ödev etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ödev etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Elektronların Dizilimi Ve Kimyasal Özellikleri Nelerdir? Konu Anlatımı


C. ELEKTRONLARIN DİZİLİMİ ve KİMYASAL ÖZELLİKLER
Elementlerin büyük bir kısmı tabiatta saf hâlde bulunmaz. Çoğunlukla başka elementlerle bileşikler oluşturmuş şekilde bulunurlar. Elementlerin bileşik oluşturma istekleri onların kararlı yapıya ulaşma istekleri ile ilgilidir. Her element atomunun kararlı olduğu bir yapı vardır. Bazı elementler saf hâlde kararlı iken bazıları da bileşikleri hâlinde iken kararlıdır. Atomların kararlılıkları özellikle en dış katmanında bulunan elektron sayısı ile ilgili bir durumdur. Tek katmanlı atomda 2 elektron var ise kararlıdır. İki katmanlı atomun ikinci katmanında 8 elektron varsa kararlıdır. Üç katmanlı atomun üçüncü katmanında 8 elektron varsa kararlıdır. * Helyum atomunun çekirdeğinde 2 proton vardır. Buna göre katmanlarında da toplam 2 elektron bulunur. Öyleyse Helyum atomunun bir katmanı ve bu katmanında , ( 1. katmanda : 2 elektron ) 2 elektron vardır. * Neon atomunun çekirdeğinde 10 proton vardır. Buna göre katmanlarında da toplam 10 elektron bulunur. Öyleyse Neon atomunun iki katmanı ve bu katmanlarında, ( 1. katmanda : 2 elektron ve 2. katmanda : 8 elektron ) 10 elektron vardır. * Argon atomunun çekirdeğinde 18 proton vardır. Buna göre katmanlarında da toplam 18 elektron bulunur. Öyleyse Argon atomunun  üç katmanı ve bu katmanlarında, ( 1. katmanda : 2 elektron, 2. katmanda : 8 elektron ve 3. katmanda : 8 elektron ) 18 elektron vardır.  He, Ne ve Ar atomları son katmanlarında kararlı yapı için gerekli sayıdaki elektronları bulundurmaktadır. Bu nedenle He, Ne ve Ar atomları kararlı yapıdadır. Kimyasal değişmeler sonucunda atom çekirdeğinde bir değişim olmaz ve değişim katmanlarda bulunan elektron sayısında meydana gelir.    Bir atom son katmanında kararlı yapıdaki elektron sayısını bulundurabilmek için başka bir atomdan elektron alır ya da başka bir atoma elektron verir. Bu durumda atom çekirdeğinde bulunan proton sayısı ile elektron sayısı arasındaki eşitlik bozulur.1. İyonElektron alışverişi ile oluşan pozitif ( + ) ya da negatif ( – ) yüklü taneciklere iyon denir.a. AnyonBir atomun elektron alması sonucunda oluşan negatif ( – ) yüklü taneciktir. Bu durumu Oksijen ( O ) atomu üzerinde ifade edersek ;Oksijen atomunun çekirdeğinde 8 proton ve katmanlarında da 8 elektron vardır. Elektronların katmanlara dağılımı şekilde verilmiştir.
Read more

Kombinasyon Nedir? Örnek Çözümlü Sorular ve Konu Anlatımı


n elemanlı bir kümesin r elemanlı bir alt kümesine n nin r li bir kombinasyonu denir.

Örneğin A = {a, b, c, d} 4 elemanlı bir kümenin üçlü kombinasyonları;

{a, b, c} , {a, b, d}, {a, c, d}, {b, c, d} olmak üzere 4 tanedir. Bunların her biri A nın üçlü bir kombinasyonudur.
n elemanlı bir kümenin r elemanlı kombinasyonlarının sayısı

simgeleri ile gösterilir. Bu sayı ise

olarak da yazılabileceğini görünüz.

n elemanlı r li kombinasyonlarının sayısı için şu dört eşitlik ve özelliği gösterebiliriz.


IV) r sayısı 0 dan başlayarak den küçük en büyük tam sayıya kadar değiştiğinde gitgide artan değer alır.

içinde gitgide azalan değerler alır. (r ile n-r değerlerinde ise eşit olmaktadır.)


ÖRNEK:
Herhangi üçü doğrusal olmayan 10 nokta kaç doğru belirtir?

ÇÖZÜM:
10 nun ikili kombinasyonları kadar doğru belirtilir. = 45

ÖRNEK :
Herhangi üçü doğrusal olmayan 10 noktayla köşeleri bu noktalar olan kaç üçgen çizilebilir?

ÇÖZÜM :
10 nun üçlü kombinasyonları kadar üçgen çizilebilir.



ÖRNEK :
Üçü bir doğru diğer dördü bir doğru üzerinde olan 7 nokta kaç doğru belirtir?

ÇÖZÜM:


Şekilde görüldüğü gibi 3 nokta bir doğru 4 noktada bir doğru üzerindedir.

Önce 7 noktadan

doğru geçer.

3 noktadan

doğru geçerdi ancak bu 1 doğru üzerindedir.

4 noktadan

doğru geçerdi ama şimdi 1 doğru geçiyor. O halde 21 – 3 + 1 – 6 + 1 = 14 doğru bulunur.
Pratikte d1 doğrusu üzerinde 3 nokta d2 doğrusu üzerinde 4 nokta var.
Bunlardan
3.4 = 12 doğru geçer. d1 ve d2 yi alırsak
12 + 1 + 1 = 14 doğru bulunur.


ÖRNEK :
Bir sınavda 12 soru sorulmuştur. Baştan 3 soruyu herkesin yapması zorunludur. Diğer sorulardan 7 tane seçerek yanıtlaması istenmektedir. sınava giren bir öğrenci bunu kaç değişik şekilde yapabilir?

ÇÖZÜM :
12 –3 = 9 sorudan 7 tane seçecektir.


değişik seçenek vardır.


ÖRNEK :
Birbirine paralel 5 doğru ile bunları kesen ve birbirine paralel 6 doğru çiziliyor. Bu doğrular kaç tane değişik paralel kenar oluşturur?

ÇÖZÜM :

Verilen doğrular şekilde olduğu gibi d1, d2, d3, d4, d5 ve a1, a2, a3, a4, a5, a6 olsun. Karşılıklı kenarları olan dörtgenler paralel kenar olduğu için paralellerden ikişer ikişer almanız gerekir. O halde paralel kenar sayısı


ÖRNEK :


ÇÖZÜM :
Yamuk, karşılıklı iki kenarı paralel diğer iki kenarı paralel olmayan dörtgendir. O halde yamuk sayısı,



ÖRNEK :
10 voleybol oyuncusundan belli biri kaptandır. Kaptan daima takımda bulunmak üzere 6 kişilik değişik kaç voleybol takımı kurulabilir?

ÇÖZÜM :
Biri her takımda bulunacağı için 9 oyuncudan 5 ini seçmek gerekir. O halde



ÖRNEK :
9 kişilik bir gruptan 5’i A, 4’ü B kentine kaç değişik biçimde gider?

ÇÖZÜM:
9 kişiden 5’i A kentine gider geriye kalan 4’ü B ye gider. O halde yalnız A kentine giden-lerin sayısını bulmak yeterlidir.



ÖRNEK :
10 kişilik bir gruptan 5’i A, 3’ü B ve 2’si C kentine kaç değişik biçimde gider?

