2014 - 2015 9. Sınıf Edebiyat Sayfa 16 Soruları ve Cevapları ( Ekoyay Yayınları )

8.   "Atatürk, Kültür ve Sanat" adlı metinde Atatürk'ün edebiyata olan ilgisini belirleyiniz. Ulaştığınız sonuçları arkadaşlarınızla paylaşınız.
Atatürk genç yaşta edebiyata ilgi duymuştur.Öğrencilik zamanında Namık Kemal'in, Tevfik Fikret'in,Ziya Gökalp'in, M.Emin Yurdakul'un vatan,milliyetçilik ve özgürlük ile ilgili eserlerini okumuştur.
9.   Yapmış olduğunuz araştırma ile "Atatürk, Kültür ve Sanat" adlı metinden hareketle Atatürkçü düşüncede güzel sanatların önemini sözlü olarak ifade ediniz.
Sanatın bir toplumun ilerlemesindeki öneminin ve vazgeçilmezliğinin bilincinde olması. Atatürk sanat ve sanatçıya çok fazla önem vermiştir.Bunu da “ Sanatsız kalan bir toplumun hayat damarlarından biri kopmuştur” sözü ile pekiştirmiştir. Atatürk, Türk milletinin manevî ihtiyaçlarının da karşılanması gerektiğini biliyor ve bu nedenle kültürel kalkınmaya büyük önem veriyordu.Atatürk, Türk kültür ve sanatını dünyaya tanıtmak için çok çalıştı. Bu konuda araştırmalar yapılmasını, sergiler açılmasını ve kültürle ilgili kongreler düzenlenmesini teşvik etti. Sanat ve sanatçılar  hakkında takdir ve teşvik edici sözler söyledi. Bunlardan bazıları:"Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir.""Hepiniz mebus olabilirsiniz, vekil olabilirsiniz, hatta cumhurbaşkanı olabilirsiniz, fakat bir sanatkâr olamazsınız." '''"Bir millet, sanat ve sanatkârdan mahrum ise tam bir hayata malik olamaz." Atatürk, sanatçı yetiştiren kurumlar açtı. Çağdaş Türk sanatını geliştirmek amacıyla Avrupa'ya resim, heykel ve müzik öğrenimi için gençler gönderdi. Bu durum, onun sanata ve sanatçıya ne kadar önem verdiğini gösterir.

10. Atatürk'ün güzel sanatlara verdiği önemi dikkate alarak "milletlerin tanıtılmasında güzel sanatların rolünün neler olabileceğini konu alan bir yazı yazınız.
Evrensel olan sanatçılara bakıldığında aslında hepsi yerel olmuş ve kendi milli değerlerine sahip çıkmış kişilerdir. Bu nedenle kendini dünyaya tanıtmış milletler ister istemez ülkelerini diğer milletlere anlatacaktır. Dostoyevski , evrensel bir yazardır ama ister istemez Rus toplumunu diğer milletlere anlatmıştır.
Anlama - Yorumlama
1.   "Edebiyatın Gücü" adlı metinde yazar, edebiyatı, "mükemmel bir yorumcu" olarak nitelendirmektedir. Bu ifadeden ne anlıyorsunuz? Açıklayınız.
Edebiyatçının malzemesi dil(söz) olduğu için edebiyat güzel sanatları sezgilerine de bağlı olarak derinlemesine yorumlayabilir...
2.   Metinde geçen "Mikelanj, meşhur Musa Heykeli'ni tamamladığı zaman, çekicini onun suratına fırlatıp "Konuşsana!" diye haykırır. Hiçbir söz, böyle büyük bir sanat eseri karşısında sanatkârın söze ihtiyacını bu kadar güçlü hissettiremezdi." cümlesinden anladıklarınızı sözlü olarak ifade ediniz.
Heykelde eksik olan ruhtur.O ruhu da edebiyatın yorumuyla yakalayabiliriz...
3.   "Edebiyatın Gücü" adlı metinde yer alan "Sanat eserlerinin herhangi bir sanat tarihçisi, müzikolog tarafından yorumu, ilmî verilere dayanır yani az çok objektif bir karakter taşır. Hâlbuki bir sezgi vakıası olan sanat eserini yorumlamak için yine sezgiden hareket etmek lazımdır."ifadesiyle yazarın, sanatın hangi özelliğini vurguladığını sözlü olarak ifade ediniz...
Sanatın öznel olduğu, duygu ve sezgilere dayandığı özelliği vurgulanmaktadır.


Kaynak; Edebiyatfatihi.blogpsot.com

Load disqus comments

0 Yorumlarınız