamları hala kesin olmaktan çok uzak. Kullanıcıların kaçı profillerine giriyor (log in), hesap ayarları yapıyor veya arkadaşlarının girdilerine yorum yapıyor, belli değil. Bu rakamların ne zaman ve nasıl belli olacağı ise esrarengiz bir konu olmaya devam ediyor.
Read more

Sony, Xperia S Nedir?

Sony Mobile Communications, 2012 yılında Türkiye’deki akıllı telefon piyasasında kozu olacak Sony Xperia S’i tanıttı. Türkiye’de bu yıl içinde 250 bin satılması beklenen telefonun piyasaya sürüleceği fiyat 1599 TL.

Kaynak;ntvmsnbc


Sony Xperia, Cuma günü Akdeniz Bölge Başkanı Antonios Barounas ile Türkiye, Yunanistan ve İsrail Pazarlama Direktörü Aysun Şabanlı’nın yer aldığı tanıtımla Türk basınına tanıtıldı.

Barounas, Xperia’nın, Sony Entertainment Network ile sunulan eğlence platformunu tamamlamayan son üyesi olduğunu belirtti. TV, PC, tablet ve akıllı telefonun yer aldığı dört ekran deneyimini tamamlayan Xperia, Fizy’i de içinde bulunduran çok farklı bir müzik içeriği ve kalitesi sunacak. NFC özelliğiyle, Xperia, Sony müzik sistemleriyle Bluetooth bağlantısıyla çalışan bir ses sistemine dönüşecek. Farklı tasarımıyla dikkat çeken Xperia'nın şeffaf bandı, kullanıcının isteğine göre farklı renklere sahip olabiliyor.

Sony’nin Türkiye pazarındaki başarısına ve hedeflerine değinen Şabanlı, 2011’de dünya genelinde 28 milyon Xperia akıllı telefonu sattıklarını, 2012’de, Sony’nin Akdeniz bölgesi merkezlerinden biri olan Türkiye’deki satışlarla bu rakamı daha da artırmak istediklerini belirtti. Türkiye akıllı telefon piyasasındaki payını 2011’de yüzde 23’ten yüzde 34’e çıkaran Sony, Google Android ile bu yıl daha da büyük bir başarı elde etmek ve satışlarını yüzde 100 artırmak istiyor.
Read more