ÇÖZÜM :



ÖRNEK :
C(n,2) = 45 ise n kaçtır?

(C(n,2) , n elemanlı ikili kombinasyonlarının sayısıdır.)
ÇÖZÜM:



ÖRNEK :
bir torbada 5 kırmızı, 12 Beyaz bilye vardır. Bu torbadaki bilyelerle 1 kırmızı 3 beyaz olmak üzere kaç değişik grup bilye elde edilir?

ÇÖZÜM :



ÖRNEK :
Bir sandıkta bulunan 12 ampulden 4 ü bozuktur. Bu sandıktan 1 i bozuk 3 ü sağlam olmak üzere kaç değişik grup oluşturulabilir?

ÇÖZÜM :
4 ü bozuksa 8 i sağlamdır. O halde,
Read more

Halk Edebiyatı Genel Özellikleri Nelerdir?

Halk Edebiyatı Genel Özellikleri

HALK EDEBİYATI

Anonim Halk Edebiyatı Aşık Edebiyatı Tasavvuf (Tekke) Edebiyatı
Söyleyeni   belli olamayan, halkın ortak malı olan bir edebiyattır. Aşk, doğa,   yiğitlik, ölüm vb. konuları ele alan, söyleyeni belli olan bir edebiyattır. Dini –   tasavvufi konuları işleyen, tekkelerde gelişen bir edebiyattır.
Sözlü   geleneğe dayalıdır. Halk hikayelerinde eski destanların, şiirlerde ise sagu   ve koşukların etkileri açıkça görülür. Bu   edebiyatın yaratıcıları usta-çırak ilişkisiyle yetişen gezginci aşıklardır. 13.yy’da   gelişmeye başlayan Tekke edebiyatının asıl kurucusu Türkistanlı Hoca Ahmet   Yesevi’dir.
Şiirlerde   hece ölçüsü kullanılmıştır. Nazım birimi dörtlüktür. Hece   ölçüsünün genellikle 7, 8, 11’li kalıpları kullanılmıştır. Nazım birimi   dörtlüktür. Yesevilik,   Babailik, Mevlevilik, Bayramilik, Bektaşilik gibi tarikatlarda gelişmiştir.
Daha çok   yarım ve cinaslı kafiyeye yer verilmiş, redifler bolca kullanılmıştır. Yalın bir   dil kullanılmıştır. Söz sanatları çok azdır. Allah aşkı,   Allah’a ulaşmanın yolu, dünyanın faniliği, nefsin öldürülmesi, insan sevgisi,   ölüm vb. konular işlenmiştir.
Eserlerde   yalın bir dil kullanılmıştır. Şiirlerin   son dörtlüğünde şairin adı (mahlas) geçer. Nazım   birimi dörtlüktür. En çok yarım uyak kullanılmıştır. Hem hece hem aruz   kullanılmıştır.
Aşk, doğa,   özlem, yiğitlik vb. konular işlenmiştir. Şiirler saz   eşliğinde söylenir. Doğaçlama yoluyla oluşturulur. Dil, yalın   olmakla birlikte Arapça ve

Farsça’dan alınan tasavvuf terimlerine yer verilmiştir.
Türkü,   mani, ninni, bilmece,  tekerleme gibi   manzum türlerde; masal, atasözü, fıkra, halk hikayeleri gibi mensur türlerde   eserler söylenmiştir. Divan   şiirinden etkilenen bazı şairler aruzla da şiirler yazmıştır. (Yunus Emre,   Aşık Ömer, Gevheri, Dertli, Seyrani…) Söz   sanatları yok denecek kadar azdır. Şiirlerin çoğu ezgili (besteli)dir.
Koşma,   semai, varsağı, destan başlıca nazım biçimidir. İlahi,   nefes, nutuk, deme, şathiye, devriye başlıca nazım türleridir.
Cönk: Aşık edebiyatı şairlerinin şiirlerinin toplandığı defterlere   denir. Bu defterler, şiir antolojisi niteliği taşır. Ahmet   Yesevi, Gülşehri, Sultan Velet, Yunus Emre, Hacı Bayram Veli, Mevlana, Pir   Sultan Abdal, Eşrefoğlu Rumî, Aziz Mahmut Hüdai, Kaygusuz Abdal, Hacı Bektaşi   Veli…
Karacaoğlan,   Köroğlu, Aşık Ömer, Gevheri, Dadaloğlu, Kayıkçı Kul Mustafa, Dertli,   Bayburtlu Zihni, Erzurumlu Emrah, Seyrani, Noksani, Ruhsati, Aşık Veysel,   Aşık Mahsuni Şerif…


Read more

10. Sınıf Edebiyat Etkinlikleri Sorular ve Cevaplar Sayfa 102-103-104

102. sayfa 

b.Battalnamede olduğu gibi kahramanlık teması dönemin sosyal özellikleriyle paralellik göstermektedir.

2.İnsanların yaşadıkları haksızlıklardan kurtulmak için her dönemde kurtarıcı beklemeleri buna sebeptir.Kahramanlık temasının her dönemde sıkça işlenmesi onun evrensel bir tema olduğunu göstermiştir.

3.Özgün metinde kısa cümleler kullanılmıştır.Bazı sözüklerin ise günümüze gelene kadar bazı değişikliklere uğradığı görülmektedir.

4.Metnin yapısını oluşturan ögeler; olay örgüsü,kişiler,zaman,mekan
Metnin yapısını oluşturan ögeler;Tüm bu ögeler temayı iletmede birer araçtır.

5.Mekan;Tokat,Gümenek ırmağı,Ankara,Samsun,Kale
Zaman;Sabah vakti,akşam vakti......
Mekanın ve zamanın anlatımı;Bu metinde mekanların sadece adları kullanılmıştır.Ayrıntıları verilmemiştir.
Zaman;Kesin bir zaman ifadesi bu metindede yoktur.

6.Tasvir cümleleri;///yüksek dağlara///çıktılar.tasvir cümlesi yüksek dağlar.
Tasvirlerin metindeki işlevi;Tasvirler anlatılanları zihinde daha belirgin canlandırmak için kullanılmıştır.Fakat ayrıntılara girilmediği dikkati çekmektedir.

7.Hikayede herşeyi bilen bir anlatım vardır.İlahi bikış açısıyla yazılmıştır.

8.İkiside hayatlarını kötülüklerle mücadele etmeye adamış kahramanlardır.

9.a.Tip nasıl bir insandır;hayatını insanlara adamış korkusuz yiğit bir insandır.

Tip durağanmıdır,dinamikmidir;Dinamiktir.

Hikayenin hangi kısmı sizin tip hakkında böyle düşünmenize neden oldu;Hikayedeki bütün olaylar onun etrafında geliştiği için dinamiktir.

Sosyal ortam ve çevre bu tipi nasıl etkilemiştir;Halkın zulüm görmesi onun kahramanlık yönünün ortaya çıkmasını sağlamıştır.

Bu tipin sizin toplumsal yapınızdan farkı varmı;Vardır.Günümüzde toplum yapısısnın değişmesi ndeniyle farklılıklar vardır.

Bu tipin diğer tipler üzerinde etkisi varmı;Olaylar onun etrafında geliştiği için diğer tipler üzerinde etkisi vardır.

Tip kendi kişiliğinin farkındamı;farkında

Sizce gerçek hayatta bu hikayedeki tip gibi davranan biri olabilirmi;gerçek hayatta kendini halkına adayan kişilere rastlanabilir fakat bu hikayede olduğu gibi olağanüstü özellikler göstermez.

b.Seyit battal Abdurrahmani tokati,Süleyman bin numan


SAYFA:103 de 6-7 ve 8. sorular

6) Tasvir Cümlesi: Yüksek dağlara çıktılar.
Tasvirlerin Metindeki İşlevleri: Tasvirler metinde anlatılanları zihinde daha belirgin canlandırmak için kullanılmıştır. Fakat ayrıntıları verilmediği için dikkat çekmiyorlar.

7) Metinde herşeyi bilen bir anlatım vardır. İlahi bakış açısıyla yazılmıştır.

İkisi de hayatlarını kötülüklerle mücadele etmeye adamış kahramanlardı r.

SAYFA 104

DANİŞMEND GAZİ
TİP NASIL BİR İNSANDIR?
Kahramanlık yönü bulunan,cesur ve yiğit bir insandır.

TİP DURAĞAN MIDIR DİNAMİK Mİ?
Hikayenin başından sonuna kadar hareketlidir.(dinamik)

HANGİ KISIM BÖYLE DÜŞÜNMENİZE NEDEN OLDU?
Hikayenin bütün kısmı

SOSYAL ORTAM ÇEVRE.....
Kahramanlık yönünün ortaya çıkması bakımından etkilemiştir.

BU TİPİN SİZİN SOSYAL VE TOPLUMSAL.........
Çağın gereklerinden dolayı fark vardır.

DİĞER KAREKTERLER ÜZERİNDE ETKİSİ.........
Ana kahraman olduğu için vardır.

TİP KENDİ KİŞİLİĞİNİN FARKINDA MIDIR........
Farkındadır.yaptıkları bunun göstergesidir.

SİZCE GERÇEK HAYATTAA...........
Gerçek hayatta böyle olağanüstülükler taşıyan bir karekterle karşılaşmak mümkün değildir.


Read more

11. Sınıf Coğrafya Sayfa 164-165 Değerlendirme Soruları ve Cevapları

SORU-1 Günümüzde insanların  seyehat etmesindeki en önemli faktörler:
 
     Şehir hayatının vermiş olduğu yoğun iş temposuna bağlı olarak insanların dinlenme ,eğlenme ihtiyacı,gelir seviyelerinin yükselmesine bağlı olarak artan gezme başka memleketleri görme isteği çünkü gelir seviyesi yüksek olan insanlar daha çok turizm faaliyetleri içerisinde bulunabilir,insanların kültürlerine olan düşkünlük geçmişlerini öğrenme isteği ,iş seyehatleri, panayır, fuar,festivaller ,din ,sportif faaliyetler yarışmalar  ,eğitim öğretim gösterilebilir.
 
      
 
     SORU- 2 Doğa turizminin son dönemlerde artış göstermesinin nedenleri:
 
     Doğa turizminin son dönemlerde artış göstermesinin sebebi insanların yaşam alanlarındaki doğallığın bozulmasına bağlı olarak aşırı kentleşme ,iş temposu,teknolojinin hayatımızı aşırı derece etkilemesine bağlı olarak insanların bu ortamlardan uzaklaşma isteği şehirlerdeki gürültü kirliliğinden uzaklaşma duygusu eskiye duyulan özlem  gösterilebilir.
 
      
 
     SORU-3 Turizmin görülmeyen ihracat olarak değerlendirilmesinin nedeni:
 
     Ülkeler  mal üreterek ürettikleri malı dış ülkelere satarak gelir elde ederler.Turizm faaliyetlerinde mal olarak dışarıya sattıkları zaten var olan doğa güzellikleri,tarihi eserler,iklim özelliklerinin kendilerine sunduğu avantajlardır  özel bir üretim yapmalarına gerek yoktur,bu noktadan yola çıkarak turizm ülkeye döviz girdisi sağlayan ancak yurt dışına bir şey satmadan elde edilen gelirdir.
 
      
 
     SORU-4 Gelecekte insanları seyehate yönlendiren etmenlerden hangileri daha etkili olacaktır:
 
     Gelir seviyesindeki yükselme,ulaşım hizmetlerinde ki gelişmeler,din,merak ,ve aşırı şehir hayatının verdiği stres,gürültü kirliliğinden kaçma isteği ile ortaya çıkan dinlenme eğlence ihtiyacı iş bağlantıları amacıyla yapılacak seyehatler söylenebilir.
 
      
 
     SORU-5 Herhangi bir alanın ulusal park olarak belirlenmesinde etkili olan faktörler:
 
     Canlılar için geçmişin izlerini taşıyabilecek eserlerin bulunduğu alanlar olması,doğal ortamın korunduğu çok geniş yaşam bölgeleri olmaları,doğal güzelliklere sahip bir alan olması milli park olarak belirlenmesinde etkilidir.
 
     Örnek: Amerikada Yelowstone parkı geniş bir alan içerisinde doğal yapılarını koruyan gayzerleri,sıcak akarsuları,boz ayıları,kanada geyikleri ile dünya üzerinde en geniş bozulmamış ekosisteme sahip bölgelerden biridir.Yine Afrika kıtasındaki serengeti bölgesi  bölgede yaşayan canlılar için son derece doğal kalabilmiş bir yaşam alanıdır.
 
      
 
     SORU- 6 Milli parkların daha çok Afrika ve Amerika kıtalarında görülmesinin sebebi:
 
     Amerika Kıtasının geç  keşfedilmesine bağlı olarak insan yerleşimine geç açılması doğal ortamın korunduğu geniş yaşam bölgelerinin olması,bu kıtalarda bazı alanların insan yerleşimine uygun olmayan koşullar taşıması  doğal hayatın daha kolay korunmasında etkili olmuştur.
 
      
 
     SORU-7 Doğaya yönelik turizm etkinlikleri:
 
     Rafting,yayla turizmi,safari,doğa yürüyüşleri,dağcılık örnek verilebilir.
 
      
 
     SORU-8 Türkler tamamen Orta Asya da kalsalardı bugünkü türk kültürü nasıl olurdu:
 
     Türkler Orta Asya'da kalmış olsaydı bu kadar zengin bir kültürel yapıya sahip olamazdı .Çünkü sadece bulunduğu bölgedeki coğrafya şartlarından etkilenecek kültür öğelerini Orta Asya bölgesindeki yaşam koşulları belirleyecek ve çok fazla diğer kültürlerden etkilenemeyecek daha dar kapsamlı bir kültürel yapısı olacaktı.Orta Asya'da tarım koşulları elverişsiz olduğu için tarım daha geri planda yapılabildiği kadar küçük baş hayvancılığa dayalı bir kültür oluşacaktı.Deniz etkisinden kapalı kalacak giyim tarzlarından ,ekonomik faaliyetlerinde daha kısıtlı bir kültürel yapıya sahip olacaklardı.Yine dini yönden İslamiyetle tanışamama durumu olabilir buda dinin kültüre etkisinde islamiyeti devre dışı bırakabilirdi.
 
      
 
     SORU-9 Türklerin ilk zamanlar göçebe olarak yaşamasının coğrafi ve beşeri nedenleri nelerdir:
 
     Yerşekilleri ,iklim özellikleri,bağımsız yaşama isteği,tarım imkanlarının kısıtlı olmasına bağlı olarak yerleşik hayatı çokda benimsememeleri ,bozkır kültürü etkili olmuştur.
 
      
 
     SORU-10 Türklerin ilk çıktıkları Orta Asya’dan komşuları moğallar ve Çinlilerden ayıran özellikleri nelerdir:
 
     Çinliler yerleşik hayatı benimsemiş daha pasif özellik gösteren savaşçı olmayan bağımlılık altına girmeye müsayit ,tarımsal faaliyetlerle uğraşan bir özellik gösterir.
 
     Moğallar hakimiyet anlayışı olarak orman kültürünü benimseyen yak yık yoket doğrultusunda davranan bir özellik gösterirler.
 
     Türkler ise hakimiyet anlayışı olarak eşitlik adalet anlayışını savunan bozkır kültürü benimsemiş yarı göçebe yaşayan hayvancılık faaliyetlerinin ön plana çıktığı bir özellik gösterir.
 
      
 
     SORU-11 Orta Asya’da yaşayan Türkler ile Balkanlarda yaşayan Türklerin  ortak ve farklı yönleri:
 
     Devlet yapıları teşkilatlanma olarak aynı özellik gösterirler.Orta Asya Türkleri  daha aktif savaşçı ve göçebe hayat bağlı bir yaşam tarzı sürerler.Balkanlardaki Türkler ise yerleşik hayatı benimsemiş bir yaşam tarzı gösterir.Tarımsal faaliyetler ön plan çıkar.Osmanlı sonrası Müslüman özellik gösterirler.
 
      
 
     SORU-12 Türkiyede yaşayan Türkler İle Özbekistan’da yaşayan Türklerin ortak ve farklı yönleri:
 
     Anadoluda yaşayan Türkler yerleşik hayatı benimsemiş tarımsal faaliyetlerin ön plana çıktığı bir özellik gösterir.Özbekistan’daki Türkler daha çok göçebe hayatı benimsemişlerdir ekonomik faaliyet hayvancılık olarak ön plana çıkar.
 
     Ortak olarak dil birliği din (özellikle Türklerin Müslümanlığı kabulu ile birlikte)birliği ülkü birliği söylenilebilir.
 
      
 
     SORU-13 Orta Asya  ile Türkiye’nin coğrafi olarak benzer ve farklı özellikler nelerdir .Türk kültürünü nasıl etkilemiştir.
 
     Yerşekilleri bakımından iklim özellikleri bakımından bitki örtüsü bakımından  iç kesimler benzer özellik gösterebilir.Ancak Türkiye’nin üç tarafının denizlerle kaplı olması en önemli farklılıklardan biridir.Benzer özelliklerine bağlı olarak ekonomik faaliyetlerde hayvancılık ön plana çıkıyor el işleri,halı kilim dokumacılı gibi farklılık olarak Türkiye’deki iklim çeşitliliği gerek tarımsal yapıyı beslenme alışkanlıklarını etkilemiştir.Deniz kültürü Türk kültürü içerisine girmiştir.Türk kültürü etkileşim alanı olarak Anadolu’nun eskiden beri uygun bir yerleşim alanı olmasının verdiği kültürel zenginliğin izlerinden etkilenmiştir.
 
      
 
     SORU-14 Türklerin Anadolu’yu yerleşim yeri olarak seçmelerinin coğrafi  nedenleri:
 
     Yerşekilleri ,iklim ,bitki örtüsü özellikleri yerleşmeye müsayit verimli topraklara sahip olması.
 
      
 
     SORU- 15 Bu soru için Türk kültürünün oluşumunda etkili olan maddi ve manevi değerler hakkında bilgi verilebilir 
 
 .Örnek örf adetler,gelenek görenek,giyim tarzı,din,ahlak anlayışı gibi bu soruyu sizin yorumlamanız gerekiyor.
 
      
 
     SORU-16 Dünyada önemli hammadde alanları olan ülkeler ve bölgeler aynı zamanda Pazar alanlarıdır neden:
 
     Hammadde potansiyelinin yüksek olduğu özellikle geri kalmış ülkeler bu hammadde kaynaklarını işleyecek teknolojiye ve birikime sahip ülkeler değillerdir.Bu nedenle ellerindeki hammadde kaynaklarını dışarıya işlenmeden satarlar ve kendileri dışarıdan bu ürünleri işlenmiş olarak almak zorunda kalırlar bu nedenle önemli bir pazar alanı oluştururlar.Yine bu tarz ülkeler gelişmişlik seviyesi düşük olduğundan aile planlaması olmayan nüfus potansiyelinin yüksek olduğu ülkelerdir.Yine yerleşmeye uygun alanların nüfuslanarak  hammadde kaynakları ile yakınlık göstermesi de bu ülkelerin önemli pazar olmasında etkili olur.
 
      
 
     AŞAĞIDAKİ CÜMLELERDE BOŞ BIRAKILAN YERLERİ UYGUN İFADELERLE TAMAMLAYINIZ
 
      
 
     1-     SANAYİ
 
     2-     ULAŞIM
 
     3-     ------------------
 
     4-     OTAĞ
 
     5-     GÖÇEBE
 
     6-     GÖKTÜRK YAZITLARI
 
      
 
     AŞAĞIDAKİ İFADELERDEN DOĞRU OLANLARIN YANINA  D ,YANLIŞ OLANLARIN YANINA  Y HARFİNİ KOYUNUZ.
 
     1- D       2- Y    3-  D     4- D     5-  Y
 
      
 
     AŞAĞIDAKİ ÇOKTAN SEÇMELİ SORULARI CEVAPLANDIRINIZ.
 
     1- B    2- A  3-C   4-A   5-D   6-D   7-B   8- C   9-A   10-C   11-A  12-E



Read more

11. Sınıf Coğrafya Etkinlikleri Sayfa 85-91 Arası Sorular ve Cevaplar

SAYFA 85’DEKİ ETKİNLİK SORU-1-Türkiye ekonomisinin sektörel dağılımında uygulanan ekonomik politikaların etkisi nasıl olmuştur?Tartışınız.
 
 Tablolar incelendiğinde özellikle Cumhuriyetin ilk yıllarında tarımsal faaliyetler ön plana çıkmakta bu yıllardan sonra özellikle 1950 den sonra sanayi ve hizmet sektörünü geliştirmeye yönelik politikalar ön plana çıkmakta ve bu değişim sonucunda tarımsal pay azalmış sanayi ve hizmet sektöründe artışlar gözlenmiştir.
 
 SORU-2-Yıllara bağlı olarak en fazla değişim hangi sektörde olmuştur? Bu değişim neyi ifade eder?
 
 Şekillerdeki rakamlar incelendiğinde en fazla değişim tarımsal sektörde gözlenmekte bu değişim ülkemizin yavaş yavaş tarım toplumu özelliğinden kurtularak sanayileşme yolunda adımlar attığının gelişmeye yönelik hamleler gösterdiğinin bir göstergesidir.
 %45 den %16 lara kadar gerilemiş buradaki gerileme sanayi ve hizmet sektörünün etkin bir konuma geldiğinin bir göstergesi ülkenin geliştiğinin bir işaretidir.
 
 SORU-3-Sektörlerdeki değişimi göz önüne alarak Türkiye ekonomisinin geleceğe yönelik sektörel dağılımı hakkında senaryolar oluşturunuz.
 
 Tarım sektörünün ekonomi içinde payı giderek azalacaktır. Sanayi ve özellikle de hizmet sektörlerinin payı giderek artacaktır.
 
 SAYFA 86’DAKİ ETKİNLİK
 SORU-1-Ülkemizin nerelerine teşvik politikası uygulardınız? Niçin? Tartışınız.
 
 Ülkemizin işsizliğin fazla olması nedeniyle göç veren ve geri kalmış Doğu Anadolu ,bölgelerine ,Doğu Karadeniz İç Anadolu’nun ön plana çıkamamış şehirlerine ,Güney doğu Anadolu bölgelerine teşvik politikaları uygulardık.Belirli illerde yapılacak yatırımlara sağlanacak vergi ve sigorta primi teşvikleri, enerji desteği ve bedelsiz arsa temini ile yeni yatırım sahaları açılacak, yatırımlarla burada yaşayan insanlara iş imkanları sağlanacak ve gelir düzeylerini yükseltecektir. Böylece yöre insanlarının başka bölgelere göçü de önlenmiş olacaktır.Bölge gelişecek kentleşecek diğer sektörlerin gelişmesi sağlanacak.
 
 SORU-2-Hangi sektörün gelişmesi için teşvik uygulardınız? Söyleyiniz.
 
 Ekonomik değer açısından ön plana çıkan sektörler desteklenebilir yine öncelikle fazla işçi çalıştıran sektörler başta olmak üzere (Tekstil , turizm gibi) , teşvik verilen bölgedeki doğal kaynakları değerlendirebilecek yani bölgedeki tarım, hayvancılık, madencilik faaliyetlerinin gelişmesini sağlayacak sektörlere teşvik uygulardık. Bölgedeki doğal kaynaklarla uyumlu yatırımlar teşvik politikalarında öncelikli olurdu.
 
 SORU-3-Yapacağınız uygulamada ne tür kolaylıklar sağlardınız? Sebeplerini tartışınız.
 
 Bedava yada ucuz arsa ile vergi indirimi veya ertelemesi, araç gereç alımında gümrük vergisi, KDV indirimi veya muafiyeti, ucuz enerji,iş gücü teminini gibi çeşitli kolaylıklar sağlardık. Bunlar yatırımcıyı teşvik ederek yatırım yapılmasını kolaylaştırmaktadır.
 
 SAYFA 89’DAKİ ETKİNLİK
 Tarımı Destekleyen Kuruluşlar:Tarım ürünlerinin toplanması, pazarlanması ve işlenmesi yönüyle çiftçilerin desteklenmesi gerekmektedir. Türkiye’de tarıma destek sağlayan çeşitli kuruluşlar bulunmaktadır.Tarım Bakanlığı,Ziraat Bankası,tarım Kredi ve Satış Koperatifleri,Türkiye Zirai Donatım Kurumu,Devlet Üretme Çiftlikleri,Çaykur,Tekel,Toprak Mahsulleri Ofisi,Tariş, Çukobirlik, Antbirlik, Fiskobirlik,Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü ve Devlet Su İşleri tarımı destekleyen ve tarımla ilgilenen kuruluşlardır.
 
 SAYFA 90’DAKİ ETKİNLİK
 CEVAP-1-Tarımın alanlarının Türkiye yüzölçümündeki payı: %36 dır.
 
 CEVAP-2-Tarım alanlarımız son sınırına ulaşmıştır.Yeni tarım alanları yapılırsa otlak ve meralar ile orman alanlarımız yok olur. Bu durumda doğal denge ve çevre şartlarında bozulmalara yol açar.Ülkemizdeki hızlı şehirleşme bir çok noktada tarım arazilerinin işgal edilmesine sebep olmuştur.Bir çok noktada ormanların tahrip edilmesi tarla açmak amaçlıdır.Olumlu etken olarak tarımsal üretimimizi olumlu etkileyebilir ancak Türkiye’deki sorun mevcut tarım arazisi darlığı değil bu arazinin modern tarım metotlarıyla işlenememesidir.
 
 SAYFA 91’DEKİ ETKİNLİK
 ARPA:Soğuğa ve sıcağa dayanıklıdır. Bundan dolayı buğdayın yetişebildiği her yerde yetişir. Üretim en fazla İç Anadolu Bölgesinde gerçekleşir.
 MISIR:Yetişme döneminde bol su ister. Bundan dolayı yurdumuzda sulama imkanı olan bütün her yerde tarımı yapılabilir.Bugün mısır üretimimizin yarısına yakını Akdeniz Bölgesi’nden elde edilir Üretimde 2. bölge Karadeniz Bölgesidir.
 FINDIK:Anavatanı Türkiye’dir. En iyi yetişme şartları Karadeniz iklim bölgesidir. Yurdumuz üretiminin %90 ‘ını Karadeniz Bölgesi karşılar. En fazla Ordu- Giresun olmak üzere Karadeniz kıyılarında tarımı yapılmaktadır. Ayrıca Marmara Bölgesi’nde Sakarya çevresinde tarımı yapılır. Türkiye dünya fındık üretiminde ve ihracatında ilk sırada yer alır (%60-70).
 AYÇİÇEĞİ:İlk yetişme döneminde su , hasat döneminde kuraklık ister. Bundan dolayı Doğu Karadeniz kıyıları hariç bütün bölgelerimizde sulama ile tarımı yapılır. Üretimde Marmara Bölgesi % 80 oranıyla birinci sıradadır.
 BUĞDAY:Her mevsimi yağışlı geçen Karadeniz kıyı şeridi ile düşük sıcaklıktan dolayı Doğu Anadolu Bölgesi’nin yüksek yerleri dışında bütün bölgelerimizde tarımı yapılabilir.Ülkemizde en fazla üretimi yapılan bölge İç Anadolu Bölgesidir.
 PİRİNÇ:Çeltik ilk çimlenme döneminde bol su ister. Hasat döneminde kuraklık gerekir. Tarımı akarsu kenarlarında gelişmiştir. Çeltik tarım alanlarında sivrisinek çok geliştiğinden ekim alanları devletin kontrolündedir.Yerleşim birimleri çevresinde tarımına müsaade edilmemektedir.Ülkemizde en çok Marmara Bölgesi’nde üretilir.
 ÜZÜM:Kışın –4oºC ye kadar dayanabilen üzüm, bundan dolayı meyveler içinde yetişme alanı en geniş olanıdır. Üzüm üretiminde başta Ege Bölgesi (Manisa, İzmir, Denizli ) gelir. Dünya kuru üzüm üretimde ülkemiz ilk sıradadır. Ayrıca üzüm önemli ihracat ürünlerimizdendir
 TURUNÇGİLLER:Tropikal iklim bitkisidir. Yurdumuzda tarımı en fazla Akdeniz Bölgesinde gelişmiştir (%88). Ayrıca Ege Bölgesi’nde İzmir’e kadar olan güney kıyılarında, Güney Marmara Bölümü’nün soğuktan korunmuş kıyılarında, Doğu Karadeniz Bölümü’nde Rize çevresinde ve Güney Doğu Anadolu Bölgesi’nin batısında tarımı yapılmaktadır
 PAMUK: Alüvyal toprakları sever. Ayrıca yüksek sıcaklığa ihtiyaç duyar. Yetişme döneminde bol su, hasat döneminde kuraklık gerekir. Üretimde Güneydoğu Anadolu Bölgesi Gap ile birlikte birinci sırayı almıştır.İkinci sırada Ege Bölgesi yer alır.
 ZEYTİN:Akdeniz iklim bitkisidir. Ancak Akdeniz Bölgesinde daha fazla gelir getiren ürünlere öncelik tanınmasından dolayı tarımı fazla gelişmemiştir. Bugün üretimde Ege Bölgesi birinci sıradadır. Zeytinin devirli üretim özelliğinden dolayı; üretim bir yıl fazla ,bir yıl azdır.Ülkemiz zeytin üretiminde İtalya , İspanya ve Yunanistan'dan sonra 4. sıradadır
 TÜTÜN:Kıraç arazilerde yetişebilir. İlk yetişme döneminde su ister, sonra mutlaka kuraklık olmalıdır. Bütün bölgelerimizde tarımı yapılabilir. Ancak kaliteli tütün yetiştirilmesi amacıyla ekim alanları devlet tarafından sınırlandırılmıştır. Üretimde Ege Bölgesi birinci sıradadır
 ELMA:Üzümden sonra yetişme alanı en geniş olan meyvedir. Bütün bölgelerimizde tarımı yapılabilir. Niğde, Nevşehir, Amasya, Tokat, Kastamonu, Bursa, Burdur, Isparta, Antalya önemli elma üretim merkezlerimizdir.
 İNCİR:Akdeniz iklim bitkisidir. Kış ılıklığı ve yaz kuraklığı ister. En fazla tarımı başta AYDIN olmak üzere Ege Bölgesi’nde gelişmiştir. Üretimin %80 i bu bölgeden karşılanır.Dünyanın en lezzetli inciri AYDIN da yetiştirilir. Türkiye dünya kuru incir üretiminde ilk sırada yer alır ve önemli ihracat ürünümüzdür.
Read more

Coğrafya Etkinlikleri SAYFA 64-70 Sorular ve Cevaplar

Aşağıdaki soruları dünya iklim,fiziki,ve nüfus dağılışı haritalarından yararlanarak cevaplayınız.

 

SORU-1- Kitabınızdaki haritada nüfusun en yoğun ve en seyrek olduğu yerlerden bazıları oklarla gösterilmiştir.Amazon ormanlarının seyrek Batı Avrupa’nın sık nüfuslu olmasının nedenlerini açıklayınız…

 

A-Amazon Ormanları: Yıl boyu bol yağışlı ve aşırı sıcaktır. Buralarda çok sık ve gür yağmur ormanları bulunur. Ormanların tabanları güneş görmez ve aşırı nem, küf ve hastalıklar mevcuttur. Tarım yapılacak arazi yoktur. Burarda yaşam şartları iletişim ve ulaşım çok zordur. Diğer ekonomik faaliyetlerde gelişmemiştir. Bu yüzden nüfus ve yerleşmeye uygun değildirler.


B-Batı Avrupa:
Burada iklim şartları ılımandır. Yağışlar yeterince vardır. Arazileri düz ve tarıma elverişlidir.Buralarda madencilik, endüstri ve ticaret çok gelişmiştir.


SORU-2-Diğer dört alandaki nüfus dağılımını inceleyerek yoğun yada seyrek nüfuslu olmalarının nedenlerini açıklayınız.


Himalaya dağları: Buraları çok yüksek sahalardır. Yüksek olmasından dolayı çok soğuk ve kar yağışlı sert bir karasal iklim özellikleri görülür. Ayrıca belli yükseklerden sonra buzullarla kaplıdır. Yükseklikten dolayı, belli yükseltiden sonra tarım, yerleşme, orman ve üst sınırlara ulaşılır. Arazi dağlık ve engebeli tarım alanları yok denilecek kadar azdır. Dağlık olması ve şiddetli kış şartlarından dolayı ulaşım çok zordur. İklim koşullarının her türlü ekonomik faaliyeti, özellikle tarımı sınırlamasına bağlı olarak seyrek nüfuslanmıştır.


Güneydoğu Asya: Buralarda sıcak karakterli muson iklimi etkilidir. Sıcaklık ve yağış bol ve tarıma uygun önemli ovalar ve düzlük alanlar bulunur. Ayrıca buralar tarihten kaynaklanan eski dünya olmasından dolayı da eskiden beri terleşme alanlarıdır. Buralarda zengin yeraltı ve yer üstü kaynakları bulunur. Bu bölge ülkeleri nüfus özelliği olarak eğitim seviyesi az ve doğum oranlarının yüksek olduğu ülkelerdir. Bol yağışlı iklim nedeniyle pirinç ve çay tarımı önem taşır. Dünya’nın en kalabalık ülkeleri olan Çin Halk Cumhuriyeti ve Hindistan bu bölgede bulunmaktadır.

Kutup Bölgesi- Antarktika:  Güney Kutup Bölgesi’nde bulunan Antarktika Kıtası 14 milyon km2 genişliktedir. Soğuk iklim şartlarında oluşan örtü buzulları ile kaplıdır. Gerek iklim şartları olumsuzluğu, gerekse de toprağın olmaması ve diğer geçim kaynaklarının bulunmamasından dolayı, kalın buzullarla kaplı nüfuslanmamıştır. Yani nüfus yönünden boştur.


Sahra Çölü:Buralar yeryüzünün sıcak ve kurak alanlarıdır. Gerek yağış ve su yetersizliği, gerekse aşırı sıcaklık ve sıcaklık farkları, kum fırtınaları, toprak oluşumunun olmaması gibi nedenlerle başta tarım olmak üzere ekonomik faaliyetlere uygun sahalar değildirler.  insanlarin yaşamasına ve yerleşmesine uygun olmayan bu tür alanlar nüfuslanmamıştır. Yani nüfus yönünden boş alanlardır. Ancak vaha adı verilen sulak yerlerde az da olsa nüfuslanma görülür.

SORU-3- Nüfusun dağılışında belirtilen yerlerin hangilerinde doğal ekteler etkili olmuştur.            

 

Nüfus dağılışı haritasında bakılarak Amazon bölgesi, Sahra Çölü, Himalaya dağları, Kutup Bölgesi- Antarktika,

    

SORU-4-Dünya nüfusunun genelde kıtaların kenar kesimlerinde yoğun, iç kesimlerde seyrek olma nedenleri nelerdir?

Kıyalarda deniz ve okyanusların etkisiyle ılıman ve yağışlı iklimler vardır. Bu iklimler tarım ürünlerinin bol ve çeşitli olduğu yerlerdir, ayrıca bu kıyılarda akarsuların oluşturduğu en verimli topraklar olan delta ovarlı bulunur. Kıyı bölgelerin dünyanın diğer kesimleri ile bağlantılarını sağlayan ulaşım imkânları geniştir. Bu nedenle kıyılar sık nüfuslu, buna karşılık yağışların az, kuraklığın fazla olduğu, sıcaklıkların yetersiz olduğu iç bölgelerde ekonomik faaliyetler sınırlıdır. Denizden uzaklaştıkça  bu özellikler iyice belirginleşir. Bu nedenle iç kesimlerde nüfus daha seyrektir.

 

SORU-5-Okyanusya kıtası diğer kıtalara oranla az nüfusludur nedenlerini yazınız.

Avustralya kıtası mevcut yaşam bölgelerine uzakta ana karalara bağlantısı olmaması iç  kesimleri dönence çölleri ile kaplı bir özellik gösterir.Nüfus daha çok kıyı kesimlerdeki noktalarda uygun iklim koşullarına bağlı olarak yoğunluk kazanmıştır.

     

SORU-6-Amazon ve Nil Dünyanın en önemli nehirleri iken Amazon Havzası seyrek, Nil Havzası neden sık nüfusludur:


Amazon havzası: Buralarda çok sık ve gür yağmur ormanları bulunur.Yüksek sıcaklık ve nem yaşam şartlarını zorlaştırır.Bu bölgede şehirler daha çok 2000 m yükseltide kurulmuştur. Ormanların tabanları güneş görmez ve aşırı nem, küf ve hastalıklar mevcuttur. Tarım yapılacak arazi yoktur. Burarda yaşam şartları iletişim ve ulaşım çok zordur. Diğer ekonomik faaliyetlerde gelişmemiştir. Bu yüzden nüfus ve yerleşmeye uygun değildirler. 

 

Nil Havzası: Amazon bölgesine oranla daha elverişli iklim koşullarına sahiptir. Ayrıca Nil Havzası yağmur Ormanları gibi araziyi sık kaplayan ve tarım alanlarını kapatan bir bitki örtüsüne sahip değildir. Nil Havzasında çok verimli ve düzlük ovalık alanlar mevcuttur. Yaz Kuraklığının yaşandığı alanlara da Nil hayat verir.

Bu yüzden çok sık nüfusludur.

  Sık Nüfuslanmış Yerler: Dünya nüfusunun büyük bir bölümü uygun yasama koşulları taşıyan ılıman iklim kuşağında toplanmıştır.

 

Muson Asyası: Asya kıtasının güney ve güneydoğusundaki ülkeleri kapsayan bu bölgede, bol yağışlı iklim nedeniyle pirinç ve çay tarımı önem taşır. Dünya’nın en kalabalık ülkeleri olan Çin Halk Cumhuriyeti ve Hindistan bu bölgede bulunmaktadır. ( tarım)  Japonya: Sanayileşmenin ve kısmen madenciliğin etkisiyle sık nüfuslanmıştır.

 

Akarsu Havzaları: Tarım koşullarının elverişli olduğu Ganj, İndus, Fırat, Nil gibi akarsu havzaları sık nüfuslanmıştır. Akarsu boyları enleme göre farklı nüfus yoğunluğuna sahiptir. Örneğin sıcak kuşakta Amazon, Kongo nehirlerinin havzası seyrek nüfuslu iken, orta kuşakta, Tuna, Ren, Fırat nehirlerinin havzası yoğun nüfusludur.

 

Güney ve batı Avrupa: Madencilik, endüstri ve ticaretin çok geliştiği Avrupa’nın bütünü sık nüfuslanmıştır.

Amerika: Kuzey Amerika’nın kuzeydoğu kıyıları; Sanayi, tarım imkânları, deniz etkisi, uygun iklim şartları ve ulaşım kolaylığı.

 

Seyrek Nüfuslanmış Yerler

İklim koşullarının olumsuzluğuna bağlı olarak nüfusun çok az olduğu, tenha yerlerdir.

Soğuk Bölgeler: Kuzey Kutup Dairesi içinde bulunan Gröndland, Alaska, Kanada’nın Kuzeyi, İskandinav Yarımadası ve Sibirya’nın kuzey bölgeleri düşük sıcaklık nedeniyle seyrek nüfuslanmıştır.

 

Yüksek Dağlar: İklim koşullarının her türlü ekonomik faaliyeti, özellikle tarımı sınırlamasına bağlı olarak seyrek nüfuslanmıştır. ( Himalayalar9

 

Sıcak ve Nemli Ekvatoral Bölgeler: Tropikal kuşakta, Amazon, Kongo havzaları gibi alçak yerler, yüksek sıcaklık, aşırı nemlilik, sık ormanlar ve geniş alan kaplayan bataklıklar nedeniyle az nüfuslanmıştır.

 

Nüfuslanmamış Yerler

İklim ve zemin koşulları nedeniyle insanlarin yerleşmesine elverişli olmayan, nüfuslanmamış yerlerdir.


Kutup Bölgeleri: Güney Kutup Bölgesi’nde bulunan Antarktika Kıtası 14 milyon km2 genişliktedir. Kalın buzullarla kaplı bir kıta olduğu için nüfuslanmamıştır.


Bataklıklar: Bataklık, yağış miktarının fazlalığı nedeniyle, toprağın çok ıslak olduğu, yer yer suların yüzeyde biriktiği yerlerdir. Yerleşmeyi ve ekonomik faaliyeti sınırlandırdıkları için nüfuslanmamıştır.


Çöller: Dönenceler çevresindeki Meksika, Büyük Sahra, Arabistan, Kalahari, Avusturalya çölleri ile Asya’nın iç kesimlerindeki Iran, Kızılkum, Kara kum, Taklamakan ve Gobi çölleri, insanlarin yaşamasına ve yerleşmesine uygun değildir. Bu nedenle nüfuslanmamıştır. Ancak vaha adi verilen sulak yerlerde az da olsa nüfuslanma görülür

SAYFA 67 ETKİNLİK ÇALIŞMASI


SORU-1-
Kitabınızda verilen grafikte gördüğünüz gibi dünya nüfusu kıtalara göre farklı dağılış göstermiştir.

Bunun nedenleri nelerdir.

Kıtaların genel iklim koşulları,konum özellikleri,yer altı kaynakları bakımından farklılıklar göstermesi nüfus dağılımının farklı olmasında etkili faktörlerdir. Eskiden beri yerleşme sahası olan ayrıca doğum oranları yüksek olan ve insan ömrünün de uzamasıyla Asya, Afrika, Güney Amerika’da hızlı bir artma yönünde değişim yaşanırken,  buna karşılık Avrupa, Kuzey Amerika’da ise doğum oranları düşme eğiliminden dolayı farlılıklar yol açmaktadır. Karaların geniş yer tutması nedeniyle Dünya nüfusunun yarıdan fazlası Kuzey Yarımkürede yaşar.


SORU-2-
Dünya siyasi haritasından yararlanarak harita 3 teki yoğun nüfuslu alanlardaki ülkeleri söyleyiniz.

 

Asya’da; 
Hindistan, Japonya, Endonezya, Malezya, Bangladeş, Tayvan, Güney Kore, Kuzey Kore, Japonya, Filipinler, Pakistan, Vietnam, Tayland, Birmanya( Burma), Laos, Kamboçya, Nepal, Bhutan

Avrupa’da; 
İngiltere, Fransa, Hollanda, Belçika, Danimarka ( Gröndland hariç), İtalya, Almanya, İsviçre, Avusturya, İspanya, Portekiz, Gürcistan, Ukrayna, Romanya, Macaristan, Çek Cum. Slovakya, Polonya vb.

Afrika’da; 
Güney Afrika, Sierra Leone, Liberya, Fildişi Sahili, Gana, Togo, Benin, Nijerya, Senegal, Gine, Zambiya vb.

Amerika’da; 
A.B.D. doğu kıyıları ve batı kıyıları, Meksika, Guatemala, Honduras, Nikaragua, Kostarika, Panama, Kolombiya, Venezuela, Brezilya doğu kıyıları,

Avustralya’nın güneydoğu kıyıları,


SORU-3-
Nüfus artışının olumlu olumsuz sonuçlarını araştırıp bir metin haline getiriniz.

Nüfus artışı hızının az olması; 

A-Nüfus sayısı azalır. 

B-Yaşlı nüfus artarak, nüfus dinamik özelliğini yitirir.

C-İş gücü Azalması veya sıkıntısı başlar. 

D-Ülkenin geleceği tehlikeye girer.   

 

Nüfus artışı (artış hızının yüksek olması) olumlu etkilere de yol açabilmektedir.  A-Mal ve hizmetlere
talep artar.                              

B-Yeni sanayi kollarının doğmasına yol açar. 

C-İşçi ücretleri düşer                                                  

D-Vergi gelirleri artar.           

E-Piyasa genişler, yeni yatırım sahaları açılır.          

F-Askeri açıdan savunmada önemlidir.    

 

Nüfusun aşırı artması birtakım sıkıntılara neden olur.

1.
 Milli gelirin büyük bölümünün artan nüfus tarafından tüketilmesine bağlı olarak ekonomik kalkınma hızı yavaşlar. ( Milli gelirin azalması, demografik yatırımların artması)

2.İşsizliği arttırır.

3.Tüketici durumda olan çocuk yaştaki nüfusu ve tüketimi artırıp çalışanların yükünü artırır.

4.Kırsal kesimden kentlere doğru olan göçler yoğunluk kazanır.

5.Gelir dağılımındaki dengesizliği arttırır. ( Düşük gelirli ailelerde çocuk sayısı daha fazladır)         

6-Kişi başına düşen milli gelir payı azalır.

7-Dengeli beslenmeyi zorlaştırır.

8-Eğitim, sağlık ve alt yapı hizmetlerini aksatır, yetersiz kalmasına neden olur. Belediye hizmetleri zorlaşır.

9-Konut yetersizliği; çarpık kentleşme ve çeşitli çevre sorunları ortaya çıkar.

10-Doğal kaynakların aşırı kullanımı ile doğal kaynaklar tez tükenir.

11-Artan nüfusu beslemek için toprağın aşırı kullanılması toprak erozyonunu hızlandırır.



SAYFA 68 ETKİNLİK ÇALIŞMASI

Soru-1- 
Nüfus arştı Hangi yıllar arasında daha yüksektir?

1965- 1970 yılları arasında daha etkilidir.

 

SORU-2-
Nüfus artış oranları hangi yıllardan itibaren düşmeye başlamıştır?

197o den sonraki  yıllardan sonra düzenli bir şekilde düşmeye başlamıştır.

 

SORU-3-
En az artışlar hangi yıllar arasında olmuştur?

2000- 2005 yıllarda en az olmuştur.


SAYFA 69 ETKİNLİK ÇALIŞMASI

  SORU-1-
Boşlukları doğal artış oranları ile doldurunuz.

 

SORU-2-

Doğal artış oranı en yüksek ülke hangisidir.

 ( Kenya)


SORU-3-

Doğal artış oranı en az olan ülke hangisidir?

( İngiltere)


SORU-4-

En dengeli nüfus hangi ülkeye aittir?

( İngiltere)



Gelişmiş ülkelerde doğum oranlarına örnekler.

         

Rusya’da Kadın başına Ortalama çocuk sayısı: 1.27 çocuk/1 kadın (2001 tahmini),
           

İsveç’te kadın başına Ortalama çocuk sayısı: 1.53 çocuk/1 kadın (2001 tahmini),
Çin’de Kadın başına Ortalama çocuk sayısı: 1.82 çocuk/1 kadın (2001 tahmini),
ABD’de kadın başına Ortalama çocuk sayısı: 2.06 çocuk/1 kadın (2001 tahmini),

İngiltere’de Kadın başına Ortalama çocuk sayısı: 1.73 çocuk/1 kadın (2001 tahmini),
Japonya’da kadın başına  Ortalama çocuk sayısı: 1.41 çocuk/1 kadın (2001 tahmini),

 

Gelişmemiş ülkelerde bu oranlar ileri ülkelere göre yüksek olmakla beraber son yılarda önemli düşüşler olmaktadır. Bu ülkelerde doğurganlık oranı 1970 lerde 6,7 den, 2,6 ya kadar düşmüştür. Gelişmemiş ülkelerde doğum oranlarına örnekler:

                

Zimbabwe’de kadın başına Ortalama çocuk sayısı 3.28 çocuk  (2001 tahmini) ,

Uganda’da kadın başına Ortalama çocuk sayısı 6.88 çocuk (2001 tahmini),

Sudan’da kadın başına Ortalama çocuk sayısı: 5.35 çocuk
Somali’de kadın başına Ortalama çocuk sayısı: 7.11 çocuk

Suudi Arabistan’da kadın başına Ortalama çocuk sayısı: 6.25 çocuk,

Honduras’ta kadın başına  Ortalama çocuk sayısı: 4.15 çocuk/1 kadın (2001 tahmini)

Türkiye’de  kadın başına Ortalama çocuk sayısı: 2.46 bebek (2002 tahminleri), 2004 yılı için - 2,21 



SAYFA 70 ETKİNLİK ÇALIŞMASI -1-


SORU-1-
Doğurganlık oranlarında düşüşün nedenleri nelerdir?

1-     Eğitim seviyesinin artması,

2-     Nüfus planlamasının yapılmaya başlanması,

3-     Kadının çalışma hayatındaki yerinin artması,

4-     Sanayileşme ve kentleşmenin etkileri,

5-     Kişi başına düşen milli gelir miktarının artması ve yaşam şartlarının iyileşmesi,

6-     Erken evlenmelerin önlenmesi            

            
Doğurganlık hızı, eğitime, kültüre ve ekonomik gelişime bağlı olarak değişir. Ekonominin tarım ve hayvancılığa dayalı olduğu, eğitim ve kültür düzeyinin geri olduğu ülke ve bölgelerde doğurganlık hızı fazladır. Ayrıca kırsal kesimde doğurganlık hızı kentlere göre daha yüksektir. Doğurganlık oranları kadınların yaşı ve eğitimi, çalışma hayatındaki yerine göre değişir. Kadınların eğitimi yükseldikçe, yaşı arttıkça, çalışma hayatında yer aldıkça doğum oranları düşmektedir. 


SORU-2-Nüfusun değişiminde etkin olan faktörler nelerdir?   

          

1- Doğumlar.   2- Ölümler.   3- Göçler.  4- Ülke sınırlarında meydana gelen değişmeler.


SORU-3-Ülkelerin hayat standartlarının yükselmesi doğum ve ölüm oranlarını nasıl etkilemektedir?


Ülkelerde hayat standardı yükseldikçe sanayileşme ve kentleşme arttıkça  sağlık ve beslenme şartları iyileşmeye, eğitim seviyeleri artmaya ve kadınlar çalış hayatına girmeye başlayacaktır. Bu özellikler doğum oranlarının azalmasına neden olacaktır.

 

Yine mevcut şartların iyileşmesi insan ömrünü uzatacak insan ölümlerini azaltıcı etkide bulunacaktır.


Etkinlik Çalışması:-2-


Ülkelerin nüfus artışları sadece doğum ve ölümlere bağlı değildir.


Jamaika iş imkanlarının yetersiz olduğu daha çevre bölgelere işçi göçü veren bir özellik gösterirken,Hong-Kong ise daha çok mevcut gelişimi ile çevre bölgelerden göç alma özelliği göstermiştir.

Burada Jamaika’da doğal artış %0 21 iken Gerçek artışın %0 12 olması bu ülkenin dışarı göç verdiğini gösterir. (% 09 nüfus göç vermiştir); Buna karşılık Hong- Kong ta ise doğal artış % 013 iken, gerçek artışın % 33 olması burada ülkenin dışarıdan göç aldığını gösterir.
Read more